sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (288)
  • medya (1)

288. Aşağıda okuduğum entariye istinaden yazmak istedim. Doktor size şeker hastası olmanın sınırındasın, karaciğerin zorlanıyor dediği anda o keyifler, o ahkam kesmeler yerini farklı şeylere bırakıyor. Kilo vermek adı belki ama işin özünde sağlıklı beslenmek var. O gözlemelerin, o kahve eşliğinde tatlıların bilmem kaç bin kalorilik keyiflerin faturası ileriki zamanlarda yüksek çıkıyor. Üstelik paketlli gıdaların içinde anlamını bilebilmediğimiz maddelerle zehirlendiğimiz bu dönemde...

bugün 12:09 bugün 12:11

287. Veremiyorum.. 4 kilo fazlam var ama olmuyor leslie ve başka egzersizler yapıyprdum uygulamadan. Bacaklarım biraz değişti ama diyet yapamadığım için tartıda sayı olarak değişemiyorum. kafaya çok taktım ama olmadı ve dün gece aldım bu kararı bi süre ekmek, hamur işi ve market yiyecekleri tüketmemeye çalışacağım. Zaten ödem sökücü çay ve detoks suları tüketiyorum. Bakalım nasıl olacak 

bugün 11:20

286. Valla...

Benim için gerçekten kolay olmayan bir aktivite. Sağlığım için vermem gerekiyor, görüntüyü sallamıyorum-ciddiyim. Ama belli zevklerim, keyfim var ve bunların içerisinde ciddi anlamda önem taşıyan şeyler yeme-içme üzerine.

Sırf kilo verme üzerine bir diyetteyim diye ne yeni tatlar, ürünler denemeyi bırakabilirim ne de pazar sabahı yapılan gözleme-çayları, arkadaşlarla yenilen türk kahvesi yanına kaliteli bir tatlıyı, sahilde içilen bir kokteyli, cuma akşamı bira-soslu mısırı... Daha sayayım mı? Durun azcık daha sayayım; anneannenin yaptığı bir trabzon sabahında yenen tereyağlı kuymaklı muhlamayı, hatayda yenen bir taptaze antepfıstıklı künefeyi, mis gibi tereyağı kokan bir iskenderi, babaanne elinden köy ayvasından yapılmış kaymakla şenlendirilmiş bir ayva tatlısını... Bunları kilo verme diyeti için bölmek? Bence hayatın en muhteşem zevklerinden birini kaçırmak...

Damak zevki olmayana kolay... Ben yemek için yaşamıyorum ama kessssinlikleeeeee yaşamak için yemiyorum! Keyfime uyan her yiyecek benim zevkim ve hobim. Bundan vazgeçemem. Bu zevkim varken de kilo vermek üzerine bir diyet uygulayamıyorum.

Benim gibilerin tek çaresi spor. Benim gibilere cümleten kolay gelsin. 

bugün 01:03

285. Kısa ve uzun vadeli planda hedefleriniz nedir sorusuna, hayatım boyunca kilo vermeyi dahil ediyorum.

Her sevginin bedeli mi olmalı zalım Dünya. Yemek yemeyi seviyoruz diye kilolar da bizi sevmek zorunda mı...

dün 11:08

284. canımın sıkkın olmasıyla direkt etkileşimde olan eylem.

dün 00:10

283. arkadaşım ile iddiaya girdim bugün bir de ayrıca maviden bir beden küçük aldığım üstüne kilo aldığım siyah pantolonum var... bunlar da motivasyon sağlamaz ise ne yaparım gerçekten bilmiyorum.

18 ocak 22:12

282. asla kalıcılığını sağlayamadığım eylem. 4 sene önce diyetisyen yardımıyla 90 kilodan 55 kiloya düşüp 35kg vermiştim fakat zamanla diyet yapmak o kadar sıkıcı zorlayıcı geldiki (yemeğe aşık biriyim) artık ağlamaya depresyona girmeye başlamışken birgün diyeti bıraktım şuan 82kiloyum. Siz siz olun verdikten sonra rahatlamayın önemli olan korumak korumazsak hiçbir anlamı yok maalesef çok pişmanım ve şuan diyetisyene gitme imkanım yok malum fiyatlar uçmuş durumda kendim birşeyleri tekrar başarmaya çalışıyorum umarım başarabilirim

