sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (22)
  • medya (0)

22. 2018 yılı Mart ayında yaşadığım kötü tecrübeyi, hayal kırıklığı ve üzüntüyü burada paylaşmış, birçok destek mesajı almıştım.Teşekkür ediyorum tekrar.

Şimdi 2019 yılına üç kişilik bir aile olarak giriyoruz. Karnımdaki kızımla beraber. Çok şükür.

Evet, o üzücü tebrübenin üzerinden bir sürü sıkıntı yaşadım, ilk üç ay adet olamadım. Birsürü tetkik yaptırmak zorunda kaldım (HSG dahil). Sonra normal düzenime döndüm ama stresten ve muhtemelen aşırı takmamdan ötürü hamile kalamadım. Sonunda pes etmiş, olursa olur, olmazsa vakti değildir diye kendimi ikna etmiştim. Ki o ay işte hamile kalmışım. Bu sebeple çevremdeki herkese de söylüyorum, planlar programlar takvimler gerçekten olmaması gereken şeylermiş. Rahatlamak, Allah'a havale etmek, normal hayatını yaşamak, beklenti duymamak gerek ki vücut strese sokmasın kendini. Bu tarz bilgiler zaten bilimsel açıklamalarla heryerde mevcut. Ama gerçekliğini kendi üzerimde yaşadım, gördüm.

Yani yaklaşık 2018 yılının yarısını bu zorlu süreçler ile geçirdim. Ama sonunda Ağustos ayı bittiğinde adet olmadığımda hamile olduğumu öğrendim. Önceki tecrübemden ötürü çok endişeli, korkar bir şekilde yaklaştım olaya. Evde yaptığım test pozitif olmasına rağmen doktora gitmek istemedim, çünkü adetim daha 2-3 gün gecikmişti ve doktorun keseyi görememe ihtimali vardı ki bu beni çok üzerdi. Sonra dayanamadım ve 5. gün doktora gittik. Hani önceki tecrübemde hiçbirşey düzgün değildi ya, beklentilerim aşırı düşüktü. Ama herşey okadar yolunda oldu ki. 5+6'da keseyi gördük. Bir hafta sonra gel kalp atışını duymaya çalışalım dedi, ki bu da düşük bir ihtimaldi. Çünkü çoğu gebelikte kalp atışı 8 haftada falan duyulabiliyordu. Ama gel gör ki normal ultrasonda 6 hafta 5 günlükken duydum o ilk kalp atışlarını. O an sadece şükrettiğimi ve aşırı heyecanlandığımı biliyorum. Gözlerimden akan yaşlara ise engel olamadım. Bu muhteşem bir duyguydu. Muhteşem bir his. Hiç beklemediğim ve ummadığım bir histi.

Ve işte şimdi o günden bugüne 21 haftalık olduk. 5 ay bitti, gebeliğin yarı yoluna geldik. İlk üç ay mide bulantısından çok çektim, yetmezmiş gibi kanamam bile oldu, raporlu yattım hep evde. Ama ikinci üç aya girince herşey değişti. Balayı ayları diye okurdum, gerçekten öyleymiş 2. trimester. Kızımız olacağını öğrendik, şimdilerde ise minik tekmelerini hissediyorum. Bu ise apayrı bir heyecan.

Gebelikle ilgili anlatacak okadar çok şey var ki. Ama çok uzun oluyor. Zaten herkesin gebeliği kendine özel.

İsteyen, dileyen, bekleyen herkesin bu duyguları tadabilmesini dilerim Allah'tan.

25 aralık 2018 10:17 25 aralık 2018 10:24

21. Geçen hafta regl gecikmesi  başlığına reglim 4 gün gecikmişken iki gün önce verdiğim kan testinde beta hcg 0.47 çıkınca nasıl üzüldüğümü yazmıştım. 

Kan verdiğim günden tam bir hafta sonra korkuyla kadın doğumun yolunu tuttum. Madem hamile değildim, bu regl neden belirti bile vermiyordu? Ultrasonda kalınlaşmış rahim duvarından başka bir şey görünmedi. Yine de doktor beta hcg testi de istedi. Kan verip 1-2 saat bekleme süresinde yine aynı hastanede doktor olan kuzenimle öğle yemeği yedik. O kadar rahattık ki, o bile “hamile olsan kanda çıkardı.” diyordu.

