yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (63)
    • medya (1)

    63. illa her gün değil de ciddi anlamda bunaldığım zamanlarda yaptığım eylem.

    üzerinden aylar geçince okumayı seviyorum. "buna mı üzülmüşüm?" diyebiliyorum. şimdi tekrar okurken farkettim ki, bir zamanlar "x kişi ile bugün bunları yaptık, çok mutlu hissettim, x'e güveniyorum" yazdığım kim varsa şimdi hepsinden nefret ediyorum. o zamanlar hissettiğim güzel şeylere çok şaşırıyorum. galiba ders alma amacıyla okusam benim için daha iyi olacak.

    12 eylül 03:58

    62. 3 sene boyunca ara ara açıp duygularımı yazdığım bir defterim vardı benimle birlikte her yere giden. ‘günce’ydi ismi. genellikle mutsuz hissettiğimde görüşürdük. yazarken çok özenir, en güzel kalemlerimi kullanırdım. yaşadığım kötü bir olaydan sonra kendisiyle görüşmeyi de kestim. o günden sonra sadece taşınırken dokundum ve kitaplığıma koydum. sanki açıp yazmaya başlarsam yaşadığım ama hiç üzerine düşünmeyip sanki yoklarmış gibi davrandığım her şey bir anda geri gelecekmiş gibi hissediyorum. ve buna hazır değilim. böyle garip bir anlam yükledim günceye. umarım bir gün yazmaya devam edecek cesareti kendimde bulabilirim. çünkü günlük tutmak dünyadaki en güzel şeylerden biri, yaşadığımızın kanıtı diye düşünüyorum.

    11 temmuz 18:19

    61. 2010 yılında lise sıralarında yazdıklarımı okudum da geçenlerde.. Resmen gidip geldim o döneme. Belki o satırları okumasam o dönem yaşadıklarımı ölene kadar hiç hatirlamayacagim. O yüzden sevincinizi, üzüntünüzü, pişmanliginizi o an neyse yazmak istedikleriniz, yazın.

    11 temmuz 16:23

    60. Günlük çok tutmasam da hep üzüldüğüm zamanlar yazı yazardım küçükken. O yüzden benimki haftalık gibi bir şey oluyor sanırım. Nerden buraya geldim şu an bu saatte derseniz yeni aldığım kitapları kütüphaneye yerleştirirken eski defterleri bulmam ve onları okuyup biraz ağlayıp ve biraz gülmemden sanırım.

    Üzüldüm biraz en çok kaç sene geçse de hala aynı hisler içinde olmam hala aynı olmam. 10 yaşında, 15 yaşında ve yakında 25 yaşında olacak bir insan hala nasıl aynı duygulara aynı hüzünlere sahip olabilir. Nasıl bundan kurtulamaz. Kurtulmaya çalışmaz ya da. Hep böyle mi gidecek bende artık merak ediyorum.

    Bazı sayfalar çok acıklıydı ağladım kendi yazdıklarıma jajsjs bazı yerlerde gülümsedim o ergenliğime çocukluğuma. Daha normal olan bir sayfasını da buraya bırakıyorum. İlerde dönüp bakmak için.

    19.06.2012

    İnsan belli etmesede bu savaşta bazı yerleri yeniliyor. Kimi zaman vücudumuz, bedeniniz, kimi zaman ruhumuz kimi zaman da beynimiz. Hoyratça yeniliyorlar. Kimi zaman yarı yolda pes ediyorlar. Kimi zaman da teslim oluyorlar. Bende belki yarı yoldayım. Hatta yarı yolun daha en başında ama neden bilmiyorum. Pes ediyorlar. İnsanın ruhu, bedeni ve beyni bu kadar uzak yerlerde olabilirler mi? Bu kadar parça parça.

    Ben ne istediğimi bilmiyorum. Bilmiyorum. Olumsuz konuşmak istemiyorum. Ama hep konuşuyorum. Kendime rota belirlemem lazım. biliyorum. Ama uyamıyorum. Bir şeyler eksik. Ama ben hep bu eksiklerin üzüntüsüyle mi yaşayacağım? Hiçbir şey yapmadan. Benim özelliğim bu. Ben hiçbir şey yapmam. Çaba harcamam o kadar. Sonra da pişman olurum ve öteki pişmanlığıma kadar sürer bu pişmanlık. Benim hayatımda amaçlarım, isteklerim olmadığı için bu boşluğu pişmanlıkla dolduruyorum.

    Ne kadar acı.

