yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (11)
    • medya (1)

    1. Bu hayata dair en çok sövdüren detaydır. Almanya, Hollanda, İsveç gibi ülkelerde yaşayıp yaşadıkları ülkeyi yerin dibine sokup, AKP ve vatan güzellemesi yaparlar. Kazandıkları binlerce euro ile hiçbirinin Türkiye'ye dönemiyor olması, elbet bir gün dönecek olması da paketin bir parçası. Hepsinin yaşadığı ülkelerde yiyecek ekmek bulamaması, hiçbir hastane, toplumsal hizmetten yararlanamaması, Türkiye'nin diğer tüm ülkelerden ve milletlerden daha üst düzey olması da sevdaya dahil.

    Son günlerde gurbetçi aile gülüşkenlerin isveç'te sağlık hizmeti alamaması sonucu, reisi cumhurun bizzat uçak göndererek Emrullah gülüşken'i aldırıp Türkiye'ye getirmesi gündemde. Bu ailenin de (link: https://twitter.com/MahserinAtsizi_/status/1254418635906375681?s=19 tipik gurbetçi ailesi olması) şaşırtmadı. Leyla ise "(link: https://twitter.com/sofischoll/status/1254379482271678464?s=19 belki tatilde Türkiye'ye gelirim)" diyerek gülümsetti.

    Yurtdışına beyin göçü değil iş gücü gönderirseniz olacağı budur, cahil, eğitimsiz, yaşadığı ülkenin dilini kültürünü öğrenmekten aciz, tek hobisi İnternette trollük yapmak olan bir gurbetçi kesim. Bende tiksinti uyandırıyor. Bu ülkelerin bu şekilde propoganda yapan türkleri ülkelerinden sınırdışı etmesini umuyorum.

    Ukte blossom

    27 nisan 2020 10:20 27 nisan 2020 10:22

    2. O kadar almanya'da yaşa senelerini orada geçir, kafasını türk mahallelerinden çıkarmamış bir müze gezmemiş kendisine hiçbir şey katmamış almanya'da kebapçı açma fikri barındıran kültürsüz, cahil insan topluluğudur gurbetçi dediklerimiz. Yani medeniyetin en üst seviye olduğu ülkede yaşa ama bu kara cahil kal. Altta bir süslü türkiye'ye dönemek ister misiniz sorusuna hayır cevabını verirler demiş. Bu doğru değil türkiye'yi öve öve bitiremez, çok yaşamak isterler ama ne hikmetse euroları cukkalayıp avrupada olmayan vizyonlarıyla yaşarlar. hayır para bunlarda olsa kaç yazar harcamasını bilmedikten sonra? (gizlinot: mercedes’e binmek marifet değil süslüler, bu insanlar vatan haini ama sorsalar en milliyetçi kendileridir vatanını terk eden sürü) . (gizlinot: Sözüm destekçilerine :) beyin göçü yapanları çok haklı buluyorum. Onların da zaten malum partiyle işi olmaz. Okumuş etmişler)

     Bu arada bu yılın başında almanya yeni bir yasa çıkardı oturma izni almak için vatandaş olunacak diye ve çifte vatandaşlığı kabul etmediklerini söylediler. Süper milliyetçi ultra ak partili "türkler" almanya vatandaşlığına geçti oturma ve çalışma izni için. Almanya bunun önüne geçmeye çalıştı fakat bir şeyi unuttular (gizlinot: ahlak yok ki)

    9 kasım 2020 00:52 9 kasım 2020 00:57

    3. emekli gurbetçilerin bile türkiye'ye kesin dönüş yaptıktan sonra akp'yi desteklemesidir.

    en kötü emekli maaşı 700 euro alsa, eder size 7.000 tl. döneminin klozet fırçalayıcısı, milletvekili emeklisi gibi yaşıyor maaşallah.

    (bu arada euro ne ara 9,98 oldu :o)

    9 kasım 2020 01:22


    4. Her platformda (özellikle twitter) oldugu gibi burda da agzi olan konusmus yine. Almanya'da yasiyorum. Müze gezmekten haz etmiyor evde kendim bir seyler okuyorum, podcastler dinliyorum, dogru bilgi verdiginden emin oldugum alaninda uzman kisilerin videolarini izleyerek kendime bir seyler katmaya calisiyorum. Müzeye gitmenin basli basina kültürlülük göstergesi olduguna inanmiyorum yani. Bu arada burdaki arkadas grubumla da arada aklimizdan geciyor biz de bir dönerci acsak mi diye. Bu durumda bizler okumus cahil olarak adlandiriliyoruz sanirim:) Her neyse. Oturum izni icin vatandas olmaya gerek yok sevgili shrekislover kardesim. Yabanci biri olarak calisiyorsan, egitim aliyor/ veriyorsan veya bir dönerci olarak dahi selbstständig is yapiyorsan bu ülkeye hizmet ediyorsan pasalar gibi de alirsin oturum iznini.Yok oturma ve calisma izni icin vatandaslik gerekiyormus da bilmem ne. Kulaktan dolma sacma sapan bilgilerle bilgi kirliligi yaratip durmayin su sitede artik. C tipinden öteye vize almamis insanlar gelip Almanya'da oturum ve calisma izni üzerinde cok eminmis gibi konusuyor. Hadi arkadasim hadi, sinirlerimi hoplattiniz yine.