Sonucu bir aldım, beta hcg 333. Pıtır pıtır ağlamaya başladım hastane bahçesinde. Kadın doğuma gidene kadar o kadar çok gözyaşı döktüm ki herkes istenmeyen gebelik olduğunu düşündü, halbuki şaşkınlıktan ve mutluluktan ağlıyordum.

Doktor beta hcg takibi istedi, haftaya keseyi görmeye çalışacak. Haftasına göre beta hcg düşük çıkınca doktor iyi ihtimalle geç döllenme, kötü ihtimalle -aklıma bile getirmek istemiyorum ama- boş gebelik, dış gebelik vs. olasılıklardan bahsetti.

Beta hcg iki günde bir iki katına çıkıyor, dua edin süslü kardeşlerim de doktor keseyi-embriyoyu haftaya görsün. Ben miniğimi şimdiden sevdim, kötü ihtimalleri düşünmek bile istemiyorum.

Özetle regl gecikmesinden sonra yapılan kan testlerinin yanılma payına canlı kanlı kanıt olarak şu anda içinde bulunduğum durumdur.

Bebek istediğimizden emin olduğumuzda azıcık kadınlar kulübü okumuş, gebelik muhabbetine maruz kalmıştım. Şu anda öyle kıpır kıpır, öyle heyecanlıyım ki “göbüşümde bebiş var, hamişim ben hamiş!” diye gezebilirim :) bana kızmayın, iyi dileklerinizi gönderin...

Edit: 22. haftayı bitirdik, bu hafta başında detaylı ultrasona bile girdim. Oğlum sağlıklı görünüyor süslü kardeşlerim, sağlıkla gelsin diye dua ediyorum. Girdimi okurken heyecanımı paylaşan, bana iyi dileklerini gönderen, eli beğen tuşuna giden herkese teşekkür ederim. Dilerim hayatta hep güzel haberler alırsınız.

14 temmuz 2018 12:40 11 kasım 2018 21:13

20. kendisiyle ilgili çok önemsiz ama kafaya takılabilen bir şey için basit bir google aramasında çıkan 83748734856 adet kadınlar kulübü sonuçlarına kesinlikle ama kesinlikle girilmemesi sağlıklı bir hamilelik süreci geçirmenizi sağlayacaktır.

6 temmuz 2018 19:59

19. bir gün bu olursa kesinlikle kadınlarkulübündeki ilgili başlıklarında yazılanlara bakmamaya karar verdim. dün gece şöyle bir bakayım dedim, resmen anksiyete bozukluğum, panik atağım ne varsa tetiklendi. şöyle yaparsan çocuğun olmaz, böyle yapmazsan düşer vs.

gebeliğin deep webi mübarek, içine daldıkça değişik değişik hallere giriyorum. en iyisi hamileliğin ilk süreçlerinde gerekli olan bilgiler dışındaki olumsuz senaryolara kulak tıkamak.

6 temmuz 2018 02:07 6 temmuz 2018 02:08

18. 7.haftayi bitiriyorum, çok isteyerek ve öncesinde planlayarak hamile kaldım.

6.haftaya geçene kadar uyku isteğim dışında hiçbir sıkıntım yoktu, çok sağlıklı besleniyor neşe ile gulumsuyordum:)

Sonra bir koku hassasiyeti, mide bulantısı ve yanması bana nail oldu ki evlerden ırak..

Koku hassasiyeti ve bulantı ile ilgili yaşadıklarım bebeğin kalp atışından daha mucizevi geliyor adeta. şöyle ki 2 saat herşeyden tiksinmişken ve tüm dünya bana kokuyorken sonra bir bakıyorum karnım acıkmış ve canim sürekli bişi çekiyor (asermekten bahsetmiyorum).

