sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (72)
    • medya (3)

    72. Sınav bitsin yine kollarına atacağım kendimi. Çok özledim seni.

    22 haziran 16:27 22 haziran 16:27

    71. Efsanevi atmosferi olan güzel kitap ve film serisi.Burdan sonra yazdıklarım spoiler içerir.İlk 3 kitap ve filmi müthiş giderken son filmde hayal kırıklığı oldu aslında biraz.Harry Potter efsanevi bir büyücü sonuçta o kadar savaş veriyor falan Ron'un kardeşiyle evlenmesi falan çok basite kaçılmış olmamış gibiydi bence tüm sorunu Hermione sayesinde çözüyor sanki onunla olması daha doğruydu bilemiyorum süslüler.Onun dışında Dobby karakterinin fedakarlığı aklıma geliyor bu seride ve hüzünleniyorum.(gizlinot: Çok delikanlı karakterdi dobby)Bu seriyle ilgili yazılacak çok şey var tek tek yazsam sayfalar sürer.Bu başlık seriyi baştan bir daha izlememi sağlayacak :)

    22 haziran 02:29

    70. Harry potter kitaplarını tekrar tekrar okuyarak büyümüş, 30 yaşında hala telefonunda pdf olarak taşıyıp açıp açıp  okuyan bir azılı bir potterhead’im. Ama Harry potter, sana iki çift lafım var. Burası spoilerli serzenişler içerir. Sen çok pinti bir insansın harry. Bir gringotts kasası dolusu altının var, okulda ekmek elden su gölden yaşarken bitiremeyeceğin kadar çok.  Sırlar odasında ronun asası kırıldı, o kadar çile çekti. Babasının parası yok biliyorsun. Bir asa alıvermedin rona. Can yoldaşım diyorsun, en kıymetlim diyorsun ama ateş kadehinde noel balosunda yeni cüppe alamadığı için teyzesinin fırfırlı cüppesini ağlaya ağlaya giymesine müsade ettin. Kendine cakalı cakalı cüppe alırken, rona da alıvermedin bari noel hediyesi diye alsaydın. Her yaz ronların evinde yiyip içmesini biliyorsun ama. Bir de o dobbycik sana noel hediyesi çorap örmüş, ne güzel paket de yapmış getirmiş. Sen hiç düşünmemiş bir şey almamışsın garibime, bir de “ben de sana hediye aldım” deyip en çirkin en eski püskü vernon enişteden kalma çorapları kakaladın saf kalpli dobbye. Bari yeni güzel çoraplarından verseydin niye yamrı yumru çöpe atmalık haldeki çorapları veriyorsun? O üçbüyücüden kazandığın parayı ikizlere vermene baya şaşırdım bu pintilikle. Ama zaten zavallı cedric ölmeseydi sen o parayı da cukkaya atardın allahın pintisi. İçine sinmedi de verdin biliyorum.

    22 haziran 01:39 22 haziran 01:46

    69. Hayatımda ilk kez izliyorum 4.filmdeyim. Büyülenmiş bir şekilde izliyorum, bambaşka bir dünya içine atlayasım var.çok güzel,neden bu kadar geç kalmışım acaba?

    15 mayıs 21:14

    68. Müdavimlerinin zorluda yapılan harry potter in concert serisini kaçırmamasını öneririm. Canlı orkestra eşliğinde dev perdede filmleri izlemek muazzam oluyor. Biletix den takip edebilirsiniz gösterim tarihlerini.

    19 mart 22:18

    67. Kanımca türkçe çevirisi muhteşem yaratıcı olan kitaplardır. Özellikle de kullanılan bazı kelimelerin uydurma kelimeler olduğunu düşünürseniz. Mesela erised mirror. Erised desire kelimesinin tersten okunuşu. Aynı şekilde türkçe’ye kelid aynası diye çevirilmiş. Kelid kelimesi ise dilek kelimesinin tersten okunuşu. Parselmouth çatalağız diye çevrilmiş. Dementor ruh emici diye. Pensieve düşünseli diye. Boggart böcürt diye. Leaky cauldron çatlak kazan diye. Legilimency  zihnefend, occlumency zihnebend diye. Şu terimler inanılmaz yaratıcı terimler. Bunlar gibi bir sürü terim var ve her biri çok yaratıcı bir şekilde çevrilmiş. Çevirinin bu kadar yaratıcı olması benim kitapları çok sevmemi sağladı. Kötü bir çeviride şimdi aldığım zevki alabileceğimi hiç sanmıyorum. Sırf bu yüzden sevin okyay ve kutlukhan kutlu’ya her zaman minnettar kalacağım. 

