yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (19)
    • medya (3)

    19. enteresan olgu. Uzundur ekleye sile yazıp, kenara kaydettiğim bu girdiyi, sosyal medyada patlayan Larissa gacemer'in annelik videosundan sonra paylaşmaya karar verdim. uzun oldu, çoğunuz okumayacaksınız da, biliyorum. Ama ben artık çok yoruldum. 

    coğrafyadan bağımsız, dünyanın herhangi bir yerinde Kadın olarak var olabilmek o kadar zor ki. Kadınlığınız üzerinden, fiziksel olarak erkeğe nazaran güçsüzlüğünüze, anne olup olmama kararınıza, doğurduğunuz çocuğu büyütme şeklinizle, cinsel hayata bakış açınızla, karar verme yetinizle, verdiğiniz kararın doğruluğuyla, verdiğiniz karar yada tepkilerin o esnadaki hormonal döngünüzle (gizlinot: regli yaklaşan Kadın nevrotiktir ve mantıklı karar veremez inanışı) bir ilgisi olup olmadığıyla, iş hayatında aynı seviyede olduğunuz erkeklerden her daim en az bir adım geride tutulmanızla, giydikleriniz veya giymediklerinizle her daim hem erkekler hem de hemcinsleriniz tarafından aralıksız eleştiri ve hakarete maruz kalmaktır aslında Kadın olmak. Ciddiye alınmamaktır. 

    Güçlü ve ne istediğini bilen bir kadınsanız agresif ve dominant yaftası yapıştırırlar mesela. Hayatım boyunca bunu o kadar çok duydum ki. anlatmak istediklerim dinlenilmediğinde, bana saygı gösterilmediğini hissettiğimde tavrımın ve hitabımın sertleşmesi, hep agresif olmama yorumlandı. Siyaset konuşulduğunda da bu oldu, Kadın hakları konuşulduğunda da. Bizlerin fikri hep 2. Sınıf, dünya sahnesinde de bu böyle. Dünya üzerindeki neredeyse tüm erkekler, yönetim anlamında başa bir Kadın geçmesi fikrinden çok rahatsız. Siyaseti ele alalım, Amerika'da bir kadının başkanlık yapması fikrine çok karşılar ve önde gelen siyasetçiler, 2020 yılında bile, kadınların duygusal varlıklar olduğunu ve bir ülke yönetebilecek güçte olmadıklarını, herhangi bir utanma duymadan söyleyebiliyorlar. Dünya siyasetindeki erkek ülke başkanlarını ve onların saçma ve profesyonellik dışı tutumlarını ele alırsak, bunun gerçek olmadığı çıkarımına çok kolay varabiliyoruz oysa ki. 

    çalıştığım kurumun başında bir kadın var. Kendisiyle 10 dakika bile konuştuğunuzda güç sarhoşu oluyorsunuz, bilgisine ve kendine güvenine hayran kalıyorsunuz. Seviye olarak kendisinden çok aşağıdayım. Benim seviyemde çalışan kadınların hepsi, yöneticimize hayranken, erkeklerin hepsi kendisinden nefret ediyor. neden nefret ettiklerini sordum birkaç tanesine, aldığım cevaplar "çünkü çok sert" (gizlinot: hayır, Kadın aslında sert değil. Ama Kadın senelerce erkekler arasında sesini duyurmaya çalışmış, saygı görmemiş ve sizlerle o kesinlikte konuşmasa, şirketteki erkekler, kadını çükünüze bile takmayacaksınız), "dediğim dedik." (gizlinot: hayır, kadın sadece yaptığı işi senin bildiğinden iyi biliyor. siz evinize gidip içerken o Kadın şirketten akşam 9'da çıkıyor ve senin götünde pireler uçuşurken, o şirket maillerini kontrol etmek için sabah 5'te uyanıyor), "kadın olduğu için o pozisyona gelmiş, pozitif ayrımcılık var." (gizlinot: kadının 30 senelik iş tecrübesi var, üstelik alanında üstüne bir kadın yada erkek yok. Şu an işi bıraksa onu üst düzey yönetici olarak almak için kapışacak en az 10 şirket var ve bunlardan biri Amazon). Üstüne üstlük, kadının özel hayatı da konuşuluyor, evlenmemiş olması, çocuk sahibi olmaması kadını direkt kariyer odaklı kalpsiz bir buzdolabı yapıyor. Kariyerine odaklanan erkeklere profesyonel, başarılı, hedefleri ve prensiplerine saygı duyulan insan diyoruz ama aynı özelliklere sahip olan bir Kadın olunca, bu hedefler onu hırslı ve gözünü para bürümüş, yarım insan yapıyor. Bu örneği verdim çünkü sürekli şahit olduğum birşeyi anlamanızı istedim. Bir Avrupa ülkesinde bile, Kadının başarısı, "kadın" olduğu için hakir görülüyor. Kadının eğitimi, başarısı, tecrübesi, yetkinliği yada profesyonelliğinin hiç bir önemi yok. Çünkü Bir kadın, profesyonel hayatta iyi bir noktaya geldiyse "pozitif ayrımcılık yapılıyordur." 

