yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (5)
    • medya (0)

    5. Hangi başlığa yazsam bilemedim ama en uygun sanırım bu başlık olacak.

    Bir sürü güzel ve değerli tavsiye verilmiş. Ben de, sizi tanımayan ve size mesafeli bir köpeği nasıl kendinize alıştırırsınız ondan bahsedeyim. Biraz uzun olacak baştan söyleyeyim :)

    Ev arkadaşınız değişmiş olur köpeği vardır mesela, benim gibi sevgilinizin/eşinizin köpeği olur, alışmak istersiniz. Ben kendi deneyimimden bahsetmek istiyorum

    Sevgilimin köpeği, doğası gereği mesafeli bir köpek, yabancıları pek sevmiyor. sevgilime bile öyle aman aman sırnaşmıyor. Ben sevgilime çok sık gidiyorum. Her zaman birbirimizi görüyorduk. Ama ben genelde onları oynarken, sevgilim mamasını verirken izliyordum. En son artık alıştırmanın zamanı geldi diye dusunduk.

    Üç evre atlattık resmen. İlkinde, kesinlikle beni yok sayıyordu, gerçekten takmıyordu ve bana karşı çok temkinliydi. İlk başlarda mama verip ye kızım dediğimde sevgilime bakıyordu. Elini ver dediğimde yine sevgilime bakıyordu. Okşamak, sevmek falan zaten yoktu. Sevgilimle oyun oynarlarken bile beni kesiyordu yandan yandan, ne yapıyorum diye. (gizlinot: swh)

    Ben her gittiğimde ona yiyecek götürdüm. Ödül maması gibi. İlk seferler karşılıksız olarak, tamamen samimiyet kuralım diye veriyordum yiyeceği. Elini ver vs gibi komutlar olmadan. Sırtını okşadığımda bu kez gerilmiyordu ama çok sıkılıyordu, yüzünden anlaşılıyordu yani (gizlinot: teşekkürler kızım swh )

    Ama hala ben ye dememe rağmen mamasını yemiyordu. Ve biz ikimiz yalnız kalmıyorduk.

    Bu süreç böyle birkaç gün devam etti, ben her gün gittim ve her gün ona hosuna gidecek bir yiyecek verip tatlı tatlı konustum.ayaklarımı koklamasına izin verdim. (gizlinot: Tanımak için ayaklarını kokluyormuş ve o kokuyu unutmuyormuş)Yanımdan geçerken yine kokumu almasına izin verdim. Daha sonra artık gel zaman git zaman, bana elini ver dediğimde elini vermeye başladı. Ye kızım dediğimde sevgilime bakmadan sadece benim komutuma uymaya başladı. İkimiz yalnız kalmaya başladık. Sadece ikimizken yine verdiğim komutları tereddütsüz dinlemeye başladı. Kafasını bacaklarıma koymaya, yanıma gelmeye, sırnaşmaya başladı.

    Artık beni tamamen tanıdı ve benimsedi. ben gidiyorum dediğimde kapının köşesinden üzgün bir şekilde bakıyor canını yediğim.

    Biraz sabır işi gerçekten. Ama sonucuna değiyor.

    Zaten daha sırnaşık bir ırksa şayet köpek, o zaman işiniz Çok daha kolay olur. Ama ilk bir ısınamadıysa bile vazgeçmeyin. İçgüdüsel bir kalkanları oluyor sadece zamanla onu aşıyorsunuz. Aştığınız zaman da tamamen sizi benimsiyor ve unutmuyor.

    14 kasım 17:23 22 kasım 21:49

    4. bir komutu öğrenmeleri için ne kadar zaman gerektiğiyle ilgili istatistikler internette mevcut. poodle dışındaki küçük köpekler genelde aptaldır ve agresyon sorunu olur, zor eğitilir. terrier en agresyon sorunu olan salak ırktır. profesyonel hayatta hayvanın eğitimine ne kadar zaman ayırabileceğiniz belli. büyük köpeklerde de pitbull terrier istatistiksel olarak özellikle çocuklara gerçekleştiren saldırıların en büyük sorumlusu.

    apartmanda yaşıyorum küçük olsun diyecekseniz sadece poodle alın.

    cins olarak en güzel köpek cinsi border collie bence. terrier cinsleri dışında hepsinin giderleri var.

