girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (26)
  • medya (0)

26. bugün 5.günüm ve 4 kilo verdim. Hepsi muhtemelen ödem ve sudur ama verebildiğini görmek bile insanı motive ediyor. Ben sabah pastırmalı yumurtamı bile yedim gayet doyurucu bir diyet, aslı 2 öğündür ama dayanamıyorsanız 3 öğün de yiyebilirsiniz. Ceviz, badem, fındık, kaju(az miktarda) gayet tok tutuyor bence. Ayrıca sabah -ve dışarda yemediğimiz zamanlarda akşamları-yoğurt,  zerdeçal, zencefil, tarçın karışımı yiyorum aç karnına. Hafta hafta editlemeye çalışacağım.

Not: Spor yapmıyorum ama tüm gün geziyoruz spor yerine geçmez ama harekettir sonuçta. Biraz bacak egzersizi yapmayı düşünüyorum

11 temmuz 21:07

25. diyet olarak yapmadığım, yaşam tarzı olarak hayatıma ufak ufak entegre ettiğim diyettir.

yaklaşık 1 yıldır karatay'ın ve karatay'dan çok önce dünya çapında doktorlar tarafından belirlenen (gbkz: beslenme kuralları) ile yaşıyorum.

çocukluğumdan beri hep fazla kilolu oldum. ama obez gibi değildi. lisede abur cuburu keserek 20 kilo vermiştim 1.5 yılda. sonra üniversiteye geçince okulda yaşadığım sorunlar, sabahlara kadar oyun oynama, kola-cips-çekirdek-sigara, okulda yenen kızartmalar, çok kötü yaşam kalitesi derken önce 15-20 kilo aldım, arkasından majör depresyon geldi. aile-arkadaşlık-romantik ilişkilerim bozuldu. hatta sağlığım dibe çöktü. çok oturmaktan ve fazla kilodan dolayı (gbkz: kıl dönmesi) oldum. ameliyat ettiler (gizlinot: neyse ki aman aman kötü bir izi kalmadı). üstüne zatüre geçirdim 2. kez. son 5 yıldır en az 8-9 kez ağır akciğer enfeksiyonu geçirmişimdir.

sonrasında hayatımın kontrolünü yeniden ele almam gerektiği dank etti. ama yaklaşık son 3 yıldır bunu başarabilmek için çabalıyorum. bahsettiğim hasta olduğum ve kilo aldığım dönemlerin içine dahil bu 3 yıl. yani ha diyince her şey düzelmedi. düşe kalka. bu yüzden buradaki depresyon soruların altını kamplarım, genelde uzun uzun bir şeyler yazarım. çünkü kişi kendinden bilir işi.

neyse, çok şükür düzlüğe çıktım, biliyorum. bunun en temel bacaklarından birisi de karatay diyeti oldu. 8-9 kilo verdim 1 yılda, ama beden olarak çok daha fazla inceldim. çünkü hep yağdan gitti. eski kilomdan 5 kilo daha üstteyim şu an, ama o zamanlar giydiğim şeyler bana bol geliyor. özellikle erimez erimez denen alt bacak ve iç bacak kısımlarım eridi gitti. uykum düzene girdi (ben soktum), 3 yıl önce yaptırdığım kan testinde 11 çıkan dvitamini değerlerim şu an 40larda. b12 değerimi 2 katına çıkardım. sadece demir eksikliği yoktu, demir depolarım (gizlinot: ferritin) bomboştu. daha bugün açık camdan gelen cereyandan millet üşüdük diye şikayet ederken fark ettim ki ben hiç üşümüyorum. 2 gün önce gece arabada dolaşırken esen rüzgardan yanımdaki adam üşürken ben yine üşümedim. bu sırada onun üstünde mont vardı, ben kısakolluyum. özellikle erkek diye belirtiyorum çünkü kadınlar metabolizma hızı ve reglden ötürü üşümeye daha yatkın. tam da reglimin bittiği gündü hatta. yani demir açısından hassas bir dönemde olmam gerekirken, benim iki katım birinden daha sağlam bir hale gelmişim. hem de demir hapı kullanmadan. zaten o sırada o ice tea içerken ben sade soda içiyordum. bünyesinin zayıf olmasının sebeplerinden birisi tam da bu. 

