yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (90)
    • medya (1)

    90. Birkaç gündür uygulamaya çalıştığım, günün belli aralıklarını tok, geri kalan zamanları da aç geçirmeye dayalı bir beslenme biçimidir.

    Ben zaten 3 haftadır falan yediklerime dikkat etmeye çalışıyor ve kalori sayıyordum. Sonra zaten evdeyim, denemekten ne zarar gelir diye bu şekilde beslenmeye karar verdim. Bir haftadır, hem 16/8 versiyonunu uyguluyorum, hem de kalori hesabı yapıyorum, aldığım kalorilerin %30-35 gibi bir oranının da protein ağırlıklı besinlerden gelmesine dikkat ediyorum. Şunu söyleyebilirim, karnımdaki şişlik büyük oranda gitti. Ölçmedim ama belimin de epey inceldiğine eminim. Kendimi daha zinde Hissediyorum. Yurtta kaldığım için her şey normale döndüğünde (lütfen dönsün çünkü) bu beslenme şeklini devam ettirebilir miyim bilmiyorum ama şimdilik, hayat kalitemi büyük ölçüde arttırdığını düşünüyorum.

    Ek olarak şöyle bir avantajının olduğunu gözlemledim: Gün içinde hem alacağım kaloriler, hem de herhangi bir şey tüketebileceğim zaman dilimi kısıtlı olduğundan, canım çekse de paketli veya rafine şekerli gıdalara yönelmiyorum, çünkü yönelirsem hem zamanımdan, hem de alacağım kaloriden kendimi kısmak zorunda kalacağımı biliyorum.

    dün 11:39 dün 17:49

    89. hem pandemi dönemi hem de işten ayrıldığım için if yapmaya karar verdim ve nisan mayıs aylarından beri devam ediyorum. bu süreçte 62 kilodan 57ye kadar düştüm. sabah 10 akşam 18 arası yemeye çalışıyorum ve yemeğimi kesinlikle kendim pişiriyorum. arada kaçamak yaptığım oluyor ama telafi ediyorum. spor yapmayı hiç sevmiyorum ama yürümeye bayılıyorum. sabah evden çıkar 20km yürürüm desem yeridir. hem gezmiş hem de günlük işlerimi halletmiş olabiliyorum. bunlar dışında farklı birşey yapmadım. ayrıca bazı akşamlar dondurma ve meyve yiyerek orucumu bozmuş olabilirim swh. 

