italya

girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (7)
  • medya (0)

7.  Benim için yaşanacak ideal yerdir. Zaten ülkenin durumunu biliyoruz burada yaşamaya düşünmüyorum o nedenle ama burayı da çok özlüyorum bir yere gittiğimde. Ailemin ve arkadaşlarımın burada olduğunu düşünürsek Türkiye’ye yakın bir yerde yaşamak en mantıklısı. Ortadoğu’yu komple sil zaten. Avrupa hem yakın hem de en yaşanılacak yer. Orada da yaşam standartlarının en iyi olduğu yerler kuzeyde. Fakat hem çok soğuk hem de birçok göçmen orayı tercih ettiği için ırkçılık olmasa bile yabancılara  önyargı fazla.  Balkanlar’ı geç. Güney’de de İspanya, Portekiz iyidir hoştur, halkı bize benzer diyorlar ama İtalya rönesans gördüğü için  daha bir Avrupa. Hem havası, suyu, Harika yemekleri, şarabı vs ile hem bir Avrupa ülkesi hem de yabancılık çekmeyeceğimiz kadar bizden. 

 Hayatımın bir döneminde de İngiltere’de yaşamak istiyorum ama  uzun süre orada kalabileceğimi sanmıyorum aşırı güzel olduğunu düşünsem de

10 aralık 2017 14:07

6. Bu sene çok haşır neşir olduğum için Toskana bölgesi şaraplarından(aslında daha safran,bal,zeytinyağı,et gibi şeylerden de bir bu kadar bahsedebilirim) ve İtalya'daki şarap sertifakasyonundan bahsetmek istedim,hem gidenlere şarap alırken belki yardımcı olurum.

Sertifikasyon yönteminden başlarsam;italya'da 4 farklı kategori vardır,bunlar şarap şişelerinin üzerinde yazar,bunları piramit gibi düşünebilirsiniz,

en altta "vdt" vardır "vino da tavola" anlamına gelir,"table wine"adı üzerinde günlük yemeklik şarap,bu italya'nın herhangi bir yöresinden olabilir,

sonra  "igt" gelir,"indicazione geografica tipica wine" bu da 1992 yılında kullanılmaya başlanmış bir sertifikasyon ismidir, belirli bir bölgenin özelliklerini taşır bu şaraplar ancak,özel koşullar içermez,geniş bir alanda yetişen üzümler gibi düşünebilirsiniz.

baba şaraplara gelirsek,

bir üstte "doc" vardır","denominazione di origine controllata" 1966'tan beri kullanılır,italya'da 330 şarapta vardır bu derece ve 42 tanesi toskana şarabıdır,kaliteli şaraplardan biri demektir,bu sertifakanın alınması zordur çünkü,coğrafi bölgelerin çok hassas özellikler taşıması gerekir,üzüm,toprak,hasat,karıştırma,bekletme süresi gibi çok sıkı kurallara tabidir.

daha da yukarı çıkarsak en tepede "docg","denominazione di origine controllata e garantita" şarapları yer alır,73 tane falan coğrafi şarap çeşidi vardır bu dereceden,11 tanesi toskana'dandır.

isimlerin açık hallerini de yazdım çünkü bazı şaraplar da kısaltma olmuyor.

bu derecelendirmeyi sakın,sofra şarabı kötü,docg en harikası gibi düşünmeyin,bunlar üretim standartları ile alakalı.yani,yukarı çıktıkça şarap daha hassas üretiliyor demek elbette tadı da çok daha güzel oluyor ancak,bir igt şarabı ya da sofra şarabı da gayet lezzetli olabilir İtalya'da.

alışveriş yaparken şişelerin üstünde görebilirsiniz bu sertifikaları,fransa'nın da,almanya'nın da bu tarz sertifikasyonları vardır şaraplarında.

gelelim toskana şaraplarına,Toskana İtalya'nın kuzeyinde bulunan zeytin ağaçları,üzüm bağlarıyla ünlü çok geniş bir coğrafi alana yayılmış eyaletin adı,başkenti ise floransa.

Toskana'da çok fazla çiftlik var,eğer yollarına düşerseniz gerçekten filmlerdeki gibi şarap bağları,zeytin ağaçları,yemyeşil doğa, sıcacık güneş,şahane yemekler sizi karşılıyor.hayatımda deneyimlediğim en güzel şeylerden biri Toskana'da çiftlikler arasında gezinmekti diyebilirim.

Toskana'nın en ünlü şarabı "chianti" şarabıdır,chianti,siena ile floransa arasında kalan bölgeye denir,burada yetişen şaraplar gerçekten çok lezzetlidir.bölgede genel olarak kırmızı şarap üretimi yapılır ancak,san gimignano'nun beyaz şarapları ünlüdür.

chianti genel olarak bölgede üretilen şaraptır ancak bir üst seviyeye çıkmak istereniz chianti classico denemelisiniz o da çok küçük bir alanda üretilir.

