yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (3)
    • medya (0)

    3. Yaşadığı dönem tanınmış değeri bilinmiş, bu açıdan ender ve şanslı yazarlardan biridir. İnsan ruhunu, psikolojisini o kadar iyi tahlil etmiştir ki; bir erkek olarak Anna Karenina karakterini bu kadar kusursuz ve gerçek  yazabilmesine her aklıma geldiğinde şaşırırım.

    Dostoyevski ile birlikte Rus insanını, kültürünü, şehirlerini ne kadar güzel  anlattığını, hatta okura yaşattığını en iyi Rusya'ya gittiğimde anladım. Şehrin atmosferi, soğuk ve kasvetli hava, eşyalar, binalar, yoksulluk o kadar tanıdıktı ki deja vu hissine kapıldım, ben burayı tanıyorum diye düşündüm ve ne kadar kusursuz kalemler olduklarını bir kez daha büyülenerek, saygıyla farkettim. 

    21 kasım 01:30

    2. Bugün(20 Kasım) ölüm yıldönümü olan, kendisi bir kont, bir toprak sahibi olmasına rağmen Rus köylüsünü en iyi anlatan kişi olduğu Lenin tarafından dile getirilen, kısa ve öz yazıp çok eser veren, 1800'ler zamanı Rus toplumu gibi paramparça ve bütünlüğü bozulmuş toplumumuzda görmeyi en çok isteyeceğim bir kaç yazardan bir tanesi.

    Şu saat itibariyle 21 Kasım oldu ama benim içim gün gece başlıyor gündüz mesaiye daha çok var, derim.

    21 kasım 00:55

    1. Ukde veren (yazar: Pink jedi)

    tolstoy, 25 yaşındayken “istisnai bir insan olduğum fikrine kesin olarak alışmalıyım” diye yazdı ve “benim kadar iyi ahlaklı veya ideali uğruna her şeyi feda edecek bir adamla tanışmadım” diyerek bu fikrin altını çizdi. aşırı alçakgönüllülük tolstoy’un kusurlarından biri değildi. bunları söylemeden yedi yıl önce, “hayatın kuralları” adını verdiği bir düzenle, kendisi için çoktan erdemli ve gayretkeş bir hayat tasavvur etmişti; bu da muhtemelen üstün bir varlık olduğu inancını içermeyen katı bir mütedeyyin hayat arayışının habercisiydi. yazarın hayatına hükmeden kuralların bazıları ise şunlardı:

    sabah 5’te uyan,

    gece en geç 10’da yat,

    gündüzleri iki saat kadar uyuyabilirsin,

    çok yemek yeme,

    tatlıdan uzak dur,

    her gün bir saat yürü,

    geneleve ayda yalnızca iki kere uğra,

    faydanın dokunabileceği insanları sev,

    akla dayanmayan kanaatleri umursama,

    aynı anda iki şey yapma,

    gerekli olmadıkça hayal âleminde kaybolma.

    tolstoy, yetişkin hayatının şafağında belirlediği bu kurallara daha sonra şunları da ekledi:

    hislerini belli etme,

    başkalarının senin hakkında düşündüklerini umursama,

    göze batmadan iyilik yap,

    kadınlardan uzak dur,

    şehvetini sıkı çalışarak bastır,

    bahsızlara yardım et 

    stoy’un hayatı hakkında fazla okumamış olsanız bile, bu genel prensiplerin bazılarında belirli dürtülerle mücadelenin kanıtlarını görebilirsiniz: mesela, ayda iki kere genelev ziyareti kısıtlamasının daha katı ve pek gerçekçi olmayan kadınlardan uzak durma kuralına dönüştüğünü gözlemlenebilir. geride bıraktıklarının büyüklüğüne ve ehemmiyetine bakılırsa, şehvetini bastırmış veya bastırmamış olsun (her ne olursa olsun, 14 çocuğun babasıydı), tolstoy sıkı çalışma yönteminin faydasını gördü. nihayetinde yazarları nasıl yaşadıklarına göre değil, nasıl yazdıklarına göre değerlendiriyoruz. belki de hayat dolaylı olarak tolstoy’un kendisi için yazdığı bu katı kuralların en tepesine bir ihtar ekliyor: kimse kusursuz değil.

    Süslü kısmında açmışım, yönetim değiştirir ise iyi olur. 

    Kaynak, benim, ekşi sözlük de yazdığım bir yazıdır. 

    4 mayıs 2019 20:48 4 mayıs 2019 21:24