    19 mart 15:04

    66. Bana okumayı sevdirdiği için sonsuza kadar minnettar kalacağım kitap serisi. Seriyi baştan sona en az 5 kez okumuş olmalıyım, filmlerini kaç kez izlediğimi ise Allah bilir. Çocukluğum, gençliğim, bugünüm kendisiyle geçti ve geçecek. Çocuğum olursa bir gün kendisine alacağım ilk şey serinin güzel bir basımı olacak. Belki serinin filmleri yeniden çekildiği vakit elinden tutup birlikte filmlerine gideceğiz. Kim bilir, şimdilik yalnızca umabilirim.

    19 mart 13:19

    65. her filmi kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum. her izlediğimde farklı sorular soruyorum. en sevdiğim serisi azkaban tutsağı. ve ayrıca severus sen nasıl harika bir adamsındır. o kadar bağlıyım ki .sorularım içinde tüm seriyi alıp okuyacağım.lupin ve wesley in nasıl öldüklerini o çarpışmalarını bilmek istiyorum. filmde yer vermemeleri de hoş değil. çocuk filmi ergen filmi gibi söylemlerede aldırış etmiyorum.

    19 mart 12:52

    64. J. K. Rowling tarafından yaratılmış harika bir evren. İlk üç kitabını küçükken okumuştum ama sonra devam edemedim. Yeniden alıp baştan başlamak istiyorum. Filmleri hakkında konuşmak gerekirse en sevdiğim sırlar odasıydı. Hala da canım harry potter izlemek istediğinde açar sırlar odasını izlerim. Azkaban tutsağı da ikinci favorim. Kitap filme çok iyi yansıtılmış. Bu arada filmdeki harry karakterinden hoşlanmıyorum, diğer kitapları okusam belki fikrim değişirdi bilemiyorum ama ilk üç kitaba göre filme tam olarak yansıtılamadığını düşünüyorum. Son olarak söylemek istediğim rowling’in artık serinin peşini bırakması gerektiği. Sürekli birşeyler açıklıyor. Tadı kaçtı artık.

    19 mart 12:08 19 mart 12:09

    63. öncelikle benim için bir "film serisi" değil, "kitap serisi"dir. neredeyse kitaplarını ezberleyerek büyümüş biri olarak filmlerini (özellikle 4 ve sonrasını) beğenmiyorum. hatta en başından beri oyuncuların performanslarını biraz yapmacık bulmuşumdur. gerçi benim uyarlama filmleri beğenememe gibi bir huyum da var, orası ayrı (nadir istisnalardan biri yüzüklerin efendisi filmleridir).

    kitapları ise bambaşka bir dünyaya bakan pencerelerdir benim için. ne zaman canım sıkılsa, kötü hissetsem, veya biraz eğlence için bile olsa, elim gider çoğunlukla. geçen aralık ayında bu sefer ingilizcelerini alıp tekrar okumaya başladım. türkçesinin de, ingilizcesinin de çok akıcı bir dili var, ki burada çevirmenleri de ayrıca kutlamak gerek.

    en favori kitabım ise üçüncü kitap olan azkaban tutsağı'dır. dördüncü kitap ile birlikte her şey daha karanlık bir havaya bürünüyor ancak üçüncü kitaptaki çocuksuluk, masumiyet her zaman beni büyülemiştir.

    tabii bu seri ile ilgili derin analizler de yapılmış; internette bazı yorumlarda gözüme takıldığı kadarıyla ev cücelerinin köleliği ve büyücülerin gringotts bankası için yağmacılık yapması gibi olumsuzlukların sanki normalmiş/özendiriliyormuş gibi gösterildiğini belirtmişlerdi. biraz daha derinlemesine incelemek gerek, bayağı ilginç analizler varmış gibi duruyor.

    18 mart 16:57