yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (14)
    • medya (0)

    1. Kitap okumamak tercih meselesiyken, okumayı "saçma" bulanları ciddiye alamıyorum.

    Yıllardır okuduğu kitap sayısı üçü geçmeyen, onlarda cin ali, ayşegül tatilde gibi kitaplar olan insanların bu tarz tespitler kasması beni rahatsız ediyor. İnsanlar yaşadığı hayat boyunca kendine çizdiği veya çizilen sınırlar içinde yaşarken kitap okumak kendi sınırlarını aşıp başka dünyalara, geçmişe, geleceğe ulaşmayı sağlayan bir birikimdir. "İnsanlar yaşayarak öğrenir" deniliyor ya hani aynı zamanda "okuyarak" yanlış yapmadanda öğrenme imkanı sunuyor bizlere bu birikim. Farklı bakış açılarıyla, "acaba"larla "belki"lerle bize sorgulamayı öğretiyor aynı zamanda. İki üç kelimeyi dahi yan yana getirip kuramayan insanların kitap okuyanlara ezik muamelesi yapması kendinin daha okuyabilme, okuduğunu anlayabilme düzeyine gelmemesinden kaynaklanıyor. Bu durumda bizim ülkemize özgü bir durum sanırım. Yoksa gelişmiş ülkelerdeki her insan edebiyat birikimiyle gurur duyuyor, kendi milletlerinden çıkan yazarları bir övünç, güç kaynağı olarak görüyor ve gururlanıyorlar. bizimkilerde ortamlara girip "kitap okumak çok saçma yeaaa" diyip ilk fırsatta ülkeden kaçmayı düşünüyorlar. O laf söylediğin Adamlar seni kültürel düzeyiyle döverler be.

    Edit: bazı süslüler bu durumun kitaptan kitaba değişeceğini söylemiş. Bence her kitabın insana kattığı farklı bir bakış açısı vardır. Bir kitabın gerekliliğini ya da size mantıksız gelen yerleri eleştirmek için dahi kitabı okuyup, karşınızdaki insana sizi tatmin etmeyen noktaları anlatmalısınız. Bunun için dahi kitap okumak gereklidir ve ne olursa olsun gereksiz olamaz. Mesela Dine inanmayan biri için -kendisine gereksiz gelse bile- red ettiği dinin içeriğini bilmeli, somut yorumlar yapması gerekmektedir. Bu yüzden red ettiği kitabı okumalıdır.

    Ukte sahibi: (yazar: benibirakin)

    21 eylül 2018 17:33 21 eylül 2018 19:01

    2. Böyle bir arkadaşım vardı zaman kaybı olarak görüyordu kitap okumayı. Kitap yerine tez okuyalım diyordu. 

    21 eylül 2018 18:21

    3. Ben de yetiştirmeden geldiğini düşünüyorum. İlkokula başladıktan sonra sınıf öğretmenimiz bize okuma-yazmayı öğretti ve her hafta kitap okumayı zorunlu kıldı. Aynı zamanda o dönem eğitimimle yakından ilgilenen teyzem kırtasiyeden okuma düzeyimde kucak dolusu kitap toplayıp gelmişti ve dominant olduğu için "of, puf" gibi serzenişlerde bulunamıyordum. Hani başlamak önemli derler ya, gerçekten önemli olan başlamak. Sonrasında yaş doğrultusunda kendi zevkim oluştu.

    21 eylül 2018 20:55 21 eylül 2018 20:56

    4. Kitap okumak bence çocuklukta kazanılan bir alışkanlık. Benim ilkokul öğretmenim her gün okuma dersi yaptırırdı bize. Sınıfımızda kitaplık vardı. Kitaplarımızı okuduktan sonra o kitaplığa koyardık ki bizden sonra arkadaşlarımız da okuyabilsin. Tabi okuma alışkanlığı sadece öğretmenle olacak bir iş değil. Öğretmen istediği kadar çaba göstersin, ebeveynler gereksiz ve saçma buluyorsa, çocuk ailesinden görmüyorsa, kitap okuma alışkanlığı kazanamaz, kitap okumanın saçma olduğunu düşünür. Okulda kitabı önüne açar hayallere dalar. burda öğretmenlerin rolü de çok önemli. Zorla şu kitabı okuyacaksın denmesini de doğru bulmuyorum. Bu da kitap okumaktan soğutan bir davranış biçimi. Herkese uygun bir kitap vardır ve o kitabı henüz bulamamış insanlara zorla kitap okutmaya çalışırsanız daha çok soğuyabilir. Bence en güzeli hoşunuza giden türü, yazarı vs bulmak, okuyacağınız kitabı kendiniz seçmek. Başkaları istediği için, popüler olduğu için değil siz istediğiniz için okumak. Ondan sonra zaten zamanla daha çok okumak istiyor insan.

    22 eylül 2018 12:33

    5. MSN durumlari derlemesi ve watpadden cikan kitaplari okumayi saçma buluyorum.

    22 eylül 2018 12:50

    6. Kitap okumayı sevmez ya da saçma bulur, hayatımda böyle bir insan olmadığı için umurumda değil lakin şöyle bir gerçek var ki böyle insanlar doğru dürüst iki cümle kurmaktan aciz oluyorlar.

