girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (34)
  • medya (1)

34. zamanla oluşabilecek bir sevgi türü. benim annem bundan 4 sene evvelinde eline kuş hariç hiçbir hayvan almamışken ve hepsinden nefret ederken şimdi 3 yaşında bir kedisi var.

kucağına verdiler yavruyken ve bir daha da bırakmadı. oysa zamanında ne kadar karşı çıkardı, nasıl korkardı, huylanırdı. hiçbir negatiflik kalmadı artık o biz neysek kedimiz de o.

sadece kendi kedimizi de değil dışarıdaki hayvanları da seviyor. gözlerimle görmesem inanmazdım o sevgisini.

bir de aksi halde düşünen var. eve misafir gelince kedimizi bir yere kapatmamızı talep edenler... tam aksine o misafiri bir odaya kapatıyoruz. ne demek efendim kediyi kapat? o evin bir adamı yahu.

hele bir de bazen kedimiz diyelim ki 50 metre yakınından geçti, bu gelen kişi bağırıyor. sonra kedi kaçıyor. "tamam ben iyiyim, yok bir şey" diyor misafir de. sen iyisin zaten sana bir şey olmaz da o bağırış çağırışların kedinin strese girmesine sebep oluyor, orada endişelendiğimiz sen değilsin ki kedimiz, diyemiyoruz.

benim aile üyelerine karşı bakışım çok değişti kedimiz eve geldikten sonra. küçükken kediyi kuyruğundan tutup salladığını ve eğlendiklerini gülerek anlatan kuzenler, yoldaki kedileri tekmelediğini gözlerimizle gördüklerimiz, hepsine mesafe koydum.

hayvana şevkatle yaklaşmayan adamdan korkuyorum.

1 nisan 17:03

33. Çocuk sevgisiyle çok benzerlermiş gibi geliyor bana. Çocuğum olmadığından bilemem tabi annemden yola çıkarak bunu çıkardım, bir on yıl kadar sonra çocuğum olursa editlerim(gizlinot: swh)

1 nisan 02:29

32. Tüm insanlardan daha değerli,daha anlamlı. Onlara kendimi feda ederim ancak insanlara gram güvenmem. Canlarım iyi ki varlar.

1 nisan 00:49


31. Herkes bir hayvana yaklaşmak, kucağına almak zorunda değil. Hayvanlarla rahat iletişim kuranlar için şaşırtıcı olsa da gerçekten çok fazla da korkan var. Örneğin annem.

Yıllarca nerede hayvan görürse kaçtı. Bir yere gidersek sürekli ayağını kaldırdı. Hayvanı tutsanız dahi dokunamaz. Huylandigini söyler. Bazen anneme kızıyorum küçükken bizi böyle yetiştirdi diye. Sonra düşünüyorum. Evet korktu ama her zaman kapımızın önüne su da koydu. Soğukta bir hayvana başkasından yardım alarak yuva da yaptı. Yemek de verdi.

Kendi açımdan düşünüyorum. Evet kediden korkmasam da köpekten korkuyorum ama yanımda köpek maması taşıdığım oluyor bir köpek görürsem başkasına şunu verebilir misiniz ? diyorum. Mahallemizdeki köpekler saldırgan değil. Bende ne kadar korkarsam korkayayım sanki onu görünce yolumu degistirirsem üzulecegini düşünerek yolumu değiştirmeden kalbim ata ata yanından geçiyorum. Kedilerle aram daha iyi. Zaten eve dönerken kedi sevmişsem kapıdan girerken yüzümde gülücük eksik olmuyor.

Evde de muhabbet kuşu besliyorum. Sizi gördüğünde heyecanlanan, verdiğiniz tepkiye cevap veren bir "canlının" evde olması büyük nimet.

Buraya kadar kendimi övmüş gibi olabilirim. Aslinda yaptıklarımda çok da bir şey yok. Fakat insan arabanın arkasına köpeği bağlayan, ciğeri patlayana kadar koşturan "tipleri" görünce bence kendiyle gurur duymalı.

Hayvan sevmeyen bana göre de kimseyi sevemez. Başını okşamak zorunda değilsiniz. Ama zararsız ve size gücü yetmeyecek bir hayvana zarar vermek, canını acıtmak ne demek ? Bana göre insana yapılandan bir farkı yok.

31 mart 23:13

30. Aileden geldiğini düşünenlerdenim bende. 

Annem mesela hayvanları sever ama bana hiç hayvan sevgisi aşılamamış.

Keşke annem bana hayvan sevgisi de öğretseymiş.

mesela köpeklerden korkmamam gerektiğini kedilerin minnoş hayvanlar olduğunu vs. 