    9 kasım 2020 17:18 10 kasım 2020 12:06

    5. 'Türkiye cennet cennett ama burada kurulu düzenimiz vaaar' tayfasıdır. Bonusları da 'siz nankörsünüz'dür.

    Düşünsene 1 aylık maaşıyla burda ailesiyle 1 ay 5 yıldızlı otellerde tatil yapıyor roket ekonomimiz sayesinde. E hayatı bizim gibi kısıtlanmıyor da onluk bir sıkıntı yok. Destekler tabii.

    29 temmuz 2021 16:47

    6. Bu konuda birçok insanın tuhaf söylemleri evet var, ama kurulu düzen konusunda biraz hak veriyorum. Bu insanların dedeleri nineleri zamanında göçmüş Almanya'ya, kim bilir belki 2 belki 3 kuşak sonra doğmuşlar, bütün ailesi, akrabaları, arkadaşları orada, tabii ki bırakıp gelmek kolay değil. Ama içinde yaşamadığı, zorluğunu görmediği ülke hakkında cennet demek de biraz cahillik açıkcası, Türkiye elbette doğal güzellikleri (talan edildi, ben bu entryi yazarken bile 8 ilimiz yanıyor, orası ayrı), iklimi, denizleri açısından Dünya'nın çoğu ülkesine göre çok güzel bir ülke ama burada yaşamayan biri maalesef koşulları ve burada yaşayan insanların çektiği acıları bilemez. Ek olarak içinde yaşamadığı bir ülkenin siyaseti hakkında da söz sahibi olamaz, olmamalı, ne münasebet..

    29 temmuz 2021 19:56

    7. Buraya pek yazasım yok artık, hayvan gibi bir girdi yazmışım buraya zamanında ve taslağa atmışım, ancak sildim çünkü gerek yok. sadece ufak birşey yazmadan edemedim. 

    bu ingiltere için geçerli çünkü ben 3 senedir orayı tecrübe ediyorum. Başlık ingilLTERE için Doğru bir önermedir.

    beyin göçü ile, meslek sahibi olarak giden insanlardan 1 tane bile akp destekleyen duymadım. Ve tuhaftır o kadar çok PKK karşıtı Atatürkçü ve CHP'li Kürt'le tanıştım ki. Paralel evren gibi, insan inanamıyor. 

    ingiltere'de tanıştığım tüm akp'liler, her daim eli ayağı tuttuğu halde yalan hastalıklarla ingiliz hükümetinden işsizlik maaşı alan, devletin verdiği evlerde ücretsiz yada haftalık £40 falan gibi aptal rakamlar ödeyerek oturan, üstüne o yetmeyince eşiyle göstermelik boşandıktan sonra devlete biz eşimle ayrıldık, sokakta kalacağım diye ağlayıp, devletten bir ev daha alıp, kendi evinde karısıyla oturmaya devam eden, devletin ayrıldıkları için verdiği diğer evi de aylık en az £2000'dan kiraya veren alnı secde görmüş ultra müminlerden oluşuyor. 3 senedir Akp'li olup dürüst iş yapan, devletten vergi kaçırmayan, yanında çalışana hakkını veren insan görmedim ingiltere'de. Sırf şu pandemi sürecinde bile bunların yanında çalışanlara yaptıkları şerefsizlikleri duysanız kanınız donar.

    ingiltere'ye insan dolandırmaya gelecekseniz, işin tüm dalaveresini, devletin tüm kör noktalarını, yasal boşlukları akp'lilerden öğrenebilirsiniz arkadaşlar. 

    ha bir de, bunların işsizlik maaşlarını evlerinin kirasını kim mi ödüyor? Ben ve benim gibi vergi mükellefleri. :) kıyamam bir arkadaşım var Ankara anlaşmalı, göt kadar odaya aylık £700+Fatura parası veriyor kız ve £2300 vergi ödedi bu sene. Onun Ne günahı var? Vergiler yüksek de, niye yüksek? Bu tarz asalakları beslemek için yüksek, çünkü politik doğruculuk diye bir gerçek var ve ingiliz hükümeti "ülkeye geldiğinden beri hiç bir işe yaramayıp sömürenler s.ktirsin gitsin buradan" diyemiyor. :) 

