yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (28)
    • medya (1)

    28. Hiç ama hiç yaşamadığımdır. Lisede tam olarak kendi içinde yaşayan biriydim (gizlinot: Yada dışarıdan bakan biri için ezik) . Bu yüzden doğru düzgün arkadaşım bile yokken milletin aşk yaşaması bana çok acayip gelmiştir. (gizlinot: Swh) hoş, yıllar geçti değişen birşey olmadı. (gizlinot: Arkadaşım var ama sevgili yok swh)

    31 ocak 23:34

    27. 2014te (gizlinot: lise 3)tanıştık arkadaş olduk 2015te çıkmaya başladık, hala devam ediyoruz(gizlinot: maşallah diyin sdkjdjd) farklı, güzel bi aşk. daha önce kimse için böyle duygular yaşamamıştım ve kimse bana bu kadar süre katlanamamıştı.(gizlinot: en uzun ilişkim 1 aydı) canımdan biri, hayatımın bir parçası..

    31 ocak 06:17

    26. lise 1e başladığım gün görmüştüm ilk kez, çok güzel gülüyordu. 2 yaş büyüktü benden. zamanla tanış, konuş falan meğer sevgilisi varmış. öğrendikten sonra gayet arkadaşça devam ettim konuşmaya, benim de o arada sevgilim oldu falan filan. sonra babamın tayini çıktı, ülkenin öbür ucuna gittik, iletişimimiz koptu. lise 3teyken bir gün biri aradı, bir baktım, o arıyor, memleketimde bir yeri kazanmış. tekrar konuşmaya başladık. sevgilisinden ayrılmış, kızın ailesi istememiş. ben üniversiteyi kazandım, o mezun oldu atandı, biz hala konuşmaya devam ettik. 3 sene boyunca yüz yüze görüşmedik ama, hep telefonla konuştuk. aynı şehirde denk gelemedik bir türlü. konuştukça mutlu oluyordum ama. abisi de üniversiteyi kazandığım şehirde yaşıyordu, onun yanına geldi bir gün. buluştuk, görüştük. hala aynı güzel gülümsemesi vardı yüzünde. daha çok konuşmaya başladık. daha sık gidip gelmeye başladı. ikinci sınıfa geçtiğimde nihayet sevgili olmuştuk. her şey çok güzel, dünya toz pembe. sonra bir anda tepe takla oldu, aldatmış meğer. öyle sessizce hiçbir şey demeden çıktı gitti hayatımdan. ben hayal kırıklıklarıyla kaldım. keşke hiç sevgili olmasaydık da hep arkadaşım olsaydı ama yanımda olsaydı. ben içten içe severdim gene ne olacaktı ki sanki. bazen çok özlüyorum, varlığını çok arıyorum. öldü mü kaldı mı onu bile bilmiyorum.

    bu da bir lise aşkının seneler sonra ilişkiye dönüşüp yok olduğu bir hikayeydi işte.

    30 ocak 10:46


    25. bizimki biraz karmaşık, ilginç.. ilk defa aşık olmuştum. her şeyini çok beğeniyordum; görünüşünü, benimle konuşmasını, bakmasını, sesini her şeyini işte. ayrıldık lise bitmeden. kahroldum. çok acıdı içim. hala kontaktaydık bu arada, işte 3-4 ayda bir konusurduk arkadaş gibi ya o arardı ya ben. hala seviyordum ama diğer taraftan da kendi okulumda hayatımdaydım, e artık üniversitedeydik zaman da geçiyordu bi şekilde. sonra o ara sıra olan iletişimi de kestik kimi sebeplerden. tam 4 sene, ne gördük ne duyduk birbirimizi. o arada uzun süreli bi ilişkim bile oldu. sonra bi gün aklıma düştü, gelir geçer diye bekledim 1-2 ay aklımda kaldı ve yazdım. zor güç numarasını hatırlayarak yazdım. kalbim yerinden çıkacak gibiydi yazarken. ilk mesajı aldığında o da aynı heyecanı hissetmiş. ben soğuk ters bi tavır beklerken o beni ne kadar sevdiğinden ve özlediğinden bahsediyordu. hiç sevgilisi olmamış, kimse için kalbinde kelebekler uçmamış. daha da içine çekti beni ve sabırsızdık birbirimizi görmek için öylesine sabırsızdık ki iki gün konusmadan sonra bulusmaya karar verdik. neydi o yanına giderkenki heyecanım.. neydi onun oturduğu yerde heyecandan terlemeleri.. sarıldığımız an zaman durmuş gibiydi öylece saatlerce kalabilirdik. kokusu aynıydı 10 sene önceki gibi işte. huzur gibi işte. bakışların hala aynı dedi o da.

