girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (74)
  • medya (23)

74. bendeki tontiş bibere dötünü döner, maydanoza burun kıvırır, marula bir iki gaga atar pır uçar. 

ama peynir gördü mü kafayı yiyor hayvan :) omzumdan tabağa atlamaya cesareti olsa atlayacak. haftada bir kez çok az veriyorum. yerine yumurta beyazı ile kandırmaya çalışıyorum ama bizimki yutmuyor. 

bir şeyi eksik desem, her şeyi tam. bu hayvan vallahi peynir delisi bana çekmiş :)

9 ağustos 21:52

73. kız kardeşimin elinden düşürmediği, senelerce iyi günde kötü günde yanımızda olan, bir türlü konuşturamadığımız, 7 yaşında kaybettiğimiz minnoşumuz.

ben nedense evde pır pır kuş uçmasına bir türlü alışamadım ve hep ölümünden kendimi sorumlu hissettim nedense. benim yüzümden özgür değilmiş gibi geldi. çocukluk dönemimin büyük travmalarından kendisi. ruhun şaad olsun minnoş. seni ben bile özledim inan.

9 ağustos 12:14

72. Çok korkuyordum ama çok seviyordum. Bir gün babam geldi elinde bir kafes ve içinde mavi, beyaz ve siyah tüyleri olan yavru bir kuşla. Allahım nasıl mutlu oldum anlatamam ilk iki hafta hiç kafesten çıkarmayın dediler içim içimi yedi o iki hafta ne zaman bitecek diye. Sonra bitti her Allah'ın günü çıkardım onu kafesten evin her odasında gezdi. Küçükken tek yattığım için korkardım, onunla birlikte yatinca arkadaş olmuştu bana. Hatta küçükken keşke onun da yatağı olsa ayakta uymak çok zordur diye üzülüyordum :( canım boncugum yedi yıl boyunca evimize neşe katıp bana arkadaş oldun. çok özledim seni, keşke yaşıyor olsaydın.

9 ağustos 02:05


71. https://www.suslusozluk.com/muhabbet-kuşu?i=809056

Ben bu girdiyi yazdıktan bir gün sonra melek oldu gitti kendisi. Avucumun içinde öldü hem de. Onu aldığımda ben bir çocuktum ve o da sadece 20 günlüktü. Satıcısı sırf engelli diye bana "abicim ben bu kuşu zaten atacağım bunu kimse satın almaz" dediğinde içim öyle bir burulmuştu ki hiç düşünmeden aldım. Getirdim eve, sen çok güzelsin biliyor musun ben inadına çok seveceğim seni. Ömrün boyunca engelini hissettirmeyeceğim sana dedim. Ve bu sözümü 13 sene boyunca tuttum.

Bir kere o yaşımda şırıngayla bir ay besledim onu ve o minicik kuş bana sorumluluğu öğretti.

Çocukluk travmalarımı onunla paylaştım, ergenlikteki sıkıntılarımı onunla oynayarak hafiftettim. O kadar sevgi doluydu ki, saçlarımı tararken bana öpücükler atardı. Ama mesela o öpmek için bana uzandığında eğer fark etmeyip geri çevirirsem buna küsebilecek kadar da hassastı. Ona kusurlarını hissettirmemek için çeşitli oyun alanları ve bahçe düzenekleri hazırladım. Çeşit çeşit minik havuzlar yaptım renk renk oyuncaklar aldım. bahçelere saldım, kendini iyi hissetsin diye ağaçların üzerine koyup onun dalları sevinçle kemirişini izledim. Senelerce aynı bardaktan limonata da içtik aynı tabaktan kurabiye de yedik. Eminim çoğu kuştan mutlu geçti ömrü. Diyebilirsiniz ki bir kuş insanın hayatına en fazla ne katabilir ki ? Benim ilk hayvan sevgim onunla başladı ve ben bugün hayvanlarda can buluyorsam onun sayesinde.

Dostumdu bir kere.Hangi dostunuz siz ona bir parça salatalık verdiğiniz diye on dakika boyunca durmadan zıplar ki ? Işte öyle de masum bu canlılar.

