2221. İstanbul her gün benden daha çok alıyor. İnsanların kompleksleriyle dalga geçen, her zaman nasıl rahat ve mutlu hissedersem öyle olan bir insandım. Şekilcilikle hep dalga geçtim ama "dışarıya oynamamak" artık her gün daha çok tat kaçırıyor.
6 ay kadar önce evi büyüttük. Bir misafir odası istemesem de, yatılı bir misafir için salonu harcamak istemiyoruz ve en son katlanabilir bir yatak bulduk yataşta. Ucuz da bir şey 12k normal fiyatı, bir de şansımıza indirimde.
Eşim dedi ki illa showroom bulalım, yatak denemeden alınmaz mantıklı da geldi. Bu arada ikimiz de hafif salaş giyiniriz. Pazardan da giyeriz ama markaya para harcamaktan da çekinmeyiz. Bir de her mantıklı İstanbullu gibi bir yere giderken trafik ya da otopark sorununu kolaylaştıracaksa toplu taşıma kullanırız. Neyse gittik sorduk eve de yakın bir şubeye, görebilir miyiz diye, şöyle bir tipimizi süzdü üst kata çıkmak lazım vs dedi ve showroomun 2. Katına çıkarmadı bizi.
Vallahi normalde değilim de bu sefer biraz da parasındayım. Allahın hırtı, logo giymiyoruz tamam da eve gelince fark ettim, üzerimdeki sweat trde satılmıyor, markanın bazı muadil serileri de 20kdan başlıyor. İnsanların tipine göre hizmet vermeyi düşünüyorsan bari azıcık bilgin olsun. Ancak görgüsüz görgüsüz suratına logo mu çarpmak lazım yüzümüze bakılması için. Sırf inadına gittik başka şube bulduk. Mis gibi denedik. Ama ne yalan söyleyeyim, yürüyen billboard olmamaya bu kadar uğraşırken, baya bir zoruma gitti.
gattonero