karatay hep der ki "sağlıksız yaşıyorsanız, gidiyim bi kefir içeyim, bi sirke içeyim iyileşeyim diye bir şey yok. her şey bir bütün". aynen öyle. kendim deneyimledim gördüm. karatayı nispeten sağlıksız yaşadığım dönemde uyguladığımda da faydasını gördüm, ama diğer bileşenleri de düzeltince, yani uyku saatlerimi düzenleyince, sadece beslenmeye değil, genel ruh sağlığım üzerinde düzeltmelere gidince, hayatımdan dramayı çıkartıp daha (gbkz: sakin) ve (gbkz: sükunet) dolu bir hale girmeyi alışkanlık edinmeye çalıştıkça, insanları ve kendimi yargılamayı, kıskanmayı, öfkelenmeyi bir rafa kaldırıp kendimi ve başkalarını anlamaya çalıştıkça yemin billah olsun ki kilo vermem hızlandı. galiba duygusal sorunları yemekle bastırmayı bırakmış oldum böylece. aynı zamanda erteleme huyu ve mükemmeliyetçiliğe savaş açtım, o yüzden evde kendi yemeğimi yapmam kolaylaştı.

mesela akşam yorgun argın eve geldiniz. evde pirinçli dolma yemeği var. onu yemek yerine artık mükemmeliyetçi olmadığımız için olduğu kadarlık karataya uygun yemekler yapıp yiyoruz. en kötü buharda kabak haşlayıp yoğurtlayıp yiyorum. 2 kabağı kesip haşlanmaya bırakınca siz üstünüzü çıkarana kadar haşlanmış oluyor zaten.

biraz ordan buradan bahsediyorum ama, bence her şeyi yaşam tarzı olarak entegre etmek çok önemli. arkadaşlar sevmiyorsanız ya da paranız azsa fındık badem ceviz vs. yemek zorunda değilsiniz. temel mantık şu: şekeri hızlı yükselten şeylerden kaç, yavaş yükselten gıdalar tüket. ve marketten paketli gıdayı ağzına sürme.

karatay'a ek olarak ayşegül çoruhlu'nun fikirleri de kilo vermemde çok faydalı oldu. kadın diyor ki gece uyurken tam karanlıkta leptin salgılanıyor. leptin yağ metabolizmasından sorumlu bir hormon. yağ yıkımı veya depolanması kararını gece uyurken salgıladığımız leptin belirliyor. ne kadar çok leptin, o kadar çok yağ yakımı. istediğiniz kadar spor yapın, gece uykunuzda yeterince leptin salgılamamışsanız kilo veremezsiniz diyor. o yüzden gece lambasını kapatın ve assssla gece uykusunu pas geçmeyin, kilo alırsınız. aynen de öyle oldu. ayrıca tam karanlık için uyku bandına alışamayınca kalın bir perde aldım. kilo vermemi hızlandıran şeylerden birisi bu olmuş olabilir. bir de diyor ki sebzelerin enerjisi ve vitamini ancak az pişmiş veya çiğken vücuda geçer. yoksa çöp yemiş olursunuz. bu da mantıklı çünkü demirim artsın diye yediğim pirinçli ıspanak yemeği hiçbir işe yaramazken, şimdi sadece haftada 1-2 (gbkz: çiğ) ıspanak salatısını yağ ve limonla yiyerek bu konuma geldim.

hastalıklar konusunda da gelişme var. artık ağır hastalıklar geçirmiyorum.

