yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (356)
    • medya (25)

    356. cumhurbaşkanının bugün "üniversitelerde en kısa sürede yüz yüze eğitimi başlatmayı planlıyoruz" demesi üzerine ortalık karıştı. şu an twitter karara sevinenler ve karşı çıkanlar olarak ikiye bölünmüş durumda.

    ben bu konuda defalarca fikir belirttim onun üstüne yazmayacağım, ama o kadar sinirlendim ki. tüm okullar kararlarını açıkladı ve geçen hafta güz dönemi başladı. okullar açılmışken neden çıkıp milletin kafasını karıştırıyorsunuz arkadaşım? iki ay önce "güz dönemi de online eğitim devam edecek, ama temennimiz bahar dönemi üniversiteleri açmak" demek çok mu zordu? millet derslerini seçmiş, ev anlaşmasını yurt anlaşmasını fesh etmiş, kimileri işe girdi vs. birden çıkıp en kısa sürede yüz yüze eğitime geçmeyi planlıyoruz demek ne demek ya? bir de o "en kısa sürede" kısmı çok açık oldu, sağ olun valla. şu an her yerde millet kafasına göre tarih verip yalan yanlış haber yapıyor. yemin ederim aylardır kafamın rahat olduğu tek bir gün bile yok. bu dönemin online eğitim olduğunu öğrendiğimde de kara kara düşünüyordum, şimdi de kışın ortasında pat diye pandemi hastanesine dönüşen yurduma dönersem ne yaparım diye düşünüyorum. vatandaşıyla bu kadar dalga geçen başka bir ülke yoktur galiba.

    15 ekim 22:42

    355. Bu gün ekonomi bakanı dolar kurunun onu hiç ilgilendirmediğini , oraya hiç bakmadığını söyledi.

    Tarihe geçecek açıklama cidden.

    ilgili medya:
    1
    29 eylül 14:34

    354. dikkat ederseniz bugün artık her ne olay yaşanırsa yaşansın herkes '' sayın bakanımıza, sayın cumhurbaşkanımıza sesleniyorum'' ile başlıyor cümleye. kimsenin cumhuriyet savcılarından bir beklentisi yok çünkü emir ve taimatla çalıştıklarını artık herkes kanıksamış durumda.

    Örneğin aleyna çakır cinayeti. eğer tamamı çözülürse adına ''başkent'' denince kocaman sanılan bu küçücük pavyon şehrinin adeta bir Kambura kasabası (gizlinot: Şahsiyet dizisinde olayların geçtiği kasaba)olduğu ortaya çıkacak. Koca şehirde kimlerin kimlerle ne bağlantısı çıkar akla hayale gelmez. bu sefer olay çözülürse tacirler,iş adamları, mafya değil bürokrasinin ağır toplarına ulaşılacak o yüzden de çözülmemesi gerekiyor. Her ne kadar adalet bakanı çıkıp ''adaleti televizyoncular değil yargı sağlar'' minvalinde eleştirilerde bulunsa da televizyoncu ve gazeteciler olmasa örtbas edilecek onca olayın varlığı ortada. (gizlinot: gazeteci metin cihan'ın rabia naz vatan cinayeti haberinin, ulusal kamuoyunda yankı uyandırdığı gibi) kaldı ki torpil kısmı artık açıkça konuşulan hakimlik-savcılık sınav sonuçları varken kimse atananlardan da bir hayır beklemesin. ne atananlar ne seçilenler artık bu ülkede birşeyleri toparlayamaz. topyekün bir ahlak meselesidir bu. muhafazakar belediyelerin içlerinde dönen memur fuhuşu akla durgunluk verir seviyede. mesleğim gereği pek çoğunu duyduğum, bazen gözümle gördüğüm tüm bu olaylar ülkeye olan umudumu kaybettirmiyor. çünkü umut edilmesi gereken birşey zaten yokmuş ki, bu tür olaylar hep varmış sadece o zamanlar sosyal medya yokmuş. Bilhassa 80 darbesinden sonra özü iyice şekil değiştiren bu ülkede artık hiçbir görüşten hiçbir ideolojiden hayır beklenmez. bireysel ahlaka odaklanın. toplumsal ahlaka erişmek içni bir 30 yıl toparlanmamız ve evlatlarımıza bireysel ahlakı aşılamamız lazım. ebeveynlerden ve öğretmenlerden başka kimse çare değil bu topluma.

