yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (371)
    • medya (6)

    371. bu ekonomik koşullarda uyuşturucu bağımlılığından farksız olduğunu düşündüğüm olay... hayır yani gerçekten bağımlılıksa, psikolojikman sorunlu bir durum olduğu gibi, iş dior fondöten alabilmek uğruna böbreğini satmaya kadar gider...

    insanı ekonomik ve psikolojik olarak zor duruma sokmayacaksa desteklediğim "bağımlılık".

    "alışveriş yapmazsam rahatlamıyorum, kendimi kötü hissediyorum, zorlanımlı bir alışveriş yapma duygum var" diyorsanız iş kötü...

    bir dönem ben de parfüm alışverişi bağımlılığına tutulmuştum. alışveriş yaptığımı gizliyordum. gizlemek bağımlılıktaki ana gösterge ve red flag zaten... bir parfümü beğendiysem, hemen o anda sahip olmak istiyordum. bekleyemiyordum, hatta beklemek hiç hoşuma gitmiyordu. hani bugün değil de yarın olsa olmaz mı, olmaz modundaydım... bir gün erkek arkadaşım market alışverişi yapmak için dışarıya çıktı. bu iş 40 dakika filan sürecekti. bunu hesaplayıp o esnada ben de kafaya taktığım bir parfümü almak için koşa koşa mağazaya gittim... ben geldikten 5-10 dakika sonra o eve geldi ve "bir şey mi oldu, sende bir gariplik var" dedi. yalan söyledim, "yok ne olacak" dedim. vee, işte bu olay da hiç iyi bir yerde olmadığımı anlamamı sağladı. "bu böyle gidemez" dedim... hemen ertesi gün kredi kartımı iptal ettirdim. o günden sonra da hep nakit kart veya nakitle gerçekleştiriyorum tüm alışverişlerimi. sonrasında da bir daha zorlanımlı diyebileceğim bir parfüm alma isteğim olmadı. demek ki idrak çok önemli bir şey...

    kredi kartı kullanmak, bana göre evi arabası ve kendine ait aylık iyi de bir kazancı olan insanın harcıdır. ve o halde bile dikkat etmezseniz hududu aşmanız, batmanız, borç batağına saplanmanız olası... borcun olduğu müddetçe, kendini herhangi bir yere "borçlu" hissettiğin müddetçe asla belini doğrultamazsın... zengin olmak istiyorsanız borçlanmayın. borcunuz varsa da hemen kapatın. siz o borcu ödeyene kadar, parfümün de, çantanın, kozmetiğin, evin arabanın da sahibi (gbkz: banka); bunu unutmayın, ve tüm masraflarınızda -kredi çekseniz bile- bu bilinçle hareket edin.

    23 eylül 20:54 23 eylül 21:01

    370. lipstick efekt denilen hiçbişeye paramızın yetmediği dönemlerde en azından iyi hissetmek için paramızın yettiği makyaj malzemelerinden almamız ile açıkanabilecek durum.

    21 eylül 17:19

    369. Bende özellikle geçen kış tavan yapan, temmuz gibi anca dizginleyebildiğim lanet. 1 kutu dolusu ped, 1 kutu vücut losyonuyla ıslak mendil, 2 çekmece dolusu sabun ve cilt bakım ürünüm mevcut. Diyecekseniz ki o kadar paran mı var, Yememden kıstım, harçlığımdan kıstım indirim zamanı geldiği an kendimi kozmetik marketlerine ve alışveriş sitelerine attım. Yaklaşık 1-2 senede biriktiler. Ne kadar uzun sürede ürün bitirdiğimi ve elimdekilerin fazlalığını görünce ancak yeter diyebildim. Şuan kaldığım yere bir kısmını getirdim, dönerken yanıma almayacağım evdekileri kullanacağım. Yine de iyiki stoklamak diyorum bu ekonomide...

    20 eylül 16:02


    368. hayatta bir amacım olmadığı durumlarda bende de baş gösteriyor. aldıkça alasım geliyor. bir tane yüzüm var bir dolap dolusu açılmamış ürünüm var. ne zaman kullanacağım ben de bilmiyorum. mutsuzken, hayatım çıkmaza girdiğinde kendimi kozmetik sitelerinde buluyorum. cilt bitse saç var, saç bitse vücut var, sürekli alacak bir şey buluyorum. renkli kozmetik almayı bıraktım, ama cilt bakımı bir bağımlılık seviyesine ulaştı.

    20 eylül 15:47

    367. ne olur kurtarın beni... her gün makyaj yapmamama, hayatım boyunca bir ruj bitirmemiş olmama rağmen her gördüğümü almak istiyorum. her gördüğümü.

    18 eylül 02:17

    366. Ben bu bağımlılığa sanırım ilk mezun senemde kapıldım, okul yok iş yok güç yok, sıkıcı bir memleket havası derken (hele bir de taşrada yaşıyorsanız) insan kendini para harcamaya veriyor. Kısacık bakımsız tırnaklarıma rağmen 2 yılda 150 oje biriktirmişim, yarısını ev arkadaşlarıma dağıttım bir kısmını kuzenlerime arada da finansal hesaplar yapıyorum ya burada 600 tl lik ürün var manyak mısın biriktirseydim şu parayı diye. Watsonsta her girişte alınan 5 tllik oje (yıl 2016 falan :D) insana batmıyor tabi amaç bir şey almış olmak. 2 senedir de tırnaklarımı uzatıyorum uzun uğraşlar sonucu istediğim şekilde de olmuşlardı e tabi ben biraz daha oje aldım boşuna mı uzattım o tırnakları diye. Şu an inanın oje standında kendimi zorluyorum bi renk beğen de al oje kalmadı evde dağıtmaktan beklemekten ama inanın hiçbir renk ilgimi çekmiyor böylelikle de bi bağımlılık daha bitmiş oldu kemana devam ettiğim için kısa tırnak kullanmak da zorundayım ve kısa tırnağa oje sürmeyi pek sevmiyorum malesef. İnstagram oje sayfalarına like atıp geçiyorum

