sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (440)
    • medya (402)

    440. akşamları ya da geceleri uyuyacağı zaman yatağıma zıplıyor ve bir saat kendini yalayıp temizlendikten sonra yastığıma yaslanıp uyuyor. ben yatacağım zaman ona değmemek için yatağın biraz orta kısmına doğru yatıyorum çünkü en ufak bir dokunuşta bile rahatsız oluyor ve kalkıp gidiyor haspam.(gizlinot: swh) kendi yatağımda misafir gibiyim resmen neyse ki bir buçuk kişilik de ikimiz birden sığabiliyoruz.

    9 temmuz 02:46

    439. dört senedir canım gibi sevdiğim, baş tacım olan hayvan. cinsi sibirya kedisi. akıllı, uslu, asla yaramazlık yapmayan, hiç kimseye zarar vermeyen, tırmalamayan, ısırmayan bir kedi oluşu sanırım cinsine bağlıymış. 

    ilk karşılaştığımızda iki aylık minicik bir bebekti. çevreden duyduğum kadarıyla bir aydır dışardaymış, evden kaçmış. kehribar rengi kocaman kocaman gözleriyle yüzüme bakıp kucağıma çıkmıştı. dokunduğum en yumuşacık canlı. birkaç gün üst üste bulunduğu yere gidip mama ve süt verdim. evdeyken de sürekli onu düşündüğümü fark ettim. son gidişimde bi kedi çantası alıp aşılarını yaptırıp evime getirdim. hayatımda aldığım en doğru karar.

    o günden beri bir kere bile canımı acıtmadı, huzursuzluk çıkarmadı. hasta olduğumda, üzüldüğümde başımda bekledi. babamı kaybettim, en çok o moral verdi.

    sokakta bulduğum en ama en güzel şey. 

    ilgili medya:
    2
    9 temmuz 00:43 9 temmuz 01:02

    438. Ekimde üst sokağımızda doğuran kömür 9 yavrusuyla 1 ay sonraki fırtınada apartmanımıza sığındı bizde kilerimizde bakmaya başladık. O kadar hızlı büyüdüler ki anlatamam. 6 tanesini sahiplendirdik. 2 tanesini kuzulu bir çiftliğe gönderdik kuzuların üstünde uyuyorlar minnoşlarım. 2 tanesi melek oldu farklı zamanlarda. İlki sahiplendirdiğimiz bahçede bir çuvalın arkasına sıkışmış ancak sıkıştığını görmemişler kaçtı zannetmişler ve yüksek ihtimalle açlıktan öldü. Onu acı çekerken düşünmek o yalnızlıkla melek oluşu daha içimden silinmeden geçen hafta kardeşi de melek oldu. İkisini beraber sahiplendirmiştik bahçede bakıyorlarmış meğer. Geçen hafta kaybettiğimiz sahiplendirmemizden 1 hafta sonra geri döndü ve büyüdüğü yere girmek istedi tek başına da olsa 2 aydır bakıyordum ona çok neşeli ve hayat doluydu. Birden hiçbir şey yememeye başladı.  3-4 çeşit kuru mama,tavuk ciğeri,yoğurt hatta çok sevdiği hindi fümeleri bile. Halsizleşti, tüyleri dökülmeye başladı. Veterinere götürdük neden olduğunu söylemedi ama kanlı ishal olduğunu öğrendik. 2 hafta boyunca her gün bebek mamasıyla şırıngayla besledim. Vitaminler antibiyotikler verdim ama gözümün önünde eridi yavrum. Beslemeye gittiğimde melek olmuştu. 1 hafta oldu melek olalı çok zor uyuyorum geceleri o beni görünce koşarak kucağıma atlamaları,bacağıma sürtünüşleri,göbeğini sevmem için yuvarlanışları gözümün önünden gitmiyor.  Bu kadar bağlanabilceğimi hiç düşünemedim ama sizi çok özlüyorum mia ve artemis. Bir de kardeşleri duman var evimdeki bebeğim. İsminin hikayesi bile garip bir kız kendisi. Daha yeni geldiklerinde annem gri olanlardan birine duman diye seslendi (gizlinot: Çok yaratıcı swh)ama kızım üstüne alındı sonrasında ne zaman duman desek koşarak gelmeye başladı ismi duman kaldı böylece. Sahiplendiğimde ayağı incinmişti iyileşti sadece biraz topallıyor arada. Çok ama çok yaramaz sevgi dolu bir bebeğimiz oldu. Evimizin neşesi resmen o yokken sanki bomboşmuş gibi geliyor artık hepimize. Dedem hiç istememişti başta  ama kafasında uyuyor artık(bazen kıskanmıyorum değil). Onunla ilgili tek sorunumuz da son doğduğu için zayıf oluşu ve az yemek yemesi.  Çekmecelere ve döşek altına girmeye bayılıyor bize bulamadığımızda küçük kalp krizleri yaşatıyor şapşal kızım. Ağladığım zamanlarda gelip göğsüme masaj yapıyor ve gözyaşlarımı yalamaya çalışıp güldürüyor beni. Çok seviyorum seni benim güzel kızım hep sağlıklı ve mutlu olman için elimden geleni yapacağım. 

    ilgili medya:
    2
    9 temmuz 00:12

    437. arkasında gözü yaşlı insanlar bırakan canlı.

