yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (33)
    • medya (0)

    33. Yeni bir ilişki yaşamamak.

    16 ağustos 01:11

    32. matthew hussey videolarında duyduğum şu sözler:

    "ayrıldıktan sonra çektiğiniz acı o kişinin 'doğru kişi' olduğu anlamına gelmiyor. duyduğunuz acının sebebi size ait olan (en azından öyle düşündüğünüz) bir şeyi kaybetmeniz ve belki de hala o kişiyi beğeniyor, onu önemsiyor olmanız. ama bunların hiçbiri onun 'doğru insan' olduğu anlamına gelmiyor."

    "eğer bitiren karşı tarafsa sizin birlikte inşa ettiğiniz bir şeyi yıktı ve onu tekrar düzeltmek sizin işiniz değil."

    "doğru insan o olsaydı bu kadar zor olmazdı"

    uzun süreli ilişkisi yeni bitmiş biri olarak benim en çok aklımda kalanlar ve yaşadığım ilişki doğrultusunda en çok hak verdiğim düşünceler bunlar oldu.

    15 ağustos 19:46 15 ağustos 22:30

    31. ah kızlar nasıl doluyum nasıl doluyum bi bilseniz. şimdi yabancı erkekle ilişki girdilerini okuyunca daha da doldum. ataerkil mi ataerkil, geleneksel mi geleneksel bir ailenin ilk şehzadesiyle evli olmam hasebiyle yurdumuzun cinsiyetci baskılarını iliklerine kadar hisseden bir kadın olarak farkettim ki ülkemiz kadınlarının evlenmek için çok az sebebi mevcut. çevremde de buna çok sık rastlar oldum. evlendikten sonra ben neden evlendim ki diyen kadın sayısı o kadar fazla ki. evlenirken kadına ekstra sorumluluklar yüklenirken erkeğinkiler azalıyor. bakın çok ilginç. sadece adalet isteseniz bile feministlikle "suç"lanıyorsunuz bir anda. öncelik, nezaket, ince düşünce falan değil. yalnızca adalet. bir çok şey kadını kadın yapan görevler haline gelmiş durumda. reddedince kadınlığınız sorgulanıyor. üstelik en çok da kadınlar tarafından. ya hu biz kadınlar olarak kendi cinsimizi yerin dibine sokmayı neden görev addetmişiz çözemiyorum. yemeği, evi, çocukları geçtim. bunlar zaten asli görevler eyvallah. ama hayatın içindeki tüm konforlar erkeklerin elinde. mesela iş yerinde her ailenin bir arabası var. dikkat ediyorum hepsinin aracı erkeğin hizmetinde. bir araca sahip olup da bunu kadına tahsis eden bir hane yok. o araç erkektedir ve gerekirse kadın eve, işe vb yerlere bırakılır. çünkü kadın edilgendir. kadının aracı alması için ikinci bir araç olması gerek evde. bunu sorduğumda en çok kadınlar böyle olması gerekir manasında cümleler kuruyor. bu neden bi tek benim zoruma gidiyor. özellikle çalışan kadınların ailelerinde görüyorum ki erkeğin sorumluluğu olarak görülen maddi görevler bölüşülüyor. ama kadına yüklenen sorumluluklar bölüşülmüyor. şimdi kimse kalkıp benim eşim yardım eder demesin lütfen. yardımdan değil bölüşmekten bahsediyorum. gerçek bir bölüşüm. kadın milyon tane iş yapıp atom karınca gibi evde dönerken şehzademizin bir işin ucundan tutması bölüşmek olmuyor. çalışan bir kadının erkeğin maddi sorumluluğunu bölüşmeyi reddedip tüm parasını gönlünce yiyip bitirmesi nasıl ayıplanır değil mi? en başta ben kendimi ayıplarım. çünkü hayat müşterek. çünkü biz bi aileyiz. çünkü senin benim yok. eyvallah. bu kısımda şehzadeler bir anda modern erkek oluyor. hiç biri karısını kasada durdurup "hop napıyosun bu evin erkeği benim sok cüzdanı çantana" demiyor. ama iş kadının sorumluluklarına gelince hoooop bir anda ortaçağ. paşamız evin sorumluluklarını reddedince hiç de ayıplanmıyor. aksine daha erkek oluyor. ondan sonra vay efendim boşanmalar arttı. ya ne olacaktı? bu adaletsizlik ve erkeğe ihtiyaç duyulmayan sistem karşısıda valla boşanmalar az bile. eskiden kadın kan kusup kızılcık şerbeti demek zorundaydı nasıl boşansın. şimdi çok şükür mutsuz evlilikleri yürütmek zorunda olmayan güçlü kadınlar var. boşanmalar azalsın isteniyorsa lütfen parmaklar kadınları işaret etmesin artık. o hem hiç bi işe yaramayan hem de herşeyi çok bilen şehzadeler totolarını tahtlarından kaldırsınlar bir zahmet. boşanmaya nası geldim ben de anlamadım. ay çok dolmuşum gerçekten.

