sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (78)
  • medya (5)

78. Pozitiften negatife doğru deneyimlediğim ürünlerinden bahsetmem gerekirse;

Q10 ve e vitamini içerikli 7’li cilt bakım serumu: su bazlı kremler dışında her türlü krem ve yağa kızarıklık ve sivilcelerle tepki veren cildimin pozitif reaksiyon verdiği bakım ürünü. Beslenme ve bulunduğum şehre göre yapısı inanılmaz değişen karma bir cilde sahibim. Ürünü Bir hafta boyunca her akşam cildimi temizledikten sonra kullanıp üzerine herhangi bir krem uygulamadım. Mevcut 1-2 sivilcemi 1 günde söndürdü. Cildimi yumuşacık yapıp bir blur etkisi yarattı. 3. Günden sonra ten makyajı yapmadan dışarı çıktım. İndirimsiz 12 tl ye aldığım düşünüldüğünde; vazgeçilmezlerime ekleyeceğimi rahatlıkla söyleyebilirim. 

kuru, karma ciltler peelingi normal bildiğimiz nivea, clean&clear ve neutregena ile aynı etkiyi veriyor; tanecikli krem bir peeling.

misel suyu ise; garnier, bioderma, biota misel suları ile temizlediğim cildimde hafif yanma yaptı. yani misel su gibi değil tonik gibi bir etki bıraktı; ancak gözenekler aynı; artık kabullendim.

Gözaltı kremi: yoğun yağlı bir yapısı olmamasına rağmen 2 haftalık kullanım sonucu(2 günde bir geceleri kullandım); göz altlarımda yağ bezelerine neden oldu.

sivilceler için olan pickel roll-on’u eczane antibakteriyel pomatlarının aynısı.

17 kasım 21:42 bugün 11:00

77. krem deodorant almaya gittiğimde gördüm ki köpük el kremi çıkartmışlar limited edition. hem yağlı değil hem de yumuş yumuş oldu ellerim. çok çanta boy bir ürün olmasa da, başucumda yerini aldı (iki farklı koku versiyonu mecvut bendeki karpuzlu ).

29 ekim 22:57

76. bilumum ürünlerini severek kullandığım marka. yalnız, bu ürünlerin avrupa'da 1-2 euro olduğunu düşündükçe soğuyorum. çünkü, benim için 15-25 liraya "kaliteli", "sağlıklı" bir bb krem alınabilir. ama yurtdışında yaşıyor olsam, 1-2 euroya (gizlinot: hadi olsun 5 euro) satılan bb kremlere pazar malı muamelesi çekerdim ve sağlığıma zarar verip vermeyeceğini sorgulardım diye tahmin ediyorum. düşünsenize, 5 liraya satılan bb krem, 2 liraya satılan far alır mısınız? içeriğini ne kadar araştırabilirsiniz?

bu zihniyetimin altında yatan bir psikoloji var aslında. (gbkz: influence: science and practice) kitabında psikoloji profesörü robert cialdini'nin bahsettiğine göre, çocukluktan beri bazı kalıpyargılara maruz kalıyoruz. alışveriş deneyiminde ise çoğunlukla aklımızı kullandığımızı zannetsek de, pazarlamacılar bu kalıpları nasıl tetikleyeceklerini çok iyi biliyorlar ve bizi manipüle ediyorlar.

işte, bütün toplumlarda kültür ve cinsiyet farkı olmaksızın insanların bilincine yerleşen bu kalıplardan bir tanesi de pahalı = iyi ve ucuz = kötü kalıplarıymış. aynı mantığı cottler'ın alanında kaynak kitabı olarak kullanılan (gbkz: principles of marketing) kitabında da görmek mümkün. cottler der ki, bir ürünün fiyatı, yeri, insanların aklındaki imajı ve ürünün kendisi, pazarlama stratejisi ile uyum içinde olmalı ve birbirini desteklemelidir. çok uygun fiyatlara lüks ürün olduğunuzu iddia edemezsiniz.

bu noktada, kozmetik konusunda bizim tek kaygımız "lüks" ürün almak değil elbette. ama, "iyi" ürün almak istiyoruz. "fiyat-performans ürünü" almak istiyoruz. bu sözlük ve internetteki tüketici yorumları sayesinde, artık pahalı = iyi algısından sıyrılmaya çalışıyoruz. en azından eskisi kadar kolay kandırılmıyoruz. yine de, tamamen sıyrılabildiğimizden emin değilim. içimize çok derinlerde işlenmiş bir algı bu çünkü.