    annesiz kalmış, boynunda koca bi yara, hırıltılı nefes alırken kurtarılmış dünyalar tatlısı kara bir oğlanı sahiplenmiştim ilk başta. 1 mayıs yazdırmıştık doğum tarihini. poposu çıkık, kötü kokuluydu veterinere götürüldüğünde; "yaşamaz, hiç anne sütü de almamış, ümitlenmeyin çok; bağırsakları çıkar" dediler. 21 yaşındaydım, hayatımda ilk kez bir kedinin sorumluluğunu aldım, üstelik "yaşamaz" demişlerdi. yoğurt mayalamayı öğrendim; nasıl kaka yaptırabileceğimi, poposuna zeytinyağı sürersem belki iyi gelebileceğini- ki yaladı sıpa. dünyada en sevdiği şeylerden biri de zeytin yemekti. sevgilim nöbetteyken, sürekli onunla konuştum, dert ortağımdı sıpam. ne zaman mutfakta olsam mikrodalganın üzerine çıkar, izlerdi beni. "öpücük" dedikçe, dudağıma dudağını koyardı. kara prensimdi, ilk göz ağrımdı. kardeş sahiplendim, bir de aksi gibi beyaz o da. kardeşini kendi kardeşi bildi. sarıldı hep, yaladı, beraber uyurlardı. bebek oğlumdu o benim. 3 yaşını doldurmuştu, hala annesinin tişörtünü yalayıp emerdi. bizimle büyüdü, bizi de büyüttü. hayatımızı, evimizi ona göre yaşıyorduk. bahçeli eve geçince o özgür ruhu, 3. yaşında huzur bulmuştu. koşturuyordu, atlıyordu, zıplıyordu canı isterse eve geliyor, sıkılırsa gidiyordu. bir hafta gittik evden; meğer bir yerden düşmüş. hiç de belli etmedi, gittiğimiz için tripli gibiydi sadece. sevdim, mırlamadı; en sevdiği salamı şöyle ucundan azıcık yedi. poposunu dönerek yattı. tüm patilerini sevdim, hep öptüm oğlumu, sadece halsizdi ve küsmüştü diyordum. gece yattık, sabaha berbat uyandık, nefes alış verişi sıkıntılıydı, acı çekerek miyavlıyordu; kalkıp gittik veterinere, baktılar 36 derece ısısı dediler, veterinerlere zor zamanlar yaşatan oğlum çok halsizdi. uzman geldi, röntgen çekelim dedi, başka bir veteriner aşağı inip bir gelir misiniz dedi, çıktım yukarı "nefes almıyor" dediler. düşmüş bir yerden, diyafram yırtılmış zaten; oğlum ondan mırlayamamış ki bana. "düştüğü gün ölmüş, sizi beklemiş; evde tezgahtan atladığında da olabilirdi, anomali varmış belki; anne sütü yetersizse de kemikleri o kadar gelişmemiştir, talihsiz bir ölüm" dediler.

    gitti oğlum, gitti bi parçam sanki. ona çok yakışan turuncu tasmasıyla gömüldü oğlum. gözü yaşlı bir sürü insan bıraktı. güzel suratlım, ilk göz ağrım. kardeşin anlıyor mu bilmiyorum; yaygaracı kardeşinin tırnağını keserken bile ayağımı ısırırdın, onu bağırtıyorum diye. merak etme, alaska'mı hiç bağırtmıycam annecim, çok seviyorum onu da. hırıltılı solunumla bulduk dedikleri kediyi, hırıltılı solunumla kaybettim. annecim niye mırlamıyosun bana diyodum, nerden bilebilirdim diyaframını yırttığından miyavlayamadığını. çok üzülüyorum annecim,  nasıl dayanacağım gerçekten bilmiyorum. ne yazdığımı da bilmiyorum. seni çok özlüyorum.

    8 temmuz 17:38

    436. Bizde de var bir tane minnak. 7 yıl önce sokaktan bulmuştum kendisini. Gözleri yok ama gören kedilerden inanın hiç farkı yok. Kızımla da çok iyi anlaşıyorlar. İyi ki var kuzumuz.

    ilgili medya:
    1
    4 temmuz 12:17

    435. Şu koskoca dünyada bir taneciği de beni sahiplense keşke dediğim :]

    Edit: eksileyenler insanların kedi sahiplenmediğini, kedilerin kendi insanlarını seçtiğini biliyonuz dimi? (gizlinot: Swh)

    3 temmuz 23:25 4 temmuz 00:10

    434. Saklandığını zannediyor :)

    ilgili medya:
    1
    3 temmuz 23:23

    433. Tam bir sorumsuz ergen hayatı yaşadığım için yaşantıma dahil edemediğim canlı. Bütün görselleri salyalarım akarak beğeniyorum.

    28 haziran 13:10

    432. Nerdeyse altı aydır beraberiz.. benim tüm yalnızlığımı aldı küçük kuzum. Ben nereye gidersem oraya beraber gidiyoruz. İşe gidiyorum diye beni bu kadar özleyen başka varlık olamaz..

    ilgili medya:
    1
    7 haziran 01:23

    431. Anladım ki benim insan ömrüm bir hayvanı, kediyi, köpeği, kuşu evlat gibi sevmek için fazla uzun. Kaç tane kaybettim ben de bilmiyorum artık, hala aynı acı hala aynı kabullenememe. Bu minik canların hayatı benimkine kıyasla çok ama çok kısa. Bu vakitten sonra bir daha kedi sahiplenmemeye karar verdim. Evde hala 4 tane kedim var, hepsini sevip, son güne kadar yaşatmak için elimden geleni yapacağım ama ben kaldıramıyorum, elimden kayıp gitmelerini izleyemiyorum. Daha kaç tanesine dayanırım bilmiyorum.

    Ah be çok kısa ömrünüz güzellikler. Keşke benden alıp size vermenin bir yolu olsaydı.

    2 haziran 11:39