9 ağustos 01:52 9 ağustos 05:33

70. Ev arkadaşımdır. Yalnızlığıma ortaktır. Duygusal hayvanlar oldukları için trip atabiliyorlar ilgilenmeyince. Gaga attığında kötü bir şey yaptığını anlıyor ben kızınca. Biraz sonra gönlümü alıyor. Elime alıp öpmeyi seviyorum. Sevildigini anlayıp izin veriyor, o zaman gagalamıyor da. Eski sahibi cümle kurmayı bile öğretmiş. Ama kim olduğu meçhul. İsmini dese de çevrede öyle birisi sordum ama bulamadım. İçi yanmıştır çok.

Ekleme: 'Kuş beyinli' dedikleri yalan yanlış bir laf. Bazı insanlardan daha akıllı.

8 ağustos 12:13

69. Bizim de bir oğlumuz vardı, evde anneanneme arkadaş olsun diye almıştı dayım ben 13 yaşındayken. Yavruydu biz aldığımızda, çok çok minikti. Gerçekten anneanneme çok iyi arkadaş oldu yıllar içinde ama bir tek benimle anlaşamadı. Evde herkesi severken beni yaklaştırmazdı yanına, elime almaya çalışınca ısırıp kanatırdı. O yüzden köpek diyordum ben Çıtır'a. 2 yaşındayken koltuğun altına kaçmasın diye yakalamaya çalıştığımda yanlışlıkla kuyruğundan biraz koparmıştım, çok canı yanmıştı. Oradan kinlendi sanırım bana.

Ben televizyon izlerken car car car bağırırdı kafesinden, çok defa birbirimize karşılıklı bağırdık sus diye. En son al senin olsun diyip kafesinin önüne kumandayı bırakarak çıkardım odadan. Kumandaya ulaşamadıkça çıldırırdı kafesin içinde sonra da.

Çok büyüdü, gerçekten çok büyüdü. İri yarı, kabadayı tipli bir şeydi Çıtır. Dayımı ısırıp yengemi görünce "Çiiituuuuuur" derdi.

Saka kuşumuz vardı, yıllarca komşuluk yaptılar birbirlerine. Sakanın nasıl öttüğünü öğrenmiş, saka susunca saka gibi ötüyordu. Sakayı ormanda saldık kendi yuvası olsun diye, bir süre kimseyle konuşmadı Çıtır. Kanarya oldu sonra komşusu, kanaryayı alıp odadan çıkınca tellere yapışıp bağırıyordu onu da alana kadar. Şimdi kanarya tek kaldı. 1 ay önce balkonda beslediğimiz yavru kedi bizden balkona kapısını açmayı öğrenip içeri girmiş, kanaryanın kafesini devirmiş ve anneannem Çıtır'ın kafesini üzerinde yakalamış kediyi. Biz korkudan kanarya ölür diyorduk, ertesi sabah bir baktık Çıtır ölmüş. Ben bu kadar sevdiğimin farkında değildim, 6 ay önce, çıtır öldükten sonra ağlarak bunları yazacaksın deseler hayatta inanmazdım.

8 ağustos 10:19

68. 4 tanesi ile ev arkadaşlığı yapıyorum. İkisi dişi, ikisi erkek. Evimin neşesi,sesi onlar. Bir tanesi arkadaşımdan kedi sahiplendiği için hediye geldi. Resmen gelişim geriliği yaşıyor. Diğer kuşlarım normal boyutlarda iken bunun kafası resmen nohut kadar. O kadar küçük ki, yavruda değil. Sonradan öğrendik ki kuş ele alışsın diye kanadını kesiyorlarmış. Uçamasın, rahat yakalansın, ele alışsın diye. Ondan olduğunu düşünüyoruz. Kanatlarını çırpıyor ama asla uçamıyor. Herşeyden o kadar korkuyor ki. Kafesine yem, su koymak için yaklaştığımda çıldırıyor korkudan ki kesinlikle dokunmuyorum. Şu insanların kötülüklerinin bir sınırı var mı acaba, merak ediyorum. Diğer kuşlarımla gayet mutlu. Kafese yaklaşmazsak şarkı bile söylüyor. Sabahları bazen dördü birden öttüğünde kafamı şişirseler de onların meraklı hallerini seviyorum. Kafesin üstüne astığım bir yaprak ıslak marulla, sırayla bir banyo yapışları var, ömre bedel. :)