şu an benim aklımda isana, tam bir "fiyat-performans" ürünüdür. ama, eğer türkiye'de 1 euroluk ürününü 1 liraya satsalardı, ben bunu böyle görebilir miydim? dürüst olmak gerekirse önce baya önyargılı yaklaşırdım ve ikna edilmem gerekirdi. veya bir gün drugstore markası olma stratejisini bir kenara bırakıp, "ben sephora ürünleriyle yarışacak düzeydeyim" dese, bunu desteklemek için içerik karşılaştırmaları, bazı performans testleri gibi bilimsel verileri sunsa, ama hâlâ 1 liradan satılmaya devam etse, onu beynimizde sephora'yı kaydettiğimiz alana kaydedemezdik. işte buna engel olan o içsel itki yüzünden, kendini orta sınıf veya üst sınıf olarak "kaydettirmek" isteyen markalar, fiyatlarında yükselmeye gidiyor.

bütün bunlar yüzünden, bana kendimi basit bir lab faresi gibi hissettiren bir markadır isana. bu hayatta üzerinde en çok kontrole sahip olduğumu zannettiğim şey olan aklım, aslında ne kadar benden bağımsız hareket ediyor-muş- diyorum.

5 ekim 13:02


75. şampuanını,saç kremini,asetonunu, Q10 gündüz kremi,Q10 gece kremi, çeşitli yüz maskelerini,nemlendirici ampullerini ve temizlik malzemelerini kullandığım marka. ürünleri beklentiyi karşılıyor,uygun fiyatlı, hayvanlar üzerinde test yapmıyor. sonuç olarak gayet memnunum.

22 eylül 00:36

74. İsana yeni yeni başladığım bir marka ama şu an en vazgeçilmez dediğim iki şeyim ordan oldu. Biri yağlı ciltler için sivilce önleyici peeling aslında cildim aman aman yağlı değil hatta kuru ama bu peelingi yapınca uzun süreli nemleniyor yağ dengesini koruyor ve sivilce çıkmasını gerçekten önlüyor. İkincisi de aynı serinin nemlendirici kremi sivilce önleyici cilt bakım kremi idi sanırım o da cildimde sivilce çıkartmayan tek nemlendirici oldu diyebilirim (uygun fiyatlı nemlendiriciler arasında) sivilceye sürüp hadi engellesin bakalım diye beklemedim, öyle bir etkisi yok ama sık sık uygulamama rağmen ne yağ bezesi ne de sivilce yaptı. Çok memnun kaldım bu markanın ve serinin devamını deneyeceğim.

21 eylül 00:59

73. bende çok severek serumunu göz kremini kullanıyorum geçenlerde internetten kullandığım göz kremini araştırayım dedim şöyle bir şeye denk geldim çok tadım kaçtı (link: http://www.turizmavrupa.com/rossmandan-alisveris-yapanlara-uyari/ http://www.turizmavrupa.com/rossmandan-alisveris-yapanlara-uyari/) başka bir kaynakta bulamadım

21 eylül 00:36

72. Birkaç ürününü kullandım, diğer ürünlerini de kullanmaya can atıyorum. Düzenli ihtiyaçlarımı ne zaman bitirsem bir de isana nasılmış diyip alıyorum. Benim güvenimi aldılar. Kısa vadede kullandıklarımdan bahsedeyim,

-Yüz temizleme jelini yeni kullanmaya başladım, net bir yorum yapamam ancak şimdilik gayet güzel görünüyor.

-Deodorantta da favorim zaten isana. Aşkın ötesini yaşıyoruz vanilyalısıyla.

-Göz çevresi için nemlendirici kremini almıştım, kötü değildi ancak çok çok iyi değildi benim için.

-Toniği için ne yorum yapsam bilemedim. Alkollü, arada sadece kokusuyla kafa buldurduğunu bile hissediyorum hatta. Ama siyah nokta konusunda başarılı. O 400 ml boyunu bitiririm kısa zamanda, sırf siyah noktalarım için alkolü belki görmezden gelebilirim başka iyi gelen bir şey bulamazsam.

21 eylül 00:28


71. Bademli asetonundan çok memnun olduğum marka. Buradaki yorumlara da güvenerek, sanırım yüz temizleme jellerini, deodorantlarını ve duş jellerini de deneyeceğim.

21 eylül 00:04

70. Sürekli olarak dev boy vücut kremlerini ve duş jellerini aldığım müthiş marka. 500 ml'lik kakaolu vücut kremiyle resmen aşk yaşıyorum kokusu da nemlemdirmesi de çok güzel ve hemen emiliyor. Duş jelleri diğer tüm duş jelleri gibi vücudunuza değmeden kokusu uçanlardan ama hafif nemli bırakması yönünden güzel.

15 eylül 01:00

69. limited edition duş jellerini her bulduğumda alıp kullanmaya kıyamadığım marka. o kadar güzel kokuyorlar ki. ayrıca tıraş köpüğünden ve şampuanlarından da çok memnun kalmıştım. şimdi yaz için memlekete dönünce alamıyorum ancak şehir değiştirir değiştirmez sıkı bir ihtiyaç alışverişi yapacağım.

28 temmuz 18:31