yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (64)
    • medya (1)

    64. illa her gün değil de ciddi anlamda bunaldığım zamanlarda yaptığım eylem.

    üzerinden aylar geçince okumayı seviyorum. "buna mı üzülmüşüm?" diyebiliyorum. şimdi tekrar okurken farkettim ki, bir zamanlar "x kişi ile bugün bunları yaptık, çok mutlu hissettim, x'e güveniyorum" yazdığım kim varsa şimdi hepsinden nefret ediyorum. o zamanlar hissettiğim güzel şeylere çok şaşırıyorum. galiba ders alma amacıyla okusam benim için daha iyi olacak.

    12 eylül 03:58

    63. Tam olarak günlük mü denir bilmiyorum, zira mevsimlik olabilir benimki :d aslında lisede başladı, eğitim öğretim hayatım boyunca en sevdiğim öğretmenim olan edebiyat öğretmenimin bir proje ödevi istemesiyle. BiZe yazın dedi, o gün ne yaşıyorsanız, ne görüyorsanız, ne yapıyorsanız yazın. Aşk acınızı yazın, sevginizi yazın... bunları ben okuyacağım sadece, amacım imla hatalarınızı, yazım dilinizi kontrol etmek olacak, başka bir amacı yok dedi. Tabii o aralar aşk nedir bilmeyen ben ahmet haşim gibi bahar aylarında yeşeren ağaç dallarının beni ne kadar mutlu ettiğini, iç huzurumu yazmıştım. Tarihleriyle birikte. Her sene nisan başı açılır o defter. Bir sene öncesi değerlendirilir ve şimdikiler yazılır. Ama 2 sene önce öyle şeyler yazmışım ki ne zaman açıp olusam bir damla süzülür. Nasıl aşık olmuşum, nasıl nefret etmişim, “seni seviyorum dese kaçar giderim mesela” dediğim sayfadan 4 sayfa sonra kollarında bulmuşum kendimi, sevgisizliğim sağ olsun. Hiç pişman olmamışım, aklım yapmadıklarımda kalmasın diye yapmışım her şeyi. En arka sırada, en yakın kız arkadaşımın sevgilisi ile otururken, gözümün otobandan geçen arabalara dalışı geliyor aklıma. O arabalara ne kadar boş bakıyormuşum aslında, zihnimle konuşup yazıyormuşum o deftere. Bu sene bahar aylarında neler yazacağım bakalım :) hem çok sevdiğim, hem de çok duygulandığım bir aktivite. Gerçi ben genel olarak duyguluyum sanırım :d

    10 eylül 22:01

    62. açtım az önce yine okudum yazdıklarımı. arada bir gözlerim doldu bazen de güldüm. resmen alıp sımsıkı bağrıma basasım geliyor bazen. iyi ki başlamışım günlük tutmaya iyi ki.

    10 eylül 20:00

    61. 3 sene boyunca ara ara açıp duygularımı yazdığım bir defterim vardı benimle birlikte her yere giden. ‘günce’ydi ismi. genellikle mutsuz hissettiğimde görüşürdük. yazarken çok özenir, en güzel kalemlerimi kullanırdım. yaşadığım kötü bir olaydan sonra kendisiyle görüşmeyi de kestim. o günden sonra sadece taşınırken dokundum ve kitaplığıma koydum. sanki açıp yazmaya başlarsam yaşadığım ama hiç üzerine düşünmeyip sanki yoklarmış gibi davrandığım her şey bir anda geri gelecekmiş gibi hissediyorum. ve buna hazır değilim. böyle garip bir anlam yükledim günceye. umarım bir gün yazmaya devam edecek cesareti kendimde bulabilirim. çünkü günlük tutmak dünyadaki en güzel şeylerden biri, yaşadığımızın kanıtı diye düşünüyorum.

    11 temmuz 18:19

    60. 2010 yılında lise sıralarında yazdıklarımı okudum da geçenlerde.. Resmen gidip geldim o döneme. Belki o satırları okumasam o dönem yaşadıklarımı ölene kadar hiç hatirlamayacagim. O yüzden sevincinizi, üzüntünüzü, pişmanliginizi o an neyse yazmak istedikleriniz, yazın.

    11 temmuz 16:23

    59. Günlük çok tutmasam da hep üzüldüğüm zamanlar yazı yazardım küçükken. O yüzden benimki haftalık gibi bir şey oluyor sanırım. Nerden buraya geldim şu an bu saatte derseniz yeni aldığım kitapları kütüphaneye yerleştirirken eski defterleri bulmam ve onları okuyup biraz ağlayıp ve biraz gülmemden sanırım.

    Üzüldüm biraz en çok kaç sene geçse de hala aynı hisler içinde olmam hala aynı olmam. 10 yaşında, 15 yaşında ve yakında 25 yaşında olacak bir insan hala nasıl aynı duygulara aynı hüzünlere sahip olabilir. Nasıl bundan kurtulamaz. Kurtulmaya çalışmaz ya da. Hep böyle mi gidecek bende artık merak ediyorum.