    15 ağustos 15:31 15 ağustos 15:42

    30. ilk en uzun ilişkisini yaşadığın kadar toy olmayacaksın hiçbir zaman.

    15 ağustos 14:47

    29. Taviz verilmemesi gerektiği.

    15 ağustos 08:19

    28. mümkünse yabancı erkeklerle ilişki deneyimleyin.

    15 ağustos 07:49

    27. -sarkastik tavırları affetmemek gerek.

    -insanın içindeki kaygı, şüphe, sıkıntı, acabalar gülümsemeyi örselemeye başlamışsa çok farklı kader olasılıkları varken saplanıp kalmamak gerek.

    -ben kendi adıma aldatmanın pişmanlığına inanmıyorum. pişmanlığını içinde yaşasın, gelip yalvarıyorsa, iradesizdir. yine aynı hataya düşme olasılığı vardır.

    -yine aldatılmışsanız asla ama asla kendinizde suç aramayın, ne kadar hatalı olursanız olun, aldatmak bir ceza değil fırsatçılıktır. ve sakın kendinizi aldatıldığınız kişilerle kıyaslamayın. karşı taraf, onu sizle kıyasladığı için değil, bu sahip olma hissi onun ilkel egosunu beslediği için bunu yaşamayı tercih etti. 

    -en ufak bir bencillik hissediyorsanız...... :)

    -ben kendi adıma kaba tavırları da affetmiyorum. Nazik olmak zor bir şey değil, bunu öğrenememişse üzgünüm...

    -sizinle küfürlü konuşmasına asla ama asla müsaade etmeyin, herkes haddini bilmeli, siz kimsenin askerlik arkadaşı değilsiniz.

    -seks konusunda kötüyse, sizi tatmin edemiyorsa da mazur görmek zorunda değilsiniz, tatmin edilmek en doğal hakkınız.

    -sırf sekste iyi diye ilişki sürdürmek ise acziyet.

    -kişisel temizliğine dikkat etmiyorsa büyük problem vardır. kişinin kendine, imajına, duruşuna, zerafetine, bakımına dikkat etmesi hem kendine hem çevresine olan saygısını gösterir. Salmış insanlar karadelik gibidirler.mücadele ruhları yitiktir, baştan yeniklerdir. kaybolurlar, dirayetsizseniz sizi de içlerine çekerler.

    -kimsenin aşırı alkol kokan nefesine, ve sigaradan sararmış dişlerine katlanmak zorunda değilsiniz. Erdem sahibi bir insan aşırı alkol ve sigaranın da oburluk olduğunu bilir.  

    -ilişkinizin ismi yoksa net olmayan çizgiler üzerinde yürüyorsunuzdur. bilmem buna değer mi? :)

     -birbirinizi seviyorsanız, birbiriniz için en iyisinizdir, abuk subuk şüphelerle özgüvensizliklerle, küçük çocuğun dal parçasıyla toprağı didiklediği gibi durduk yere bir şeyleri mahvetmeyin.