    o gün bu gündür beraberiz. bunun gerçek aşk olduğunu 10 sene önce de biliyordum. iyiyiz, çok mutluyuz, beraberken zamanın nasıl gectiğini anlamadan kalbimizde uçuşan kelebeklerle gülüyoruz, ağlıyoruz, eğleniyoruz.. ayrı geçen zaman için ah etsek de, başımızı duvarlara vursak da birbirimiz için olan ve asla azalmayan, her buluşmadan önce hissettiğimiz heyecanımız, güzel günlere olan inancımız ile çok mutluyuz.

    iyiki bulduk birbirimizi, her zaman kalbimdesin.

    30 ocak 01:09

    24. Lise aşkımla okul bittikten sonra da devam edip onu askere uğurlamıştım. Ben saf gibi gün sayarken ve ailevi açıdan çok zor dönemlerden geçerken bu hödüğün beni askerdeyken aldattığını öğrenip ayrılmıştım. Nasıl İşsizim bir de o dönemler. Saflığıma yanarken ve hüngür şangır ağlarken önceki haftalarda yaptığım iş başvurumun olumlu olduğuna dair bir telefon gelmesiyle yepyeni bir sayfa açmıştım.. sanki her şeyi yeniden kesfettiğim, acayip güçlü hissettiğim dönemler, kendi ayaklarımın üzerinde durmaya başladığım nasıl tatlı zamanlardı. Aradan bir kaç ay daha geçti ve ben başka bir ile atandım. Gidip orada yepyeni bir hayat kurdum kendime, bu arada ailevi sorunlar hala devam ediyordu ve çok zor şeyler yaşadım, asla hazmedemedim, hala yara içimde. Neyse, ben yeni kurduğum hayatımda gayet mesutken ve işime gidip geliyorken bir gece yarısı instagramdan bana bir mesaj geldi, baktım ki bu hödük. Askerden döndügüne ve çok pişman olduğuna dair mesajlar siralamis. Bir kaç gün sonra içimde biriken ne varsa hepsini yazdım. Ben ona saydırırken o bana lütfen beni affet , nişan yapalım seninle ciddi düşünüyorum, annem seni rüyasında görmüş, lütfen bana geri dön diyordu, öyle bir dengesizlik ahsh. Kimseyi bulamayınca dönüp dolaşıp gelmesine, karakterine iyice saydirdiktan sonra iradesizliğiyle, dengesizliğiyle kendisini başbaşa bıraktım ve uzunca bir süre haber almadım ondan. Geçen aylarda evlenmesi ve balayına da yaşadığım şehre gelmesi dışında tabi.. bana geri dön mesajı attığında da ısrarla buraya gelmek istiyordu, şimdi karısıyla gelmiş vizyonsuzluk hala devam ediyor. Değişir mi bu bu insan, midesizliğinden rahatsız olur mu bilemem ama Umarım bana hissettirdiklerini bir başka kadına daha hissettirmez.. ben kendimi bu insandan kurtardigim için şanslı kabul ediyorum..

