yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (28)
    • medya (0)

    28. Yakın-uzak bir çok akrabamızı bizden alan hastalık. En son da eniştemi vurdu.

    Geçen ay yazmıştım, beyninde tümör varmış diye. Bu süre içinde prostatında, akciğerinde de kötü huylu tümörler bulundu ve yapılan tetkikler sonucunda yumuşak doku kanseri olduğu anlaşıldı. ışın tedavisi Üstüne kemoterapiye başlandı bu hafta. Doktor ilk en fazla 1 sene içinde ölüm dedi ve hala bunu söylemeye devam ediyor. Hiçbir umudun olmamasına, çok sevdiğim bir insanın berbat bir hastalık yüzünden gözlerimizin önünde eriyip bitmesine dayanamıyorum. Çevredeki insanlar şunu yapın bunu yapın şunu yedirin gibi şeyler söylüyor hepsini doktor kontrolünde yapmaya çalışıyoruz.

    En acısı da ne biliyor musunuz? Bunları belki iyileşir umuduyla değil, en acısız ağrısız şekilde bu dünyadan ayrılması için yapıyoruz. Kötü düşünmek, umutsuzluğa kapılmamak gerçekten çok önemli. Enişteme bunu asla yansıtmıyoruz fakat bütün doktorlar aynı şeyi söyleyince bizim de bir umudumuz kalmadı. Onun yanında gülüyoruz eğleniyoruz espiriler yapıyoruz. Daha 2 hafta önce o da espiriler yapıp gülüyordu şimdi hafif bir gülümse ile geçiyor. Çünkü gülmeye gücü yok. Elbette Allah’tan ümit kesilmez. Bir mucize olur belki. Bekliyoruz.

    25 ağustos 13:38

    27. Bir kişiyi değil bir aileyi mahveden hastalık.

    Herkesin öleceği gün belli ve kader diye birşey var tabi ki ama bu hastalıktan kaçmak için ne yapmanız gerekiyorsa yapın. Allah hiçkimseye yaşatmasın. 

    25 ağustos 03:58 25 ağustos 04:04

    26. Sevdiğiniz insanın gözleriniz önünde erimesini izlemek yerine ölmesini tercih edebildiğiniz bir hastalık. Allah hiçkimsenin ama hiçkimsenin başına vermesin.

    4 temmuz 02:21

    25. "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." diye başlıyor en sevdiğim yazarın en sevdiğim kitaplarından biri. Kalbim, böylesine derin bir acıyı tatmasaydı eğer; hayatımın en mutlu anlarının, bu acıyla tanışmadan önceki her saniye olduğunu bilemezdim. "Bilseydim bu mutluluğu koruyabilir; her şey de bambaşka gelişebilir miydi?"diye iç öldüren bir soruyla devam ediyor kitap. Bazı sorular cevapsız kalmalı.

     

    Bazen insanlar hasta oluyorlardı, çok üzülüyordum. Bazen yakınlarımın sevdikleri çok hasta oluyorlardı, ben yine çok üzülüyordum. Bazen tanımadığım birinin ölüm haberini alıyordum, boşluğa dalıp gidiyordum. Bazen tanıdığım birinin ölüm haberini alıyordum, çok üzülüyordum. Bazen sevdiğim birinin yakınının ölüm haberini alıyordum, kahroluyordum. Acıya karşı dayanıksızlığım ve güçsüzlüğüm yüzünden, bu haberlerin üstüne düşünmekten deli gibi korkardım. Zaten hep haberlerde başkalarının başına geliyordu kötü olaylar. Başkalarının kocaları sinir krizi geçirip öldürüyordu eşlerini, başkaları kaybediyordu sevdiklerini o korkunç trafik kazalarında. Amansız hastalığa yakalananlar ya da yakınları sabah kuşağına konuk olan doktorlardan yardım isterken "Allah şifa versin." diyordum. Sonra, yakın arkadaşlarımdan birisi babasını kaybetti. Kalp kriziymiş. Sonra, gencecik ve iki çocuklu bir kadın olan yakın akrabamız hayatını kaybetti. Kanser. Daha sonra bir yakın arkadaşım daha babasını kaybetti. Kanser. Sonra, bir tanıdığımızın daha kanser olduğunu öğrendik. Hayat bana "Ölüm herkes içindir." demek istiyordu ama kulağımda en sevdiğim şarkı çalıyordu, duymuyordum.