    26 eylül 16:11


    353. Bu gün almanya'ya göç etmiş ve orada yaşayan bir çift. Türkiye'nin harika olduğunu ve insanımızın kıymet bilmediğini söyledi birde euro yükselse ne olurmuş euro kullanmak zorunda değilmişiz. Bu çifte olayların öyle olmadığını anlatmaya çalışan bir vatandaşımıza da pkklı dedi kadın. Asıl terörist kim ben size söyleyeyim: asıl terörist ülkesine tatile gelip, bozdurduğu parayla burada krallar gibi yaşayıp sonra değirmen böyle dönmeye devam etsin diye, bu ülkede yaşamadığı halde evine ekmek götüremeyen insanların olduğu ülkede her şeyin çok güzel olduğunu iddia edip sonra birde üstüne oy kullanandır. Siz eurolarınızla ülkeden ev arsa alacaksınız diye bu milletin açlığını sefaletini görmezden gelip birde üstüne nankör diyemezsiniz. Nankör biri varsa o da sizsiniz milletinize nankorlük ediyorsunuz. Hainsiniz. Madem ülke harika dönün ülkenize. Umarım bu ülkede, bu ülkenin emekli maaşıyla yaşamaya mahküm olursunuz.

    23 eylül 23:50

    352. 2 gün önce bir grup ruh hastası ameliyathanedeki sağlıkçılara saldırmaya çalıştı. Sağlıkçılar kendilerini korumak için ameliyathane kapısına barikat kurdu çünkü başlarına bir şey gelse arkalarında kimsenin durmayacağıni biliyorlardı. Sağlık bakanının konuyla ilgili açıklamasında ise şiddet ihtimali doğduğundan ve hiçbir sağlıkçının zarar görmediğinden bahsediliyordu yanlış duygusal şiddet vardı ve bütün sağlıkçılar zarar gördü . Sanırım fiziksel olarak zarar görmediğimiz sürece kimse zarar gördüğümüzü düşünmüyor, sanırım illa ölmek falan gerekiyor. Bu açıklamaların yanısıra hiçbir önlem ya da tedbir alınmadığından ya da ağır cezalar verilmediğinden sağlıkçıların hayatında güven duyma açısından hiçbir değişiklik olmadı. Ölmeye devam ediyoruz.

    23 eylül 12:13

    351. Bugün türkiye'nin maldivleri olarak bilinen "dünya üzerinde mars krater özelliklerini taşıyan tek göl olan salda gölü" imara açıldı. Nasa'nın bile araştırmalar yürütmek istediği bir göl. Meteor düşmesi sonucu milyonlarca yılda oluştuğu düşünülüyor. 

    ilgili medya:
    1
    19 eylül 13:47

    350. yök'ten gelen genelge doğrultusunda büyük ihtimalle tüm üniversiteler online eğitime güz döneminde de devam edecek. bu kararı mantıklı ve yerinde buluyorum. ama bu kararı mantıklı bulmama sebep olan herkese, her karara nefret doluyum.

    birkaç ay öncesinde eylülde de okula dönemeyeceğimiz ihtimali aklımdan bile geçmezdi. eylülde 200-300 hatta daha az vaka olur okula da önlemlerle gideriz diye düşünüyordum. ama 1 hazirandan sonra öyle bir normalleştik ki; tatillere gidildi, evde kalıyoruz dimi diye her gün post atanlar fellik fellik gezmelere çıktı, ülkenin gazetecesi bile "pandemi sonrası" diye fotoğraflar paylaştı. ama durun dahası da var; 30.000 turist test yapılmadan ülkeye giriş yaptı, "bir araya gelmişken dağılalım" diye tweet atan sağlık bakanımız ayasofya açılışını kutladı. sonra ne  mi oldu? şu an ankara'sından istanbul'una her yer telef olmuş durumda. o sağlık çalışanlarına üzülüyorum. hepsinin vebaline girdiniz. ekonomik kaygılarınızı insanların hayatlarından üstün tuttunuz. siyasetinizi de. 

    eğitim bir yemek su gibi bir ihtiyaçtır bana göre. çünkü olay sadece ders dinlemek değil üniversite her bakımdan kendinizi geliştireceğiniz bir yerdir. eğitim de en az ekonomik kaygılarınız kadar ön planda olmalıydı ve eylülde okulları açmalıyız bakın ona göre normalleşelim diye düşünürsünüz sanmıştım. ama ülkemizde cahil cühela kesimin daha değer gördüğünü unutmuşum. bu süreçte daha az normalleşilebilirdi, tweet atmak yerine denetimler sık sık yapılabilirdi, virüs bitti algısı yaratılmayabilirdi ve gerek yurtlar gerek okullar konusunda bir sürü önlem alınabilirdi. ama tabii ki de eğitime değer veren kim? kim okul içinde önlem almakla uğraşsın ki? en kolayı okulları kapatmak. bakın tekrar ediyorum ankara'da okuyan biri olarak üniversitemin açılmamasını istiyorum. ama bunu istemeye mecbur bırakılmaya benim sitemim. yapılan uyarılar ve başımızdakilerin yaptıkları o kadar çelişiyor ki sinirlenmeden edemiyorum. kalabalıklar tehlikeli madem o mitingler açılışlar ne? salgını böyle mi kontrol altına alıyorsunuz demek istiyorum. hani sağlık çalışanları değerliydi, şimdi sizin sorumsuzluğunuz yüzünden kaç sağlık çalışanı can verdi vermeye de devam ediyor. böyle tutarsız, böyle insanı her şekilde sömüren insanlar tarafından yönetilmekten bu ülkede yaşamaktan çok yoruldum. ipin ucunu öyle bir kaçırdınız ki bu saatten sonra düğünleri iptal etmek okulları açmamak sadece şovdan ibaret benim için.

