girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (102)
  • medya (16)

102. bir arkadaşımın; "profesör aynı arka sokaklar rıza babanın damadı ali'ye benziyor" dediği günden beri geceleri gözüme uyku girmiyor. ay gerçekten çok benziyor ya sinirlerim bozuldu. (gizlinot: swh) 

tanım: netflix'in popüler dizisi.

29 ağustos 22:46

101. Henüz izlemedim ama her yerde gördüğümden izlemiş kadar oldum. Yalnız o profesör nedir ya valla çok etkileniyorum.

29 ağustos 22:26 30 ağustos 14:59

100. başıma bir iş gelmeyecekse tadımlık olduğunu düşündüğüm ve beğenmediğim dizidir.

29 ağustos 21:49


99. ben bu diziye başladığımda öyle popüler değildi. hak ettiği değeri görüyor olması beni çok mutlu ediyor. sabırsızlıkla izledim her bölümü. karakter seçimleri, casting müthiş.

28 ağustos 23:41

98. Better call saul'un boşluğunu doldurmak için başladığım, bitirmeme 2 bölüm kalmış dizi. sürükleyici, heyecanlı, benim gibi çoğunlukla tek mekanda geçen kurguları sevenler için güzel bir dizi amaaaa fazlasıyla tahmin edilebilir olduğunu düşünüyorum dizinin. Aşk meşk olaylarına çok fazla girildiğini düşünüyorum. Flashback'lerin çoğunun gereksiz olduğunu düşünüyorum. Türk dizilerindeki gibi bakışmaların, abartılı oyunculukların çok olduğunu düşünüyorum, özellikle vov denilen tokyo'nunkinin. 

Bu kadar sürükleyici bir dizi elbette sarıyor ama insana kattığı hiç bir şey yok dizinin. İzlemeseydim hiç bir şey kaybetmezdim. Prison break gibi bir dizi işte, aksiyon aksiyon aksiyon, hiç dizi izlememiş insanlar için de müthiş senaryo, çok zekice falan dedirtecek bir dizi. Ama better call saul kesinlikle böyle değildi. Adamlar sanat çekmiş resmen. Çekim teknikleri, oyunculuklar inanılmazdı. Senaryo zaten efsane, bu kadar durağan bir şey kendini nasıl izlettirir dersi veriyordu o dizi. İnternetli bir yere geçeyim de 4.sezona başlayayım hemen diye heyecanla beklemedeyim şu an.

Öte yandan dizinin en sağlam karakteri kesinlikle berlin. Hiç bir yumuşama yok, profesyonellikten zerre ödün verme yok, az vakti kalmış olmasına rağmen girdiği işi bitirmeden çıkmak yok, yoluna taş koyan herkesi ezip geçiyor, müthiş bir iş ahlakı. Profesör yine aynı şekilde. 

Oyunculuğu en iyi kıvıran kişi ise arturito. Daha ilk bölümden kendinden tiksindirdi, bunu başarmak önemlidir film dizi işlerinde. Öyle bir char ki bu herkesin hayatında mutlaka böyle 1 kişi vardır hiç yoksa. Saygı duydum adama.

2 bölümü de izleyeyim, 3.sezona dönüp bakar mıyım bilmiyorum. Gerçekten daha iyi diziler var, bu tam bir vakit kaybı. Ben izindeyim, yazlıktayım diye başladım iyi ki de başlamışım. Güzel vakit geçirdim hiç değilse

28 ağustos 16:31

97. başlamak için ortalığın biraz durulmasını beklediğim dizi. Bir ara kafamı nereye çevirsem “aaabii la casa diyoruuum” tribi vardı. bence güzel dizi. efsane mi, değil. Ama oyunculuklar güzel, bazı bölümler fazla durağan, diyaloglar iyi, yönetmen açı ve fotoğraflama anlamında mastermind gibi birşey zaten. 

Buradan sonrası spoiler gibi. 

Berlin. Ah Berlin. Böyle bir karakter karizması, tulumla bile seksi olabilme, mimikler ve jestler, ayrıca orta yaş seksiliği. olgun erkek fantezilerimi körükledi resmen. bir gün şayet başıma birşey gelir de evlenirsem bu adam gibi olsun, yaşlanmam bence. yarattığı karakter de bence dizinin en güzel oturmuş karakteri anlamında denver’la berabere denebilir. 

Helsinki ve Oslo kardeşlerde inceden bir hodor tadı aldım, kafası kızdırılmamalı gereken sevimli dev gibi birşey ikisi de. 

Denver bence kocaman bir kedi. Salak gibi kahkahasından ısırdığım ya. 

Moskova, sen ne baba adamsın. resmen Türkiye’deki oğlu it kopuk olmuş çilekeş baba profili.

nairobi’de tam bir “mahallenin harbi kızı Hatice” havası var, o sebepten ayrı bi sevdim kendisini. 

rio, ayran gönüllü ergen. Salak biraz. Başka birşey demiyorum. 

Tokyo. dizide açık ara en nefret ettiğim, en bencil, en kaypak, en güvenilmez karakter. Berlin’e güvenirim de sana güvenmem. Suya götürür susuz getirir bu yelloz. 1. sezon 10. bölümdeyim, bu kadın birilerinin başını yakacak bu pervasızlığıyla ama hadi bakalım. 

profesör, hani ilkokulda derler ya “zeki ama çalışmıyor” diye, bu arkadaş çok çalışıyor ama zeki değil. yada oynayamıyor. Heyecanlanması gereken sahnelerde elimi laptopa sokup “kendine gel” dedikten sonra tokatlayıp geri çekilesim geliyor. bir oyuncu heyecan sahnesini hiç mi oynayamaz ya rab? Raquel’le yaşadıkları bu tuhaf şey resmen ateşe barutla falan değil atom bombasıyla yaklaşmak yani. 