    16 haziran 2018 19:56

    3. öncelikle bunun çok ciddi düşünülmesi gereken bir konu olduğunu belirtmeliyim.

    sahiplenme başlığına geldiyseniz zaten satın almayı düşünmediğinizi kabul ederek konuya giriyorum.

    *hayatınıza bir köpek girmesi demek, 10-15 sene boyunca hiç büyümeyecek bir çocuğa sahip olmak demek. hayatınızı ona göre planlamak zorundasınız.en basiti günde iki kere yürüyüşe çıkması gerekiyor. bu da köpeğin büyüklüğüne göre 30 dakika - 1 saat arasında değişen bir zamanı sabah ve akşam ona ayırmanız gerektiği anlamına geliyor. tek başınıza yaşıyorsanız problem olabilir.tüm sorumluluk sizde olsa bile evde akşamlrı gecikeceğinizde sorumluluğu paylaşacağınız birinin olması çok yardımcı oluyor.

    *her ay düzenli bir gideri olduğunu unutmayın lütfen. mamasından, oyuncağına, şampuanına, uzun tüylü ırklar için kuaförüne kadar çeşitli giderleri var. karşılayabileceğinizden emin olmadan sahiplenmeyi tavsiye etmiyorum.

    *köpekler de insanlar gibi hasta oluyor. ciddi hastalıklar da çok fazla. yani kustuğu için gittiğiniz veterinerden 300-400 lira ödemiş olarak çıkabilirsiniz. bunlara hazırlıklı olun.

    *sahiplendiğimde kızım 2 yaşındaydı o nedenle bebek bakımı konusunda bir bilgim yok. ama bir süre tuvalet eğitimi olmayacağını kabullenerek bebek sahiplenin lütfen. sonradan her yere çişini yapıyor diyerek ondan vazgeçmeye kalkmayın.

    *eğitimi için zaman ayırmak gerektiğini unutmayın. genelde sokaktan ve ya başka bir sahipten gelen köpekler terk edildikleri için travmalı oluyorlar. sabırla her şeyin üstesinden gelinebiliyor. ama bütün bunlar emekle oluyor. benim kızım bana 2 senedir yaşadığı aileden geldi ve bir süre evde yalnız kaldığında, eğitimi olmasına rağmen çiş yapıyordu her yere. genel bir agresifliği de vardı. fakat birbirimize aıştıkça hepsi azalarak bitti. bu tip davranış bozukluklarına hazır olarak sokaktan bir can sahiplenin. unutmayın onların terk edilme korkuları oluyor.

    *lütfen ama lütfen çocuğunuz istiyor diye köpek sahiplenmeyin. çocuklar bir köpeğin sorumluluğunu alamaz. bakımı her şekilde sizin üzerinize kalacak. bunu bilincinde olun.

    *köpekler kadar karşılıksız seven canlı bulmak çok ama çok zor. siz eve geldiğinizide havalara uçan, zıplayan canlılar onlar. yaşadığınız müddetçe en iyi dostunuz olurlar. çok çabuk bağlanırlar. bu nedenle ölene kadar beraber olup, her zorluğa birlikte göğüs gerebileceğinizden emin değilseniz lütfen sahiplenmeyin. lütfen 2 gün bile olsa bir köpeği hayatınıza katmayın. çünkü bağlandıkları insan onları bıraktığında yaşadıkları mutsuzluğa inanamazsınız.

    *tüm bunlar dışında 2.5 yaşında bir maltese terrier kızım var ve hayatına bir dost katmayı düşünen süslüler, elimden geldiğince, bildiğim konularda sorularınızı yanıtlarım.

    16 haziran 2018 19:16 16 haziran 2018 19:37


    2. O senin çocuğun gibi, bekarsan ve yarın bir gün elin adamı/kadını gelip "Onu istemiyorum" deme ihtimalinin olmadığını yaz kenara. Ve sana muhtaç. Can dostu, kötü zamanında gözlerine bakıp iyileşince ormana yahut sokağa terk edebileceğin bir "şey" değil.

    Kısacası, kendini bırak ama onu bırakma. Yapamayacaksan da hiç bulaşma.

    15 kasım 2016 21:29

    1. çok uzun süredir köpeklerle haşır neşir olduğum için deneyimlerimi paylaşayım ben de. Yazı beklediğimden uzun oldu :d

    -ilk girdide bahsedildiği gibi onlar aileye dahil olan birer çocuk. asla büyümeyen çocuklar. bir bebeğiniz olduğunu ve hep aynı yaşta kalacağını düşünün. sürekli ilgi ve bakım gerektirir.

