girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (7)
  • medya (0)

7. Bu 100 küsür yıldır olan epilepside tedavi amaçlı bir diyet türü ama son yıllarda "bakın kolayca yağ yakıyoruz" adı altında popüler kültürle pompalandı. Ben sevmiyorum şahsen bu diyeti.

Keton cisimcikleri vücudun enerji bulamadığı durumlarda yani kriz durumunda karaciğerde yağdan üretip kullandığı bir ürün. Yani ağır egzersiz yapan sporcular, uzun sürekli açlık ya da kontrolsüz diabetlilerde keton yüksektir. Ketonun yüksek olması sevmediğimiz bir şey yani.

Kısa vadede kilo verdirebilir ama uzun vadede daha çok dezavantajı var bence. Yine zihin açıklığının ve enerjikliğin rafine şekeri kesmekten kaynaklandığını düşünüyorum, ketonla ilgisi yok bence. Ki zaten beyin de ketonu glikozsuz kalınca kullanıyor, yokluktan yani swh.

Dezavantajlarına gelirsek, bu olay karaciğerde olduğu için karaciğeri yorabilir. Vücudu ketoasidoza sokabilir(gizlinot: Bu baya kötü bir şey). Kemikten kana kalsiyum geçişinde artış sonucu kemik kırılmaları, yine bu calsiyumun böbreklerde birikmesi sonucu böbrek taşı oluşabilir. Akut pankreatitten ölüme giden vakalar bile var. Daha hatırlamadığım bir sürü şey vardır eminim.

Evet epileptik çocuklarda tedavi amaçlı kullanılıyor ama o çocuklar kontrol ediliyor sürekli. Bu diyeti yapan insanların kan değerlerini düzenli kontrol ettirdiklerini hiç sanmıyorum. Ayrıca dediğimiz gibi bu bir tedavi, nasıl sağlıklıyken antibiotik almıyorsak sağlıklıyken bunu da yapmamalıyız. Ki epileptik çocuklar da bunu nöbetleri kontrol altına alana kadar kullanıyor.

Diyetisyen duyarı yemek istemiyorum ama bu kadar sistemik etkisi fazla olan bir diyet türünü kontrol edebilmek için tıp eğitimi almak gerektiğini düşünüyorum.

Peşin not: konuyla ilgili özel bi araştırma yapmadım, var olan bilgilerimi kafamdan derledim yazdım. Yanlış hatırladığım noktalar olabilir, mesaj kurumu morartıp düzeltebilirsiniz.

21 ekim 19:16

6. Vücudun ketojenik state’e geçmesi ile başlayan en sevdiğim diyet/yaşam tarzıdır. Herkes için en güzel diyet sürdürülebilen diyettir, ben de bu diyete devam edebildiğim için çok sevdim.

Avantajları:

İnsülinin yoluna koyulmasıyla tatlı krizlerinin ve hatta açlık hissinin tamamen kaybolması. 

Gün boyunca enerji dolu hissetmek

Uyku kalitesinin artması, cildin düzelmesi

Daha birçok güzel yönü var ama benim favorim kesinlikle algının açık olması, kolay odaklanmak, uzun süre bir konuya yoğunlaşabilmek, diğer bir değişle mental clarity. Kan şekeriniz dramatik şekilde değişmediği için enerji seviyesi gün boyunca yüksek oluyor. Ayrıca ketosisten kaynaklı mı bilemiyorum ama bu şekilde beslenirken çok pozitif düşünüyorum, yabancılar bunu euphoria feeling olarak ifade ediyorlar. Ayrıca anksiyetemin çok azaldığını da fark etmiştim.

Dezavantajları

Ketosise girene kadar yaşanan baş ağrısı, devamlı yemek hakkında düşünmek, halsizlik ve demotive olmak

Yemek seçeneklerinin oldukça sınırlı olması.

Yabancıların bu diyeti yaparken gün boyunca tükettikleri double whipping cream, sour cream vb ürünlerin şekersizlerinin türkiyede bulunmaması

Ağız kuruluğu (ancak bu avantaj da sayılabilir zira devamlı su içmenizi sağlıyor)

Alkol toleransının düşmesi.