8 ağustos 02:22


67. 13 yaşına yeni girmiş bir adet sevgi yumağıdır benim için. Engelli bir kuş, doğuştan uçamıyor ve normal bir muhabbet kuşunun yarısı kadar boyu var. Yani çok ama çok küçük. Onun dışında zekası falan yerinde cin maşallah.Kendisi tam bir huysuz. Evimizde 8 tane daha kuş ve envai çeşit hayvan olmasına rağmen katiyen onlarla uzlaşmaz her gün gider boyundan büyük papağanlarımızı döver. Arkadaş nedir bilmez. Çok pisboğazdır.Ne verseniz yer. Diğer kafeslerden çaldığı minik oyuncakları zar zor kendi kafesine sürükler. Bahçeye salarız manyak gibi oradan oraya koşar dalları çiçekleri kemirir.

Not: evinde muhabbet kuşu olan veya almayı düşünenlere sesleniyorum lütfen bu hayvanları o minicik kafese tıkmayın. Günde canı ne kadar istiyorsa çıksın evde dolaşsın. Her gün meyve sebze vermeye çalışın ve en önemlisi şu sıcak havalarda günde 5 10 dakika güneşlendirip suyla çiçek sular gibi fisfislayin.(gizlinot: Swh)

16 haziran 05:46

66. Dün yıkandığında fotoğrafını çektim şımarık bey'in, şu tipe bakar mısınız ya :d medya ekliyorum hemen

ilgili medya:
1
15 haziran 23:04 15 haziran 23:07

65. dunyanın en akıllı kusları arasında gosteriliyormus.çok kısa zamanda kolay bir şekilde konusmayı ogreniyorlar.mor ve mavi gagalı olanları erkek, açık krem,kahverengi beyaz gagalıları dişi oluyor.sadece sarı ve beyaz albino lutino türlerinde cinsiyet ayrımı daha farklı şekilde oluyor.

yıkanması

muhabbet kuslarınızı kendiniz suyun içerisinde sampuanla vb. sakın yıkamayın kurutmayla kurutmayın hastalanıyorlar zarar verirsiniz.öğle vakitlerinde sprey şişeyle yagmur yagar gibi fıs fıs şeklinde yıkayın.o kendi kanatlarını gagasıyla teker teker kuruluyor siz müdahale etmeyin.çok ıslaksa mikrofiber havluyla bir kere ıslagını alıp geri bırakın.

kafes içi düzeni ve beslenme

tahta tünek,kalamar,kus kumu olmasına özen gösterin.plastik kullanmamaya calısın.oyuncak ayna kusunuzun es istemesine yol açabilir fazla oyuncak koyarsanız kafeste canı sıkılmayacaktır.yem ve sebze,meyve hariç bir yemek vermeyin süt ürünleri,elma ve meyve çekirdekleri,şekerli ürünler kuslar için toksindir.kırmızı dal darı verebilirsiniz yararlı olacaktır ödül yemi olarak kullanın fazla vermeyin yaglandırır.içinde renkli kırıntılar olan yemlerden kullanmayın.gazete kagıdı koymayın kafes zemini telli olması lazım eğer yazın koku olusuyorsa zemine mısır granülü koyabilirsiniz.sebzeleri yıkadıktan sonra kurulayıp verin ıspanak ve semiz otu kıvırcıktan daha yararlı.dizayme probiyotik kullanabilirsiniz.tüy zamanlarında haftada 1 kere b vitamini solusyonu suluguna koyup 8 saat sonrataze suyla değiştirin.günlük suyuna 1 damla sirke damlatın bu midede mantar olusumunu önleyecektir.mutlaka evde ucmasına izin vermelisiniz uzun süre kafeste kalan kuslarda geçici felç görülebiliyor.

hastalıklar

muhabbet kusunuzun dıskısını gözlemlemeye dikkat edin ishal olmamalı top seklinde olmalı.ishalse ishali kesmek için pirinç suyu,haslanmıs patates vb. verebilirsiniz.kusunuz hastalandıgında ilk isiniz kafesi streçlemek sıcak yere koymak olmalı ve vitamin vermelisiniz.daha sonrasında yapılması gerekenler için gideceginiz veterinerin kanatlılardan anlayan bir veteriner olması sart türkiyede kanatlı veteneri cok yok.her veterinerden kuslardan anlamıyor düzgün bir tedavi yapamayabiliyor.

10 haziran 23:01 10 haziran 23:02