yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (9)
    • medya (0)

    1. klasik "senin için saçımı süpürge ettim sendromu", hayata karşı kurban rolü oynama. bu evrende öncelikle birinci sırada sen olacaksın. kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. bu kadar net, bu kadar basit.

    (yukarıdaki düşüncelerim zedcezir.in verdiği linke istinaden yazılmıştır. yoksa kadınlık dünyanın en güzel hislerinden biridir.)

    6 nisan 2015 13:19 6 nisan 2015 13:23

    2. kadınlık (yazar: zedcezir) bebeğimin verdiği linkteki gereksiz fedakarlıklar değildir.

    kadınlık adı üstünde herkesten ve her şeyden bağımsız bir varoluş halidir.

    birey olma halindeki taşıdığınız cinsiyettir.

    yoksa bahsi geçen örnekteki gibi sömürülmeye izin verir, buna zemin hazırlarsanız, aciziyetinizi tepe tepe kullanıp, bir de arkanızdan el sallayacak insan o kadar çoktur ki...

    bardak almayarak, olağan ihtiyaç ve kişisel zevklerinizden feragat ederek karşınızdaki adam üzerinde herhangi bir hak görmeyin. Çünkü o size bunları yapmanızı söylemiyor. siz yapıyorsunuz.

    artık o kadar ezberlenmis şeyler ki bunlar... kendi annenizle bile konuştuğunuzda "ben onu yola getirene kadar hep kendimden verdim" gibi cümleler duyuyorsunuz. hiç bi zaman da bu sebeple "baştacı" edilmiyorsunuz kadınlar ! yıllar boyu 1000 kere denendi 1000 kere ispatlandı ; her şey kendini sevmekten ve kendine değer vermekten geçiyor. kimseye ölümüne güvenip maddi-manevi yatirim yapmaktan değil !

    erkek gider !

    Kadın da gider !

    "insan" gider anlıyor musun ?

    Çünkü "tekeşlilik" doğamızda olan bir şey değil, sonradan öğrenilmiş bir prensiptir.

    finaldeki olası acıyı minimum düzeyde yaşamak ve atlatabilmek için kendinizden vermeyin !

    "bütün bunlar benim umrumda değil. evliliğim için, kocam için, çocuğum için, sevgilim için her şeyi yaparım" diyorsanız da çok fena çuvallayacağınızdan emin olabilirsiniz.

    6 nisan 2015 14:24 6 nisan 2015 14:31

    3. Kadın olmak ne zamandan beri "hizmet etmek, sineye çekmek, kendinden alıp karşıya vermek, kendi mutlulugundan vazgeçip hayatını bir adama adamak" anlamına geliyor ki?

    Kadın olmak "hayatının sonuna kadar kendini eşine adayacak, mutluluğunu hiçe sayıp ömrünü eşini yücelterek geçireceksin" anlamına gelen görünmez bir sözleşmeyi zihnen ve fiziksel imzalamak demek değildir.

    bir insan-bir kadın/bir erkek her ne olursa olsun bencil doğar. Kendi ihtiyaçları, kendi mutlulukları ve kendi başarıları olur. Kendini karşı tarafa teslim etmek fedakarlık etmek değildir. Görünmez olmayı tercih etmek-istemek bir lütuf değildir. Hele ki bu sana zorla yaptırılmıyorsa söz konusu bile olamaz.

    Ben feminist değilim. Ben sadece kendi ihtiyaç hiyerarşimi doğru bir şekilde kurmadan benliğinden, mutluluklarından ve iç huzurundan vazgeçmeyi düşünmeyen bir insanım. "Önce kocam, sonra ben" diye bir şey yok. Bir insanın elinde imkanı varken kendisini başkasının eline teslim edip "ben senin için her şeyi feda ettim" diyerek kocasına sitem edip sonra yine hemcinsine serzeniste bulunmasına da gerek yok.

    Kadın olmak bir vazgeçişin hikayesi değildir. Lütfen hayatınızı başkaları için yaşamayın. Lütfen.

    Edit: linkteki yazıya saldırmak amaçli yazmadım. Canımız yansa eminim biz de Kötü oluruz ama olay yine de yemedi yedirdim'e gitmemeli. Ben tamamen kadinligi bu şekilde algılayan bir guruh olduğu için yazma ihtiyacı hissettim.

    6 nisan 2015 15:16 6 nisan 2015 17:19


    4. hariçten gazel okuyanların doldurduğu başlık.

    dostum yapmayın ya, yazı o kadar içtendi ki ben oralarına takılamadım bile. kadını yargılamadan önce ne hissettiğine odaklandım o kadar güzel bir şekilde kendini ifade etmiş ki... yapmış işte ya, hata da olsa yaptıklarını anlatıyor. yanlış yaptın ,böyle yaparsan bu duruma tabii ki düşesin demekten daha vicdansız bir şey düşünemiyorum ben.

    böyle yapmasaydın, yanlış yaptın, hayatını boşuna karartmışsın bıdı bıdı konuşmak yerine kadının yerine koyup kendini, bundan sonra ne yapacak bu kadın deyiverin bi kere de be aplalarım.

    kadının kadınlığını tartışmak üzere başlık altına girilmiş bu entryi esefle kınıyor bir kadının hemcinsine bu kadar ağır eleştiri okları çevirmesini doğru bulmuyorum.

    son olarak: kadınlık sadece bizim kalıplarımıza göre şekillenen bir şey midir? ona göre yaptığı kadınlığın alası belki de?

    bitiremiyorum son not: vurun abalıya değil mi?

    6 nisan 2015 17:15

    5. Yine altında duyarlılık kasılan bir başlık daha.

    evet bunu yapanlar kociskosuna 1 cümle dahi etmeden "diğer kadın"a paragraflarca döşeyen "hemcins"lerini savunuyorlar.

    Çünkü kociskolari masum (gerçekten masum olabilir ama o zaman neden bu kadar tantana koparmak) çünkü kocisko yesin, içsin, hiç bir masraftan kaçınılmasin.

    bunu zamanında da (link: http://www.suslusozluk.net/n/48686/ söylemiştim )

    entryi yazan ekşi sözlük yazarinda sonra yaşanılan bir aydınlanma, ondan sonra girilen bir yargılama süreci yok.

    biz zaten bunları konuşmuştuk burda.

    Kimse kimsenin kadinligini sorgulamıyor.

    ortada yanlış bir "kadınlık" ve "kadının görevleri" algısı var. Kamuoyuna açık bir yerde ifşa olmuş, bi çok kadını yıllar yılı manipüle etmiş büyük bir yanılgı.

    "Ben kocama böyle böyle emek verdim, kendimi dahi unuttum. Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim" diyen kadın için bundan daha doğal bir sonuç beklenemezdi herhalde ?

    Evet aci çekilmiş ama hala katiline tapiyor.

    Tıpkı ismi lazım değil partinin seçmeninin, soma misali toplumsal olaylarda ağlayıp sonra yine oy vermesi gibi.

    6 nisan 2015 17:34 6 nisan 2015 17:39

    6. Kendini yok sayıp başka biri için yaşamak, çocuğu sanki tek başına yapmış gibi tüm sorumluluğunu tek başına üstlenmek, sürekli tek taraflı fedakarlıklar yapıp ne kadar iyi bir anne, ne kadar iyi bir eş olduğu ile ilgili takdir beklemek, kendini unutup başkaları için yaşamak değildir. Bunları yapanlar bedellerini genellikle ağır ödüyorlar.

    Eşinizle aranıza biri girdiğinde tüm suçlamaları hemcinsinize yöneltip kocanıza tek kelime etmemek de değildir. Bunu yapmanız ne kadar iyi bir eş olduğunuzla ilgili alkış seslerini yükseltmez.

    Siz kendinize saygı göstermezseniz, kendinizi sevmezseniz hiç kimseden saygı-sevgi bekleyemezsiniz. İnsanın hayatındaki herkes gidebilir, yeri gelince gidiyor da... Tek başına bütün olabilmek, kendinden bunca vermemek lazım. Başka birini var ederken kendini yok etmemek lazım.

    Ha bu arada, tanım: "kadın olma durumu."

    6 nisan 2015 19:57

    7. bence kadınlık; anne ve eş olmaktan önce tek başına bir birey olabilmektir.

    bir kadının kendine yüklediği ''iyi bir anne olmak'', ''iyi bir eş olmak'' vb vasıflar o kişinin kimliği olmamalı, ilk önce bir birey olabilmeli.

    çünkü eğer kendisini sadece iyi bir eş ve iyi bir anne olarak görüyorsa onlar elinden gittiği takdirde boşluğa düşüyorlar, bir insan kendisine bunu yapmamalı diye düşünüyorum.

    6 nisan 2015 20:33


    8. bir erkeğe kulluk kölelik yapmak anlamına gelmeyen kavramdır. Kadının ve erkeğin evlilik içinde ortak görevleri vardır ama bu, ‘ her daim evimi tertemiz tuttum, yıllardır kendime bir şey almazken onu giydirdim, lüks içinde yemeklere yollarken minibüste çocuğumla eziyet çektim’ demek değildir. Bu hareketleri kocasının dayatması altında yaptığına dair bir şey de okumadım, kendi rızasıyla, görev bilinciyle yaptıysa şayet, sonradan şikayet etmek niye? O zaman sana eşin de diğer insanlar da ‘eee yapmasaydın’ der. Evde adeta bir ekonomik çamaşır makinesi gibi yaşarsan, kimsenin sana saygısı kalmaz. Aldatılmayı hakeder demiyorum, bu durum aldatan kişinin ahlakıyla ilgili. Ama diğer kadına laf ederken kocasına tek kelime etmemesini görünce de acıyamıyorum.

    Bence daha da önemlisi bu kadın bir erkek çocuğu yetiştiriyor. Çocuğunun üzerine titreyen iyi bir anne olabilir. Ama o çocuk büyürken, kadının hayattaki ve evlilikteki görevlerine dair (ilk) fikirleri annesinin yaşantısından gözlemledikleriyle oluşuyor. Bu tip ailelerde yetişen çoğu çocuk, annesinin babasına gösterdiği bu hizmeti(!) ileride beraber olduğu kadınlardan bekliyor ve genel olarak (gizlinot: iş hayatında ve sosyal hayatında ) kadınlara, erkeğin gölgesindeki insan muamelesi yapıyor. Toplumumuzda bir türlü kırılamayan, kadını ikinci sınıf insan olarak gören bakış açısının temelleri böyle evlerde atılıyor.

    6 nisan 2015 23:46

    9. Birilerinin birilerine öğreteceği bir şey olmadıgı kesin olan kavram. Hele ki karşı cinsin.

    16 şubat 01:26