    7 kasım 2019 13:51

    365. çoğunlukla cilt bakımı ürünleri için bende mevcut olan bağımlılık. (gizlinot: maalesef)

    doların yüksek olmadığı zamanlarda başladı bende bu, kozmetik alışverişim her zaman ortalamanın çok çok üzerindeydi. drugstore ile başlayıp mid end ürünlere kadar almaya başlamıştım. öğrenci halimle bile çok fazla beni zorlamazken ekonominin giderek kötüleşmesi benim uyanış çağrım oldu. paramı biriktirip geleceğimi küçük de olsa garantiye alabilirdim yüz aydınlatıcı krem almak yerine. sonuçta bir tane yüzüm vardı ve bütün o maskeler, kremler, bazlar, rujlar bana yıllarca giderdi. kendimi bu şekilde telkin ederek birikim yapmaya başladım. hatta kimseden yardım almadan seyehat bile ettim biriktirdiğimle.

    fakat lanet beni iki ay önce tekrar buldu... biriktirdiğimin yarısından fazlasını cilt bakım ürünlerine harcadım sadece... hatta bu girdiyi de (gbkz: missha) indiriminden yüklü bir miktar alışverişimin üzerine yazıyorum. o parayla istanbul'a gidip boğaz havası alabilirdim. bir ay boyunca her gün sinemaya, tiyatroya, etkinliklere gidebilirdim. pişmanım ama aklım hala alamadıklarımda.

    yaptığım bir gözlem ise, bu bağımlılık ben ne zaman mutsuzsam, yalnızsam veya stresliysem o zaman pik yapıyor. şuan öyle bir dönemden geçiyorum, bütün gün evde hiçbir şey yapmak istemeden duruyorum. böyle bir noktada olunca insan kendisiyle uğraşmaya başlıyor ve ister istemez alışverişe yöneliyor.

    bugün, aylarımı verip biriktirdiğim paramın yarısını cilt ürünlerine harcamış mutsuz bir insan olarak şundan eminim ki harcadığımız paralarla, aldığımız kremlerle, rujlarla ruhumuzu iyileştiremeyiz. önce kendimiz olmaktan ve kendi kendimize vakit geçirmekten mutlu olmalıyız.

    17 eylül 2019 13:45 13 ekim 2019 11:03


    364. bende drugstore ürün alınca oluyor bu, aldıkça alasım hepsini deneyesim geliyor. highend alınca genelde aldığımı bitene kadar kullanıyorum ve birkaç tane alacak lüksüm de yök. tamam göz kalemini falan yine drugstore alıyorum ama fondöten, kapatıcı, allık gibi ürünleri performansından gerçekten memnun olduğum highend markalardan alınca zaten her gün kullanması öyle bir haz veriyor ki yeni ürün aramıyorsunuz bile.

    15 temmuz 2019 23:13

    363. Bende var bundan. Yemin ediyorum param olsa tüm rossmann ı alıcam ama tabiki öğrenci olduğum için param yok ve alamıyorum öyle biraz aklım başıma geliyor ama yine de tehlikeli bir durum umarım hepimiz kurtuluruz bir gün tam anlamıyla 

    15 temmuz 2019 18:48

    362. gerçekten bir bağımlılık türü, bence yakında tedavisi başlayacak olan hastalıktır. aldıkça aldırıyor, araştırdıkça, izledikçe başkalarını dinledikçe alıyorsunuz hiç bitmeyen bir girdap gibi. aslında çoğumuzda makyajlı ve makyajsız arası delice bir fark olmuyor ama mutlu olmak kendimizi daha bakımlı, güzel hissedebilmek için durmadan sürüyoruz birşeyler yakıştı mı yakışmadı mı bazen ona bile bakmadan, yeni moda başlıyor gidip onlarca pırıltılı far alıyoruz, o bitiyor mat ruj modası başlıyor evdekiler yarısına gelmeden bırakıp onlarca mat ruj alıyoruz, o bitiyor absürt renklerde rujlar almaya başlıyoruz, o bitiyor o başlıyor hiç durmuyor, hayatın her alanında olduğu gibi burda da deli gibi tüketiyoruz.

    bunların farkındayım, şikayetçiyim ama ne mi yapıyorum güzel bir indirim gördüm mü dayanamayıp sabahın köründe gidip 7.fondötenimi 23. rujumu, 9.parfümümü alıyorum. alıp ne yapıyorum üşengeçlikten haftada bir iki gün makyaj yapıyorum hepsinin tarihi geçiyor.

    ne yapalım, ihtiyacımızı bilelim, doğru ürünleri alalım ve doğru zamanlarda makyaj yapalım, hergün fondötenli, bronzerli bir makyaja ihtiyacımız yok, 3 tane bronzera hiç ihtiyacımız yok, gerekli bakımı yaptığımızda hepimiz güzeliz zaten. şu bağımlılıktan kurtulduğumuz günde daha da güzelleşeceğimizi düşünüyorum çünkü bize bir yandan da zarar veriyor.

    bunları birazda kendime itiraf gibi yazdım ama eminim benim durumumda çok süslü var, umarım bunları aşar, gece yattığımızda yarın ne alsam diye düşünmediğimiz günlere uyanırız.

    15 temmuz 2019 00:53