kefir

girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (57)
  • medya (1)

57. evde yapmayı bir türlü beceremediğim içeçek. uzaktan gayet basit görünüyordu fakat yaptığım dört denemenin dördü de hüsranla sonuçlandı(gizlinot:swh). ya aşırı ekşi ve yoğurt gibi oluyor ya da hiç mayalanmamış ve ekşimiş süt gibi. sorun bende mi yoksa mayalarda mı çözemiyorum(gizlinot:swh).

19 şubat 23:39

56. İçeriğinde probiyotik bakteriler bulunduran fermente süt ürünü.

Cildimdeki etkilerini farkettikten sonra düzenli tüketmeye çalıştığım üründür aynı zamanda.

Markettekilerin Tadı hepimizin malumu. Ben evde de mayalayamıyorum vakit sıkıntısı sebebiyle. Hal böyle olunca markette satılanların tadını deneme yanılma yöntemiyle iyileştirmeye çalışıyorum.

En lezzetli bulduğum kombinasyon; 'Kefir+Kabuğu soyulmuş salatalık+Taze nane' üçlüsü.(gizlinot: Vestel mixgo ile karıştırıyorum) Yine naneyle devam edip 'kuru nane+karabiber+tuz' üçlüsüne de şans verebilirsiniz. 

marka olarak en yumuşak içimli bulduğum 'Eker' oldu. İkinci sırada 'altınkılıç'ın şeker ilavesiz kefiri. 

Birde ufak bir tüyo. İçmeden önce içine biraz su ve tuz koyup çalkalarsanız içimi çok daha kolay oluyor.

19 şubat 15:25

55. Dünyanın en kötü beslenen insanı olarak hem çok hastalanıyorum hem de ufaktan da olsa spor yapıyorum bünyeye biraz probiyotik girsin diye başladığım, sadece meyvelilerini denediğim içecek

Tat ve yoğunluk açısından altınkılıç > danone > içim diyorum

Yalnız azıcık miktarda şeye her gün 3-5 lira vermek gözüme çok gelmeye başladı, belki sadesini alıp içine meyve katılabilir (bkz. Ev ekonomisi, bkz. İçimizdeki fakir)

14 şubat 20:37


54. sadesininin tadını hiç sevmediğim ancak meyvelilerine bayıldığım sağlıklı içecek. erkek arkadaşım mide problemleri nedeniyle içmeye başladı ve oldukça memnun kaldı. benim içinse değişik bir alternatif

24 kasım 2017 22:05

53. biraz kefir, biraz yoğurt ve biraz da misoyu besin olarak tükettikten sonra hasta olunmasına imkan yok. özellikle kış aylarında biraz da mandalina yeniliyorsa.

yalnız ev yapımı kefirde altınkılıç tadını yakalayamıyorum. bu yüzden ev yapımı kefiri sevmiyorum, bozulmuş ekşimiş ama tatlı condensed milk tadı geliyor.

24 kasım 2017 17:49 24 kasım 2017 17:53

52. tüm dünya bağırsak sağlığının insan sağlığı için çok önemli kriterlerden biri olduğunu son yıllarda kabullendi,bağırsak 2.beyin olarak görülüyor,beyinden sonra en fazla ağa sahip organımız,mutluluk hormonunun çok büyük çoğunluğunu bağırsak probiyotikler sayesinde salgılıyor, hal böyleyken,bağırsağı sağlıklı tutmak,kendinizi,zihnimizi sağlıklı tutmak demek.

1-günümüzde lif alımı çok azaldı.(ben tahılların lif için vazgeçilmez olduğu hikayesine inanmıyorum,gerçek anlamda uydurma ve tabi ki glutenin bağırsak geçirgenliği açısından zararlı olduğunu biliyorum,yani bu işin tam buğdayı,çavdarı yok, hepsi birbirinin aynısı ve vazgeçilmez lif kaynağı değiller,lif kaynağı sebzelerdir,meyvelerdir,baklagillerdir.)

2-günümüzde şeker tüketimi çok arttı.kötü bakteriler şeker ile büyür ve hep daha fazla şeker istemenize sebep olur,fazla şeker isteği de sizi depresif yapar.

3-günümüzde antibiyotik kullanımı çok arttı.bağırsak florasındaki probiyotikleri yani iyi bakterileri de öldürür antibiyotikler.

bağırsak florasının bozulduğu için bağışıklık hastalıkların artması,depresyon gibi hastalıkların artmasıyla karşılaşıyoruz. hatta bazı araştırmalar otizmin dahi bağırsak dostu beslenme ile bir nebze düzeltilebileceğini söylüyor.

probiyotik (iyi bakteri) içeren gıdalar tüketerek bağırsaklarınızdaki iyi bakterileri arttırıyorsunuz,oraya yerleşiyorlar,sonra onları daha fazla probiyotik alarak çoğaltmanız ve aynı zamanda onları besleyip büyütmeniz gerekiyor.

hedef güçlü ve sayıca çok probiyotikler.

prebiyotik ise,probiyotiklerin yemeğidir,lif mesela en sevdikleri şeylerdendir.

kötü bakteriler ise şekeri sever,ne kadar şeker verirseniz bağırsaklarda o kadar çoğalırlar.kötü bakterilerin sayıca artması ise hastalık demektir.

iyi bakteriler her zaman kötü bakterilerden sayıca çok olmalıdırlar yoksa bağışıklık sistemi rahatsızlıkları,sindirim rahatsızlıkları yaşamaya başlarsınız.

bu girişten sonra,kefiri anlatmak istiyorum,kefir dünyanın en güçlü probiyotik kaynağı olarak kabul ediliyor,sütle fermente edilen bir mantar türü kefir mayası.her bir kefir tanesi milyarlarca probiyotik içeriyor.kefiri saurkraut dediğimiz fermente lahana takip ediyor ve sonra kimchi,yoğurt diye devam ediyor probiyotik kaynakları. 

probiyotik kaynaklarınızı çok çeşitli tutmalısınız,ben yoğurdumu kendim yapıyorum,kefirimi kendim yapıyorum,saurkrautumu(fermente lahana) kendim yapıyorum vs.

marketteki kefirlere ya da yoğurtları tazelikleri açısından güvenmiyorum,bir de birçok uzman içlerinde probiyotik barınmadığını söylüyor markette satılan bu ürünlerin.

şimdi kefir yapımına gelirsek,https://www.kefirdanem.com/Urunler mayamı buradan sipariş ettim,inek sütü ilk tercihim değil hiçbir zaman keçi ya da manda sütünü kullanıyorum a vitamini bakımından çok zengin oldukları için,buradan keçi sütünden kefir mayamı sipariş ettim,aktarlarda ya da internette satılan mayalara güvenmiyorum,bu gerçekten ince bir iş,titizlik gerektiriyor,mikroplu bir kap kacakta üretilmiş maya sizi hasta edebilir,dolayısıyla süleyman demirel üniversitesi'nin ürettiği bu mayalardan aldım.

ürünü önce ön mayalıyorsunuz,kefir mayalarını uyandırma işlemi bu,6 saat kadar mayalandıktan sonra 1 lt sütün içine boşaltıp 24 saat dışarda bekletiyorsunuz,sütün ve kefirin bulunduğu ortamın oda sıcaklığında olması çok önemli.

sonra kefirinizi süzüyorsunuz,metal süzgecin kefir tanelerini öldürdüğü söyleniyor ben de kullanmadım metal süzgeç bu yüzden,süzgecin üzerinde kalan taneler mayanız onları hazırladığınız kefirden birkaç kaşık ve biraz süt içinde buzdolabında 5 gün kadar muhafaza edebilirsiniz.

süzdüğünüz kefiri soğuduktan sonra lıkır lıkır içebilirsiniz,mayaları buzlukta muhafaza edenler de var çok çoğaldıkları zaman,çünkü her yaptığınızda miktarları artıyor ve kap bulamaz hale geliyorsunuz,4-5 kerede bir mayaları temiz içme suyu ile yıkamak gerekiyor.

gerçekten çok basit bir süreç,yoğurt yapmaktan daha kolay çünkü yoğurdu ısıtıp soğutmanız,battaniyeye sarmanız gerekiyor kefir ise oda sıcaklığında oluveriyor.

süt kaynaklarını çeşitli tutmak da probiyotik zenginliği açısından faydalı görülüyor.

tüm dünya süt ürünlerine burun kıvırırken kefir ve yoğurdun dünyanın en faydalı probiyotik kaynakları olması da ironik.belirteyim kefirde de,yoğurtta da,peynirde de doktor tarafından taşhis edilmiş laktoz intoleransınız yoksa sizi hasta edecek oranda laktoz yok,neredeyse yok kadar çok ama çok minik miktarda laktoz kalıyor geri kalan tüm laktoz yıkılıyor.

24 kasım 2017 17:08

51. abi kefir sanki hep çirkin bir şeymiş gibi gelirdi bana, şuan şoklardayım keşke caps lockum açık yazabilsem hislerimi daha iyi anlatabilirdim kfkşgdlşvf

tadı çok güzel inanamıyorum!!!!! 

17 kasım 2017 15:51


50. Sağlıklı diye içmeye başladığım, tadına henüz alışamadığım yoğurdumsu.

Annem teyzemden maya almış o yüzden markettekiler hakkında hiçbir fikrim yok.

Market sütü değil de köy sütü kullanıyoruz tabi bazen evde köy sütü bitince market sütüyle yaptığımız oldu.

Normalde direkt sade olarak tüketiyorum ama az önce üzerine zerdeçal, karabiber ve zeytinyağı ekleyip tükettim. Böyle içimi biraz daha zor oldu tabi ama sağlık için devam edeceğim.

Yakın zamanda tadına alışabilmeyi umuyorum.

24 eylül 2017 21:03

49. gebelikteki mide yanmasına iyi gelen, prebiyotik ve probiyotik değerinin yüksek olduğu söylenen, fermente süt ürünü içecek.

"kefirin tadının birçok kişiye garip gelmesinin sebebi, damağımızın yoğurt ve ayran tadına alışkın olmasıdır" demişti bir diyetisten. ben hamilelikte o kadar çok kefir tükettim ki bir süre sonra ayran tadı bana garip gelmeye başlamıştı. oğlum da ek gıdaya geçer geçmez başladı kefir tüketimine, hala çok severek tüketiyor kuzucum. ben de bu durum karşısında aşırı mutlu oluyorum. neden? çünkü bağırsak ikinci beyin!

(link: https://www.dunya.com/dunya-kitap/bagirsak-ikinci-beyin-mi-haberi-329907 bağırsak ikinci beyin mi?)

18 eylül 2017 16:46 18 eylül 2017 16:48

48. Bir dönem sağlıklı diye ballı muzlusunu alıp günde bir kez tüketiyordum. Sonra biri marketten alınan bi işe yaramaz diyince, o ufacık hevesimde gitti. Hiç içemiyorum şimdi. 

17 eylül 2017 21:18