sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (43)
  • medya (1)

43. Birkaç beslenme şeklini deneyerek kendim için en uygunu olduğunu düşündüğüm beslenme şeklidir. Bundan önce karatay ve karatay+if'i birlikte denedim. Ama ikisinde de sadece if yaptığım kadar başarılı olamadım.

Ayrıca spor+if ile de 16 kilo verdim.

Vücudumda gözlemlediğim en önemli şey belirli saatler arasında kendimi serbest bırakıp canımın istediğini yediğimde akşam saatlerinde hem açlık hissetmemem hem de canımın bir şey istememesi.

Benim aralıklarım öğlen 12- akşam 8. Bu saatler içerisinde fazla kaçırmadan pizza da hamburger de yedim. Kendime ödül vermek adına yaptığım buydu daha doğrusu. Ama cips, kek, çikolata gibi paketli ürünleri %95 oranında tüketmedim diyebiliriz.

Bundan sonra diyeti ya da sporu bıraksam bile bu beslenme şeklini bırakmayı düşünmüyorum. Vücuduma iyi geldiğini ve düzene soktuğunu düşünüyorum.

22 nisan 11:44

42. Niye yazları kendi kendime durduk yere 5 kilo veriyorum diye düşünüyordum hep. Ekstra bir spor falan da yapmam yazın, ama fix şekilde 5 kilo veririm (kışın geri alırım). Şimdi şöyle bir okudum da ben yazın farkında olmadan bunu yapıyormuşum.

Aile evine gidiyorum. Üşengeç bi insanım, kalkıp kendim bir şey yapmıyorum. Öğlene/akşama kadar aç takılıyorum (evde olduğum için ve enerjiye ihtiyaç duyduğum bir durum olmadığı için çok sorun olmuyor. Netflix n chill için bomba gibi olmama gerek yok sonuçta.) öğle saatlerinde bir şeyler atıştırıyorum ve akşam canım anam yemek yapınca onu yiyorum. Bu şekilde sadece mouse oynatarak efor harcadığım dönemde durduk yere 5 kilo veriyorum. Ben de sıcaktan buharlaşıyoz falan sanıyordum hep.

22 nisan 00:43

41. Bana en iyi geldiğini düşündüğüm beslenme biçimi. Kendimi en iyi ve vücudumu en mutlu bu şekilde hissediyorum. Belli kurallar, belli saatler içinde yapmıyorum. Her gün değişebiliyor şartlar çünkü. Çok hesaplı bir şekilde gidince insan kapana kısılmış hissediyor ve daha çok bozası geliyor. Onun yerine uyanınca hemen acıkmam zaten bir kaç saat geçince acıkınca kahvaltımı yapıyorum. Akşam yemeğini de kaçta yediysem ondan sonra bir şey yememeye dikkat ediyorum. Böylelikle hem gece yatarken şiş yatmıyorum hem de sabah çok iyi uyanıyorum. Ama akşam yemeğim de geçe kaldıysa üf be saat geçti yiyemem şimdi diyip kendime eziyet etmiyorum.

21 nisan 13:41

40. daha başlayalı birkaç gün oldu ama bir türlü alışamadım. tüketim saatlerim 11-19 aralığında ve ben geç saatlere kadar uyuyamıyorum gece yarısı gibi açlık bastırıyor. ileride alışırım diye telkin ediyorum kendimi.

başlama sebebim aşırı kilo vermek değil, fazla kilom varsa da 2-3 kilodur, tartılmıyorum. rahatlamış bir mideyle uyumak, aburcuburdan uzaklaşmak, daha düzenli beslenmek öncelikli itici güçlerim.

normalde tükettiğimden daha fazla su tüketiyorum ve karbonhidrata açım. normalde bir kepek ekmekli sandviç yiyecekken iki tane yedim bugün, belki bugün yumurta haşlayamamamdandır bilmiyorum. akşam yemeğinde ekmek tüketmedim bu sebeple.

haftalık periyodlarla burayı editlemeyi düşünüyorum, böylece kendim de değişimi takip etmiş olurum.