    -siz annenizin, babanızın, sevgili dostlarınızın biriciğisiniz. siz üzülürseniz onlar da çok üzülür. Öyle kaliteli seçimler yapın ki gurur duysunlar sizinle. sevdiklerinize karşı olan mahçubiyet inanılmaz ağır bir yük.

    -yaşı küçük süslülerim: erken aşk kumar gibidir. lütfen önce ilime, eğitime önem verin, ve ekolü olan sağlam okullar için çabalayın, önce bir duruşunuz olsun, aşkı bunun önüne asla koymayın. ufkunuzu yükseltebildiğiniz kadar yükseltin, bu dünyanın en çok bilge kadınlara ihtiyacı var bence, ilgilerinizin, yeteneklerinizin peşine düşün ve tavsiyem erken yaşta 'maslow piramidi' ile bir tanışın :)

    -ilişkisi olmayan süslülerim: aşka açık olun ama beklenti içinde olmayın. nasiptir, olacağı varsa siz çabalamadan, beklemeden oluverir :) aramaya gerek yok.

    kalbinizi ferah tutun, içten inanın, emin olun en temiz, en güzel şekilde çıkacak karşınıza.

    kendinizi üzdüğünüz sürece sadece güzel enerji alanınızı daraltır, önünüzü bulanıklaştırırsınız.

    ve ve ve ben her şeyin yolunda gitmesini, kişinin sakinliğine, kalbinin temizliğine, kendine olan saygısına ve kimse olmasa bile kendine yetebilirliğine bağlıyorum..

    herkese mutluluklar diliyorum :)

    15 ağustos 05:21 16 ağustos 17:01

    26. Size zamanını ayırmayan birine asla kendinizi harcatmayın.

    C. BUKOWSKİ

    15 ağustos 03:12

    25. 1. Güven olmadan ilişkiye başlama, güven vermeyen ilişkiye devam etme. karşındaki insanı iyice tanımadan ilişkiye başlama, karşındaki insanların ‘onun’ hakkındaki yorumları önemli değil, önemli olan senin onun hakkındaki yorumların.

    2. Karşındakinin seni ne kadar arzuladığına, beğendiğine bu kadar önem vermektense nasıl bir insan olduğunu ölç, tart. Ve senin kriterlerine ne kadar uyduğuna bu kadar kafayı takma, önemli olan insanlığı, kişiliği.

    3. Karşındaki insana değer verdiğini hissettir. O senin için 1 adım atıyorsa sen de ona 1 adım at, her şeyi ondan bekleyip üstünlük kurmaya çalışma.

    4. Aldatılma kelimesini bu kadar hayatına sokup sürekli bundan bahsetme, bu sadece seni ve ilişkini yorar. Yapacak insan her koşul ve şartta yapar,-yaptı da zaten- 

    5. Sorumsuz, çocuksu insanları hayatına alma.

    6. Hislerine güven. 

    7. İlişkiyi kendi kendine yaşama, karşındakini bastırma. Sana nasıl davranmasını istiyorsan sen de ona öyle davran.

    15 ağustos 02:44

    24. -karşımdaki erkeğe izin vermek. kendi işimi kendim gormeye alışık biriyim. fazlaca yıpratsa da yardım talep etmem. arkaşadlarım bu duruma mecburen alıştı ama hayatıma giren erkekler alışamıyor. en son ayrıldığım ilişkimde 'hayatında bana da yer verseydin belki yardım ederdim ve bu halde olmazdık' demişti.

    - ilk evrede cok ilgilenmiycem. kendilerini vazgecilmez sanıyorlar ve fena salıyorlar.

    - tadımız kacmasın diye herseye he he derseniz bir zaman sonra alışırlar ve yapmadığınızda siz suclu oluyorsunuz.

    15 ağustos 01:45