girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1)
  • medya (0)

1. Bu kış avrupa’ya bu sefer gerçekten komunizm geliyor mu diye düşündüren uygulama. Ama okuduklarımdan anladığım kadarıyla gerçek komunizm bu deyillll diyebilirim.

öncelikle isviçre’de devlet, vatandaşlarım geçim kaygısı ile sevmedikleri işleri yapmak zorunda kalmasın, gerçekten mutlu olabilecekleri alanlarda çalışabilsin böylelikle daha üretken olabilsinler argümanıyla çalışma yaşındaki vatandaşlara daha fazla, emekli ve çocuklara daha az olmak üzere maaş bağlamaya karar verdi. Öyle çat diye “al hadi al bi çorba içersin benden” diye de vatandaşın cebine parayı da koymadı tabii böyle bir uygulamaya geçmek ister misiniz diye referandum yapıp vatandaşa soruyor olacak. “oha kim istemez” demeyin merkel ve almanya’nın %48’i bu uygulamaya karşı örneğin. Neyse isviçre vatandaşının hayır demesi beklenmiyor o yüzden 2017’ye kadar devlet vatandaşı maaşa bağlıyor olacak. Tabii bu maaş bağlandığında insanların çalışma hayatını bırakması beklenmiyor. Zaten isviçre gibi kira, yeme-içme vb günlük giderlerin çok yüksek olduğu bir ülkede devletin verdiği parayla geçinilebileceği de düşünülmüyor. Bu para en azından kirayı düşünmemek için örneğin.

Finlandiya ise vatandaşına 800 euro vermeyi uygun bulmuş. Ama iş burada biraz çetrefilleşiyor çünkü devlet bu 800 euro’yu verdikten sonra sağlık yardımı vb sosyal yardımları kısıtlamayı planlıyor. Yani bu para açıktan verilmiş bir para olmayacak, hastalandığında bedava sağlık hizmeti varsa vatandaş bundan faydalanamıyor olacak örneğin, 800 euronun bir kısmını harcamak durumunda kalabilecek. Kaldı ki 800 euro da finlandiya yaşam standartlarına göre cüzi bir miktar olarak görülüyor.

Yani diyebiliriz ki en azından finlandiya komunizme falan geçmiyor. Hatta geçmediği gibi sosyal devlet olmaktan bile sağlık,eğitim vb hizmetleri kısıtlayarak götün götün kaçıyor. Devlet maaş bağladığında sermayedarların işçiye çok daha düşük ücret vermesi bekleniyor. Öte yandan devletin de burada bir kaybı yok çünkü sosyal hizmetleri kısıtlıyor. Yani zaten vatandaşın hakkı olanı vatandaşa bir lütuf yapıyormuşçasına dağıtırken patronların da daha düşük ücret vermesine fırsat yaratarak günün sonunda sermayenin tarafında yerini alıyor. İsviçre için daha bu kısım çok net değil.

Fikir olarak süper bir fikir olsa da herkesin kafasındaki modeller birbirinden farklı olduğundan uygulmaya geçildiğinde çok da romantik olmayacak gibi görünüyor. Türkiye’de uygulandığını ise hayal bile edemedim.

ukte (yazar: gokchelito)

28 aralık 2015 11:02