    ayrıca şunu da söylemek istiyorum kampüs hayatımı özledim. arkadaşlarımı sosyalleşmeyi özledim. ama bunu dediğimiz anda neden direkt siz sosyalleşin diye herkesin sağlığını tehlikeye mi atsınlar diye linçliyorsunuz? tamam okullar bu dönem de kapalı kalsın, şu an için en mantıklısı da bu ama kilit nokta şu; nereye kadar? virüs bitmediği sürece okullar hep kapalı kalırsa akıl sağlığını kaybedecek büyük bir çoğunluk. aile evi olayını geçtim ama bir yerlerde hala bilgisayarı interneti olmayan insanlar var. twitterda muhakkak görmüşsünüzdür bir sınav için bilmem kaç farklı kamera isteyeni mi dersin, onu yap bunu yap ama kopya çekmediğini kanıtla diyeni mi dersin, bir şekilde git bilgisayar bul beni ilgilendirmez diyen hocayı mı dersin hepsini gördük evelallah. bunun insanda yarattığı stres, burukluk artık adı her neyse nereye kadar devam edecek herkes bunu kaldırabilir mi?

    ülkemiz normalleşe normalleşe zaten virüsün yayılması vakaların artması için harika bir zemin hazırladı aylardır ve o virüsün meyvelerini artan vaka sayılarıyla ölüm sayılarıyla her geçen gün daha fazla alıyoruz. her yerden virüs gelsin ama okuldan gelmesin mantığıyla gidilirse asla bu virüsten kurtulamayız çünkü her yerin açık sadece okulların kapalı olduğu bi yerde kimse kendini karantinaya almaz. hatırlamıyor musunuz? martta nisanda marketten aldıklarımızı kaç saat havalandırıyorduk şimdi marketlerde mesafeye dikkat edeni bile yok. çünkü insanlar yaratılan algıya göre hareket ediyor. her şeyin başı sağlık ama bir sürü insan psikolojik olarak kötü durumda, insanlar sosyal becerilerini kaybediyor, üniversite ortamının yarattığı avantajlardan her geçen gün uzak kalıyor. bir şekilde artık eğitim ön plana alınmalı ve eğitim vaka sayılarının azaltılması için bir motivasyon olarak görülmeli. hoş, sağlık çalışanlarının artan ölüm sayıları hiçe sayılırken eğitime mi önem verilecek? benimki de laf. bu süreci inşallah kısa sürede akıl sağlığımızı kaybetmeden bitiririz umarım.

    5 eylül 01:31 5 eylül 01:35


    349. (link: https://twitter.com/politikaloji/status/1299328883494354945?s=19 Link) geçen sene bir kadını tehdit eden avukat, adı ünal ışık. Bir kadına tecavüz edip tüm psikolojisini bozuyor. Üstelik adamın nişanlısı mağdura "zaten ülkede adalet yok kadın katillerine bir şey olmuyor. Cezasını çekiyor şikayetinden vazgeç. Boşuna uğraşma" diyor. Ben kafayı yiyeceğim artık bu nasıl kötülük? Dini inancı, siyasi görüşü farketmez kadınların bunları yaşamasına sebep olan herkes suçludur. Mağdur intihar edeceğim çok kötüyüm diyor. Avukat ünal ışık'ın arkadaşları kadına küfredip taciz ediyorlar. Ne biçim insansınız siz? Haysiyet yoksunları. Pisliğinizde boğulun. Öbür dünyada falan değil bu dünyada cehennemi yaşayın. Gerçekten yoruldum artık.

    28 ağustos 16:29

    348. Kalkın süslüler.. fakirleşiyoruz uyanın.

    6 ağustos 15:23

    347. 6 agustos, yani bugun itibarıyla, 115 ürüne ek vergi getirildi. Bu defa dikkatimi ceken; cengelli iğne, çelik veya işlenmiş metal gibi ürünlere değil, bilakis gıdaya vergi gelmiş olması.

    "ithalat rejimi kararına ek cumhurbaşkanı kararı, resmi gazete'de yayımlandı. buna göre, paraguay çayı, kakao içermeyen şeker mamulleri, çikolata ve kakao içeren diğer gıda müstahzarları, makarnalar, ekmek, pasta, kek, bisküvi ve diğer ekmekçilik mamulleri, hububat veya hububat ürünlerinin kabartılması veya kavrulması suretiyle elde edilen gıda mamulleri, mayalar ve malttan üretilen biraları kapsayacak şekilde 115 işlenmiş tarım ürünü pozisyonundaki ürün için ek gümrük vergisi uygulanacak."

    6 ağustos 14:15 6 ağustos 14:16