    22 eylül 2018 13:03

    7. Okurken uykusu geleni de duydum, eski yıllarda çokça okuyup bir anda okuyamaz olanı da, kitabın sonuna kadar okuma Sabri gösteremeyip bir kenara kaldıranı da... ama saçma bulanı ilk kez duydum. Yapılan Onca manasız şey varken, Saçma bulunacak en son aktivite bence.

    Gülerim ben buna ehe!

    22 eylül 2018 13:14

    8. Hayal dünyası gelişmeyecek olan insan yargısıdır; yazıktır ona..

    isterseniz roman, isterseniz şiir kitabı, isterseniz de satirik bir kitap okuyun; hepsinde sonuç olarak sadece birtakım kodlara bakarak kelimeleri algılayıp hayal ediyor ve bilgileri algılıyor, zihnimize yazıyoruz.. bu inanılmaz bir yeti!

    bazen aklımdaki bilgi bir filmden/ belgeselden mi yoksa okuduğum bir kitaptan mı hatırlayamıyorum. beyin ne mükemmel organ di mi? Allah eksikliğini göstermesin.

    22 eylül 2018 21:16

    9. eğitimi, kişisel gelişimi son derece destekleyen bir aileden geliyorum. Evlendiğimde çeyizim diye evden çıkardığım eşyalarımdan 4 kolisi kitaptı. Evlenmeden de yeni evine büyük bir kitaplık yaptırmıştım, kitaplarımı yerleştirmek için. İlk çocuğa hamile kaldığımda oda ayarları düşünürken kayınvalidem “o kitaplığı atmıyor musun artık” demişti. Nasıl, dedim “kitap atılır mı” “bilmem okuyor musun artık boştur bence” dedi. Yemin ederim hayatımda yaşadığım en büyük şoklardan biriydi. Okumanın zamanı yaşı yeri olmaz, kitap okumayı saçma bulan insanları çok rahat iki kelimeyi bir araya getirememesinden, herhangi bir konu açıldığında bir iki laf edememesinden, fikir sahibi olamamasından ayırt edebilirsiniz.

    12 mart 15:03

    10. ben de okumayanları saçma ve işe yaramaz buluyorum ne olacak peki diye karşılık verdiğim durum. böyle düşünenler kitap falan okumasın zaten. aman ha fazladan iki şey öğrenir de o güzel gözlerimi bozarım, bir de üstüne durduk yere kafam karışır, sonra kalkıp düşünürüm de huzurum kaçar diyenler hiç yormasınlar kendilerini.

    ilk argümanları bu devirde kitap mı okunur abi? okuyorsun bitiyor sonra evde yer tutuyor onlar hep diye başlayıp, sen kitap okuyacaksın diye yılda kaç tane ağaç kesiliyor diye devam ediyorlar ya geri dönüşüm konusunda çok biliyorlarmış gibi bana soldan soldan geliyorlar. yeri gelmişken geri dönüştürülen bir ton kağıt veya karton atıkla 17 ağacın kesilmesinin önlendiğini, bu ekolojik dengeyi kurmak ve bu bilinçle hareket etmenin her şeyden önemli olduğunu bilmek lazım evvela. mesela hurda kağıda yeni kitap diye kampanyalar hazırlanıyor bulgaristan'da. önemli olan okumayı destekleyecek şeyleri hayata geçirmek.

    elin adamı şehrinde (gizlinot: berlin'de) ağaçtan kütüphane yapıp insanlar kitap okusun diye bookcrossing adıyla bir hareket başlatıyor. insanların kitaplara erişimi kolaylaşsın, kitaplar elden ele dolaşsın okumanın önündeki engelleri kaldıralım diye uğraşıyor, bizde millet kitap okuyana düşman. gerçi bu sistem bir ara bizde de vardı gezgin kitap adıyla sonra yok olup gitti ya neyse. böyle yap, olmadı mı o zaman e-kitap diye bir şey var oradan oku. yok abi ben oradan okuyamam bana zor geliyor. hem zaten kitaplar da çok pahalı nasıl kitap okuyalım diyen apayrı bir tür de var bizde. adam sigara parasıyla ayda kaç kitap alabilecek durumda ona para buluyor, ama iş kitaba gelince kitaplar çok pahalı. o zaman okuyup iade edebileceğin, sonra da gidip yenisini alabileceğin yerler var git oradan alıp oku. hem evinde de yer tutmamış olur böylece. ona da bahane bulmuş ben başkasının okuduğu kitabı okuyamıyorum (gizlinot: wtf?) neymiş ilk o okuyacakmış bir kitabı. sonra iki kelimeyi yan yana getirip konuşmaktan aciz insanlar kalkıp da kitap okumak çok saçma diyor. o zaman yürü git sana cehaletinle mutluluklar deyince de kızma sanki dinine küfretmişim gibi değil mi?

    12 mart 17:03

    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar