yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1)
    • medya (1)

    1. Finlandiya ve Rusya arasındaki savaşın henüz bitmediği ancak sonuna çok yaklaşılmış bir dönemde, 3 ana karakter arasında geçen, 2002 çıkışlı, savaş-aşk-dram karışımı müthiş bir film. ismini, rusların keskin nişancı fin askerlerine taktığı lakaptan almıştır. (guguk kuşu)

    ______spoiler içerebilir devamı__________

    -

    -

    -

    -

    -

    Esir düşen bir Fin askeri, SSCB karşıtlığı suçlamasıyla ispiyonlanmış ve diğer rus askerleriyle beraber muhtemelen yargılanmaya götürülürken bir şekilde serbest kalan bir Rus askeri ve; tüm bu hengameden uzak, 4 yıl önce kocasını savaşa göndermiş, şimdilerde ise tek başına bir çiftlikte sakince yaşayan bir Lapon kadının yolu, filmin henüz ortasına gelmeden kesişir.

    Bu kesişmede izleyiciye en çok keyif veren ve bence filmde verilmek istenen mesajların yerine ulaşması için gereken ortamı oluşturan en büyük etmen, bu 3 insanın anadillerinden başka bir dil bilmiyor oluşudur. Film boyunca biri Rusça, diğeri Fince ve öteki ise Laponca konuşur durur ve kimse bir diğerini anlamaz. ortaya eğlenceli ve bir o kadar da dramatik hatta trajikomik olaylar çıkar. ne kadar farklı olurlarsa olsunlar, ne kadar farkı kültürlerden gelip başka şeylerden bahsedıyor da olsalar aslında hepsinin özü aynıdır. Savaşın taraflarından olan iki asker, aslında aynı şeyi istemekte, aynı şeylerin özlemini çekmekte ve aslında yine aynı şeylerden yorulmakta ve korkmaktadırlar.

    Biraz daha özelleştirecek olursam; Fin askerinin kendisine "faşist" diyen Rus askere "ben faşist değilim, üniversite okuyordum ve savaş çıktı. aslında senin gibiyim." dediği sahne beni sisteme karşı derin bir sorgulamaya itti. Birbirlerini öldürmeleri için bir alana -belki de zorla, mecbur bıraktırılarak- gönderilmiş onlarca genç aslında; yaşamak, şarkı söylemek, şiir yazmak, sevmek-sevişmek, gezmek yani aslında sadece yaşamak isteyen biz sıradan insanlardan hiç de farklı değil. ve onlardan biri olmamamız, böyle korkunç durumların içinde kalmamız için çok da bir sebep yok aslında.

    Filmdeki diğer bir güzel sahne ise, genç finli'nin, diğer ikisine kendini tanıtmaya çalıştığı sahnedir. Finli adını söyledikten sonra diğer asker ona "Toz ol." diyerek karşılık verir rusça. Rusça bilmeyen fin askeri, film boyunca rus'a "toz ol" diye hitap eder. İkilinin veda sahnesinde dahi bu ince düşünülmüş detay tatlı bir gülümsemeye sebep oldu yüzümde. (gizlinot: toz ol ivan!)

    Son sahnesi ise, diğer ana karakter olan lapon kadın tarafından olayların nasıl algılandığına ve devamının onun hayatına nasıl etki ettiğine açıklık getirilmiş.bu son sahne beni bi hayli şaşırtmakla beraber kocaman bi gülümsemeyle dondurup bıraktı.

    -

    -

    -

    -

    _______________________________

    kısacası film favorılerıme eklendi, izlenmeli.

    ilgili medya:
    1
    18 eylül 02:01 18 eylül 02:09