    7 temmuz 12:44

    88. Kalori sayma ile veremedigim kiloları vermemi sağlayan beslenme şeklidir.

    Şöyle ki ben zamanında kalori sayma ile 73 kilodan 65 kiloya kadar düşmüştüm. Ancak 2 senedir 65 civarlarında takılıyorum daha fazlasını verecek istikrar saglayamadim ve diyet yaparken bir noktada dayanamamaya başladım. 3 hafta önce 18-6 şeklinde if e başladım. 18 saat boyunca su ve sade kahve dışında ağzıma hiçbir şey sürmedim. (Kalorisi düşük bile olsa kan şekerini yukseltebilecek herhangi bir şey yememek gerek diye biliyorum) öğlen 12 ve akşam 6 arasında ise çok nadiren ekmek yiyerek ve porsiyonlarimi kucultmeye çalışarak yedim. Elbette kalori saymıyorum kalori sayma psikolojisini bilen bilir en azından ben çok geriliyordum kaloriyi aştım mi bugün ne kadar hakkım kaldı vs diye. Ama şimdi herhangi bir kisitim yokmuş psikolojisindeyken kalori saydığım zamana kıyasla dahi daha az yemeyi basariyorum. Pilav veya makarna yemiyorum arada sadece çok az şekilde yedim. Ekmeği ise akşamları hemen hemen hiç yemiyorum. Az önce aç karnına tartıldım ve 61.4 kilo çıktım. Ayrıca kilo vermem sadece tartıda değil. Bacaklarım gözle görülür derecede inceldigi için zamanında zayiflarsam giyerim dediğim her şeye sigmaya başladım ve bu benim için inanılmaz bir mutluluk. Yani gerçekten yağdan kilo verdiriyor. Ben 50 li kiloları hiç göremem kolay kolay diye düşünürken if gerçek anlamda ise yaradı bende. Bir de şunu eklemekte fayda var. Kalori sayarken veya yediklerime dikkat etmeye çalışırken açlıktan başıma ağrılar giriyordu akşama doğru. Veya şekerim çok düşüyordu ve açlığa dayanamıyordum. If uyguladigim bu 3 haftada bir kere bile bunu yaşamadım. Bunun sebebinin paketli gıdaları ve şekeri hayatımdan büyük oranda çıkartmış olmama baglayabilirim sanırım çok emin değilim ama. Elbette yeri geldi yağlı yemekler de yedim, döner, kebap köfte gibi şeyler yediğim oldu. Ancak bunu abartmadiginiz müddetçe yine sorun olmuyor. İf yanında herhangi bir spor yapmadım ancak yapsaydım şuan 50 li kilolarda olacağıma eminim. Kilo vermekte zorlanıyorsanız 18-6 olmasa da 16-8 gibi bir düzenle başlayabilirsiniz. Ben erken saatlerde yemek yemeyi sevmeyen biri olduğum için 12 de yemek yemek benim için ideal oluyor. Akşam 6 dan sonra yemeyince de karnım gerçekten düz şekilde ve hafif aç şekilde yatağa giriyorum ama bu beni asla rahatsız etmiyor (boğazıma düşkün biri oldugum halde) yani olması gerektiği gibi hissediyorum. Umarım deneyenler de fayda görür ben artık bunu diyet olarak görmüyorum. Bir daha kolay kolay 6 dan sonra yemek yiyecegimi zannetmem mecbur kalmadıkça.