tüm kuralları %100 uygulamıyorum. hergün kefir içmiyorum mesela, ayda bir aoç'nin 1 ltlik kefirinden alıp 1 hafta boyunca tüketiyorum. ne bileyim, bir ara sirkeyi çok kullanıyordum, bu aralar yaz geldi çok içim almıyor. önemli değil. yapabildiğiniz kadarını yapın, yeter. ve genel bir yaşam tarzı düzenlemesine gidin. ama her şey yavaş yavaş olsun, ne olacak? bana ilk başladığımda hep öyle derlerdi. "ay sen karatay demiyo muydun neden onu yaptın/ neden bunu yedin" çünkü eşşeeeğin şeyinden ötürü. önce emeklemek lazım, yoksa bacaklarımız açılmıyor ve koşamıyoruz. ilk günden aşırı sıkı başlayanlar birkaç ayda salıveriyor. mesela şekeri 1 günde bırakıp aylar sonra yediği 1 dilim pastayla eskisinden beter bir düzene geçen çok insan var. niye? insan yasak olanı arzuluyor da ondan. bir de hata yapmaya izin vermek lazım mentalite olarak. buna izin vermeyince insan o günü komple siyah beyaz görüyor ve diyeti bozarak komple siyaha geçtiğine inandığı için iyice abartıyor, bi de üstüne kfc gömüyor mesela. halbuki 'hmm olabilir, canım çekti yedim. ben bunu yaşam tarzı olarak uygulamaya niyetliyim zaten, ama robot olmadığım için bu denli bir değişim 1 günde olmuyor. zamanla canımın çekme aralığı da azalacak.' diye düşünüp konuyu kapatsak, üst üste hatalar yapmayı bırakıcaz. 

diyet yapanlara günlük motivasyon dozu olsun: hata yapmaya iznimiz var. bu en doğal hakkımız. çünkü insanız, robot değiliz. insan 2 ileri 1 geri gide gide ilerliyor.

edit: leptinin ne işe yaradığını yazmamışım.

6 temmuz 14:32 6 temmuz 14:50

24. Sayesinde 5 ayda 17 kg verdiğimdir. hatta spor yapamadığım ve vücut da bir süre alışkanlık olduğu için 2 ay sabit kiloda kaldım fakat vücudun alıştığını öğrenince bir gün kaçamak yaptım ve hemen ardından tekrar vermeye başladım. İlk başta benim en çok zorlandığım kısım tatlıları bırakmaktı daha kolay olsun diye that sugar film (gizlinot: bence herkesin izlemesi gereken müthiş bir belgesel) izledim. Açıkçası tüm gün yatana kadar sadece tatlılarla beslendiğim için Karatay diyetine başladığım sürecin ilk 4-5 günü çok şiddetli bir baş ağrısı ve tatlı krizleri yaşadım ama inat ettim vücuduma ve beynime o istediğini vermedim. Sonrası çok kolay oldu ekmek yerine ceviz gerçekten konulabiliyormuş bu süreçte hiç zorlanmadım. Bir ince bel çay bardağı kadar ceviz öneriyor sabahları fakat o kadarını bile yiyemiyorsunuz o kadar doyurucu kahvaltısı oluyor ki. Bu ayla birlikte 6. ayıma girdiğim ve dolu dolu yiyip hala kilo verebildiğim, kendimi enerjik hissettiğim muhteşem bir yaşam tarzı oldu benim için bu diyet. Aile doktorumun yağı kesersen kilo verirsin tezini de çürüttü bu arada bu diyet. Kana bana tereyağı zeytinyağı yedim o kilolar öyle gitti. Hatta bbc earth kanalında çok güzel belgesel oluyor süslüler deney yaparak insanlara gösteriyorlar bu durumu. Karatay yağ yemeyen insan zayıflayamaz diyor ve bu kanaldaki belgeselde de (gizlinot: yağ hakkındaki gerçekler programın adı) bunu kanıtladılar. Bu sadece bir tanesi, kanaldaki insan sağlığı, yemek hakkındaki belgeselleri izleyerek karatayın haklılığını daha bilimsel şekilde görmek çok hoşuma gidiyor açıkçası ve beni çok motive ediyor. Bence kesinlikle ömür boyu yapılabilecek, sağlıklı ve her bütçenin de uyum sağlayacağını düşündüğüm diyettir kendisi.

6 temmuz 14:06


23. Başlığa ikinci girdim olacak, editlemek yerine yeni bir girdi yazmak daha iyi olacak. Ben de öğrenciyim ve bahsedilen çiğ kuruyemiş kısmı ise sadece cevizden oluşmuyor ayrıca o kuruyemiş de sadece kahvaltıda tüketiliyor. Sürekli ceviz tüketmek pahalı gibi görünebilir ama kaseler dolusu yenmiyor tüketim hızı düşük oluyor bu yüzden. Ben de ekonomik sebeplerden dolayı sürekli ceviz kullanmıyorum, çiğ fındık, çiğ badem, kavrulmamış tuzsuz fıstık da kullanıyorum cevizle birlikte, bu sayede daha ekonomik olmuş oluyor. Her kahvaltıda sadece bir ince belli çay bardağı çiğ kuruyemiş tüketildiği göz önüne alınırsa, haftalık bazda bakıldığında bir hafta için ekmek, simit, açma, poğaça için harcanan parayla kuruyemişe harcanan para miktarı arasında çok da bir fark olmuyor.

