yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (336)
    • medya (3)

    336. vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni, 

    değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.

    değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, 

    değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, 

    değil mi ki ayaklar altında insan onuru, 

    o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış, 

    ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru, 

    ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş, 

    değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın, 

    değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene, 

    doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın, 

    değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e 

    vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama, 

    seni yalnız komak var, o koyuyor adama.

    13 ocak 11:26

    335. Sadece çocukken uyanıksındır bunu bil

    Her şeyin farkındasındır

    Her sese dönüp bakarsın

    Büyümek uyumak ve unutmak gibidir

    Ve büyüklerin dediği gibi

    Uyuman gerekir büyümen için

    Sağır ediyorsa sessizlik ve kör ediyorsa aydınlık

    Sadece sana görünen ve kimseleri inandıramadığın hayalet gibi

    Yanı başında oturuyorsa yalnızlık bu gece

    Hep aynı saatte kapını çalan bir düşman gibi bekliyorsa seni

    Ve canına kastedecek bir kılıç gibi sallanıyorsa tepende

    Unutabilmek için hepsini

    Biraz uyu

    12 ocak 01:24

    334. ah benim nergis kokulu cehaletim...

    ruj lekeleri bıraktın bardaklarda

    anlatmak isterdin kendini durmadan

    bir bardağa bile olsa.

    ne diyecektin, ne söyleyecektin

    şairlerin şahı olsan,

    bir ah’dan başka.

    ah benim nergis kokulu cehaletim

    bana yıllarca, bunca sözü boşa söylettin..

    Didem madak - ah'lar ağacı

    1 ocak 23:31


    333. geçenlerde bir yazı okumuştum. hayatınız boyunca çok sayıda şiir okumuş- ezberlemiş olabilirsiniz ama ilk ezbenlenen şiir özeldir, sizinle manevi bir bağı vardır gibi bir şeydi. düşünmüştüm ilk ezberlediğim şiir hangisiydi diye. belirtmek de isterim ki öyle çok şiir ezberleyen biri değilimdir. eğer kendimden parçalar bulursam severim şiiri ama öyle özel bir ilgim yoktur. neyse.. ilk şiirim diyordum. ben ilkokulda türkçe dersinde ezberlemiştim ilk şiirimi. behçet necatigilden "sevgilerde" şiiriydi. hatırlıyorum o zamanda sevmiştim dizelerini. ağır bir şiir değil, dili akıcı. o yazıyı okuduktan sonra tekrar bir baktım şiire de gerçekten de her dizesinde kendime dönp baktım. şiir dört kıtadan oluşuyor. ilk üçünde kendimi gördüm. son kıtaya henüz gelmedim sanırım. umarım da gelmem. umarım bahçemi dolduran çiçekler hakettikleri yerleri bulurlar... son olarak şiiri de aşağıya bırakıyorum bahçenizi dolduran çiçeklerin hakettikleri yerleri bulmaları dileğiyle

    Sevgileri yarınlara bıraktınız

    Çekingen, tutuk, saygılı.

    Bütün yakınlarınız

    Sizi yanlış tanıdı.

    Bitmeyen işler yüzünden

    (Siz böyle olsun istemezdiniz)

    Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi

    Kalbinizi dolduran duygular

    Kalbinizde kaldı.

    Siz geniş zamanlar umuyordunuz

    Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.

    Yılların telâşlarda bu kadar çabuk

    Geçeceği aklınıza gelmezdi.

    Gizli bahçenizde

    Açan çiçekler vardı,

    Gecelerde ve yalnız.

    Vermeye az buldunuz

    Yahut vaktiniz olmadı.

    -Behçet NECATİGİL

    edit:imla

    26 aralık 2019 02:39 26 aralık 2019 02:40

    332. "uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam 

    karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin 

    yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık 

    fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek 

    ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi 

    eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık"

    (bkz: Ahmet telli)

    (bkz: Ayrılık ayracı)

    6 aralık 2019 23:55 6 aralık 2019 23:56

    331. göçen, yerleşen bir şey değil

    herkes kaçışandı yalnızlıktan

    kadınlar erkeklerle idi, yalnızlıktan

    herkes herkesle idi yalnızlıktan

    30 kasım 2019 22:49

    330. ''seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben... evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım... yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını...

    yenilen herkesin boğuntusuydu kaybolduğum uzaklık, yüzün her bulutlandığında... nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep... sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde... sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine... gökkuşağının altından geçen çocukların şımarıklığıydı, kaküllerini her araladığımda gövdemdeki ürperti...

    ağzımdaki meneviş sendin insanlara şiirler okurken... bütün öksüzlerin kederiyle baktım yüzüne, ne zaman geleceği düşündüysem... bir haksızlığı haykıran herkese senin soluğunu verdim... bütün hapislerin penceresi yaptım seni... sonra tuttum kenar mahallelerin yalnızlığını gösterdim, bir özür, bir bağışlanma umuduyla...

    kirpiklerinin ömrüme açtığı yolda yaptım bütün kavgalarımı... söze inandım, gövdene ondan çok... dönüp dönüp sana geldikçe anladım özgürlüğün aşk olduğunu... alışkanlıklara yenilmedim ben, seni bir alışkanlığa dönüştürmek istemedim yalnızca...