    17 ocak 21:46 17 ocak 21:52

    23. liseye başlayınca hormonların ve gençliğin getirisiyle karakterden daha çok dış görünüşle ilgilendiğimden dolayı kimseyi beğenmemiştim. zaten ben de beğenilecek gibi değildim. bu yüzden bir lise aşkım olmadı. sanırım böyle daha güzel oldu.

    16 ocak 10:09

    22. Lisedeyken sınıf arkadaşımın başka sınıftaki bir arkadaşından aşırı derecede hoşlanıyordum ve facebook'tan eklemiştim kendisini. Sonra konuşmaya başladık ama o benden hoşlanmadı çok büyük ihtimal. Zaten lisede de çok dikkat çeken havalı güzel kızlardan değildim. Bu çocuk da o tip kızlarla arkadaş genelde. Sonra normal şekilde konuşurken bu soruya -neden yazmıyorsun demiştim- herhangi geçerli bir cevap almak adına değil tamamen hayal kırıklığımı, üzüntümü vs belli etmek için yazmıştım. "Sana mesaj yazmak zorunda değilim." demişti. Bence gayet haklı ama şu an :) o zaman öyle hissetmemiştim ve çok üzülmüştüm. Neyse ki okul bitti universite derken beni instagramdan bulup eklemiş ve resmen yürüdü... çünkü dengeler değişiyor daha farklı bir insana dönmüştüm. Lisedekinin aksine sosyal, eğlenen, eğitimine önem veren ve bu tür durumlarin verdiği mutluluğu yansıtan bir insana dönmüştüm. Bir de kabul daha kadınsı oldum. Çok istekli olmasam da liseden içimde kalmıştı yalan söyleyemem. Konuşma ilerledikçe neden böyle bir cümle kurduğunu -sana mesaj yazmak zorunda değilim- sordum ve aldığım cevap "o zaman öyle olması gerekiyordu". Geliştirildiğimi hissettiğimde soğudum ve mesafe koydum. Bir süre sonra bana "neden hiç mesaj atmıyorsun hep ben yazıyorum" dedi. Inanabiliyor musunuz? Ben tabiki de onun gibi bir cevap vermedim nazik olmaya çalıştım çünkü lise döneminde böyle bir cevap, reddedilme güvenimi az da olsa sarsmıştı. Yine de kendimi intikamını almış gibi hissetmiştim. Intikami alınmış küçük bir travma

    16 ocak 00:29


    21. İflah olmaz bir platoniktim bu konuda. Lisede uzun bir süre kimseden hoşlanmadım, etrafımdaki herkes bana aşırı çocuk geliyordu. (gizlinot: sanki kendim çok büyüktüm de) zaten ilgi çekici biri de değildim, en azından ben kendimi öyle görüyordum ve bu genel hareketlerime, tavrıma, tarzıma her şeyime yansıyordu.

    Lise üçte bir etkinlik için başka bir okula gittik hocanın seçtiği birkaç kişiyle birlikte. Kendi ilçemize dahi çok uzak, ortalama bir lise öğrencisinin ancak hayalini kurabildiği imkanlara sahip bir okuldu. Orada psikoloji sınıfını seçip bir eğitmenden seminer almaya başladım. Son yarım saatte eğitmen yanımızda oturan ve hiç tanımadığımız kişiyle sohbet etmemizi, birbirimizi tanımamızı istedi. Ben tek oturuyordum. Errafıma bakınırken o geldi. (gizlinot: bir ışık huzmesi içinde toz bulutları arasından) garip isimli çocuk. Sonraki iki yılımı sadece onu düşünerek geçirdiğim çocuk. 

