yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1)
    • medya (0)

    1. 1981 yapımı bir şerif gören filmi. hülya koçyiğit, tarık akan ve cihan ünal başrolleri paylaşmış. o yıllarda zor dönemlerden geçen tarık akan'ın ters köşe bir rolde karşımıza çıktığı ve başarılı oyunculuğunu seyredebildiğimiz filmlerden biri. filmin afişinde ''bütün kadınlar bu filmi görünüz'' yazıyor. koçyiğit'in canlandırdığı yıldız, yalnızca zengin bir adamın aklı havada kızı olmak istememekte, 'herhangi bir kadın' olmak istemektedir. bunun için evden ayrılır ve kendi başına bir yaşam kurmaya, hayatı öğrenmeye çalışır.

    ---spoiler---

    cihan ünal'ın canlandırdığı murat karakterini itici buldum. murat, genç bir işadamı ancak annesinin söylemlerinden de anladığımız üzere el bebek gül bebek büyüdüğü için çok çocuksu, azimli biri, tamam ama fabrikada yaptığı konuşmalar ted konuşması havasında. yıldız'la edebi edebi konuşmaları... hoş ama bir yerden sonra yoruyor. tarık akan'ın canlandırdığı cemal de büyük şehire çalışmaya gelen, bazı yönleriyle ilkel (gizlinot: ortada fol yok yumurta yokken yıldız'ı sahiplenip murat'ı tehdit etmesi, yıldız'ın onu sevdiğini sanması ve onu kaçırması) ve saf biri. ikisi de yıldız'ı görür görmez ona vuruluyor, ikisinin de aşkı saplantılı ve tuhaf ama murat'ın artısı düzgün bir şekilde iletişim kurabilmesi ve üst tabakaya mensup olması oluyor. filmin sorguladığı ana konu da bu aslında. yıldız gerçekten herhangi bir kadın olabilecek mi, gerçekten halkın arasına karışabilir mi, birbirine bu kadar zıt iki adamdan hangisini seçecek? (gizlinot: cevap en başından belli ancak bu durum seyirciye sorgulama yapma imkanı sunuyor.)

    cemal, kafasında kurduğu aşk ve arkadaşlarının gazlamaları sonucunda yıldız'ı kaçırıyor çünkü onun yetiştiği çevreye göre doğru olan bu ancak şükürler olsun gerçekleri anlayınca yoluna gidiyor. (gizlinot: çehov'un tüfeği oyun sonunda patlamıyor yani, ondan korktum.) eğitimli taraf olan murat, cemal'in usulüne uyuyor ve yıldız'ı kurtarmak için cemal'le güreşiyor, iki taraf da sevdikleri kadını kurtarmak söz konusu olunca kendini kanıtlamaya çalışıyor ve en temel dürtüleri açığa çıkıyor. kadın, tüfeği eline alana dek kimsenin dikkatini çekemiyor, sesini duyuramıyor.

    uzun zamandır izlediğim filmler içinde en heyecanlandığım filmlerden biri oldu. (komedi filmi değil tabii ki ama trajikomik durumlar sebebiyle) hem çok güldüm hem de çok gerildim. kanımca bir film bunu yapabiliyorsa başarılıdır.

    youtube'ta yorum olarak yazacaktım ama vazgeçtim, yazdığım yorumu buraya kopyalayayım bari (yıldız'ın cemal'e ümit verdiğini söyleyen bir yoruma cevaben): Ümit vermek çok göreceli bir kavram, lütfen bu durumu bilinçsizce de olsa romantize etmeyelim. Cemal kötü kalpli biri değil, orası muhakkak ancak kaçırma olayı doğru değildi. Yıldız onu sevdiğini söylemedi, her zaman abisi olarak gördüğünü söyledi. Eve gelen komşu kadına, çevresindeki diğer insanlara nasıl davrandıysa Cemal'e de öyle iyi davrandı. her iyi davrandığımız kişiye ümit mi vermiş oluyoruz? (gizlinot: Murat, Yıldız'ı uyardı ama film boyunca Yıldız'ın da saf bir kişiliği olduğunu görüyoruz. Hadi bu olayda dediğiniz gibi salağa yattı diyelim, babası ''Murat seni kullanıyor'' dediğinde sorgusuz sualsiz gözü dönüyor.)

    ---spoiler---

    7 nisan 18:07 7 nisan 18:45