18 ocak 12:32

281. Kilolarımdan ciddi manada rahatsız olmaya başladığımda kendime önce hedef tarih belirlerim. Bu sefer doğum günümü seçtim. Yaklaşık 2 ay sonra. Şu an 40-42 bedenim. 38 beden elbise aldım. Çok istediğim bir elbiseydi. Geçen yıl bulamamıştım. Modası geçti vs mantığım yoktur. Kafama taktığımı alırım. O elbise içinde istediğim kiloda kendimi hayal edip motive oluyorum. Ve bir takım aldığım kararlardan hayatıma geçirmeye çalıştıklarım:

1-Kendime söz verdim. 2019 başından yapabildiğim kadar spor yapacağım. 45 dakikayla başladım.

2-Yediklerime dikkat edeceğim. Abur cuburu minumuma indirmeye çalışacağım. Çok da tüketmiyorum aslında. Kahvaltıda poğaça vs gibi şeyler yok. Bunu da uygulamaya başladım. Evden kahvaltı etmeden çıkmıyorum.

3-Evde aldığım bir sürü bitki çayı var. Yeşil çay, melisa, rezene. Bunlardan her gün tüketeceğim(tüketmeye başladım). Aktardan aldığım Melisa ve yeşil çayı karıştırdım. Demleyince harika oluyor.

4-Su tüketimimi baskı yapmadan arttırmaya çalışacağım. Çünkü günde 2 lt su içemiyorum. Bunu kabul ettim. İçebildiğim kadar. Daha önce de kilo vermiştim. O zaman bayağı sıkı diyet yaptım. Sonra bıktım ve tüm fazlalıklar geri geldi. Bu sefer kendime çok baskı yapmayacağım. Her gün tartılma da yok.

5- ve inanıyorum. İnanmak aslında son madde değil ilk madde. Kilo verirken de psikoloji önemli. "Ayy onu yedim eyvah" diye panik yapmak yerine eğer kaçamak yapıldıysa fazladan spor yaparak onu eritme yoluna gitmek lazım. Maazallah yine beynimize yanlış sinyal gidip düşünceyle bile kilo alabiliriz gibi hissediyorum.

Burda bir girdi vardı -başka başlıkta da olabilir -ana mantığı şuydu; Neden en güzel yaşlarımızı sevmediğimiz bir vücutla geçirelim? İşte tam da bu girdinin bana verdiği motivasyonla bu kararları almış olabilirim. Burayı kilo verdikçe güncellerim. Çünkü başaracağımdan en ufak bir şüphem yok.

2 ocak 17:19 4 ocak 11:04

280. Not defterime yazdıklarımı buraya da aktarmak istedim, çok uzun ama belki okumak isteyenler olur..

Bir süredir düzenli spor yapmaya çalışıyorum, günümüzün meşhur kişiye özel antrenman yaptıran, diyetisyen hizmeti veren spor salonlarından en meşhuruna her ay tonla para ödüyor fakat iştahımı asla kontrol edemiyorum, dolayısıyla anlamlı bir şekilde kilo veremiyorum, oysa bundan birkaç sene önce yine aynı spor salonunda oldukça iyi zayıflamıştım, fakat sonrasında hayatımda oluşan majör değişikliklerin de etkisiyle verdiğim tüm kiloları geri aldım. Şimdi diyetime uymak için aynı motivasyonu yakalayamıyorum. Yakalayamıyordum da diyebiliriz aslında...

Bugüne kadar hep ailem ve arkadaşlarım tarafından kilomun vücuduma eşit dağıldığı, bu sebeple fazla kilolarımın kötü bir görüntü oluşturmadığına ikna edilmiştim. Dolayısıyla fazla kilolarımdan memnun olmasam da onlardan kurtulmak için çok ciddi bir gayret de göstermiş değildim, ta ki 2018 yılının son Pazar gününe kadar.