Son olarak; ketosise girmenin zor olması ve şekerli beslenmeye dönüldüğünde vücudun aşırı su tutması sebebiyle uzun süreli uygulamak daha akıllıca diye düşünüyorum.

21 ekim 17:15

5. Denedim. Hala deniyorum sanırım bir hafta oldu. Ama bugün anladım ki, yaptığım şey ketojenik diyet değil mega düşük karbonhidrat diyet. Nisan ayından beri spor ve diyet yapıyorum. Ortalama 20 kilo verdim. Ama Eylül ayının ortasına doğru kilo vermem durmuş ve spora rağmen alma ivmesine geçmişti. Vücudumu şaşırtmam gerekiyordu ve detoxdan nefret ederim. Karşıma ketojenik diyet çıktı. Peki nedir bu ketojenik diyet? Bu kısmı biraz alıntı olacak: Çoğu insanın metabolizması, temel enerji kaynağı olarak glikoz kullanır. Glikoz, karbonhidrat ve şekerden elde edilir ve bedenin en kolay enerjiye dönüştürdüğü besin maddesidir. Fakat glikoz vücuttaki insülin seviyesini de arttırdığı için açlığa pek çare olmaz. Karbonhidrat kaynaklı beslendiğimizde kısa sürede acıkıyor olmamızın sebebi insülin seviyesinin artması ve kandaki şeker dengesinin oynamasıdır. Kısa sürede açlık hissettiğimiz vakit elimiz yeniden atıştırmalıklara gittiğinde bu kez gereğinden fazla glikoz almış oluruz. Bu durumda glikoz fazlası bedende yağ olarak depolanır. Yani karbonhidratların fazlası kolayca göbek ve basen yağları olarak bize geri döner. Ketojenik diyet işte bu döngüyü değiştirerek bedenin enerji kaynağı olarak glikoz yerine yağ kullanmasını sağlıyor. Ketojenik diyetin diğer yöntemlerden farkı, sağlıklı yağların bolca tüketilmesi. Proteini de aşırı değil kararında tüketmek gerekiyor. Karbonhidrat ise yok denilecek kadar az. (link: https://blog.fitwell.com.tr/ketojenik-diyet-nedir-bilmen-gereken-her-%C5%9Fey-208d4811f3af Kaynak) Üstelik tahıllar hatta çoğu meyve de yasak. Uzun süre devam etmesi zor ama dedim neden olmasın. İşe yaradı mı? Kesinlikle. Kilo verme ivmem çok arttı. Enerjim arttı. Uykum daha iyi bir düzene girdi. 4 kiloluk bir eksik tartıya yansıdı. Ama koku alma duygum çok hassaslaştı sözlük. Zira çarşıya indiğim her vakit o güzel karbonhidaratların kokusunu alıyor ve aşeriyorum. Çok fena. Bir dört daha gitsin bakalım. Minik minik ekleyeceğim kaliteli karbonhidratları.

30 eylül 10:34 30 eylül 10:37


4. Geçen yıl yaptığım bir ayda 10 kilo verdiren diyettir. Karbonhidrat günde 30 gram, yağ 100 gram, protein 60 gram aldım yaklaşık olarak. Evet hiç acıkmadım ancak pahalı bir yeme biçimi. Salça soğan yiyemiyorsunuz. Her şeyin makrosuna bakmak çok zor hayat alışkanlığına getirmek çok zor. Bendeki olumsuz etkisi vücudumda yaralar oluşturdu. Nasıl olduğunu anlatayım. Şöyle ki bu diyette vücudunuzdan keton adlı asit atılıyor. Ve terleme bölgelerinde göğüs çevresi sırt ense gibi yerlerde kırmızı kızarıklar oluyor. Kaşıntıdan ölüyorsunuz ve egzama mı oldum ne bu diye deliriyorsunuz. Tam bir ay doktorlar ne olduğunu bulamadı. Ketojenik diyetin zararları diye İngilizce arama yapınca bunu öğrendim. Hemen şeker alımı yaptım ve geçti. Tekrar bu diyeti yapmadım. Çünkü uykularımdan kaşıntıdan uyanıyordum. Müthiş kilo verdim evet kan değerlerim iyiydi ama bir değerim vardı bu kızarıkla ilgili alerjik değer tavanlardaydı. Sonuç olumlu etkilerinden daha fazla olumsuz etkisi var. Ayrıca ilk dönem yorgun oluyorsunuz baş ağrısı, gece aşırı derecede ağız kuruluğu oluyor. Ağız kokusu çabası. Önermiyorum kesinlikle.

