sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (26)
    • medya (0)

    26. İlk aşk , ilk el ele tutuşma , ilk sarılma , ilk öpücük , görünce heyecanlanma yapmam dediğin ne varsa yapma ve nefrette en üst nokta bence benim ilk aşkım çok yanlıştı.

    28 mayıs 22:16

    25. İlkin günahı olmaz. Siftahtır başka da bir anlam yükleyemiyorum üzgünüm

    10 şubat 19:06

    24. Ben bazen bu ilk aşk,insan bir kere aşık olur,aforizmalarını anlamıyorum. Çocukluk aşkım vardı bi tane 5. Sınıfta ilk el ele tutuştuğum,yanağından öperken utandığım erkek odur mesela. Masumcaydı ama çok tatlıydı anılarımız,birbirimize tost ısmarlamalarımız falan. Lisede bi çocuğu platonik sevdim 1 yıl boyunca,en son aşkımdan geberiyorum sanıp açıldım, başkasını seviyorum dedi, güzel acımı çektim gitti. 1 yıl önce mezun senemde bi çocuktan hoşlandım konuşuyoduk falan derken baktım yine coşuyorum ben önce davranıp açıldım ona da, 7 ay sevgili olduk, benim için özel şeyler yaşadım gayet,aşıktım sanırım ona,neyse bu da bitti. Ve ben yine aşık olabilirim gibi geliyor hala. Bilmiyorum ben mi çok yüzeysel bi insanım ama vücutta çeşitli hormonların parti yapmasıyla meydana gelen bişey sonuçta bu aşk. Evet uçuyoruz mutluluktan, şapşallaşıyoruz, ayrılınca dünya başımıza yıkılmış gibi oluyoruz ama geçiyor bi sekilde ve farklı insanlarda bunu deneyimlemeye devam ediyoruz. Çok anlam yüklemeyince bu kavrama, daha az kendimi yıprattığımı farkettim.

    27 ocak 23:08

    23. Hiç aşık olmadan önce bunun acayip kutsal bir şey olduğunu düşünürdüm. İlk aşkımdan ayrılalı 1 sene falan oluyor. İlkmiş 5. Ymiş sonuncuymuş bir anlamı yok bence. O kişi sizin için özel falan da olmuyor. Toyluğunuzu atıyorsunuz, çokça şey öğreniyorsunuz o kadar. Hiçbir şeye bu kadar anlam yüklememek lazım.

    27 ocak 22:51

    22. Bir süredir bu konu üzerine yazmak istiyordum. İlk Aşktan da ziyade ilk ciddi ilişki hakkında. Senelerdir gözlemlediğim şey, kendiminki de dahil tanıdığım, tanıştığım neredeyse her kadının ilk aşık oldukları ciddi ilişkilerinin travmatik birer deneyim olduğu. Kızın yaşı, çocuğun yaşı farketmiyor, hepsi aynı süreçten geçiyor. Kızın ilişkiye dair hiç bir şey bilmemesi, dinamiklerinin nasıl olduğunu yanlış anlaması, kendinden fazla taviz vermesi, sıkıştırılmayı, kısıtlanmayı normal zannetmesi, hatta sırf özgürlüğünü istiyor diye suçu kendinde bulması (bunda erkeğin kızı manipüle etmesinin payı var tabii), en sonunda kendi kişiliğini kaybedip çıldırması ve bir cinnet anında bu hastalıklı ilişkiye tekmeyi koyuvermesi, kapanış.

    Kabus gibi bir senem geçti benim. makyaja o dönem merak sardım. O kadar izole ve yalnızdım ki birileri benimle konuşuyormuş gibi hissetmek için açıp makyaj videoları izliyordum. Başka bir arkadaşımsa kendi durumunu bana "renkleri göremiyorum, sanki her yer gri" diye anlatmıştı. Hani ayrıldığımızın ilk haftası var ya, dışarı çıktığımda "gökyüzü ne güzelmiş" dedim. "ben bu gökyüzünü o kadar uzun zamandır görmemişim ki."