    çocuklar dünya karşısında yenik büyüyordu... babalarından başka doğru bilmeden yaşlanıyordu erkekler... çarşılar evleri çoktan teslim almıştı... kızlar şarkısını kimseye söyleyemiyordu... sokaklardan esen güneş değil, geri çekilme duygusuydu... annelerin sütünde ışık yoktu...

    kaba adamların kalın sesi örtmüştü ülkeyi... güzellik, insanların gelecek düşlerinden çoktan çıkmıştı... kimsenin ortak türküsü yoktu ve kimse türküsünü bir başına söyleyemiyordu... bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes...

    koro halinde susuluyordu ve yalnızca yüksek sesle konuşanlara inanır olmuştu insanlar... incelik yalnızlığa dönüşe dönüşe bitmişti... şiddetin coğrafyasında elbette gökyüzü bir lükstü ve ancak yağmur yağınca anımsanıyordu...

    gittiği en büyük uzaklık evinden işi olanlara, ne aşk, ne özgürlük, ne barış anlatılabilirdi... seni korumak için karşı durdum tüm bunlara... dünyayı senden geçirerek sevdim... geri çekilmem yakışmazdı seni sevmeme...

    günlerdir yoksun... öfkeni bile özledim... nasıl bir uzaklıktan geleceksin bilemiyorum... ayrılıktan medet umar oldum... kaşlarının işaret ettiği yerde duracağım... kararan gümüşler gibi duracağım... bir ülkenin acılarına tutunarak özür dileyeceğim...

    ışıklı bir korunak arayacağım sesinin kıvrımlarında... 'gelmen iyiliktir' diyeceğim... yüreğimden başka yanıtım olmayacak... bir sorudan bir soruya vuracağım seni yine... dünyanın bütün yağmurları yağacak iki söz arasında... ellerimi geçmişe mi geleceğe mi koyacağımı şaşıracağım...

    küller altındaki köz için bir yudum soluk isteyeceğim... 'aşk iki kişiliktir' sözünü düşüneceğim uzun uzun... kalkıp pencereden hayata bakacağım... alnından öptüğüm yerde ülkemsin, ağzından öptüğüm yerde kadınım, diyeceğim... bir gülüşünle çıkıp caddeleri dolduracağım...

    ömrümden öteye taşıdığım çocuk... ya sen bu ülkede doğmasaydın, ya ben aşkı herkes gibi bilseydim''

    Şükrü Erbaş

    30 kasım 2019 02:04


    329. Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında, ne sen farkındasın ne polis farkında...

    28 kasım 2019 07:13

    328. kimse kimseye, göz göze nasıl bakar bilmezken


    o benim gözlerime niye öyle,

    neden öyle, 


    hangi öyle bakmıştı ki, 


    ben sağ elimle kalbimi yoklamıştım.

    28 kasım 2019 04:49

    327. *en sevdiğim şiir.

    Karanlığın Çağrışı-Ümit Yaşar Oğuzcan

    Ya senden çok uzak olmalıydım

    Aramızda aşılmaz engeller olsun istiyordum

    Büyük dağlar,derin denizler olsun istiyordum.

    Sana gelmeye gücüm yetmemeliydi

    Çaresizliğimin bütün hıncını mesafelere yüklemeliydim

    Dağda yanan bir çoban ateşi gibi

    Gökte bir yıldız gibi

    Seni görmeli

    Seni yaşamalı ve senden çok uzaklarda olmalıydım

    Biliyorum güzelliğin yer altı nehirlerine benzer

    Biliyorum bir sır gibi güzelsin

    Hani anlatılmaz duygular vardır

    Hani şarkılar vardır

    Sevip söyleyemediğimiz

    Şiirler vardır unuttuğumuz

    Aşina çehreler vardır hani

    Zaman zaman hatırlayamadığımız

    İşte sen o kadar güzelsin

    Ve ben o kadar karanlıklar içindeyim ki

    Şunlar ellerindir diyorum,tutamıyorum

    Şunlar gözlerindir diyorum bakamıyorum.

    Düşün kahrımdan ölmeliyim artık

    Ölemiyorum.

    İnanmak var olmaktır,bilirsin

    İnandığımız şeyler için yaşayalım

    Nice sabahlar,nice aydınlıklar

    Gelecek nice günler için yaşayalım.

    Sarı gülleri seversin

    Sarı karanfilleri seversin

    Sarı kasımpatılarını

    Sarı bir dünyayı seversin

    Ben sende olan bütün renkleri seviyorum

    İşte tek farkımız bu

    Yoksa hiçbir şey önemli değil bu dünyada

    Senden başka.

    Ne zulümler

    Ne kavgalar

    Ne günler,ne geceler hiçbiri önemli değil

    Sen yaşadıkça.

    Ve yaşamak hiçbir zaman

    Bunca güzel olmayacak

    Sen yaşadıkça.

    Bir kalbim var et,kan,sinir

    İki gözüm var seni görür

    Ayaklarım sana gelir

    Ellerim seni arar

    Bir dünya ki kocaman

    Bir evren ki sonsuz

    Sen olmasan neye yarar

    Şimdi söyle bana bütün çirkinliğimi

    Yalanlarımı

    Kötülüklerimi yüzüme vur artık

    Utandır beni yaşadığıma

    Çaresizliğimi suratıma bir tokat gibi indir

    Yanağımda beş parmağının izi kalmalı

    Sonra geç karşıma

    Olanları unutalım

    İki eski dost gibi

    Her şeye yeniden başlayalım

    Yeniden yaşayalım geçmiş,gelecek bütün yılları

    Bütün keder ve sevinçleri paylaşalım

    Sana sevinç düşsün,bana keder

    Benim ellerimde kanlı diken yaraları

    Senin ellerinde kanlı güller.

    Bir yere yaklaşıyoruz

    Kulağıma sesler geliyor

    Bir gemi demir alıyor olmalı

    Belki bir adam ölüyor

    Ne biliyorsun

    Belki de bir sona yaklaşıyoruz

    Yum gözlerini her şeyi zamana bırak

    Yum gözlerini nasılsa akşam olacak

    Korkma yaklaş karanlığa

    Orda ben varım

    Çaresizliğimize,zavallılığımıza

    Gel,beraber ağlayalım.

    27 kasım 2019 20:42