    7 temmuz 12:35


    87. nasıl anlatsam, nereden başlasam bilemiyorum. özetlemeye çalışacağım. 27 yaşında, boğa burcu, 4.5kg doğmuş ve yemeyi ezelden beri seven bir kadınım. ilkokulda, ortaokul ve lisede ergen irisi olarak tanımlanmış kızlar vardır, bilirsiniz, onlardan birisi bendim işte. kilolarımla ilgili dertlerim hiç bitmedi. çünkü yemeyi seviyordum, ama kilolarımdan nefret ediyordum. hayatımda gördüğüm en yüksek kilo lise dönemlerime denk gelmişti. tam 77 kiloyu görmüştüm. 173 boyla 77 kilo evet obez sayılmasa da kilolu olduğum su götürmez bir gerçekti.-belki de obezite sınırıdır bilemiyorum- lise 2'de ölüm orucu ve aktardan aldığım yağ yaktığını iddia eden merdiven altı olarak tabir edebileceğimiz 50 liralık bir ürünle kilo vermeye çalışmıştım. bu hayatımda giriştiğim ilk ve ciddi sonuçlara yol açabilecek tek girişimdi. 2. günün sonunda annemle şiddetli bir kavga sonucu bırakmak zorunda kalmıştım. ondan sonra bir daha öyle çok da bir şey yapmadım açıkçası. çünkü üniversite, yeni çevre ortam derken etrafımda erkekler belirmeye başladı. özgüvenim arttıkça her yaz yaz mevsiminden nefret eder oldum. benim için 3 aylık tatil, deniz, sıcak hava, tiril tiril elbiseler şortlar tam bir cehennemi andırıyordu. - hala daha yaz mevsimiyle ilgili sıkıntılarım var - arada sevgililerim oldu, terk ettim, terk edildim derken kilolarımdan hala dertliydim. ortalama 74 kilolardayken bir ayrılık sonrası uygun fiyatlı bulduğum bir diyetisyende soluğu aldım. o sıra işsizdim, tüm öğünlerimi evde pişirme imkanım vardı, üstelik spor salonu da evimin hemen aşağısıydı. daha önce pilates-fitness yapmıştım. incelme görsem de kilo kaybı olmuyordu çünkü spor yaptığım için ekstra yiyerek kalori açığını kapatıyordum. ancak diyetisyene gittiğim gün son balık ekmeğimi yedim ve dedim ki "olum meltem, bu işi becerirsin. o kiloların her birinin ayağına sıkarsın helal be koçum." diyemedim tabi. köpekler gibi korktum. ulan dedim şimdi bu işi ya beceremezsem, ya aç kalırsam, ya sporda başım döner gözüm kararırsa.-çünkü spor yapmayı sevmeyenler bilir, bir kere çok yorulup ayılıp bayılırsan bi daha gitmek çok daha zorlaşır.- neyse diyetisyen iyi bi kadın çıktı, bana 2 haftalık alışma listesi verdi. onunla 1,5 kg falan gitmişti sanırım. derken devamı geldi, iş buldum, o sırada sevgili de yaptım - bikaç ay sonra koşarak kaçacağım ondan çok da şey yapmayın-. derken 2 ay gibi bi sürede öyle çok da dert edilmeyecek 8-9 kiloyu verdim ve maksimum 65'i gördüm. - şimdi bki hesaplatıyorum onda bile ideal kilon 64 diyor delirecem.- neyse, baya enteresan hissetmeyi beklerken tam olarak öyle olmadı. tanıyanlar kilo verdiğimi anlıyor, ama kendime aynada baktığımda "vaauuuuvvv inanamıyorum mükemmel zayıflamışım şuraya bak zapzayıfım" diyemedim hiç. çok ciddi bi kilo kaybı değil ondan heralde. ama haftada 3-4 gün fitnessla destekledim bunu. yani aslında sonuç gayet tatmin ediciydi, ama değişik duygudurumları yaşıyordum sanırım ondan biraz sapıtmıştım. neyse tatlı diyetisyenimin verdiği liste gayet makul, 3 ana 2-3 ara öğün olmak üzere beni acıktırmıyordu. tatlı seven bir insan olduğum için internetten fit ve lezzetli tatlı tarifleri bulup günümü gün ediyordum. sonra kilom 68e sabitlendi. yazın spor yapmanın ne büyük amelelik olduğunu spor salonuna gidenler bilir. ben de mayıs 31'de spor salonu üyeliğimi sonlandırdım. artık diyetisyenimle ayda 1 görüşüyor kilomu konuşup evlere dağılıyorduk. bu iş 4-5 ay böyle gitti. ta ki o en başta kilo vermeye karar vermeme sebep olan ilişkimle