21 nisan 02:22

39. uzun zamandır araştırdığım, hakkında türlü makaleler okuduğum, kullanıcı yorumlarını takip edip instagramdaki if hesaplarını devamlı karıştırdığım ve bir süre önce uygulamaya karar verdiğim beslenme düzeni.

Bilimsel faydalarını vs. anlatmak yerine benim sürecimden bahsedeceğim biraz. Teoride her şey çok mantıklı gelse de pratikte bocalamaktan korkuyordum en başta. Kilo vermek öncelikli amacım değildi çünkü beslenme düzenim aşırı bozuktu ve bunu değiştirmediğim sürece kilo veremeyeceğimi biliyordum. İlk 1 hafta deneme mahiyetindeydi. Tartıdan bir sonuç çıkmasını bekleyerek yapmadım; tartılmadım da zaten. 16:8’le başladım. Beslenme penceremi saat 13.00-21.00 olarak belirledim. Kahvaltı yapamıyor olmak ilk 3-4 gün zorladı beni yalan yok. Sonrasında sabahları acıkmadığımı fark ettim. Günlük hayatta, yediğim saatler dışında hiçbir şeyi etkilemediğini ve böylece bana uygun bir düzen olduğunu anlayıp devam ettim.

 İlk 1 aylık süreç için kabaca şunu söyleyebilirim ki deli gibi yedim. Kalori hesabı vs. hak getire. Canımın istediğini yedim. Fakat sadece belirttiğim saatler arasında yemeye çok dikkat ettim. 2 öğün beslendiğim için midem giderek küçüldü. İnsülin hassasiyetim arttığı için birazcık fazla yediğimde bile şekerim pik yaptığı için çok kötü oluyordum. İhtiyacım olan kadarını yemeye alıştım bu sayede. İşlenmiş şekeri büyük ölçüde bıraktım çünkü az önce bahsettiğim insülin meselesi sıkıntı yaratıyordu.

1 aydan sonra vücudum alıştı deyip beslenme penceremde ±1 saat oynamalara başladım. Yemediğim süre bazen 15, bazen 16, bazen 17 saat oluyordu. Hayatıma tam anlamıyla entegre etmenin büyük bir adımıydı bana göre. 18:6 ve sonra 20:4 tarzına aniden geçmek istemediğimden böylesi daha iyi diye düşündüm. Kilo verişime herhangi bir etkisi olmadı bu durumun. Oruçlu olduğumu unutur hale geldim hatta.

Şu an 18:6 biçimini uyguluyorum. 20:4 warrior fasting’e geçiş yapmak gibi bir niyetim yok çünkü yaşam tarzıma ve bedenime uygun olan bu. Bu süreçte 12 kilo verdim ama kaç ayda verdiğimi söylemeyeceğim. Vermek istediğim 12 kilom daha var. Kendime bunun için bir süre hedefi koymuyorum. Şimdiden “normal” sınırları içerisine girmiş durumdayım fakat kendimi o kilodayken daha iyi hissettiğimden hedefim o yönde. Vücudumun “senin olman gereken kilo bu” dediği noktaya geldiğimde de kabulleneceğim tabi. (gizlinot: :P)

Neler yaptım, nelere dikkat ettim? Sabahları uyandıktan sonra su ve hemen arkasından aroma ilavesiz doğal bitki çayı içtim (bilhassa yeşil çay). Ders aralarında yemeğe kadar şekersiz sütsüz sade filtre kahve tükettim. Kullandığım ilaçlardan glisemik endeksi 0 olanları (gizlinot: insülin seviyemi değiştirmeyecek olanları) sabah kullandım, diğerlerini yeme penceresi başladığında. (gizlinot: Hayati önem taşıyan ilaçlar kullanıyorsanız doktorunuza veya eczacınıza sorun mutlaka.) yeme penceremde kalori saymadım. Dikkat etsem daha fazla kilo verirdim muhtemelen. Bir süredir haftada 2 ya da 3 kez spor yapıyorum. Kardiyo&ağırlık çalışıyorum. Mümkünse oruç penceremde yapmaya özen gösteriyorum. Amacım kas oranımı koruyup yağ yakmak. Ölçümlere baktığımda İf’in etkisi yadırganamaz gerçekten. yeterli su içmeye başladığımdan ödemim de azalmış durumda.