Önceden çok sevdiğim bazi yemeklerden şuan nefret ediyorum düşünmeye bile tahammül edemiyorum. Eskiden çamaşır asınca "oh misss" derdim artik "iiiyyy kusucam galiba" diyorum:/ allahım herşey kokuyor ve bir yerin bir kere koktuguna kanaat getirip ogurursem o yere ikinci girişimde kokup kokmadigina bakmadan yine öğürüyorum.. ve tabiki kendimin bile anlamakta zorlandığı bu durumu eşime ve hamileliği bilmeyen insanlara anlatmakta çok zorlanıyorum. Türk halki sağolsun öneri vericem derken karşı tarafin duygusunu halini pek onemseyemeyebiliyor.. ya tiksiniyorum napayim kusarak mi yeyim derken bile "aaa ama bak yumurtayi birsekilde hergün yemelisin" diyen mi ararsin, abartıyorsun burda birşey kokmuyor diyen mi ararsın...

Dolayısı ile bu yazıyı hem burayı okuyan susluleri hem de kendimi rahatlatmak için yazıyorum ki kim ne derse desin bunlar geçecek susluler.. dünyaya bir canlı getirmek kolay olmayabiliyor ama bulantilar zorluklar vs herşey aslında bebegimize en güzel gelişim ortamını hazirlamak için. Mümkün olduğunca olumlu bir kabullenme ile bu sayılı ve yer yer acılı gunlerin geçmesini bekleyelim, midemiz çok kötü olduğunda maden suyu içmek karpuz yemek gibi yöntemleri deneyelim -bunlar bana iyi geliyor- kendimize kulak verelim bize iyi gelen şeyleri bulmaya çalışalım. Halkin değil doktorlarına dediklerine kulak verelim (gizlinot: Örnegin halk yemen lazim derken dr.kendini zorlama bebek depondan idare eder diyor ve çok rahatlıyorum)

Umarım ki acılarınız son bulur ve bu yazıyı okuduktan sonraki her gününüz hamileliğin tatli anilari ile dolar, bebisinizde sağlıkla doğar <3

26 haziran 2018 20:36

17. Eğer istenmiyorsa hayatınızı mahveden fizyolojik olay.

26 mayıs 2018 00:06

16. Duygusal roller coaster. İmza oya toksöz

26 mayıs 2018 00:05

15. Hamile olmak ve çocuk sahibi olmak bende adeta fobi gibi bir durumdu ve çok korkuyordum. Kendimi o şekilde hayal etmem bile ateşimi yükseltiyordu ve sonra bir süslünün söylediği gibi biyolojik saat.. Rüyalarımda bile hamile olduğumu görüyordum. Elim karnımda uyanıyordum. Neden olmasın demeye başladım ve sanırım o da bizi bekliyormuş ki ilk denemede hamile olduğumu öğrendim hastanede kan testi yaptırarak. O anı hiç unutamam. Ben şimdi ne yapacağım diye korkuyla ağlarken eşim ise mutluluktan ağlıyordu. Panik atak ve hafif düzeyde anksiyetem olduğu için de ayrı korkuyordum ama o kadar rahat bir hamilelik geçirdim ki son birkaç gune kadar hala sokaklarda geziyordum. Şu an bu girdiyi yazarken meleğim yanımda uyuyor. Benim ise tek dileğim sağlıklı huzurlu bir hayat sürmesi, karakterli ve ahlaklı bir insan olmasi ve babası gibi kadınlara saygı ve özenle yaklaşan bir erkek olması.

25 mayıs 2018 12:54

14. bugün itibariyle 22+1 haftalık oldum. çok isteyerek ve planlayarak hamile kaldım. 4 haftalıkken evde yaptığım idrar testiyle öğrendim ve kan tahliliyle kesinleştirdim.

tabi ki hemen bir heyecan doktor randevusu alındı gidildi ama o da ne? daha o kadar küçük ki sadece kese görünüyor :D bana kimse bunu söylememişti. filmlerdeki gibi gideceğiz pıt pıt kalbini duyacağız falan sanıyordum. tabi bir hayal kırıklığı, endişe vs. çıktık doktordan. 2 hafta sonra tekrar çağırdı. o nasıl geçmeyen bir 2 hafta, o nasıl manyakça endişelerle dolu bir 2 hafta? internette sürekli araştırma yapılır. bebeğinin kalp atışını duyamayıp kürtaj olanlar mı dersiniz, dış gebelikler mi dersiniz neler neler.. hepsi gerçek tabi ki ama ortada daha fol yok yumurta yok kendimi paraladım. neyse 2 hafta sonunda doktora gittiğimizde çok şükür duyduk bebeğimizin kalbini(gizlinot: isteyen herkes bir gün yaşar umarım :)). mide bulantısı çok az yaşadım ben. onun için de çok rahat geçti aslında ilk trimester.