30 Aralık Pazar akşamı oldu olanlar, bir gün önce spor salonunda hocam kaydettiğimiz gelişmeyi görmek adına ölçekli bir tahta önünde fotoğraflarımı çekmişti, ertesi gün fotoğrafları istedim ve sanırım bedenimle ilgili daha önce hiç bu kadar utanmamıştım. Ön, yan ve arkadan çekilmiş üç fotoğraf, ön ve yan değil de, arkadan çekilen o fotoğraf oldu beni bitiren. Ben bu şekilde göründüğümün bilincinde değildim, üç gündür resmen hayatımı sorguluyorum, kendimi bu kadar çirkin bulduğum hiç olmamıştı, bedeninle barışık ol hikayeleri falan yalan, böyle bir bedenle nasıl barışılır? Kendime bugüne kadar hiç arka taraftan bakmamışım. Bugüne kadar hayatıma giren adamlar beni bu görüntümle nasıl beğenmiş? Bugüne kadar dışarıdan bakıp beğenmediğim, yazık dediğim kadınlara benzememe ramak kalmış! Sanırım hayatımda hiç bu kadar özgüven kaybı yaşamamıştım.

Sanırım herkesin hayatında bir dönüm noktası oluyor, benimki de bu oldu işte, kendimi görmek! Bakmak değil, görmek. Bugüne kadar hep önden, güzel pozlar vererek çekilmiş fotoğraflarımda göremediğim gerçek yüzüme öyle acı bir şekilde çarptı ki, üç gündür canım ne tatlı çekiyor, ne karbonhidratlı yiyecekler, çikolatasız bir hayat düşünemezken şuan gözümün önündeki tatlılar ve çikolatalar düşmanım gibi geliyor. Beni bu hale sokan aslında onlar değil, tek düşmanım kendimmişim bugüne kadar. Tüm yiyecekler bizim için, kontrollü bir şekilde tüketildiği takdirde kimse benim geldiğim hale gelmez. İnsanın bedenini iyi tanıması gerektiğini düşünüyorum, herkesin metabolizma hızı farklı, hangi yiyecekten ne kadar tüketebileceğini herkes kendi vücudunu tanıyarak belirlemeli, ben belirleyemedim, ve şimdi bunun bedelini kendimi o çok sevdiğim yiyeceklerden uzunca bir süre mahrum bırakarak ödeyeceğim.

Kendime bir hedef koydum, 2019 yılının Haziran ayı sonunda kendimi aynalarda, fotoğraflarda görmek isteyeceğim bir bedene sahip olacağım. Bu yazıları da belki hergün, belki birkaç gün aralıklarla yazıyor ve dönüp dönüp tekrar okuyor olacağım ki neden başladığımı ve neden bırakmamam gerektiğini hiç unutmayayım.  Altı ay var önümde, böyle söylediğim zaman çok uzun bir süre gibi görünüyor ama geçtiğimiz altı ayın ne ara geçtiğini bile farketmedim ki! Yeni işime başlayalı on ay olmuş mesela, ne ara geçti o zaman? 

2019 benim senem olacak, yeni yılın ilk gününe böyle bir amaçla başlamak güzel bir zamanlama oldu, haydi bitirelim şu işi!

1 ocak 22:26

279. Bu başlığa yazabilmek benim için de mümkünmüş. Bugün diyet+spora başlayalı tam 2 ay oldu. 85.3 ile başlamıştım. Bugünkü ölçülere göre 79.3 olmuşum. Yağdan 2.5 vermişim kas kütlem de artmış. Yaptıklarıma gelirsek; diyet adına sabah her zaman yumurtanın olduğu domates, salatalık, peynir, zeytin içeren klasik bir kahvaltı yaptım. Spora gitmeden önce de ev yemeği yedim. Makarna, pilav hiçbir zaman olmayacak şekilde. Spordan sonra da bir kase yoğurt yedim. Günde 2 litre su ve 2 kupa yeşil çay. Spor rutinimi de spor başlığına yazmıştım çok uzamaması adına buraya yazmayayım. En başta o kadar zor gelmişti ki ama şimdi bacak, kalça ve karın bölgesindeki incelmeleri görünce iyi ki pes etmemişim diyorum. Yıllardır aynı kilodayım bunu yıkmak için uğraşmaya devam edeceğim. Tecrübelerini, yaptığım yanlış ve doğruları, önerilerini söylemek isteyen süsleri mesaj kutuma beklerim. İlk defa bu kadar üstüne düştüğüm için bazı şeyleri yanlış bilebilirim.

21 kasım 2018 18:27