14 eylül 18:00

3. geçtiğimiz sene diyetisyenimle birlikte uyguladığımız diyet türü. çok kısa sürede çok iyi sonuçlar alabiliyorsunuz uzman olmadığım için sağlık açısından ne kadar faydalı vs onu bilemiyorum ama temel olarak bol protein bol yağ temeline dayanıyor. arkadaşlarımın söylediği gibi çok özen isteyen ve çok uğraştıran bir diyet türü ayrıca gerçekten pahalı.

Çok basitçe bana vücudu yağ yakan bi sisteme sokuyoruz demişti. bana süt ürünleride yasaktı ve sürekli ağzımın kokup kokmadığını sorguluyordu. vücut ketojonik sisteme girdiğinde ağız kokusu oluyormuş. bu diyetin beni en çok zorlayan kısmı posa ihityacının karşılanmasıydı. yeteri kadar posa almazsanız bu sefer bağırsak sorunlarıyla karşılaşabiliyorsunuz ve bu posa ihtiyacınında karşılanması için bana abuk sabuk sebzelerden karışımlar içiriyordu. Özet olarak bence az kilolardan düşmeye çalışıyorsanız ve tartıda gördüğünüz rakam direniyorsa 1 ay gibi bu diyeti uygulayabilirsiniz (ben öyle yapmıştım ) ama çok uzun süreli ya da yaşam tarzı haline getirmek bence çok zor. sonuçları güzel olsada sürdürülebilirliği ne yazık ki az olan bir diyet türü.

uzun dönemler yapanları iradesini tebrik ederim

14 mart 12:11 14 mart 12:14

2. Yaklaşık 100 yıl önce keşfedilmiş ama son günlerde yeniden moda olmuş bir diyet. Peki nedir bu ketojenik diyet?

Ketojenik diyet temel olarak vücudun ana enerji kaynağı olan karbonhidratları kullanmak yerine yağları kullanmasını hedef alan bir diyet şeklidir.

Diyet temel olarak 3 prensibe dayanır:

1) karbonhidrat alımı günlük 50 g. ı geçmeyecek. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu:

gıdanın karbonhidrat değeri ile gıdanın miktarı aynı değildir. örnek olarak 100 g. patates:

Karbonhidrat (g)17.49

Protein (g)2.05

Yağ (g)0.09

içermektedir. Keza bu proteinler ve diğer besinler için de böyle hesaplanmalıdır.

2) diyetin ikinci kuralı artan yağ kullanımıdır. burada dikkat edilmesi gereken ise omega 3 oranı yüksek yağların tercih edilmesidir ki bunlar arasında:

- sızma zeytinyağı

- hindistan cevizi yağı

- köy tereyağı

rahatlıkla bulabileceğiniz gıdalardır.

diğer ikincil yağ kaynağınız ise :

- taze ceviz

- taze badem

- kabak çekirdeği

- sınırlı olmak üzere yer fıstığı ve antep fıstığıdır.

3) proteinler. aldığınız protein miktarı her zaman aldığınız yağdan az olmalıdır. aksi takdirde diyet (gbkz: dukan) ya da (gbkz: atkins)'e döner ki bunu çok istemeyiz.

Peki diyetin temel prensiplerini anladık. Ama hiç sandığınız kadar kolay bir diyet değil. Bugün tam 90. günüm ve 18 kilo verdim. İnanın ilk 10 gün dehşet derecede zordu. Peki bakalım pratikteki zorluklar neler?