Bunların çoğunu ben daha yeni yeni farkettim diyebilirim. 

Köpeklerden hala korkuyorum malesef:( 

31 mart 22:52

29. İnsanı olgunlaştıran ve kendini fark ettiren bir sevgi. Özellikle bir hayvan sahiplenildiğinde daha da iyi anlaşıldığını düşünüyorum. Çocuk sahibi olmak gibi fakat hiç büyümeyen bir çocuk. Sahiplenirken de çok iyi düşünmek ve uzun yıllar hayvan bakan insanlarla konuşulması gerekiyor. Bahsettiğim sadece kedi veya köpek de değil. Bir inek veya keçi sahibi olmak da buna dahil. Bütün hayatınızı onlara odaklı yaşıyorsunuz, bazen birçok şeyden vazgeçmek zorunda kalıyorsunuz fakat karşılığında hissettikleriniz bir kıyafetin, bir çantanın, bir rujun verdiği mutluluk gibi değil. bambaşka, tarifsiz bir duygu. Köpek sahibi olan biri olarak çok küçük bir örnek vererek bitireyim. Ağladığımda gözyaşlarımı yalayıp beni mutlu etmek için çırpınan başka hiçbir canlı yok hayatımda. 

31 mart 17:12

28. her şeyde olduğu gibi hayvan sevgisinin de ucu aileye dokunuyor. sokakta gördüğü kediyi, köpeği, kuşu korkutup kaçırarak övünen bir çocuğa bu yaptığının yanlış olduğunu anlatmayan, anlatmadığı gibi "aferin sana" diyen, hayvanların yanına "aman ısırır" "aman hastalık kaparsın" diyerek çocuklarını yaklaştırmayan her evebeyn hayvanlara karşı son zamanlarda gittikçe artan zulümlerden sorumlu.

nasıl araba kullanmak için ehliyet alıyoruz, çocuk yapmak için de ehliyet vs almamız lazım. akli dengesi, yaşam biçimi, eğitim durumu(gizlinot: bu bazılarının işine gelmez ama) yeterli olmayan insanlar çocuk yapmamalı. birkaç yıl sonra ucu sokaktaki hayvana, okulundaki yaşıtlarına, öğretmenine, komşusuna, bazen bir aileye dokunuyor çünkü.

31 mart 17:05


27. 10 yaşındaki yeğenimin annesinin whatsapp durumunda belli ettiğidir.

"Hayvan sevmeyenle işim olmaz!" :)

26 mart 08:07

26. Sahip olduğum en güzel duygum ve sonsuz merhamet noktam. Beni ben yapan en önemlisi beni insan yapan içgüdüm. Kendimi bildim bileli hep hayvan beslemişimdir. Ailem evde hayvan istememesine rağmen küçüklüğümden beridir ısrar kıyamet eve her türlü minik dostlarımızdan aldım hatta aileme bile sevdirdim. Şuan Canımdan çok sevdiğim altı papağanım iki köpeğim var. Geçenlerde bir papağanımı kaybettim, ismi fındık. Gördüğüm en sevgi dolu hayvandı ve ben haftalardır yas tutuyorum. Unutmaya çalışmıyorum çünkü neden unutayım ? O benim bir parçamdı ve benim kalbimin bir noktasına dokundu. Bebekken aldım onu henüz tüyleri bile çıkmamıştı, gözleri görmüyordu.  işte o hayvan sevgisiyle elli gün elimde besledim. Bir evladım eksildi mesela şuan, evim bomboş kaldı. Bana kalırsa süslüler, hayatımızı renklendiren güzelleştiren o boşlukları dolduran hayvanlara ne kadar hayvan sevgisi göstersek az.

26 mart 04:44

25. Evimizin önüne 5 litrelik su şişelerinden mamalık ve suluk yaptım. Kediler de yiyor, köpekler de yiyor hatta kuşlar bile yiyor. Her sabah mama ve su kabını doldurmak için binanın dışına çıkıyorum ve "pisi pisi" dediğim an oldukları yerden çıkıp bana doğru koşan 10 tane minik can görüyorum. Yanakları sallana sallana, gözleri parlaya parlaya geliyorlar. Hemen yemek yemeye koyuluyorlar ben de onları izliyorum. Yemeğini bitirip sırasını devreden gelip bacağıma sürünüyor ve yüzüme bakıp miyavlıyor ya ben o gözlerde ki mutluluğu ve güveni görüyorum ya varsın dünya yansın. Beni görünce kuyruğunu mutluluktan sağa sola sallayan köpeklerimi de minik pisilerimi de çok seviyorum. 

25 mart 14:21