    Ben kendimin değerli olduğunu çok geç farkettim. Aslında o adamla var olmadığımı. Biz ayrıldığımızda twitter'da feminizm akımı yeni yeni yükseliyordu, hep oradan okuduklarımla "oha hakikaten çok doğru" diye diye aklımı başıma toplamaya başlamıştım nsjnsjns yııııl 2013 sonları. Ayrılmadan önce "biz birbirimizden başkasını bulamayız, çok ilahi bi duygu bu, adeta melekler katından inen bir lütuf, bu topraklar böyle sevda görmedi göremez" diyosun ya, o yalan işte. Buluyorsun daha iyisini. Çünkü bir daha kendinden taviz vermemeyi öğreniyorsun.

    Belki bunu okuyan biri şu anda böyle bir dönemden geçiyordur. Şunu bilmeni istiyorum, Yalnız değilsin, sen çok değerlisin, ve bunu asla unutma, unutturma.

    27 kasım 2017 00:34

    21. bu konuda derdim büyük süslüler!

    üçüncü sınıfta veya dördüncü sınıftayım işte çocukluk birbirimize sataşıyoruz, o benim saçımı çekiyor ben ona vuruyorum falan. nedense o yaşlarda sevgimizi öyle belli ederdik. ama hakikaten çok seviyordum. 9 10 yaşındaki çocuk ne anlar demeyin, anlıyor işte asıl o yaşlarda anlıyoruz. her tenefüs beraber gezerdik. böyle kara gözlü, tombik bir çocuktu. beşinci sınıfın başında ailesiyle ilgili bir sebepten dolayı okuldan ayrıldı. günlerce ağladığımı hatırlıyorum. sonra gel zaman git zaman yedinci sınıfta facebooktan ekleştik, sonra o facebookunu kapattı falan bizim yollarımız hiç kesişmedi.

    bir gün kadıköyde ilk okuldaki arkadaşlarımla buluştum, inanır mısınız normal bir şekilde oturuyorduk, konuşuyorduk falan birden arkadan bu çıkıp geldi. masada ben dahil herkes şok içinde. bir arkadaşımız çağırmış masadaki kimsenin haberi yok, o da çıkmış gelmiş. düşünün ben onuncu sınıftayım yaz ayındayız on birinci sınıfa geçeceğim yani o kadar sene geçmiş ki inanamadım. zayıflamış, epeycede bir yakışıklı olmuş. aklıma bir an o gidince o çocuk halimle ağlayışlarım geldi. içimden diyorum ki ALLAHIM NOLUUR SEVGİLİSİ OLMASIN. hani bu kadar sene sonra olsun lütfen. masada konuşuyorlar ama benim konuşulanlardan tek bir kelime anladığım yok. ağzım açık çocuğa bakıyorum. bir gülüşü vardı, yani allah affetsin insan olamaz dedim. sonra kadıköyden ayrıldık falan telefon numaralarımızı aldık ama konuşacak bahane yok. neyse kadıköye gelemeyen arkadaşlar için iki gün sonra tekrar buluştuk. tamamiyle kader bizi bir araya getirmeye çalışıyor neyse çok uzatmayayım.

    o günden sonra konuşmaya başladık. geceler geçti, günler geçti. sevdim, o da sevdi. böyle iki sene geçirdik, hani gerçekten sevgilim oldu. böyle lafın gelişi sevgili değil. sevmek, aşık olmak, kaybolmak, takılmak, tutsak olmak anlatabiliyor muyum bilmiyorum bütün fiilerim oldu. sevdim, çok sevdim. iki senenin sonunda olduramadık, neden diye sormayın inanın bende bilmiyorum. yapamadık ama keşke yapabilseydik. yeni ayrıldık sayılır. o benden ayrıldı ama ben ondan ayrılabildim mi bilmiyorum. şöyle düşünün gözlerinin içinde gezinirken kaybolmaktan korkmadığınız o gözler, gün geliyor size bir yabancı gibi bakıyor. sanırım ben ondan hala ayrılamamışım.

    yarın öbür gün bu yazıya denk gelirse, adımdan muhtemelen anlayacaktır. eğer okursa şayet onu çok sevdiğimi bilsin, itiraf edemediğim her şey bu satırlar arasında saklıdır. böyle güzel bir yaşanmışlığıda şarkıyla bitirmek lazım.

    Süslüler ve sen buraya kadar okuduysanız benim için ceylan ertemden esmer'i dinleyin.

    ah nasıl bir kalp ağrısı

    inşallah bulunur çaresi...