yeniden başlayana kadar. iş yerinde çıkan pilav makarnaları ayda 1 alan ben artık her gün nedense kendime hak görüp yemeye başlamıştım. hatta öğleden sonra 3 gibi ofisteki kızlarla birbirimizi gaza getirerek kantinde çay molası için çıkarılan o sıcacık nefis tatlı ve tuzlu kurabişlerden yiyordum. üzerine ablamlarda bulduğum çikolataları yarın yokmuşçasına gömmeye başladım. derken derken iş yine geldi 72 kiloya. neyse dedim tamam halledecez. ama nasıl? hemen süt dökmüş kedi edasıyla diyetisyenimle görüştük, biraz kızdı ama yeniden çalışmaya başladık. bana yine o güzel listelerinden birisini verdi. gel gör ki kazın ayağı öyle değil. ben iş yerinde ciddi şekilde sınanıyorum. öğle yemeğini istediğim kadar güzel yiyeyim saat 3 oldu mu benim mide guruldamaya başlıyor. e müşterilerin getirdikleri ikramlar, çay molaları derken ben eve kendimi zor atıyorum. bir gün 2 gün derken eeh dedim böyle olmaz. yapamıyorum yani olmuyor. bildiğin aç hissediyorum kendimi. aradan 1 ay geçiyor, diyetisyenime valla bu sefer halletçem diyorum, iş çıkışı sevgilimle arkadaşlarımla görüşüyoruz, herkes hapır hupur yiyor, biraları şarapları gömüyor. ulan diyorum yine eleniyorum. sonraki ay hop yine diyetisyen, ben yine elendim falan derken bu aralıklı orucu öğrendim. dedim bu iş bana göre olabilir. çünkü sabah kahvaltısı öğle yemeği arası o kadar zor geçmiyor benim için. zaten her sabah 1 bardak filtre kahvem var fiks. onu içerken ayılırken falan derken öğlen oluveriyor zaten. sonra kafama göre uygulamaya başladım ben bunu. kahvaltı yok. öğlen yemeğinde normal yemeği, -evet pilav makarna var!- birkaç hafta denedim, ı ıh. dedim gerizekalı sen şu karbonhidratı bırakmadığın sürece olmayacak. tamam len dedim karbonhidrat diyeti yapalım. hemen bi program indirdim telefona, günde maksimum 50 gr karbonhidrat almaya çalışıyorum. nerdeee. 70-80i görürsem şükrediyorum. o da çoğunlukla olmuyor 100gramdan aşağı dükkanı kapatamıyoruz. derken yine eleniyorum. sonrasında şu salgın patlak veriyor, hepimiz evdeyiz. annemle güzel ekmekler yapıp içine peynir tereyağı sürüp nirvanaya ulaştığımızı düşünüyoruz. sonra diyorum ki bu iş böyle gitmez, ofiste herkes kilo vermiş gelecek, benim de bişeyler yapmam lazım. bu sefer yine aralıklı beslenmeye çalışıyorum ama evdekilere pilav makarna yaptırtmıyorum. değişim o sıralarda başladı diyebilirim. sonrasında "that sugar" filmini izliyorum - kesinlikle tavsiye- diyorum tamam, artık şeker yok ve günde 2 öğün beslencez. diyetisyenime yazıyorum, "tatlım ben yine çalışçam seninle, ama if yapalım ve şekersiz bi hayata karar verdim artık." seviniyor. bu sefer iş diğerlerinden çok farklı. çünkü artık ben kendime diyetteyim demiyorum. bu artık benim hayat tarzım oldu. peki en büyük farklılıklar neydi? öncelikle şunu söyleyebilirim, arkadaşlar ben acıkmıyorum. yani acıkmıyorum derken tabi ki acıkıyorum, ama hani o listeyi ofisteyken uyguladığımda yerleri tırmalarcasına açlık, ve en önemlisi baş dönmesi, göz kararması asla olmuyor. muhtemelen şekeri de sınırlamanın etkisi vardır ama, öyle aman aman spor da yapmıyorum. ama kendimi bildim bileli varolan göbeğim küçüldü. hem de 1 ayda falan. eskiden yattığımda karnım yine biraz şiş olurdu, şuan kemiklerimi hissediyorum. ve 68 kilodayım yine. diyeceğim o ki, yapacaksanız kafanıza göre yapmayın, bide insülin direnciniz falan varsa hele sakın yapmayın. bi de ne yapacaksanız yapın dönemlik değil tüm hayatınızda uygulayacak şekilde yapın. bu insana çok büyük bir huzur ve rahatlama veriyor. yorlamam bu kadar.