    -düzeniniz oturmadıysa ikinize de yazık olur. hele başka şehirde öğrenciyseniz ve okul bitince ailenizin yanına dönecekseniz pek tavsiye etmiyorum. anneler eve hayvan alma konusunda çekinceli davranabiliyorlar. ayrılmak zorunda kalırsanız güvenilir birine sahiplendirmeniz gerekir ki sahiplendirmek gerçekten çok hassas bir konu.

    -sabah-akşam gezdirmek için vakit ayırabilmelisiniz. işe-okula gidiyorsanız her sabah yarım saat daha erken uyanmanız gerekecek.

    -mamasına, veteriner masraflarına belirli bir bütçe ayırmanız gerekecek.

    -pet shoplardan satın aldığınız her canlının arkasında yatan "damızlık anneler" gibi bir gerçek mevcut. o çok sevilen pugların anneleri bir odaya kapatılıp doğurabildiği her an doğurtuluyor. verdiğiniz para annelerin mamaları hariç bu işi yapan insanların cebine giriyor ve hiçbirinin umrunda değil o hayvanların sağlığı veya psikolojisi.

    -barınaklarda veya sokaklarda kapış kapış aranan cins köpekler var fakat yavru olmadıkları için tercih edilmiyor. daha dün barınak ziyaretindeydim ve her yer golden retriever kaynıyordu. halbuki yetişkin köpeğin bakımı ve eğitimi daha kolaydır. yavru köpekler tatlı oldukları kadar ekstra zahmetlidirler.

    -pet shoplardan alınan köpeklerin agresif davranışlar gösterme eğilimi daha fazladır çünkü köpeğin karakteri yanlış hatırlamıyorsam ilk 2-5 hafta arası şekilleniyor. ama pet shop yavruları bu evreyi annelerinden ayrı geçirdikleri için daha agresif olabiliyorlar. hatta bir köpeğin ısırma eğiliminde olması bile bu evreyi anneden ayrı geçirdiğini gösterir. yavruyken oyun amaçlı annesini ısırmaya başladığında normalden fazla ısırırsa annesi buna tepki gösterir ve o şekilde ısırmaması gerektiğini anlar. ama bu dönemde anneden ayrı olursa ne derece ısırıp ısırmayacağını bilmediği için bu tarz sorunlar ortaya çıkabilir.

    -sağlık açısından da anne sütünü yeterince almazsa bir ton hastalıkla uğraşır ilerde (gençlik hastalığı gibi) bu yüzden kesinlikle pet shoplardan almayın ve mümkünse anne sütü alabilmiş bir yavru edinin.

    -isim koyma aşamasında çok uzun isimler tercih etmeyin ki alışabilsin. mesela benim köpeğimin ismi bono. öğrenmesi çok kolay oldu.

    -neyi yapıp yapmaması gerektiğini bir an önce öğretin. köpekler sizin söylediğinizi anlamaz ama ses tonunuzdan ne demek istediğini anlar. sert bir şekilde "hayır" diyip kızdığınızı belli ederseniz, ilerde hayır kelimesi yerine başka bir kelime söyleyip aynı tonda söylerseniz o yine kızdığınızı anlar yani.

    -sahiplendiğinizde aşılarını yaptırmayı unutmayın. gücünüz varsa çip taktırın, kaybolursa herhangi bir veteriner çipi okuttuğunda sizin bilgilerinize ulaşır.

    - dişi veya erkek olması farketmez, yaşı geldiğinde kısırlaştırılmasını düşünüyorum. illa çiftleştirmek isteyen varsa yaklaşık 8 yavrunun 10-15 yıl boyunca güvenilir bir yerde kalabileceğinden ve takibini yapabileceğinizden emin olmalısınız. kısırlaştırıldıkları takdirde örneğin erkek köpeklerde testis kanseri riskini ortadan kaldırırsınız ve yaklaşık 6-7 aylıkken yaptırırsanız karakteri daha yumuşak olur. o erkeklik duygusu oturursa bir kız uğruna evden de kaçabilir.

    ankara içinde şartları uygun olup köpek sahiplenmek veya herhangi bir konuda danışmak isteyenleri mesaj kutuma beklerim.

    hayvanları sevin, evinizin önüne artan yemeğinizi ve bir kap su koyun.

    sevgiler

    -

    14 kasım 2016 23:29