çok şükür şimdiye kadar sorunsuz bir hamilelik geçirmeme rağmen ilk trimesterda bazen haftada bir yersiz endişelerden doktora gittiğim oldu. hamilelik tam bir delilik hali. mantık maalesef hiç işlemiyor. aynı doktora bu kadar sık gitmekten utandığım için 3 doktor arasında dönüyordum :)

10. haftada yurtdışı tatiline gittim. tam da orada küçük bir kanama yaşadım. gerçekten kabus gibiydi. korkumu anlatmam mümkün değil. gittiğim tüm doktorlara mesaj attım hemen. hepsi progestan kullan dediler. seyahate çıkmadan önce her ihtimale karşı aldırmışlardı zaten yanıma. başladım bu lanet ilaca ama eşim alkol alıyor ben bu hapla onun kafasının 3 katını yaşıyorum :) neyse döndük seyahatten, ben artık doğumumu yapmasını istediğim doktora karar verdim ve sadece ona gitmeye başladım. neyse ki önemli birşey değilmiş. boşuna kullanmışım ilacı da :)

şimdi 22. haftamdayım endişelerim giderek büyüyor ama doktor kapısı aşındırmıyorum :) ne sıklıkta çağırırsa bekleyip öyle gidiyorum. bebeğin hareketlerini hissetmeye başlayınca biraz daha rahatlıyorsunuz ama bu sefer de neden hareket etmedi, neden bugün az hareket etti vs kendimi yiyebiliyorum :)

hamilelik dediğim gibi bir delilik hali bence. beyninizi ve vücudunuzu sadece hormonlar yönetiyor. kendi kendime hormon bunlar sakin ol dememe rağmen olamıyorum :)

umarım isteyen herkes yaşar ve hamile olanlar da sağ salim kucaklarına alırlar bebeklerini :)

edit: mide bulantısı yaşamadım pek ama ben de maaşallah yedim de yedim :) şuanda 10 kg aldım yuvarlanarak gitmeyi planlıyorum doğuma. hayatıma patates olarak devam ediyorum.

25 mayıs 2018 11:20 25 mayıs 2018 11:25

13. 15 haftadır içinde bulunduğum insanlıktan çıkma hali.

hamileliğin hep harika yanları bize anlatılıyor, kadınlar neden zorlukları sır gibi saklıyorlar anlamış değilim.

Bu olay başıma hiç gelmez sanmıştım. Bebekleri sevmem. şimdiye dek kucağıma çocuk falan almadım. evliliğimde de (6 sene boyunca) eşimi çocuk sahibi olmama konusunda bir nevi ikna etmiştim. sonra ne oldu biliyor musunuz?

bu biyolojik saat denen şey işlemeye başladı. vücudum üremek istiyordu! hala bebekler sevimsiz, annelik için girilen zahmetler gereksiz geliyordu. ama hormonlarım beni ele geçirmişti.

eşimi tekrar ikna ettim -ki dünden hazırmış- sadece bir ay deneyelim dedik. bu arada işimi de şansa bırakmam, ovulasyon testi denen bir şeyler falan da aldım, yumurtlamayı tespit içinmiş.

neyse benim regl günüm geldi ama olmadı, kan testi verdim negatif. evde 3478745634 kere çubuklara işiyorum negatif. olmadı diyip defteri kapatıyordum ki geç döllenme diye bir şey var arkadaşlar. regl günümden 2 gün önce hamile kalmışım. o yüzden kan testinde çıkmamış falan filan.