    E madem Türkiye çok iyi, geri dönün diyorum mesela, düzen diyor. Arkadaşım senin o dediğin düzen değil, öz-gür-lük. Burada sana kimse karışmıyor. Sen hayatını istediğin gibi yaşayabiliyorsun. Kimse karına kızına sarkmıyor. Aç kalma korkun yok. Çöpçülük de yapsan, hakettiğin kadar kazanıyorsun, kazandığın da sana yetiyor. Kimse senin malına parana çökmüyor. (gizlinot: yanında saatine £3 verip, doktora öğrencilerini garson diye çalıştıran ve sanki onlara iyilik bahşediyormuş gibi davranan Türkler hariç) devletten aldıkları işsizlik maaşlarını biriktirip Türkiye'de emlak zengini olmuş bir çoğu, kalkıp AKP güzellemesi yapıyorlar, ağızlarına fırın küreğiyle bir tane yapıştırasım geliyor.

    Zaten Pound olmuş 12 lira, Türkiye'ye geldiğinde alışveriş yapınca para harcamışsın gibi gelmiyor, kendimden biliyorum, haftalardır hayvan gibi alışveriş yapıyorum ama param eksilmiyor arkadaş. Niye dönesin ki Türkiye'ye? 

    hümanist olacağım derken gerçeklikten uzaklaşmaya gerek yok. yurtdışında yaşamıyorsanız, birebir tecrübe etmediyseniz "hayır böyle birşey yok" diye yaptığınız yorumlar saçmalıktan öteye gitmiyor.

    Mesela gurbetçi denildiğinde ben üstüme alınmıyorum. Eminim beyin göçüyle, bir mesleki eğitim sahibi olarak gidenler de, ister mühendis olsun, ister aşçı üzerine alınmıyordur. Hepimiz gurbetçiden kastın kimler olduğunu, orada onların içinde yaşayan insanlar olarak iyi biliyoruz. Ve İngiltere'nin "gurbetçileri" %95 akp'li. inanmayanı hackney'e, edmonton'a, efendime söyleyeyim wood green'e yada harringay'e bekleriz. 

    Allah kahretsin sümüğümü atmayacağım insanlar için tutamadım yine lugat parçaladım. Bu son. 

    Bilmeyenler için bir dip not ekleme ihtiyacı duydum. Eskiden ezelden yurtdışında yaşayanların oy vermemeleri gerektiğini savunuyorum. Fakat şu var ki, bu "gurbetçilerin" çoğunluğu Türkiye'de emlak zengini olmuş ve satın aldıkları evlerde ikamet adresi olan insanlar. Yani yurtdışına taşınınca Türkiye sizin ikametinizi ortadan kaldırıp, sizi sistemden silmiyor. peki Türkiye bunun önüne geçip, bu konuda bir düzenleme çıkarır mı? Sanmam. Ama utanmadan yurtdışındaki temsilciliklerde verilen oyların, Türkiye'de yaşayan tüm insanlarımıza saygısızlık olduğuna inanıyorum. Bunu belirtirken şunu da söylemeliyim, çünkü iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına demişler. Ben de 2 yıl önce aynı bokun lacivertliğini yaptım. 

     

    2019'daki ilk yerel seçimde oy kullanamamıştım, ingiltere'de öğrenciydim, sınavlarım vardı ve biraz da saçma gelmişti açıkçası çünkü artık yurtdışında yaşıyordum ve hep savunduğum şeyin tersini yapmak istememiştim. Ama seçimlerde Ekrem İmamoğlu'na yapılan haksızlık sonrası, yapılan 2. seçim için Londra'dan İstanbul'a oy vermek için, ilk seçimde benim gibi oy kullanmayan pek çok arkadaşımla, üstelik eşim hastanedeyken, bir oy bir oydur diyerek uçtum. Çünkü hepimiz senelerce hem yaşadıkları ülkelerdeki havalimanlarında, hem de Türkiye'ye gelip Türkiye'deki adreslerinde Akp'ye çift oy atan gurbetçileri haberlerde izledik. Bir nevi onları kendi silahlarıyla vurma çabasıydı.

    Oh çok da iyi yapmışım. Aynı şekilde bir haksızlık yapılmadığı takdirde bir daha Türkiye için oy kullanmam, fakat seçim sonuçlarında hile var diyip yine oyunbozanlık ederlerse, Mars'ta olsam kalkar gelir, oyumu atarım arkadaşlar. Bunu da buradan belirteyim. 