     

    Kanser. Sevdiklerimi, sevdiklerimin sevdiklerini alan bir hastalıktı ama bize çok uzaktı. Bize çok çok uzaktı. Hep başkalarının başına geliyordu, keşke gelmeseydi. Dünyadaki 7 milyar insanın içinde onları buluyordu, ne kötü. 7 milyar insanın içinde benim canım babamı buldu.

     

    3 ay önce en büyük hayalimin ne olduğunu sorsalar düşünmem gerekirdi, hemen bir şey söyleyemezdim. Geceleri dua ederken bile allahtan istediklerimi sıralamam bazen duadan daha uzun sürüyor-du. Artık en büyük hayalimi biliyorum. Artık beni gerçekten gülümseten tek şey bu hayalim: Her zamanki gibi işten çıkmış eve dönüyorum, içeri girdiğimde sevdiğim herkesin bizde toplandığını görüyorum. Yüzü on yıl yaşlanan annemin gözlerinin içi parlıyor, sanki sihirli bir değnek onu eski haline döndürmüş. Yaşının kaldıramayacağı olgunlukla boğuşan kardeşim bu kez bana "Abla ne yapacağız?" der gibi bakmıyor; evet evet gerçekten gülüyor. "O benim canım abim, ilk aşkım" diye diye babamı bebek gibi seven halamın göz halkaları kaybolmuş. Oğluyla her şeyini paylaştığı gibi tümörlerini de paylaşan babaannem ağlamasını yine engelleyemiyor ama bu kez mutluluktan. Evde bir bayram havası. Sonra babam ayağa kalkıyor. Gereğinden fazla bölünüp çoğalarak onun yürümesini bile engelleyen hücreleri vicdan mı yaptı ki? Sanki hiç dökülmemiş gibi sağlıklı ve gür duran kuzguni siyah saçlarıyla bana doğru yürüyor. Gözlerinin etrafındaki morluk gitmiş. Sonra ellerini avcumun içine alıyorum, ateş gibi olmasına neden olan kırmızı halkalar da gitmiş avuçlarının içinden. Dimdik, dağ gibi karşımda duruyor benim canım babam. "Geçti kızım." diyor. "Hepsi kabustu." diyor. Öyle bir sarılıyorum ki onun o hasta olmayan bedenine, nasıl olsa canı yanmaz, kemikleri acımaz... Annemle kardeşim de geliyor, hep beraber sarılıyoruz. Sonra, en çok özlediğim cümle geliyor babamdan: "Hadi bir kahve yap da içelim kızım." Canının bir şey çekmesini öyle özlemişim ki ona dünyanın en güzel kahvesini yapmak istiyorum.

     

    Sonra, gerçekler tokat atar gibi hayata döndürüyor beni. Biraz eksik, biraz buruk tek yanı gerçeğe dönüşüyor hayalimin; annem, ben ve kardeşim sarılıyoruz yine birbirimize mutluluktan değil çaresizlikten ağlayarak.

    Bu illet hastalık babamı elimden almadan bir gün önce bana bu satırları yazdırdı. Seni çok özledim baba. 47 gün geçti ama içim hala çok acıyor.

     

    17 aralık 2018 02:10

    24. ülkemizde kanserin birden patlayan Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde (ve Antalya Kumluca’da) neden patladığına dair 2011-2016 yılında sağlık bakanlığı tarafından detaylı bir araştırma yapılmış ve elde edilen sonuçlar kamuoyuna açıklanmamış. 2011 yılında Onur Hamzaoğlu : '' kan ve dışkıları bırakın, doğum yapıp çocuk emziren annelerin sütünde bile çinko, demir, alüminyum, kurşun, kadmiyum tespit ettik, tehlike büyük '' dediği için yerel idarecilerin suçlamasına maruz kalmış ve hakkında dava açılmış. 2016 yılında khk ile görevinden alınmış.Tutuklanmış. geçen ay da tahliye edilmiş. Ne denebilir ki ? (link: http://m.bianet.org/bianet/saglik/195967-ergene-ve-dilovasi-nda-yapilan-kanser-arastirmasi-sonuclari-neden-aciklanmiyor buyrun o araştırma) muhakkak bir göz gezdirin bu şehirlerden birinde yaşıyorum ve bulunduğum şehri terk etme isteği uyandırdı. Ailemde 2 kanser hastası var. (derin bir iç çekiş)

    22 temmuz 2018 22:16

    23. hayatta nerdeyse hiç bir şeyi ciddiye almam, hastalık,ölüm hariç.allah bu hastalıktan çeken herkese acil şifalar versin.