Boş mide ile yatağa girmek uyku kalitesini çok etkiliyormuş bunu tecrübe ettim mesela. Kahvaltının “en önemli öğün” olmadığını da... Uyandığımda daha kolay kendime gelir oldum. Sabah derslerini daha dikkatli dinliyorum istemsizce. Enerjim de yerinde çünkü açlık penceresinde yağ yakıyorum. Açlık demişken, örneğin 16:8 yapıyorsanız, yediğiniz 8. saatin sonunda aniden aç bir şekilde başlamıyorsunuz 16 saate. 16 saat aç kalma fikri korkutucu geliyorsa eğer 8. saati protein ağırlıklı bir besinle kapattığınızda açlık hissedeceğiniz süreç oldukça kısalıyor. 

Bilirkişi gibi konuşmuşum yine. Ayrıntılı olarak Dr. Can Çiftçi’nin youtube kanalından dinleyebilirsiniz. Son olarak; vücudunuza uygunsa pişman olmayacağınızı söylüyor, başarılı if’ler diliyorum. ^^

8 nisan 03:33 8 nisan 03:34

38. Sürekli değil ancak ara ara yapılmasının iyi olduğunu düşünüyorum.

Vücut dinleniyor ama önemli olan nokta şu ki bu beslenme planını uygularken yediklerimize dikkat etmeliyiz. 16 saat aç kaldım diyerek abanırsak bir anlamı olmaz. Minimum düzeyde ihtiyacınız olan besini belirlemeli ve ona bağlı kalmalısınız.

6 mart 15:39

37. yakınlarımın "çok düzensiz besleniyorsun" serzenişlerini duymazlıktan gelerek senelerdir adının intermittent fasting olduğunu bilmeden sürdürdüğüm beslenme düzeni.

İlkokul-ortaokul-lise yıllarımı hep klasik kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği üçlemesiyle geçirdim. Öğle yemeğini küçüklüğümden beri saçma bulmama rağmen içinde bulunduğum sosyal düzenin bir parçası olması sebebiyle yiyordum. İlkokulda öğretmenim yemeğimi bitirmeden masadan kalkmama izin vermiyordu. Ortaokulda annemin zoruyla yemekhaneye kaydolmuştum, lisede ise kantin batağına düşmüştüm. Ancak yaz aylarında kahvaltımı geç yaparak annemin zorla yedirmeye çalıştığı öğle yemeğinden kaçabiliyordum.

En sonunda üniversitede istediğim zaman yemek yiyebilme lüksüne kavuştum.

Zaten normalde pazar kahvaltılarına bayılmama rağmen günlük hayatta kahvaltı benim için vakit kaybından başka bir şey değil. Her sabah 7'de kalkmama rağmen 2-3'e kadar acıkmam. Bu sebeple de "öğle yemeği"mi 2'den önce yiyemiyorum zaten. Akşamları da eve 8'den önce gidemiyorum. O yorgunlukla bir şey hazırlayıp yemem 9'u buluyor. Hatta bekarken yemek hazırlamaya üşenip ya da aç olmadığım için akşam yemeğini es geçtiğim çok olmuştur. Şimdi evliyim ve yemekleri genelde eşim yaptığı için mecburen yiyorum. "aç değilim" dediğimde inanmıyor.

Dışarıdan bakınca genelde 16:8'lik, bazı dönemlerde ise 20:4'lük bir beslenme düzenim olduğunu söyleyebilirim. Tabii bunu 15 senedir yaptığım düşünülürse bende kilo kaybı değil kilo kontrolü sağlıyor. Yaklaşık 10 senedir 52-57 aralığında oynuyorum.(gizlinot: yazın 52, kışın 57. Çünkü kış aylarında daha çok karbonhidrat tüketiyorum.:() Kilo vermek istediğim zamansa klasik 3 ana- 3 ara öğün düzenine geçerek bünyemi şaşırtıyor ve spora başlıyorum.