    28 haziran 22:50 29 haziran 11:53

    86. 29.06.2020 tarihi itibariyle başlayacağım programdır. Etkili bulduğunuz hesap, video, program vs. var ise benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. Ayrıca başlamak isteyenler olursa birbirimize destek olabiliriz, sevgiler.

    28 haziran 13:23

    85. Tek kilo alan benim sanırım.

    Ben asla zorlanmıyorum aç kalmaya ama çok uzun aç kalınca vücudum herhalde kıtlığa giriyorum sandı.

    19 haziran 01:24

    84. sonunda bana kilo verdirmeyi başaran tek yöntemdir. evde tartı olmadığından ne kadar verdim bilemiyorum ama 2 haftada gözle görülür fark olduğunu söyleyebilirim.

    korona döneminde evde pişiler mi dersiniz mantılar börekler mi gırla gitmişti, dolayısıyla ne kadar aldığımı bilmiyorum; ama annemlerde bugün tartıldığımda korona öncesi kulüpte tartıldığım kiloyu gördüm: 63

    ben 12-14 ya da o gün denk geldiyse 16 saat oruç tutuyorum. çok katı bir uygulamam yok, zaten bir türlü veremememin sebebi de biraz bu huyum, uyamıyorum.

    ama bu yöntemde sabah kalkıyorum, kahvaltı derdi yok bişey yok yogamı ya da sporumu yapıp, sade kahvemi koyup işin başına oturuyorum. o arada ev ahalisi uyanıyor güzel bir kahvaltı hazırlıyor, öğlen büyük bir kahvaltı masasına oturuyorum; gün içinde meyve filan ne yersem yiyorum ve günü yine dolu dolu bir akşam yemeğiyle bitiriyorum. Böyle olunca akşam da acıkmıyorum. zaten koronada evde yemek yapıyoruz yemek yiyoruz yemek yerken yemek konuşuyoruz çok sıkılmıştım:) günde öğün sayısını 2'ye indirmek çok işime geldi.

    vejetaryenim ve yediklerimin içeriğine de her zaman dikkat ederim aslında, ama yıllardır gece yeme alışkanlığı filan derken kilo almıştım ve yağ oranım çok yüksekti. bu yöntemle ilk defa veriyorum üstelik sağlıklı da, böyle devam ederim ben:)

    18 haziran 23:50


    83. merak edip başladığım beslenme düzeni. süslüde de biraz paylaştığım, 2018 yılında bir 4 ay kadar süren 14 kilo verme sürecimde hiç gündeme getirmemiştim. anck diyeti bırakınca malesef ki kilolar yavaş da olsa geri gelmeye başlıyotlar ve ben bu durumdan çok sıkıldığım için başladım bu sürece.

    geçtiğimiz hafta zero fastingi indirdim ve onun da yönlendirmesiyle haftada 4 kez 16:8, 2 kez de sirkadyen ritm fasting yaptım. açken zorlanmadım, sadece ay bişeyler yesem dyip durdum ama sabrettim. yeme süresince de ne istiyorsam yedim. yalnız kalori alımı ne kadar yapılıyor, ya da haftada kaç kez yapılmalı, her gün mü yapılmalı pek fikrim yok. olumlu sonuç alanların fikirlerine açığım.

    sağlıklı günler süslüler..

    17 haziran 16:28

    82. Bazen sekteye uğratarak neredeyse son 9 aydır uyguladığım beslenme şeklim. Günde 3 öğün beslenmenin kesinlikle bana göre olmadığına kanaat getirdiğimde kendimce 2 öğün beslenmenin yararlarını zararlarını araştırırken İF'e rastlamıştım. Öyle böyle derken kendimde o istikrarı görüp de başlamam zaman aldı. Başladıktan sonra ise hissettiğim hafiflik rahatlık paha biçilemez geldi çünkü sık yemek yemeyi çok da sevmeyen birisiyim. Ama bu şekilde 2 öğün beslenmek resmen rutinim oldu. Uzun zaman önce gördüğüm diyabet tedavisi sonrası şekerli yiyecekleri azaltmış hatta kesmiştim. O yüzden if'de kendimi zorlamadan daha sağlıklı yiyecekler tüketerek yeterince ve dengeli beslenerek  kilomu da koruyorum. Bazı zamanlar 16/8 uygulamamı 20/4 olarak yaptığım oluyor. Ancak bu elimde olmayan nedenlerden dolayı olduğu için 20/4 olarak süreklilik kazanmadı. benden sonra yakın arkadaş çevremde de başlayanların teşekkürünü alıyorum. İf'e başladığımdan beri kendimi daha sağlıklı daha enerjik hissediyorum. bazen kaçamaklar yapıyorum dürüst olmak gerekirse. Ama onları da ertesi gün beslenmemde daha fazla protein alarak telafi ediyorum. 