    Sancho panza

    11 temmuz 02:12

    59. Bazılarının içinde ukte kalmış bir eylemdir.

    Annem yüzünden travmatik bir çocukluk geçirdiğim için eskiden beri yazmayı severim. Fakat annem yazdıklarımı bulur, okur, olmayan şeyleri de kendinden katarak aleyhimde delil olarak kullandığı için içimi döktüğüm kağıtları sonradan hep yok ederdim. Hem devamlı utandırılarak tehdit edilerek büyütülüp hem de içine kapanık olmak ile suçlanmak da anca bana nasip olurdu zaten. Oldu da.

    En son babam vefat ettiğinde ve artık annem ve kardeşim sadece kendileri kayıp yaşamış gibi davrandığında daha fazla dayanamayıp psikoloğa gittim. Psikolog bana yaşadığım travmayı atlatmam için ödev verdi. Babamın hastalığını öğrendiğim andan itibaren vefat ettiği güne kadar olan zaman dilimini özet olarak yazmamı söyledi. İlk başta yazman çok zor olacak ama ikinci üçüncü yazışından sonra hem daha kolay olacak hem de bu yazdıkların yaşadığın acıyı kabullenmeni ve geride bırakmanı sağlayacak dedi. Bir sefer gizlice kağıdın üstüne gözyaşı döke döke yazdım. O bile iyi geldi ama devamını getiremedim. Sonradan devamını getirmediğim için çok pişman oldum ama bu sefer devlet sırrı gibi sakladım kağıtları, yok etmedim. İlk kez gerçekten saklamak istedim. Belki de günlük tutsam zaten bunu yapmama gerek kalmayacaktı. İçimi dökünce birikmeyecekti yaşadıklarım. Hata ettim.

    Velhasılıkelam yazabiliyorken yazın. Ben günlük tutmaya geçmişte yaşadıklarımı hatırlamak değil yaşadıklarımı geçmişte bırakmak olarak bakıyorum.

    25 temmuz 2018 20:02

    58. Yalnız bir çocukluk geçirdiğim için küçükken çok meraklıydım günlük tutmaya. Ancak annem benimle konuşmak yerine günlüğümü bulmakla ilgilenirdi bir gün yırttım ve daha da yazmadım. Lisedeyken de yazmaya başladım yalnızlıktan. Ama kesinlikle içerisinde isim kullanmıyorum çünkü tekrar bakınca hatırlamak istemiyorum önemliyse zaten hatırlarım diye. Lise bitene kadar tuttuğum bir günlük var daha bitmedi çünkü sık yazmıyorum. Normalde yazım güzeldir ama ne zaman günlük tutsam hep tam yazarken karalayıp bırakıyorum. Yazdıklarımla kendimi eğitmeye çalışıyorum çünkü aptallık yapmaktan sıkılıyorum artık

    24 temmuz 2018 22:22 24 temmuz 2018 22:33

    57. 9 yaşımdan beri sürekli günlük tutarım. cilt cilt günlüklerim oldu. ama 15 yaşından sonra günlüklerim sadece mutsuzluklarımı,kararsızlıklarımı,başarısızlıklarımı yazdıklarım defterlere dönüştü. günlük ağlama duvarına döndü on yıldır.

    19 mayıs 2018 17:55

    56. uzun vaadede insanın kendisiyle yüzleşmesini sağlıyor. en iyi yönü bu bence. lise 1'den beri günlük tutuyorum ve başladığım zamanki girdilerime bakıp bakıp kendimden utanıyorum. bir beş sene sonra da aynı şeyi şu an için yapacağım.

    19 mayıs 2018 01:55

    55. Düzenli bir şekilde günlük tutabilenlere hep imrenmişimdir. Benim günlük tutabildiğim tek dönem lise yıllarıydı. Şimdi ise kendime mutluluk ajandaşı aldım. Yılbaşından beri her gün beni mutlu eden bir olayı yazıyorum. Böylelikle hem hayatımdaki olumlu şeylere odaklanıyorum hem de benim gibi üşengeç biri için az zaman alıyor.

    18 mayıs 2018 23:06

    54. Aşırı sarsak olabildiğimden gerçekleştirmeye yanaşamadığım eylem.kesin yazarım bi yerlerde unuturum -hazırlıkta aynen oldu çünkü- bulur okurlar.

    Bi kere yazarken kendimi rahat hissetmediğim için tam içimi dökemem.

    Kaygı tahteravallisiyim şükür ben çocukken de böyleydim ha demek bebelikten kırmışız kafayı :’)

    18 mayıs 2018 21:32