sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1)
  • medya (0)

1. dünya edebiyatı içerisinde en çok sevdiğimdir. kendine has, bağımsız bir tarzı var. bir yandan mesafeli bir yandan da olabilecek en uç fikirlere sahip. belki benim gibi ilgilenenler varsa veya farklı bir tarz okumak isteyen olursa diye favori yazarlarımdan ve onların bazı kitaplarından bahsedeceğim.

1. kobo abe:

kumların kadını ile kutu adam adlı iki muhteşem kitaba sahip yazar. iki kitap da çok orijinal ve okurken hakikaten japon edebiyatından okuduğunuzu hissediyorsunuz. iki kitabın da konuları çok ilginç ve tuhaf. ilkinde bir böcekbilimcinin tesadüfen kumlardan yapılmış evlerin olduğu bir yere düşmesi ve orada bir kadın tarafından esir alınması anlatılıyor.

kutu adamdaysa bir anti kahraman var. vücudunun yarısı kutunun içinde olan bir adam ve onun üzerinden neredeyse grotesk bir hikaye anlatılıyor.

2. kenzaburo oe: kişisel bir sorun adlı kitabını okumuştum. kendisi de sakat bir çocuğa sahip olan yazar, bu kitabında da sakat bir bebeği doğan adamın hikayesini anlatıyor. ben hayatımda beni bu kadar zorlayan çok az kitap okudum.

3. yukio mişima: inanılmaz güzel bir yazar. bahar karları serisini okumuştum. çok farklı bir yazım tarzı var. karakterlerin nasıl rol değiştirdiğini, yan karakterin bir anda nasıl ana karakter olduğunu hayranlıkla takip ettim.

4. banana yoshimoto: ben bu kadına hayranım!!! türkçe'ye mutfak dışında bir kitabı çevrilmedi sanırım. bu yüzden goodbye tsugumi, amrita ve the lake'i ingilizce çevirisinden okumuştum. başlangıç için kesinlikle tavsiyem bu yazar. çok ilginç bir tarzı var. gerçeküstü, yoğun, aynı zamanda hafif. sanki içinden havası alınmış bir camın içinde gibiyim onun kitaplarını okurken. aşığım bu kadına.

5. Ryunosuke Akutagawa: kappa adlı öyküsü bu güne dek okuduğum en güzel öykülerdendi. kappa japon mitolojisinde bir canlı. kaplumbağaya benziyot. kahramanımız bir şekilde kendini o dünyada buluyor ve orada yaşananlar anlatılıyor. çok beğendiğim bir sahne var. kappalarda hamile kadının vajinasından içeri sesleniliyor, bebeğe bu dünyaya gelmek isteyip istemediği soruluyor ve cevaba göre doğum oluyor. keşke gerçek hayatta da olsaydı demiştim.

bu girdi fazla uzadığı için burada bırakıyorum. son olarak, haruki murakami bence japon edebiyatını temsil etmiyor. o farklı bir kategoride. kendine has, yer yer güzel ama asla bu tarz değil. amerikanvari. o yüzden onu bu listeye almadım.

12 şubat 2017 20:49