Son olarak, dizideki aşklar olayı zora sokuyor. az çükünüze kukunuza sahip olsanız, herşey çok güzel olacak. zengin olduktan sonra kime atlarsanız atlayın kardeşim. Sanki aşklar da biraz bu sebepten yazılmış gibi. mesela profesörle raquel’in aşkı mı diyim ne diyim artık her neyse, rio-tokyo ikilisininkinden daha inandırıcı geliyor. 

21 mayıs 23:01

96. bu kadar olay olunca izledim ama izlemeye yanaşmadığım türk dizilerinden hallice bir dizi.

spoiler değil ama yine de

Her şeyden önce İngiliz Büyükelçisinin kızı Alison Parker ismini İspanyollar gibi dümdüz okuyor. aynen, kesin öyledir. buna mı takıldın derseniz, evet takıldım. Raquel daha yeni tanıştığı Profesör'ün operasyonun yürütüldüğü mekana girmesine izin vermesi... öff asla benlik bir dizi değil. açıkçası dizinin Bella ciao ile karışık mesajları da aşırı yüzeysel.

12 mayıs 15:47


95. prison break izlemiş birini çok etkilecegini düşünmüyorum. klasik hollywood klişelerinden nasibini almış.

11 mayıs 03:15

94. müsait bir zamanımda böyle "çok toplumcu" diziler çeken, belgeselleri fonlayan netflix'in çalışanlarını ne koşullara maruz bıraktığını, taşeron sistemini nasıl yaygınlaştırdığını, yarı işlenmiş sanat eseri niteliğindeki çevirileri nasıl usulsüz kullandığını, zaten üç kuruşa çalışan insanları dünyanın dört bir yanında daha da ucuza çalıştırmak için nasıl yöntemler izlediğini uzun uzun anlatacağım...

o nasıl olacaksa sürekli bir "toplumcu şirket" imajı çizmeye çalışıyorlar fakat işin arka planında çalışan kimse hakkını alamıyor, hakkını arayanın da başına gelmedik kalmıyor...

10 mayıs 15:54

93. Senaryosunu karl marx yazmış deseler inanırım. Faşist geçmişe sahip ispanya’nın komünist ideaları göklere çıkardığı dizi.

+ soygunun ispanya’nın merkezinde bulunam darphanede yapılması (gizlinot: marx reis der ki bir devrim olacaksa bunu işçi sınıfı, şehir merkezlerinde yapacak )

+ zenginin üretim araçlarının yoksullara ve işçilere geçmesi (gizlinot: aslında burada soygunu yapan kişiler marx’a göre lümpen sınıfında yer alıyor. Bu nedenle marx öğretisine tam da uygun değil gibi geliyor insana ) (gizlinot: ancak paraları basanlar ve 1 milyon euroya işbirliğini kabul eden rehineler o darphanenin işçileri. Durum böyle olunca marksist akıma göz kırpmış denebilir )

+ psikolojik ve stratejik numaralarla rehineleri iş birliğine davet edip soyguna ortak etme (gizlinot: bu da lenin’in benimsediği bir siyasa. işçilerin bir şeyler öğrenebilmesi, elitlerin propaganda ve eğitimleriyle olmalıdır. )

+ tabi ki de çav bella... iyi ki dilimize de çevrilmiş vakti zamanında  

ideolojik değerlendirmelerimden sonra diziye gelmek istiyorum şimdi de. 

Muh-te-şem...

Özellikle ilk sezonu çok çok çok beğendim. sadece 2 günde bitirdim hatta. Okulum olmasaydı 1 günde de biterdi. Karakterler, kurgu, senaryo, mekanlar her şey o kadar iyiydi ki. Dizide kime gıcık olduysak, kimi sevdiysek bilin ki oyunculukların mükemmelliklerindendi. 

Elbette senaryoda mantıksal hatalar da vardı. 

-spoiler-

Tokyo’nun motorla darphaneye yeniden dönmesi ve tek bir sıyrık bile almaması. 

Müthiş eğitimli polislerin, profesör tarafından zınk diye bayıltılması. 

 Berlin’in gerçek kimliği öğrenildikten sonra aile geçmişinin araştırılmaması (gizlinot: profesörle kardeş olmaları da içimi parçalıyo ya elveda berlin 😢 )

Çatı hiç korunmuyordu. Polisler çatıdan sızabilirlerdi bence. 

Moskova :( Bütün kurşunlar Tokyo’yu es geçerken Moskova’un vurulması ühühüh :(

Angel’in gözlüğündeki mikrofonun fark edilemeyişi

 Eczane soygunundan sonra angel, profesörün bindiği motoru gördüğü halde plakasını almadı, arabayla takip etmedi vs

-spoiler-

Ama bunların hiçbiri dizinin güzelliğine gölge düşüremedi. Bir sonraki hamleleri, kurguyu tahmin edemediğim tek dizi diyebilirim hatta. Her sahnesi, her bölümü sürprizlerle dolu.  Hiç Bitmesin istiyorum ühühüh :(

Polisiye, aşk, gerilim ve hatta dram sevenler kesinlikle kaçırmamalı bu diziyi. 

Alt metinleri ve esas anlatılmak isteneni ayırt etmek çok güç değil. Berrak bir zihinle izlediğiniz takdirde dizi kimlere nasıl göndermeler yapabilir çok iyi anlaşılıyor. Bu nedenle dizi yalnızca klasik bir “soygun dizisi” olarak ele alınmamalı. 

Favori karakterim bile yok ya hepsini o kadar çok seviyorum ki çocuklarım gibi ahajskd :d 

Hemen izleyin süslüler. Asla pişman olmazsınız <3

10 mayıs 15:28 10 mayıs 15:34