sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (42)
    • medya (0)

    42. Sosyal medya sebebiyle eskiden marka olarak nitelendirilen çoğu firma artık insanların gözünde normal sayılıyor. her şeyi ysl, chanel, gucci olan bir güruh var. İnsanlar da sahip olduklarını onlarla kıyaslayıp Zara, mango gibi markaları markadan saymamaya başladı.

    Bense bunun tamamen gelir düzeyiyle alakalı olduğunu düşünüyorum. Zar zor geçinip marka olsun ısrarıyla, 50bin kazanıp marka almak çok farklı şeyler. ama düz beyaz bir tshirte de binlerce lira verilmesi çok mantıksız. Kendi adıma kozmetikte marka takıntım var. Her ürün çeşidinden bir tane alırım, ruj hariç.

    Kıyafette de basit görünmesin, onun dışında markası önemli değil. En güzel kıyafetlerim en ucuzlar olabiliyor çoğu zaman.

    Bunu önceliği yapan insanlardan da nefret ederim. Yıllar önce bir erkek tanıdığım ortama giren herkesin tshirtünün etiketine bakar, ona göre normal bir markaysa dalga geçerdi. Sonradan görme tahmin edersiniz ki.

    11 haziran 14:12

    41. bir takıntı olarak görmediğim olay aslında. herkesin alıştığı bir yaşam stili vardır ve ona göre hareket eder. ben küçüklüğümden beri hep marka giyindim ve şu anda da bir ihtiyacım olduğunda o ''marka''lara gidip ihtiyacımı karşılıyorum. buna takıntılı olduğum için değil öyle alıştığım için.

    5 liralık kıyafet giyerek birikimle para biriktirip, dövme yaptırmayı da gurur meselesi olarak görmeyi çok saçma buluyorum açıkcası. bu marka takıntısı olan insanların şey demesi gibi ; koluma kocaman bir leke yaptıracağıma, gidip lüks ve marka kıyafetler giyerek kendimi şımarttığım için kendimle gurur duyuyorum.. çok saçma geldi kulağa dimi :)

    bence insanları bir kalıba sokmak en fenası,isteyen istediği şekilde yaşasın bırakın.. sizin paranızla alışverişe gidilmiyor ya?

    Edit: amacım asla kimseye saldırmak değil sadece bir yazarın verdiği örnek üzerine örnek verdim kimseyi kırmak ve üzmek istemem. 

    11 haziran 10:01 12 haziran 08:51

    40. Kendimi bildim bileli bu takıntım var, maalesef. Çook paralar harcamıyorum, misal sırf marka diye de bir ürün almıyorum. Beğendiğim ürünleri indirimini bekleyip alıyorum, indirimsiz hiçbişey almam. Ama markası olmayan şeyi gi ye mi yo rum. Bunun neyle alakası var bilmiyorum ve evet hoş bir şey değil ama seçtiğim bir özellikte değil :(

    11 haziran 01:52

    39. hayatımda tanıdığım en marka takıntısı olmayan insanın ben oduğuma karar verdim.Bütün kışı bit pazarından aldığım 20 liralık ucu uzun kovboy vintage botlarımla geçirdim ve tanesini 5 tl ye aldığım evet 5 memur ceketlerimle geçirdim,bütün yazı da bospa da 20-25 liraya aldığım elbiselerle geçiriyorum para biriktiriyorum bol bol ,şimdi istediğim o büyük dövmeyi yaptırabileceğim mesela. kendimle gurur duyuyorum çünkü hem çok ucuz giyinip tasarruf edip ,hemde çevremdekilerden stilimle ilgili iltifatlar alıyorum.Bu gözler lüks marka kıyafetlerle rüküşlük rekoru kıranlar gördü o yüzden önemli olan markası değildir çöp bile giysen kendi stiline uyarlayıp kendine yakıştırabilmektir.

    10 haziran 23:47

    38. takıntı değil de bende daha çok herkesin üzerinde olmayanı giyme isteği var ve iyi giyinmek için high end markalara bakmaya başladığımı farkettim son zamanlarda, he uygun, yerli markalarından almıyor muyum tabii ki de alıyorum, biriktirip istediğimi almaya çalışıyorum ve ekonomiye rağmen açgözlülüğüm arttı :( bunun sorumlusu tamamen ben miyim; kesinlikle hayır...

    10 haziran 22:38

    37. aradım taradım bir kişi bile adını anmamış fakat sözlük anlamı (gbkz: ezgi fındık) ile eşanlamlıdır.

    10 haziran 13:34

    36. Giyim alanı için konuşursam en son 2009’da çakma converse giymem muhabbetleri ile bıraktığım olay. Hele ki bugün bir tişört bile 50 lira olmuşken marka giyinmek, ya da hem marka hem iyi giyinmek (mango indiriminden 20 liraya alınmış atletten bahsetmiyoruz tabii) oldukça lüks kaldı.

    10 haziran 00:50

    35. Eskiden biraz vardı dolar euronun artışıyla o da kalmadı.

    Sonuc olarak:

    alım gücümüz düştü.

    Ben kapitalizmin verdiği hazza kapıl(gizlinot: A)mıyorum artık.

    Uzulsem mi sevinsem mi bilemediğim bir durum

    9 haziran 22:46

    34. bendeki marka takıntısı daha çok sağlığıma önem verme eğilimiyle ortaya çıkan şeyler. mesela sıralayacak olursam;

    marka takıntımın en üst seviye olduğu konu sanırım güneş gözlüğü. hatta direkt ray-ban takıntısı da diyebiliriz. saçma gelecek olsa da gözümü en iyi onun koruduğunu düşünüyorum. göz sağlığı önemli.

    yürümeyi çok sevdiğim için (tak kulaklığı, alabildiğine yürü, at sinir stresi mis) kaliteli ayakkabıları tercih ederim.

    yüzüm sivilceye yatkın olduğu için (ürün içeriğini ön planda tutmak üzere) marka ürünlere yönelimim vardır.

    parfümlerde de marka takıntım vardır (tamam bu biraz keyfi oldu kabul ediyorum). fiyatlar cep yaksa da içim ağlaya ağlaya alırım. doldurma parfüm almıyorum.

    bunlar dışında alt/üst giyim olsun, çanta olsun hiç marka takıntım yoktur, benim için önemli olan malzemesidir. örneğin ne kadar beğenirsem beğeneyim kıyafet içerisinde polyester görürsem bırakırım. içeriğe bakarak ürün aldığım için markalı/markasız bir sürü kıyafetim vardır. hatta alışverişe çıktığımda marka mağazalarda kıyafet içeriğine baktığımda kendime uygun çok az şey bulabilirken, kadıköy'de beşiktaş'ta alışveriş yaptığımda daha sağlıklı içeriğe sahip kıyafetleri daha fazla bulabiliyorum. o yüzden yaşasın markasız kıyafetler!

    9 haziran 16:16

    33. Yiyecek - içecek dışında marka takıntım yok. Sadece alıp memnun kalmadığım markaların diğer ürünlerine şans vermiyorum. 

    9 haziran 00:19