    Hayatımda ilk kez bir insanla, hem de tanımadığım, bu kadar güzel sohbet edebilmiştim. Zamanın nasıl geçtiğimi anlamadım bile. Etkinlik sonrasında da birlikte kokteyle katılmıştık. Hayatımın aşkı, gelecek çocuklarımın babası garip isimli çocuk... çok farklıydı, çok farklı şeyler yaşamıştı bana göre, çok zekiydi, çok kültürlüydü. Her anlamda benim 16-17 yaşındaki halimden kat kat üstündü. 

    ertesi hafta, ismini çok zor bir şekilde hatırlayıp sosyal medyadan ekledim. İsteğim kabul edilmedi. Bu aşkı kalbime gömdüm ve aşk acımı içimde yaşamaya başladım. Bir yandan da bu his hoşuma gitmişti, onunla geçirdiğim zamanı düşününce içimin ılık ılık olması, onu bir daha göremeyeceğimi fark edince gelen ürperme. 

    Aradan bir sene geçti. Lise son, dershaneye devam ediyorum. türkiye şartlarını bilenler için, dershanelerde genelde tek eşit ağırlık sınıfı olurdu. Bizde de öyleydi, son sınıfta yoğunluktan dolayı şube sayısını arttırdılar. Ve seviye sınavıyla sınıflarımız değişti. Yılın ilk dersine zar zor uyanıp gittim. Ve kim oradaydı? Garip isimli çocuk... 

    hayır, buradan sonra büyük bir lise aşkı yaşanmadı. Biz 1 sene birbirimizi tanımıyor gibi davrandık. Okullarının gittiğimiz dershaneyle anlaşması olduğu için tüm öğrenciler oraya geliyordu ve daha komiği geçen sene de aynı şekilde oraya gidiyor oluşlarıydı. Ancak onlar sayısal kısımda devam ettikleri ve saatlerimiz farklı olduğu için birbirimizi tüm bir sene görmemişiz. Aynı sınıfta olduğumuzda da görmeZden geldik. Yeniden tanıştık sanki tanışmıyor gibi. Yeniden arkadaş olduk. Ama sadece arkadaş... hatta daha komiği bir ara onun yakın arkadaşı benden hoşlanmaya başladı. Ama ben hala garip isimli çocuğu sayıklıyordum. Bir senemizi böyle bitirdik. Hiç bilmedi ondan hoşlandığımı. 

    Aradan kaç sene geçti, hala çok farklı hayatlar yaşıyoruz. Ama hala aklıma geldiğinde o ılık hissi hatırlıyorum, 17-18 yaşımdaki halimle hala sakin dinliyorum.

    15 ocak 20:32

    20. Platonik olandır. Bazen üst dönemlerden basketçi çocuklara bazen diğer sınıflardan yakışıklı çocuklara aşık olurdum. Ama en aklımda kalan aynı dönemden yakışıklı ve bir o kadar da zeki bir çocuktu (diş hekimliği kazandıydı) . Ama çocuk adeta bir kıvanç Tatlıtuğ. Sarışın, yeşil gözlü, uzun boylu, efendi bir çocuktu. Bense şimdiki hâliyle alakası olmayan +10 kilo, gözlüklü, sıfır özgüvenli, çocuğun ismi geçerken bile heyecandan ölen bir ergendim. O dönem bana dönüp bakma ihtimali bile yoktu yani şuan düşününce senin neyine aşık olmak falan diyorum :d sonra ben üniversiteye başlayacağım yaz kilo verip, lense geçtim ve makyaj yapmaya başladım. İnsanlar evrim geçirdiğimi beni tanıyamadığını falan söylüyordu. Üniversiteye başladım bir kaç ay sonra bir baktım ki çocuk beni instagramdan eklemiş ama böyle 2 arkadaşı daha aynı anda istek atmıştı anlamadığım bir şekilde. benim bahsim geçti herhalde dedim. Sonra da hiç konuşmadık işte hâlâ duruyor öyle. Dışarıda da karşılaştık ama hiç konuşmadık selam bile vermedik hatta. Yaşandı bitti saygısızca.

    15 ocak 06:19

    19. Ben lise 1 o lise son. Platonik takılıyordum çok tatlı çok masum hislerdi (gizlinot: :))

    14 ocak 18:28