    8 ağustos 2017 00:16 8 ağustos 2017 01:08

    20. 3.sınıftaydım. o zamanlar çok çalışkan, gözde bir öğrenciyiz tabi. Sınıf başkanı falan olmuşum. Baya havalıyım anlayacağınız. (gizlinot: Asdffggkj) ama benim aşık olduğum çocuk benden kısa,esmer, sivilceli (evet o yaşta sivilcesi vardı çocuğun) biriydi ve ben gerçekten hoşlanıyordum ondan. O da benden hoşlanıyordu. Ama birbirimize hiç açıkça bunu söylemedik. Sonra aşk diye nitelendirebileceğim yoğun duygular beslediğim bir çocuk vardı. Bu sefer 6.sınıftayım. onun da benden hoşlandığı bariz belli. Sürekli bakışmalar, imalı hareketler. Ama hiçbir atağa geçmedi. Sonra noldu? En yakın arkadaşıma yazdı. İşte makus kaderim o zaman başladı. Hep bir başkasına tercih edilen oldum. Neyse işte yine de ilk aşklar güzeldir.

    7 ağustos 2017 22:28

    19. ilk askımla 5inci sınıfta tanıstım. ama 6ncı sınıfta ilk askım oldu kendisi:d aynı sınıftaydık okulda. yahu derste ne cok bakardim:d o da döner bakardı hep ama sonra baska bi arkadasımı cok sevdigini ögrendim... kücük yasta hayatın sillesini yedim bak yine:d  sonraları lisedeyken vs hep metroda görürdüm. yanıma gelirdi konusurduk. o zamanlar onu sevdigimden cok net haberdardı da hic caktırmıyodu:d  bazen hala aklıma gelir de o duygu, o his hic degismez... ne kadar saf bir sevgiymiş, ne kadar tatlı bir zamanmış meğer.  (gbkz: the first cut is the deepest )

    7 ağustos 2017 17:56

    18. Ay girdileri okudukça yazasım geldi.

    İlkokul 4te sınıf arkadaşımdı ilk aşkım.

    Ben başarılı bir çocuktum ilkokulda(gizlinot: Lisede bozduk tabi) ilk aşkımda öyleydi.sınıfımızın gözdelerinden sessiz sakin bir çocuktu.hem başarısından hem efendiliğinden etkilenmişim o yıllarda demek ki :)

    Gizliden gizliye çok severdim geceleri de dua ederdim allahım nolur o da beni sevsin diye.çokta iyi arkadaştık beraber çok eğlenirdik bana bugs bunny der sinir ederdi(gizlinot: Dişleklik var bende de) sonraları derste notlaşmaya başlamıştık :))

    Benim en yakın arkadaşım ve onun en yakın arkadaşı çöpün başına gider bizim birbirimize yazdığımız notları alıp verirlerdi ne masummuşuz.

    Öyle öyle aylar geçti 5.sınıfın sonunda bir gün beni okulun yan bahçesine çağırdı allahım deli gibi heyecanlandığımı hatırlıyorum.o gün bana seni seviyorum dedi ve ben dünyanın en mutlu kızıydım,aynı zamanda en hüzünlü çünkü bu olaydan 1 ay sonra babamın işi nedeniyle taşındık.

    Yıllar sonra lise 2de felan ilk kez sosyal medyayla tanışınca facebooktan eklemiştim o zamanda kısa bir süre konuşmuştuk o zamanlar bile beni heyecanlandırmayı başarmıştı ama tabi konuştuğumuzla kaldı.2 yıl sonrada uzun bir ilişkiye adım attım zaten mesele kapandı gitti.

    Umarım kendisine layık onu çok sevecek birini bulur ve çok mutlu olur yolu açık olsun :)

    7 ağustos 2017 15:08 7 ağustos 2017 20:15

    17. ilk aşkım benden yaşça baya büyüktü. Hatta arkadaşlarıma anlatmıştım da baya dalga geçmişlerdi falan sonra tabi aşık olduğum kişiye sana aşık diye söylediklerinde o da gelip bana sarılıp ' bende ona aşığım. ' diyip öpmüştü. Sanırım en mutlu olduğum andı o benim ya :) Tabi o zaman yaş 6-7 :))

    7 ağustos 2017 14:45

    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar