yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (32)
    • medya (0)

    32. Burada dünyanın en iyi stratejileri de yazıyor olsa, ben okusam da asla uygulamaya geçiremem. Beceremiyorum. İsterdim saman altından su yürütüp adamı bağlamayı ama olmuyor.

    İnsan gibi sevecek, strateji falan kovalamayacak, kovalamayacağım, uzun vadede evlilik düşünmeyen, sevebileceğim biri olursa ne ala. Buyursun gelsin.

    Kızlar yorulmayalım be. Hepimize dümdüz, stratejisiz, olaysız ilişki yaşamayı diliyorum.

    9 mayıs 23:48 10 mayıs 00:56

    31. fedakarlık yapmayı, kendinizden ödün vermeyi yüceltmeyin. En çok fedakarlık yapan en iyisi değildir, salak yerine koyuluyor muyum diye düşünün

    9 mayıs 16:04

    30. strateji yapmaya gerek duyduğunuz hiçbir yerde olmayın gerçek sevgi böyle şeylerle uğraştırmaz

    8 mayıs 19:29


    29. düzgün, dengeli ve sizin için doğru kişiyi bulunca bu stratejilere gerek kalmaz. bu stratejilere gerek varsa o erkek sizin için doğru kişi değildir.

    7 mayıs 23:09

    28. "seninle mutluyum ama sensiz de bu hayatta var olabilirim, mutlu olabilirim" duruşunda olmak.

    7 mayıs 22:04

    27. son bir saatimi fds subreddit'ini okuyarak geçirdim, daha önce okumamıştım. açıkçası biraz toksik tarafları yok değil ama büyük ölçüde haklı bir düşüncede olduklarını düşünüyorum. kadınları kendilerinin değerini farketmeye, iş hayatına atılmaya, kendilerini sosyal anlamda geliştirmeye yönlendiriyor. sadece ilişki stratejisi olarak bakmamak lazım, hayat stratejisi desek daha doğru olur.

    ben şu şekilde davranın ve mükemmel erkeğe kavuşun gibi bir mentalite görmedim fds'de. amaç kendimizi sevmek, kendi kendimize yetmek. kendini seven, kendi ayaklarının üzerinde durabilen bir kadın zaten manipülasyonlara açık olmayacaktır ve lvm dedikleri erkek tipleriyle zaman kaybetmeyeceklerdir. gerisi sonradan gelir.

    eğer adam size saygı duyan, sizin fikirlerinizi önemseyen, kişisel alanınıza müdahale etmeyen, başarılarınızı destekleyen, olduğu biri gibi davranan, yeterli düzeyde ilgi gösteren, kendi kariyeriyle ilgili ve hedefleri olan birisi değilse, engeli basın geçin. zaman çok değerli. gereksiz bir erkek yüzünden bir dakikanızı bile harcamayın, değmez.

    6 mayıs 23:11

    26. Subreddit'i bilmeyen sözlük kullanıcıları tarafından yanlış anlaşılan başlık ve stratejilerdir. Orijinal haliyle başlığın yeniden açılması taraftarıyım. 

    6 mayıs 22:48


    25. i̇lişki aşağı, ilişki yukarı. ve sayfalarca bitmek bilmeyen analizler, yazılar. sahiden mi ya? geldiğimiz nokta bu mudur yani?

    Başlığın birinci entrysine binaen biraz uzun olacak yazacaklarım. Öncelikle kimseye zahmeti olmayan kadın olmanın amacı, toplumun bahsedildiği gibi “ beynimizi yıkamasından” mı mütevellit sahiden? Bunları erkekler için yaptığımızı mı sanıyorsunuz? Veya gerçekten bunları erkekler için mi yapıyordunuz siz? O zaman ne farkı kaldı, 70’li yaşlardaki insanların ilişki stratejisi adı altında söyledikleri, “sen çekiç kullanmayı biliyor olsan bile, bildiğini belli etme, bırak o yapsın” öğütlerinden. Gelinen nokta bu mudur yani? Kaldı ki, ben tüm bu “kafa kız” addettiğiniz (ne demek olduğunu da anlamadım, ben özgür insan olarak görüyorum) şeyi, erkeklerle olan ilişkilerimi düzenlemek için değil, güçlü olduğum için yapıyorum. Muhtaç pozisyonundan tiksindiğim, iliklerime kadar iğrendiğim için. Bunu da, “aman şöyle yaparsam, erkekler ne de kafa kız derler” gibi sorunlu bir açıdan kurgulamıyorum.

    Zira hayatımı ilişki dinamikleri üstüne kurgulamıyorum. Sorun tam da burada zaten. İlişkileri sürekli olarak hayatınızın merkezine koymanızda. İlişki aşağı, ilişki yukarı. Ve sayfalarca bitmek bilmeyen analizler, yazılar. Sahiden mi ya? Geldiğimiz nokta bu mudur yani?

    2 seneden uzun bir süredir hayatımda hiçbir ilişki yok.

    Ve ben gücümü, yalnızlığımdan alıyorken, gördüğüm yegane şey; yıllardır bize dayatılan ilişkiler yüzünden yersiz yere katlandığımız şeylerdi. Açık bir şekilde çok daha mutlu olabilecekken, kadınların boyunlarına yine ilişki tasması mı takılıyor bu strateji adı altında.

    Bazen yalnız kalsanız, emin olun ölmediğiniz gibi çok daha fazla olgunlaşıp, kendinize zaten yetebileceğiniz ve kimseye tamahınız olmayacak günler önünüze serilecekken, bunca stratejinin nedeni nedir?

    Dahası tüm bu stratejilerin öğütlendiği kadınları da eleştirecek cesarete ne zaman ereceğiz? Bu toplumun kadınlarının defosuz olduğunu mu zannediyoruz gerçekten? Bu toplumda yaşayan herhangi bir organizmanın normal olduğunu düşünmüyorum çünkü ben. Bu kadınların hiç psikolojik şiddet, gaslighting veya ghosting uygulamadığını sanıyorsak büyük bir yanılgı içindeyiz.

    Birinci entry’deki metinde geçen “121 parça yemek takımını kullanarak ara sıcaklı, ana yemekli, tatlılı kocaman öğünler pişirmeyin. bunu yapmak “eş”lere özeldir. statünüz eş değilse, eşiymiş gibi davranmayın.” Cümlesine de izin verirseniz kusmak istiyorum.

    Koca öğünler pişirmekle evliliğin bağlantısını kurmak, evlilik anlayışının tam da koca öğünler hazırlamak oluşunun alttan alta pompalanışı, bir de tabii eş kelimesinden “statü?” olarak bahsetmek. Hepsi bir cümlede bana çok ağır geldi, hakikaten kusacağım. Neyin statüsü bu bahsedilen, ya da bekarlar statüsüz müdür. Anlaşılan ben yıllarca yalnız kalmayı seçerek parya sınıfına aday filan olmuşum da haberim yokmuş.

    Komple arkaik bir düşüncenin yeniden hortlamış bir hali olmuş bu yazı. Üzgünüm ama emekli Saadet hanım teyzenin ilişki tavsiyelerinin bundan daha farklı olacağını düşünmüyorum. İlla bir strateji vereceksem de; İlişkiler hayatın olmazsa olmazı değildir. Ama özgürlüğünüz ve dimdik duruşunuz tam da olmazsa olmazınızdır! Zaten yalnız kalabildiğinizi görünce, gereksiz hiçbir insana tamah da etmeyeceksiniz.

    6 mayıs 15:49 6 mayıs 16:08

    24. Senelerdir (8 yıl kadar) 2 ayrı uzun ilişkisi olmuş ve son olarak da geçenlerde birisinden hoşlanıp sonunda burada stratejinin önemini savunan insanları ne yazık ki anlayan bir kız kardeşiniz olarak: Ben de sizin gibiydim stratejiye gerek yok diyenler. Derdim ki stratejiyle elde edilecek şey olmaz olsun. Ki gerçekten de sadece stratejiyle taktikle birini size deliler gibi aşık yapamazsınız bence. Ama diyelim ki size hali hazırda aşık, sizi seviyor. O zaman stratejiye gerek var mıdır?