    29 ocak 2018 03:25

    22. Kanser tedavisi için, tıbbi kenevir yağının kullanımını arastirmanizi tavsiye ederim. Bir de bu maddeyle ilgili olarak sativeks adinda bir ilaç var, sanirim yurtdisindan ozel recete ile getirtiliyor.

    28 ocak 2018 03:30

    21. kanser tedavisinde kullanılan akıllı ilaçların bir aylık kutusu 6600 liraymış. ve devlet kanser tüm vücudunuza yayılmadığı sürece ödemiyormuş. zaten tüm vücuda yayılan kanserde ilaç içsen ne olur içmesen ne olur. 6600 lira ve 1 aylık ilaç. allah kahretsin bizi bu hale getirenleri başka söz bulamıyorum. insanlar, hayata tutunmaları için umutları olan bir ilaca nasıl ulaşamaz! kahretsin! allah kanser ilacına para yetiştirmeye çalışan, ödeyecek gücü olmayan herkese yardım etsin. umarım bu durum değişir...

    27 ocak 2018 19:55

    20. Sonunda bizim ailemizin de başına gelen hastalık. Daha 1 ay olmadı babamın akciğer kanseri teşhisi konalı. Babam son seviye olan 4. seviyedeymiş. Tam 1 hafta önce babamın nefesi yetmemeye başladı ve hastaneye kaldırdık. 1 haftadır hastanede yatıyor. Biz de resmen orada yaşıyoruz. İnsan en iyi böyle zamanlarda anlıyormuş dostlarını daha iyi tanıyormuş. Hiç beklemediğimiz kişiler geldiler ya da arayıp destek oldular ama en çok beklediğin kişilerden 1 telefon dahi gelmedi. Akciğer kanseri cidden çok kötü bir kanser türüymüş. Babam çocuk gibi kaldı zayıfladı. Ateş düştüğü yeri yakıyor resmen. Umarım en kısa zamanda kemoterapiye başlanır ve olumlu sonuç alırız. Yine de kendimizi artık kötüye de alıştırmaya başladık. Her ihtimale hazırlıklı olmaya çalışıyoruz. Bu arada çok şerefsiz patronlara sahibim. Hem yıllık izindeyim hem de babamın durumunu ayrıntısına kadar anlattım bildiklerine rağmen benden iş istiyorlar, işle ilgili soru sorup duruyorlar, babamın yatağının başında onunla ilgilenirken işle ilgili not almamı istiyorlar. Böyle zamanlarda herkes en gerçek yüzünü gösteriyor :)

    Edit: 4 gün önce babamı kaybettik. O yorgun bedeni, ruhu daha fazla dayanamadı babacığımın. Hayatımda hiç yaşamadığım büyüklükte bir acı yaşadım. En zoru ilk 2 günmüş. Belki bu yangın bir gün geçecek ama hiç bir zaman bu boşluk geçmeyecek. Yerine hiç bir şey koyamam, onulmaz zaten. Keşke hastalıklar, ani ölümler olmasa ve herkes tonton birer nine ve dede olarak ölebilse. Her ölüm erken ölümdür. Kesinlikle isyan etmiyorum, hiç birimiz de etmedik. Onun istediği güçlü kızları ve eşi olduk. Seni çok seviyorum baba. Hepimiz çok seviyoruz. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Allah rahatsız olan herkese şifa versin. Umarım kimse bu tarz acıları çok eken tatmaz. Ölümün de güzeli oluyormuş. Böyle zamanlarda dostların ne kadar değerli olduğunu anlıyorsunuz. Hepsinden allah razı olsun. İyiki varlar. Bazı şeyleri aşmamızda, atlatmamızda onlar da çok yardımcı oldu. Bunu okuyacak olan olursa şayet, lütfen bütün herşeyi bırakın ve yapacağınız ilk iş ailenize sarılmak, öpmek olsun. Her gün onlara onları ne kadar çok sevdiğinizi söyleyin. Yarının garantisi yok cidden. Hepiniz Allah'a emanet olun.

    25 ağustos 2016 08:39 23 eylül 2016 22:58

    19. Yakinlarinizdan biri yasamadigi surece ne demek oldugu anlasilamayacak olgu.allah kimseye vermesin.olanlar da acil sifasini bulur insallah

    12 ağustos 2016 23:16