    29 temmuz 2021 23:24 30 temmuz 2021 11:21


    8. gurbetçilerin oylama hakkının elinden alınmasıyla çözülecek olaydır. ülkemde yaşamıyorsan söz hakkın da olamaz kardeşim. bitti.

    30 temmuz 2021 01:32

    9. Dolarla,euro ile yurt dışında kuş kadar maaş alıp Türkiye'ye gelince kurdan dolayı kolaylıkla harcama yapabildikleri için işlerin yolunda gittiğini (!) sananların duruşudur. Kendinden başka kimseyi düşünmeyen, esas memleketinin geleceğine kafa yormayan çıkarcı güruhtur. Vatandaşın hak ve ödevleri vardır. Bu ülkede yaşamayıp vergi vermeyen birinin (ülkeye gelince yeme içme vergilerinden bahsetmiyorum) bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olmasını saçma buluyorum. Ülkenin şartlarından etkilenen insanlar bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olmalı. Benim tuzum kuru anlayışı yavaş yavaş sonumuzu getiriyor.

    30 temmuz 2021 13:05

    10. -unpopular opinion alert-

    Öncelikle Avrupa'ya öğrenim görmeye gelmiş bir lisansüstü öğrencisi ve teknik olarak bir "gurbetçi" olduğumu söylerek başlamak istiyorum. Sövmeler bittiyse şimdi biraz da bu konudaki fikirlerimden bahsetmek istiyorum.

    Her yaz tüm iletişim kanallarında bol bol servis edilen, ekonomisi ve psikolojisi tarumar olmuş türk insanının sinir uçlarına dokunacak açıklamalar yaparak tüm nefreti üzerine çeken bir grup var. Ben bu grubun, hükümetin yanlış politikaları sebebiyle batağa sürüklediği insanların nefretini farklı odağa çekmede başarılı olduğunu ve bu yüzden bol bol servis edilerek gurbetçi nefreti körüklendiğini düşünüyorum. Yani bunlar teknik olarak asıl sorumlular için "kullanışlı aptallar". İnsanlar, Yaşam koşullarını kötüleştiren sorumlular yerine daha iyi koşullarda yaşayan ve bununla ilgili nasıl konuşacağını bilmeyen insanlara nefret kusup asıl sorumluyu atlıyor. Burada nasıl konuşacağını bilmeyen diyerek bu kitleyi sirinlestirdigim düşünülmesin çünkü birçoğunu duyunca ben de ağızlarına kürekle vurmak istiyorum. Ama ben Türkiye'de yaşayan Türk vatandaşları da böyle gevşek gevşek konuşunca ağızlarına vurmak istiyorum.

    Bir diğer konu ise Türkiye'nin akp tarafından yönetilmesinin sebebinin gurbetçiler olduğunun düşünülmesi. Böyle düşünmek çoğu insana çekici geliyor çünkü kendi dışında rahatlatıcı bir nefret objesi. Ama gerçek şu ki Türkiye'de yaşayıp AKP'ye oy veren çok daha fazla insan var. Yani kendi hacı dedesini ikna edemeyen adam gelip gurbetçiler yüzünden böyle yönetiliyoruz diyebiliyor ve bu gerçekçi bir yaklaşım değil.

    Euro 10 lira olsun gidelim bedava yaşayalım diyen kitle yok mu, kesinlikle var. Ama kendi çıkarı için ülkesini umursamayan, bir makarnaya, kömüre oyunu satan insan sayısı Türkiye'de yaşayanlar arasında çok daha fazla. Bunlar benim gözümde vatan haininin sözlük anlamı.

    Oy kullanma hakkına gelince, bir ülkenin vatandaşıysanız o ülkenin uluslararası prestiji, yönetimi, dünyanın neresinde olursanız olun sizi etkiler. Bir yerde yabanciysaniz, sizi o ülkenin elçisi gibi görmekten vazgeçmiyor insanlar ne yazık ki. Ülkedeki koşullardan habersiz hükümet güzelleyen grubu düşündükçe ben de tereddüt ediyorum bu konuda ama aynı şeyi "telefonunu çıkar markasına bakayım"cı dayıların oy hakkı için de düşünüyorum.

    Velhasıl kelam, gelecek olumsuz tepkilerin bilincinde olarak kafalarda belki küçük bir acaba yaratırım diyerek fikirlerimi paylaştım. Belki de gözümüze sokulan yöne bakarken gerçekleri gözden kaçırıyoruzdur.

    30 temmuz 2021 13:43