    Sizi tahmin edebiliyorum. İçi dışı birsiniz. Muhtemelen şu anki ilişkileriniz güzel gidiyor çoğunuzun. Yaşama sevinci, umut, özgüven hat safhada. Diyorsunuz ki "e ben stratejik değilim, nasıl böyle güzel ilişkim var? Demek ki gerekmiyormuş". Bakın size diyorum, aynı bu şekildeydim ve 2 tane bana aşık adamı, dümdüz kendim olarak, yani güçlü, kendine yeten, evlilik meraklısı olmayan, o her dertlendiğinde ya da zayıfken elini taşın altına koyan kadın olup fark etmeden biraz da anne rolüne bürünerek pasif hale getirmeyi ve sonunda kendimden uzaklaştırmayı başardım. Tabii ki insanına bakar, aldatıldım mı? Hayır. Ama sonunda hiçbir sorumluluk almamaya başladılar mesela, ki başta uzun süre evlilik şakaları yapan insanlar olmalarına rağmen. Bunlar cidden uzun ilişki bu arada, biri 3 diğeri 5 sene civarı. 2 çok farklı erkekte denendi ve onaylandı. Sonuçta "dişil enerji alır eril enerji verir vs" bana safsata gibi gelmesine rağmen gayet de inanır oldum.

    Bakın öz babamdan bahsedeyim. Biz ayrı yaşıyoruz babamla ve beni çok sever, ben de onu. Ama Adam, annem ve ben ne zaman bir şeyleri sorumluluk olarak fazlaca üstlensek her şeyi bize yüklemeye kalkar. Erkek kardeşim de öyle. Kızlar, erkekler cidden bencil. Ki kendileri de başka erkekleri eleştirirken "erkeklere güvenme" filan diyorlar zaten. şahsen ben artık altında arabası olan babam beni bir şey için ayağına çağırdığında, narin bir kız çocuğu gibi "gelemem" diyorum onun gelme imkanı varsa ve o geliyor. Yani bu en basitinden bir örnek. Eski ben olsa koşar gider her yere. Hakeza eski sevgilim. Bir dönem 1.5 saat uzaklıkta iki şehirde kaldık ve 1 sene boyunca ben gittim geldim, çocuk 1 kez gelmedi. Bakın 5 yıllık ilişki, bırakın flört mlörtü yani...

    Son hoşlandığım olaya gelirsek, yabancı biriydi. Ve yabancılarda nasılsa bu durumlar daha doğal daha içten ilerliyordur, kaçan kovalanır tarzı taktiklere gerek yoktur diye, yürümeden, ilgimi açık açık belli etmeden çocuğa yazmaya başladım bir şeyler, konuşuyorduk. Yazdığım konular da güya onun çok ilgisini çeken şeyler ama ben yazdıkça kendisini geri çekmeye başladı. Ve baktım başka kızları eklemiş, başka kızlarla konuşuyor. Diyordum ki ben de "garibim başka sorunları var, belki utanıyor çekiniyor" konu açmaya filan çalışıyordum. Yüzüme baya çarptı gerçek yani. Bu arada bana yürüyen rahat 3-5 kişi var ve ilgi duymadığım için çok az yazıyorum, bu onların daha da peşimde koşmasını sağlıyor(bunu bilerek yapmıyorum). Halbuki onlar da içe dönük ve utangaç insanlar...

    demek istediğim burada süslü sözlük camiasının tavsiyelerinde hep görürsünüz ya "yazmak isteyen yazar, konuşmak isteyen konuşur, erkekler evlenmek istese hiçbir şey onları tutamaz" vs. Çok doğru arkadaşlar. Bunu bilin, karşınızdakini sadece içtenliğinizle, taktiksizliğinizle kendinize başta aşık edip (evet bu da mümkün, en başta hoşlarına gider bazılarının) sonra da kendinizden soğutabilirsiniz. Okuyanlara çok teşekkür ediyorum, her şey gönlünüzce olsun.

    6 mayıs 09:11

    23. yine okuduğunu anlamaktan acizler doluşmuş başlık altına. evet bacım sensin içi dışı bir, stratejisiz, çıkarsız ilişkisi olan, yürekten seven delikanlı kız. fikriniz yoksa yazmayın be.

    6 mayıs 02:28