üzümlerden bahsedersem,"sangiovese" en ünlü üzümüdür bölgenin,7 yy.'dan beri üretilen bir üzümden bahsediyoruz,genel olarak,meyvemsi,gevrek asiditeli bir üzüm,gerçekten çok aromatik,kiraz,çilek,toprak,zeytin,gül gibi tadlar alabilirsiniz şaraptan.

40a yakın da sangiovese çeşidi var.

anlamı da "jüpiterin kanı".

dediğim gibi toskana'nın şaraplarının yüzde 75i kırmızıdır,caniolo üzümü(yumuşak,meyveli,baharatlı),ciliegiolo üzümü(vişne),colorino(parlak kırmızı rengi için kullanılıyor),malvasia nera ve mammolo gibi üzümler de kullanılıyor bölgede.

İtalyanlar fransızlara hafif kızarlar,sizin mutfağınız italyan mutfağından çıkmadır diye ki tarihsel olarak da öyledir,catherine medici fransa'ya kraliçe olduktan sonra birçok italyan yemeği fransa'ya girmiştir,hatta steak tartar bile!

hah buna ek olarak şöyle diyor italyanlar,fransızların ünlü üzümü cabernet sauvignon üzümü italya'da 1700lerden beri kullanılıyor.

gerçekten de bazı chianti ve super tuscan şaraplarında kullanılıyor bu üzüm.

ancak cabernet sauvignon daha yapılı bir üzüm,taneni yüksek.

Yine bölgede merlot,syrah,petit verdot gibi üzümler üretiliyor.

beyaz üzümlere gelirsek,vernaccia,san gimignano'nun üzümüdür,hafif,aromalı,ferah bir şarap bu da.trebbiano üzümü en geniş alanda üretilen beyaz üzümdür.

ve trebbiano ile vermentino üzümü birleşince vin santo şarabı olur.

vin santo toskana'da osterialarda yemek yediyseniz mutlaka tattığınız bir şaraptır,rahipler tarafından yapılmıştır,biscottinizi alır vin santo şarabınıza banarsınız yemekten sonra tatlı niyetine ikram edilir.cantucci tatlısı yani.

bunun dışında chardonnay,pinot bianco,sauvignon blanc,viogner gibi üzümler de yetişir.

super tuscan şarapları yenilikçidir,yani italya'ya has olmayan üzümleri kullanır şaraplarda.

Fiyatlarından asla korkmayın,güzel şarap denilince bizim ülkede algı her zaman bilmemkaçbin liralık şaraplar olduğu için insan korkuyor,ne kadardır bu şaraplar diye,bir çiftlikten fatura var önümde ,2015 vintage chianti classico'ya 17 euro vermişiz,aldığımız en pahalı şarap 2013 vintage gran selezione ve bu da 40 euro, docg sertifikalı bunlar.

2008 vintage guerrante mesela igt sertifakalı ve şahane bir tadı var.

bu şarapların elbette daha iyileri,daha pahalıları da var ancak,fiyat şarapta her zaman belirleyici değildir.bunu anlatmak istedim,fiyatları yazarak.

bunun dışında  en iyi vintage'ları söyleyeyim,2016,2015,2010,2007,2006,2004 bunlar 5 yıldız

2001,2013,2012,2011,2009,2008,2005 bunlar ise 4 yıldız,şarap alırken bu senelere ve sertifikalara dikkat ederseniz kötü şarap seçme ihtimaliniz çok düşük.

tüm bunlardan bağımsız olarak glera üzümlerinde prosecco'yu eklemeden geçemeyeceğim,italyanların meşhür aperitivosunda da ya da yemek için sıra beklerken de size mutlaka ikram edilir bu,beyaz şarap diyebilirsiniz,sparkling de diyebilirsiniz.italyannşampanyası denir,severseniz alın,keyifli bir şarap bence,çok yoğun tatları sevmiyorsanız deneyebilirsiniz.

şampanya,fransa'nın champagne bölgesindeki reims şehrindendir,chardonnay, Pinot Noir ve Pinot Meunier üzümleri vardır,presecco ise veneto bölgesinde glera üzümlerinden yapılır.

şampanya daha pahalıdır genelde ama pahalı preseccolara da vardır,docg sertifakalı olanları mesela.

şampanya da limon,şeftali,badem gibi aromalar varken,prosecco daha kavun,armut,elma aromalarına sahiptir.

toparlarsam,şarap güzeldir,toskana şarapları da güzeldir.aklımda alsase ve riesling şarapları hakkında da yazmak var onları da zamana bırakıyorum.

8 aralık 2017 18:25

5. Güzelim ülke, şu günlerde Starbucks'ın topraklarına girmesiyle konuşuluyor. Evet, ne yazık ki İtalya'da da (link: http://www.fooduristik.com/italyada-starbucks-aciliyor/ Starbucks) açılıyor. İlk şubeyi de 2018 yılında Milano'da açmaya hazırlanıyorlar. İtalyanların hiç sıcak bakmadığı ortada.