    Unutmadan söylemek istediğim bir program var. İf e başlayacak olanlar  için faydası olacağını düşünüyorum. Uygulamanın ismi zero. İlk zamanlar alışana kadar çok faydasını gördüm. Sonra bedenim de alıştığı için hatırlatmaya ihtiyaç duymadım ve programı daha az kullanmaya başladım. 

    31 mayıs 21:18 31 mayıs 21:19

    81. Bir ay gibi bir sürede, 16/8 şeklinde uygulama ve düzenli sporla (bkz: Chloe thing) (bkz: Yoga) 3 kilo verdiğim beslenme düzenidir. Kendimi bildim bileli hep kilo vermeye çalıştım ve diyetisyenlerin verdiği klasik 6 öğünlük diyet listelerinden hep nefret ettim. 6 öğün yiyip sürekli aç hissetmek, yediğin şeylerin tatsız tuzsuz sıkıcı olması, kendini sürekli yemeye odaklamak ve ondan başka bir şey düşünememek yaptığım diyetlerin uzun süreli ve kalıcı olmasını hep engelliyordu. Karantina dönemiyle birlikte kendi çapımda yediklerime dikkat etmeye başladım. İlk başta tüm öğünlerimi 12-19 arasında tüketip gece midem kazınmaya başladığında biraz kuruyemiş atıştırarak kilo verme sürecim başlamış oldu. Bunu yaptığım zaman if ten haberim yoktu. Sonra 59 kiloya düştüğümde kilo vermem durunca ne yapabilirim diye araştırırken intermittent fasting i buldum ve bunu uygulamak için yapmam gereken tek şeyin gece yediğim o kuruyemişi yememek olduğunu gördüm ve hemen uygulamaya başladım. Bu yüzden bende başlarken o kadar süre aç kalabilir miyim diye bir psikoloji oluşmadı, zaten o bir avuç kuruyemişi yemesem ölmezdim. Ancak günde 16 saat aç kalmaktan korkanlar için şunu belirteyim, vücudumuz saatli bir makine gibidir ve açlık hormonu (gizlinot: Ghrelin) tam da bizim normal yeme saatlerimizde salgılanmaya başlar ve zirve noktasına ulaşır. Eğer bu saatte vücuda besin vermezsek açlığımız artmaya devam etmez, aksine açlık hormonu salgılanması azalır. Yani şu an açım bir saat sonra daha aç olacağım gibi bir şey söz konusu değil. Bunun yanında if e başladıktan 3-4 gün sonra öğün atlanmasına alışan vücut, o saatlerde bu hormonu salgılamayı bırakıyor, ve siz hiç açlık çekmeden, 16 saat boyunca yemek derdi olmadan kafanız rahat bir şekilde hayatınıza devam ediyorsunuz. Gerçekten bu dönemin yemeği en az düşündüğüm zaman olduğunu söyleyebilirim. Düşündüğüm zaman ise 8 saatlik yeme periyodunda oluyor çünkü vücudum o saatlerde yemek yiyeceğini biliyor (gizlinot: Swh) yeme periyodunda ne yediğime gelirsek, şeker içeren tüm gıdalar ve basit karbonhidratlar hariç her şeyi yiyorum. Tam buğday makarnam, bulgurum eksik olmuyor bunun dışında zaten protein ve sağlıklı yağ kaynaklarını düşünmeden tüketiyorum. Zaten bu şekilde 2 öğün ve sağlıklı gıdalarla beslendiğinizde hem aman çok kalorili mi oldu diye düşünmenize gerek olmuyor, hem de enerjinizi sağlıklı ve tam bir şekilde aldığınız için aç kalma, uyuşukluk, kafanın çalışmaması gibi düşük kalorili diyet garabetlerini hiç yaşamamış oluyorsunuz. Sözün özü bu beslenme biçimini sadece kilo vermek isteyenlere değil, yemek yeme düşüncesini kafasından atıp başka şeylere odaklanmak isteyen, enerji dalgalanması problemleri yaşayan herkese tavsiye ederim.

    31 mayıs 13:52