Özetle acıktığım zaman yiyorum ve açlık hissim etrafımdakilerle bir değil. Ah keşke "yemek yemeden olmaz"cılara anlatabilsem derdimi.

6 mart 15:14

36. 1 martta başladım ben de. 16-8 şeklinde uyguluyorum. ilk burada okuyarak başlamıştım ve yanlış anladığım için ilk gün yanlış uyguladım. öğlen 12de ve akşam 8de yedim aralarda hiç birşey yemedim. su ve şekersiz içecekleri tükettim. ilk gün çok fazla su tükettim istemsizce. sonra makale falan okudum if ile ilgili. meğer öğlen 12 ve akşam 8 arası normal beslenebiliyormuşum. abartmadan tatlı da dahil istediğimi yiyebiliyormuşum. (zaten abartmıyorsunuz da garip bir tokluk geliyor (gizlinot: swh) ) yanlışsam düzeltin lütfen ama böyle olduğunu öğrendim sonra.

her neyse gel gelelim başladığımda 63 kiloydum şimdiden 61.5 geldim bile. işe yarıyor sanırım.

edit: bu sabah 60.5 geldim :)

4 mart 17:46 7 mart 12:57

35. Doktorumun tavsiyesi ile başladığım beslenme biçimi, insülin direnci, geçirgen bağırsak sendromu, tiroid vs. çıkınca senin için en iyi beslenme günde iki öğün dedi, öğün saatleri ayarlamasını da bana bıraktı. İlk zamanlar zorlansam da devamını getirdim. Doktorum Bu beslenmeye alışmamdan sonra  kilo verme süresince haftada iki gün tek öğün beslenmemi istedi, yalan değil ilk zamanlar inanılmaz zorlandım ki kendimi bildim bileli oruç tutan biriyim. Ama vücuduma çok iyi geldi, kıramadığım kilo direncimi kırdı, kilolar kolayca gitti. Şu an tek öğün beslenmeyi haftada bir veya iki haftada bir tek gün yapıyorum, normal günlerde iki öğünle devam ediyorum. En güzel yanları da akşam rahat bir mide ile uyumak, sabahları ödemsiz, gaz problemi olmadan uyanmak ve kilomu korumak:))

28 şubat 23:14

34. 1 senedir bilinçsizce yaptığım şey. Sabah kahvaltısını atlıyorum , öğlen 12 gibi ya okulun yemekhanesine gidiyorum  ya da kafelerden birinden buğday/çavdar Ekmeğinde hazırlanmış sandviç ve bir filtre kahve alıyorum. Öğleden sonraki derslerimi yapıp eve gidip akşam yemeğini hazırlıyorum. Akşam 7 gibi yemek yiyor sonrasında da Türk kahvemi içiyor ve ceviz badem atıştırıp (her zaman değil) dükkanı akşam 9 gibi kapatıyorum. Akşamdan ertesi gün öğlene kadar yaklaşık 15 saat açlıkla  geçiyor. 

Ergenlik döneminde 43 kiloyken bile top gibi duran göbeğim bu yöntemle eridi desem (şu an 60 kiloyum). Tesadüf değil , Cildim berraklaştı, daha az sivilcem çıkıyor. Vücutta birşeylere kesinlikle iyi geliyor, kilom sabit kalıyor mesela. Diğer türlü bir aşağı bir yukarıydı. Tabiki haftasonları sapıtıp durmadan yiyorum ve Pazartesi sabahına  (hiç sekmez) şiş bir karınla uyanıyorum. bilemiyorum haftanın 5 günü bu şekilde beslenmek ne kadar doğru. Daha çok okuyup araştırmak  lazım. Ama bence bedeni de dinlemek lazım. Neyin iyi gelip gelmediğini o zaten bize söylüyor yarattığı şikayetler veya hissettirdiği iyilik haliyle.

28 şubat 22:26 1 mart 21:04