    Sosyal ve ekonomik anlamda Eşit hak istemek, yani feminizm, sizi itici kılıyor. Dünyadaki güç ve eşitsizlik dengesi sadece 24 saatliğine tersine dönseydi, bir kadının ömrü hayatı boyunca maruz kaldığı tüm haksızlık ve eşitsizliklere erkekler maruz kalsaydı, emin olun bunu kaldıramazlardı.

    çocuk sahibi olmayı düşünmediğim için o kadar ezildim ki. Hakarete varan boyutlarda hem de. Kendi hayatımla ilgili ne yapmak istediğim, hep etrafımdakilere dert oldu. Üzerlerine vazife bilip, yorum yapma ihtiyacı hissettiler. en son kuzenimin eşi bana "senin doğanda bir bozukluk var." Deme cüretini kendisinde bulabildi mesela. Kadınlar anne olmak için doğarlarmış. Benim kocam muhtemelen birkaç sene sonra beni bırakıp başka bir kadına gidermiş, çünkü erkekler soylarını devam ettirmek için yaşarmış. O zaman ne yaparmışım? Kocasına kendi isteğiyle çocuk vermeyen bir kadın, o adamı sevmiyor demekmiş ve hiç bir erkek buna tahammül etmezmiş. Eğer ben çocuk isteseydim ve benim kocam Çocuk istemeyen bir erkek olsaydı, bu bu kadar sorun olmazdı. insanlar (gizlinot: sadece erkekler değil üstelik, kadınlar da) çocuk istemeyen bir erkeğin üzerine, çocuk istemeyen bir kadının üstüne gittikleri kadar gitmezler, gidemezler çünkü, bir erkeğin kararı karşısında öyle bir hakları yoktur. Eğer Erkek bir karar veriyorsa, bu sorgulanamaz. Adeta Hükümdür. Ancak bir kadının verdiği karar, bu her ne olursa olsun, had sınırları gözetilmeksizin sorgulanıp, eleştirilip, aşağılanabilir. 

    konu kadınlıktan açıldığında öfkeleniyorum artık. insanları kırmak umrumda bile olmuyor. Eskiden insanlara kendimi, derdimi, bakış açımı ve doğrularımı anlatmaya çalışmak için paralanırdım. Artık ya hiç uğraşmıyorum yada kavga ediyorum. Saygısızlığa, bencilliğe, fikirlerimin yok sayılmasına, empatisizliğe, önemsizleştirilmeye ve at gözlüğüne tahammülüm yok.  

    Velhasıl kelam, Kadın olmak insan olmaktan zordur. insan olmak için sadece birazcık vicdan gerekirken, Kadın olmak için sevdiklerimiz de dahil, tüm dünyayla savaşmaya hazır olmak gereklidir. 

    Ben bıktım. 

    22 mayıs 19:13

    18. Bu ülkede kadın olmak, yobaz kesimin çok bilmişleri tarafından sürekli yargılanmaktır.

    Ahmet Maranki denilen sözde yazar;

    Kadınlar biblo gibidir, kadınlar çalışmamalı ve sosyal yaşamdan uzak tutulmalıdır diye buyurmuş!!

    O da yetmemiş, kadının evi kocasının yanıdır demiş!!