Edit: eksileyen fırıncılar odası sözlük temsilcisi sanıyorum ki

6 temmuz 13:43 6 temmuz 20:13

22. ben en ekonomik diyetlerden biri olduğunu düşünüyorum. öğrenci halimle 2 ayda 8 kilo vermemi hatta yağdan verdiğim için daha fazla vermişim gibi gösteren diyettir kendisi. Şu saat şunu yiyin gibi bir dayatması olmadığı için ekonominizi sarsmaz. Sebze yemeğinizi yersiniz, dilerseniz alabilirseniz menünüze et de ekleyebilirsiniz. Tercih eder misiniz bilmiyorum ama a101de yarım kilo kıyma ve kuşbaşı 15 tlydi. Nelere para verdiğimizi düşünürsek hiçbir şey bu. Ayrıca cevizi de 10 liraya bimden alıyordum ve uzun süre gidiyordu çünkü sadece kahvaltılarda ihtiyacım oluyordu. 3 4 tane yiyordum. Diyet gibi hissettirmediği için de en kolay diyetlerden biridir. Bu sabah tekrar başladım 1 seneden sonra. Diyeti bıraktıktan sonra bunalımlı dönemimde aylarca fastfoodla beslendim hatta 1 sene bile öyle beslendim diyebilirim. Kilo verdiğim halimden 3 kilo fazlayım. Bunu da bu diyete bağlıyorum çünkü normalde çok kolay kilo alırım diyetten önceki 1 senede 15 kilo almıştım.

6 temmuz 13:31

21. Evet çoğu kişi demiş ben de diyeyim, yaşam tarzı olabilecek bir diyet. Alıştıktan sonra gerisi çok kolay. 10 kilo verdirdi bana. Kolayı su gibi içen ben kolayı ağzıma koyamaz oldum. Baya üç yıldır falan kola içmiyorum, canım istemiyor, içebilecek miyim diye demeyince de dilime değer değmez midem bulanıyor.

6 temmuz 13:30

20. (yazar: cence) girdisine yorum yapmak isterim. Başlarda ekmek yerine koyacak bir şey arıyor insan, o zamanlarda gerçekten ceviz, badem tüketmek ekmek yemiş hissiyatı sağlıyor. Ekmeksizliğe alışınca kilolarca ceviz yenmiyor zaten.

Benim için en sürdürülebilir diyettir kendisi. gerçekten hiç aç kalmadan ve diyet psikolojisine girmeden 8 kilo verebildim sayesinde. Hala daha vermem gereken bir 10 kilo var ve bu artık imkansız görünmüyor benim için. Alışana kadar çok zorlandım ama alışınca da bir yaşam biçimine dönüştürebildim. 

6 temmuz 13:24


19. Cevizi ekmek gibi yiyin demek 3 öğünde hunharca ceviz yiyin demek değil faydalı bir şey olduğunu ve yenilmesi gerektiğini vurguluyor karatay hanım.

Ayrıca ekonomiyle de alakası yok ablam bu diyeti öğrenciyken bizden ayrıyken yaptı ve 20 kilo verdi hala da geri almadı hiçbirini 

En güvenilir diyettir kendisi

6 temmuz 13:09

18.  Uygulamak için zengin olmak gerektiğini düşünüyorum. Cevizi ekmek gibi yiyin diyor. Cevizin kg fiyatını ve cevizi ekmek gibi tüketeceğimizi düşünürsek mutfak masrafı baya baya uçar sanki.

 Fakirlik edebiyatı olarak düşünmeyin ama ne yazık ki öyle. Parası olan yapsın tabi sağlık önemli. Sonradan geri kazanmak için para harcamak yerine bozmamak için harcamak daha güzel ve mantıklı.

 

6 temmuz 13:04

17. Bence gerçekten yaşam tarzı olabilecek tek diyet.

6 temmuz 12:58