Öncelikle pahalı bir diyet olduğunu bilin. Hindistan cevizi yağı, saf zeytinyağı, bol protein, hindistan cevizi ve badem unları oldukça pahalı maddeler. Bir de çocukluktan gelen alışkanlıklarımız diyeti oldukça güçleştiriyor. Ekmeksiz bir hayat süreceksiniz. Ben size yol gösterici olması açısından 1 günlük gıda listemi vereceğim :

sabah kahvaltısı :

3 yumurtalı bol tereyağlı omlet buna pastırma ya da sucuk ekleyebilirsiniz

domates salatalık

bir parça peynir

öğle yemeği:

ızgara tavuk ya da et

üzerine mayonez ekleyebilirsiniz

yanında salata ya da bazen etli bir salata

akşam yemeği:

güveç olabilir

biber kabak dolması olabilir

döner olabilir

ekmeksiz iskender olabilir

Son bir not: bu konudaki türkçe sitelerdeki bilgilerin çoğu yanlış. ruled. me konuyla ilgili en güzel site. ha bu arada ketojenik diyet demek mutfakta bir ömür geçirip aç gezmek demek:)

14 mart 11:40

1. Uzun süredir bana en çok mantıklı gelen bilimsel temellere dayandırılmış, medikal tedavi amaçlı da kullanılabilen diyet tipi.

Ketojenik diyet: Günlük besin değeri olarak çok düşük karbonhidrat, çok yüksek miktarda yağ alınarak yapılan, vücudun ana enerji kaynağı olan karbonhidratlardan elde edilen glikozun değil yağların bir kısmından elde edilen keton cisimlerinin kullanıldığı beslenme tipidir. Özetle vücudun yakıt kaynağının değiştirilmesidir.

Ben bu diyet tipinin en güzel yanının karbonhidrat alımı kısıtlandığı için vücutta depolanarak yağa dönüştürülebilecek karbonhidrat kalmaması olduğunu düşünüyorum ve keton cisimciklerinin beynin enerji kaynağı olarak kullanılması Epilepsi, Alzheimer gibi hastalıklarda çok önemli. Ayrıca kısıtlı karbonhidrat alımı bireylerin mental olarak daha odaklanmış olmasını sağlıyor. Tabi her diyette olduğu gibi bu diyette de ilk aşamalarda kendinizi mental ve fiziksel anlamda yorgun hissedebilirsiniz hatta vücudun yakıtını glikozdan keton cisimciklerine değiştirdiğiniz için keton-flu denilen grip benzeri 2-3 günlük bir evre geçirebilirsiniz.

Ketojenik diyet kendi içerisinde bireylerin ihtiyaçlarına göre farklı tiplere ayrılmaktadır;

Klasik ketojenik diyet: Genelde kanser hastaları için tedavilerine ek olarak önerilen beslenme tipidir. Günlük besin ihtiyacının %90-85 kadarını yağlar(iç yağ, tereyağı, zeytinyağı,hindistan cevizi yağı vb. sağlıklı yağlar) , %4 gibi düşük oranlarda karbonhidrat içerir.

Düşük glisemik indeksli ketojenik diyet: Uzun süreli ketojenik diyet yapacak olanlar için tavsiye edilir. %65-%60 yağ oranı, %25 protein geriye kalanı da karbonhidrat.

Yüksek protein içerikli ketojenik diyet : %60 yağ oranı, %35 protein, %5 karbonhidrat alımı ile sporcular için önerilen ketojenik beslenme tipidir.

MCT ile ketojenik diyet: %70 yağ oranı(%30 kadarı MCT yani orta zincirli ya asitleri içeren yağlar), %15 yağ, %15 proteinden oluşur.

Tabi ben burada çok ayrıntı vermek isterim ama ketojenik diyet tek başına okuyarak yapılabilecek bir bir diyet değil, kesinlikle doktor kontrolünde yapılmalı. Bu yüzden eğer bu diyet tipini yapmak istiyorsanız bir uzmana danışın ve doğru besinler ile başlayın. Aksi takdirde sürekli yorgun keton-flu olduğunuz, ketonozise giremediğiniz bir diyet yaparsınız.

2 mart 22:27