3 mart 2017 17:36

4. (link: http://www.suslusozluk.net/n/535266/ şu) saçmalıktan sonra bir yenisine daha imza atan ülke.

mahkeme, okula ojeyle gittiği ve "çok efemine" sayıldığı için (gizlinot: kime göre?) 13 yaşındaki bir oğlan çocuğunun bu durumunu "kışkırtıcı bir şekilde çocuğun efeminitesini tetikleme" gerekçesiyle annesinin "suçu" olarak kabul edip günde 12 saat annesinden uzak durması gerektiğine karar vermiş. alkış.

16 ocak 2017 15:11 16 ocak 2017 15:55


3. hemcins çiftler için sivil ortaklık kabul edilmesine rağmen evlat edinmenin yalnızca düzcinsel çiftler için geçerli olduğu; bir gey çiftin taşıyıcı anne ile anlaşarak annenin iki ayrı yumurtasını iki ayrı ebeveynin dölleyerek dünyaya getirdikleri çift yumurta ikizi iki kardeşi yasal olarak kardeş, biyolojik olmayan çocukları da ebeveynlerin "gerçek" çocuğu olmadığı gerekçesiyle bebeklerin doğum belgelerini çıkarmayı reddeden ve durumu babaların yalnızca kendi biyolojik çocuğunu evlat edinebilmesine kadar düzenlemeye çalışıp hem aile kavramına hem bacak arasına burnunu sokan ülke.

(gizlinot: türkiye'ye bakıldığında buna da şükür, orası ayrı.)

13 ocak 2017 11:02

2. roma - çok kalabalık, turist kalabalığından başka bir şey yok ama görülmesi gerekiyor, ulaşım kolay sadece 2 tane metro hattı var gece 10 da metro kapanıyor, hatta metronun bu kadar az olmasının sebebi nereyi kazsalar tarihi eser çıkması, fakat otobüs var ama genelde yürüyerek daha mantıklı. f

vatikan- romaya gitmişken tabi en az yarım gün vatikana gidiyor, kılık kıyafet sınırlamasına da dikkat edin, papaya benden selam söyleyin (gizlinot: swh)

floransa - 2 gün veriyorum floransaya, santa maria del fioresinden, ispanyol merdivenlerine, genelde nehrin aşağısını gezmiyorlar fakat floransayı floransa yapan medici ailesinin evi, tarihi eserleri ve boboli bahçesi gezilmeye değer, tabi nehrin üstü de, ufizzi müzesine önceden yer ayırtıp gitmenizi tavsiye ederim orjinal heykel ve resimler bu müzede ve 4 saatte geziliyor.

venedik - 1 gün yeterli, venediği gezip adalarda 2-3 saat geçirmek yeterli oluyor zaten, murano ve burano adasına tekneyle geçiliyor. bol bol vitrin gezin, zaten gözünü alamıyor insan.

milano - bir süre burada yaşadım en iyi pizzacının bile adını verebilirim, duomo'su gotik sanatının harika bir örneği, kesinlikle üst katına çıkılıp milano manzarası izlenmeli ve galleria da alışveriş yapılmalı. her köşesini ayrı severim. hem moda şehri, hemde öğrenci. bol bol happy hours var, metro ağı çok kullanışlı.

milanoya 1 er saat uzaklıkta pek kişi tarafından bilinmeyen 2 yer tavsiye edeceğim, birisi bergamo. italyada yediğim en güzel dondurmayı yedim, şehir 2 ye ayrılıyor eski ve yeni diye, gerisini siz araştırın :)

diğeri stresa, italyanın en kuzeyinde bir belde, 2 tane ünlü ada var gölde, birisi isola bella, borromean adalarından birisi, bu adada zamanında napoleon un bile kaldığı harika sanat eserleriyle dolu bir saray var.

verona- romeo ve juliet nın aşkı, julietin evini görmek istiyorum derseniz gidilmesi gereken bir yer.

napoli - gitmişken uğrayın diye burayı sırf pompeii için söylüyorum, tarihe ve romaya ilginiz varsa gidilmesi gerekilen bir yer, bir şehir nasıl küller altında kalır görün. bu arada napoliye uğramışken lacrima christi yani isanın göz yaşı anlamına gelen, isanın asıldığı topraklardan keşişler tarafından getirilip pompeii de lavlar arasında yetişen üzümlerden yapılan şarabı almayı unutmayın.

toskana bölgesinde siena şehri, unesco tarafından dünya kültür mirası listesindedir, tam bir ortaçağ şehri, şehir mahallelere ayrılmıştır ve her yıl geleneksel olarak palio denilen ünlü bir at yarışı geleneği vardır. 2 temmuz ve 16 ağustosta düzenlenir. her bir at, adı verilen 17 mahalleden birini simgeler.

benden bu kadar.

22 haziran 2016 22:26

1. (gbkz: Erasmus) programı sayesinde yurt dışına çıkmayı başardıktan sonra gerçekleştirdiğim büyük hayallerimin ilkidir. Trenlerde, sokaklarda uyuyarak rezillik(!) yaşamanın ne güzel olduğunu hissettiren ve bir şeyleri istediğimde kimsenin yardımı olmadan başarabileceğimi kanıtlamamı sağlayan güzel ülkedir. Kısacası benim için özeldir.

25 kasım 2015 00:45