    İstiyorlar ki ot gibi yaşayalım, vursunlar ölelim, dövsünler susalım!

    Kadın olarak cumhuriyet devrimlerinin değerini bilmeli ve özgür bir birey olduğumuzu hep hatırlamalıyız.

    Bizler erkeklerle eşit haklara sahibiz. Bunu bilerek sosyal yaşamda var olmaya devam etmeliyiz.

    (link: https://tele1.com.tr/gerici-akit-yazari-kadin-evdeki-biblo-gibidir-sosyal-hayattan-uzak-tutulmalidir-85123/ haber linki)

    20 eylül 2019 15:19

    17. bir erkekle aynı rahatlığa ve özgürlük anlayışına sahip olma durumunda cinsiyetçi küfürlere maruz kalmaktır.

    16 eylül 2017 21:50


    16. dün bbc'de dinlediğim bir haberde yanlış hatırlamıyorsam bangladeş'te boşanma oranlarından ve boşanma taleplerinin %70'den fazlasının kadınlardan geldiğinden bahsedildi ve bu konuda iki kadınla ropörtaj yaptılar. bu arada bangladeş'te önceden şer'i hukuk uygulanıyormuş, yani erkekler üç kere "boş ol" diyerek boşanabiliyormuş ama otoriteler bunu sonradan yasaklamış.

    hikayesini anlatan iki kadın da kocalarından sürekli şiddet görmüşler ve boşanmak bir kadın için tabu olduğundan katlanmak zorunda kalmışlar. evlilikleri boyunca etraflarında akrabalarının hepsi erkeğini elinde tutamıyorsan bu senin yeterince kadın olmadığın anlamına gelir yaklaşımına sahipmiş. kadınların ikisi de gözleri önünde aldatılmış. adamlardan biri karısının kardeşinin kızıyla birlikte olmaya başlamış. yani hem dayak yemiş, hem toplumda hor görülmüş, hem aldatılmışlar. dayaklar artık dayanılmaz hale gelince de boşanmışlar. ikisi de hayatlarında verdikleri en doğru karar olduğunu söylediler. bir tanesi toplumsal baskıyı filan hiç umursamıyor, yalnız başıma daha iyiyim diyor.

    türkiyede kadın olmak başlığına yazılanları görünce dünyanın başka bir coğrafyasında kadın olmak üzerine bir örnek vermek istedim. durum bu.

    5 ocak 2017 10:18

    15. http://9gag.com/gag/aOqzNBR

    özetle, nasıl görünürseniz görünün eleştiriliyorsunuz temalı bir görsel.

    13 eylül 2016 12:49

    14. toplumun dayattığı şekilde yaşamak zorunda olandır. aksi takdirde yolludur, kaşardır ya da fahişedir.

    1 mart 2016 22:33

    13. hem en zor hemde en güzel olandır.

    1 mart 2016 21:33


    12. Yalvarıyorum susmayalım artık, bir şeyler yapalım, kadınlığımızı, kadınlığımızdan utanan şerefsizlerin gözüne sokalım, birlik olalım, bir şeyler yapalım...

    1 mart 2016 21:21

    11. Kadın olmak, toplumun sizden beklentisinin yüksek olmasıdır. Kadının hata hakkı tartışmasız olarak erkekten daha azdır. Kadının evi, anneliği, eş olma şekli, duygularını yansıtma şekli, giyimi, konuşması, gezmesi.. ve daha sayamadigim bir çok şeyi konusunda uyması gereken standartlar vardır ve kadın gerek kendi gerek çevresi tarafından bu açılardan sürekli değerlendirilir. Kadin olmak zordur, ağır iştir. Çok fedakarlık gerekir ama bu feda edilenler karşısında da birşey beklememek gerekir. Lafa gelince pek kıymetli şeydir kadın olmak..

    1 mart 2016 21:19

    10. Kadın olmak şeref ve onur işidir aslında ağırlıktır,özgüvendir,kalitedir.Günümüzde birçok kadın gibi bir erkeğin peşinden ucuzca koşup çeşitli oyunlarla elde etme çabasına girmek değildir kadın olmak...Saygıya layık olmaktır saygıyı hak etmektir özetle kadın olmak her kişinin harcı değildir süslüler...

    1 mart 2016 17:36