    Bazı sayfalar çok acıklıydı ağladım kendi yazdıklarıma jajsjs bazı yerlerde gülümsedim o ergenliğime çocukluğuma. Daha normal olan bir sayfasını da buraya bırakıyorum. İlerde dönüp bakmak için.

    19.06.2012

    İnsan belli etmesede bu savaşta bazı yerleri yeniliyor. Kimi zaman vücudumuz, bedeniniz, kimi zaman ruhumuz kimi zaman da beynimiz. Hoyratça yeniliyorlar. Kimi zaman yarı yolda pes ediyorlar. Kimi zaman da teslim oluyorlar. Bende belki yarı yoldayım. Hatta yarı yolun daha en başında ama neden bilmiyorum. Pes ediyorlar. İnsanın ruhu, bedeni ve beyni bu kadar uzak yerlerde olabilirler mi? Bu kadar parça parça.

    Ben ne istediğimi bilmiyorum. Bilmiyorum. Olumsuz konuşmak istemiyorum. Ama hep konuşuyorum. Kendime rota belirlemem lazım. biliyorum. Ama uyamıyorum. Bir şeyler eksik. Ama ben hep bu eksiklerin üzüntüsüyle mi yaşayacağım? Hiçbir şey yapmadan. Benim özelliğim bu. Ben hiçbir şey yapmam. Çaba harcamam o kadar. Sonra da pişman olurum ve öteki pişmanlığıma kadar sürer bu pişmanlık. Benim hayatımda amaçlarım, isteklerim olmadığı için bu boşluğu pişmanlıkla dolduruyorum.

    Ne kadar acı.

    Sancho panza

    11 temmuz 02:12

    58. Bazılarının içinde ukte kalmış bir eylemdir.

    Annem yüzünden travmatik bir çocukluk geçirdiğim için eskiden beri yazmayı severim. Fakat annem yazdıklarımı bulur, okur, olmayan şeyleri de kendinden katarak aleyhimde delil olarak kullandığı için içimi döktüğüm kağıtları sonradan hep yok ederdim. Hem devamlı utandırılarak tehdit edilerek büyütülüp hem de içine kapanık olmak ile suçlanmak da anca bana nasip olurdu zaten. Oldu da.

    En son babam vefat ettiğinde ve artık annem ve kardeşim sadece kendileri kayıp yaşamış gibi davrandığında daha fazla dayanamayıp psikoloğa gittim. Psikolog bana yaşadığım travmayı atlatmam için ödev verdi. Babamın hastalığını öğrendiğim andan itibaren vefat ettiği güne kadar olan zaman dilimini özet olarak yazmamı söyledi. İlk başta yazman çok zor olacak ama ikinci üçüncü yazışından sonra hem daha kolay olacak hem de bu yazdıkların yaşadığın acıyı kabullenmeni ve geride bırakmanı sağlayacak dedi. Bir sefer gizlice kağıdın üstüne gözyaşı döke döke yazdım. O bile iyi geldi ama devamını getiremedim. Sonradan devamını getirmediğim için çok pişman oldum ama bu sefer devlet sırrı gibi sakladım kağıtları, yok etmedim. İlk kez gerçekten saklamak istedim. Belki de günlük tutsam zaten bunu yapmama gerek kalmayacaktı. İçimi dökünce birikmeyecekti yaşadıklarım. Hata ettim.

    Velhasılıkelam yazabiliyorken yazın. Ben günlük tutmaya geçmişte yaşadıklarımı hatırlamak değil yaşadıklarımı geçmişte bırakmak olarak bakıyorum.

    25 temmuz 2018 20:02

    57. İlkokul 2.sınıftan beri günlük tutuyorum. Tabi o zamanlar yattım kalktımtan başka bi şey yazmıyordum. Şu anda 21yaşındayım eski günlüklerimi arada okuduğumda ne kadar saçma şeylere üzülmüşüm diyorum. Benim için terapi gibi bir şey. Kimseyle konuşmak istemediğim zaman ya da içim içime sığmadığında hemen bi şeyler yazıyorum. En güzel rahatlama yöntemim

    19 mayıs 2018 22:46

    56. 9 yaşımdan beri sürekli günlük tutarım. cilt cilt günlüklerim oldu. ama 15 yaşından sonra günlüklerim sadece mutsuzluklarımı,kararsızlıklarımı,başarısızlıklarımı yazdıklarım defterlere dönüştü. günlük ağlama duvarına döndü on yıldır.

    19 mayıs 2018 17:55

    55. uzun vaadede insanın kendisiyle yüzleşmesini sağlıyor. en iyi yönü bu bence. lise 1'den beri günlük tutuyorum ve başladığım zamanki girdilerime bakıp bakıp kendimden utanıyorum. bir beş sene sonra da aynı şeyi şu an için yapacağım.

    19 mayıs 2018 01:55