şimdi yalan söyleyemem ilk bi çok mutlu oluyorsunuz. koşa koşa doktora gitmek istiyorsunuz . 3 haftalık dediler hayatım gayet güzeldi. bir şey anlamıyordum ama hamileydim. ta ki 5. haftaya gelene kadar.

ilk bir gün mideniz bulanınca o dizilerdeki gibi lavobaya falan koşuyorsunuz pek bi tatlı oluyor. ama şimdi bunu 24 ile çarpın. bu anlatılmaz yaşanır, öyle bildiğiniz mide bulantısı da değil. 7/24 her saat her dakika, uyurken bile insanın midesi bulanır mı ya?(gizlinot: bu bahsettiğim durum kadınların %20 sinde falan oluyormuş, bulantısız hamilelik geçiren insanlar var inanabiliyor musunuz?)

sabah, öğle, akşam ve gece kusma mesaisi. ve bu bitmek bilmeyen işkence haftalar sürebiliyor. yemek falan yok zaten. güya hamilelikte canım her şeyi isteyecekti?

sonuç olarak bunun zamandan başka çaresi yok. geçmesini bekleyeceksin yani. 15. haftada artık her gün sadece sabahları olup geçen daha katlanılabilir bir şeye dönüştü.

oranın buranın ağrıması, koşamamak, atlayıp zıplayamamak, hareketlerdeki çevikliği kaybetmek benim başıma gelen diğer küçük şeyler. 3.5 ayda verilen 2 kilo. birkaç defa da hastanede serum almak. (serumla beraber hayatın 12 saatliğine de olsa güzelleşmesi (gizlinot: swh))

6. haftada kalp atışı görüldü ve duyuldu ultrasonda, nokta gibi bişey. bana mucizevi duygular yaşatmadı açıkçası.

8. haftada elini, kolunu oynatırken gördük, sadece ilginç geldi.

12. haftada aynı bir bebeğe benziyordu, hala içimde olduğuna pek inanmıyorum ama hoşuma gitti.

haftaya doktor cinsiyetini söyleyecekmiş. belki o zaman şu annelik duygusu gelir. ama yine de karnıyla bebek taklidi yaparak konuşan biri olamayacağımı biliyorum, anaç değilim, yapacak bir şey yok.

henüz tam bir bağ kuramadığımı düşünsem de tabiki içimde benden beslenen küçük canlıyı seviyorum. şimdilik durum bu.

Edit: 22. Haftadan durum güncellemesi yapayım. Bebeğimin cinsiyeti kız, 16. Hafta son kez kustum ve bitti. Tamamen iyileştim mide bulantısız bir hayat gerçekten nimet. Kilo almaya başladım bu bazen can sıkıcı olabiliyor yani vücudunun bu yeni haline alışmak... Ama bebeğin hareketlerini hissettiğimden beri hayat çok güzel oldu. Bu haftalar iyiyim, mide bulantısından kendine gelemeyen herkese sesleniyorum, direnin arkadaşlar bitecek :) herkesin bebekle bağ kurduğu bir zaman oluyor diyorlardı. Kiminin öğrendiğinde, kiminin kalp atışı duyduğunda, kiminin doğduğunda falan.. benimki hareketlerini hissedince oldu. 

30. hafta editi: bebek eşyalarıyla, hazırlıklarla kafayı yemiş durumdayım. her şey için çok fazla heyecan duyuyorum. hormonlar beni ele geçirdi. 9 kilo aldım kendimi çok çok büyük hissediyorum. çatlak henüz oluşmadı. hamileliğe adapte oldum, hatta süreçten keyif alıyorum. ama vücudum için endişelenmiyorum değil. (gizlinot: cinsellik bitti gibi bişey :()

Doğumdan önceki son edit: 38. Haftadayım. 13 gün var normal şartlarda. Sonu çok zor, sabrım da kalmadı. Toplam 13 kilo aldım. Yatıp kalkmak işkence, uykusuzluk çok fena. Hadi az kaldı diye kendimi motive etmeye çalışıyorum. Bu son günlerde aklımdaki tek şey hadi doğsun ve bitsin artık. Doğumdan da korkmuyorum şimdilik. Umarım sağlıkla gelir. 

Son güncelleme: 2 ay önce çok tatlı bir kızım oldu süslüler. Çok minnoş, çok sevimli geliyor bana. Kargaya yavrusu kuzgun görünürmüş ondan mı acaba :)

Yazının başında insanlıktan çıkma hali demişim, düzelteyim asıl doğunca insanlıktan çıkılıyormuş :) ama çok tatlı yahu, değdi o mide bulantılarına. 

25 mayıs 2018 09:16 10 ocak 19:12