girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (345)
  • medya (24)

345. son yazisiyla beni cok duygulandirdi...

siz oldukca umudumuzu kaybetmeyecegiz canim ögretmenim.

ilgili medya:
1
17 temmuz 22:36

344. az önce whatsapp üzerinden sorduğum sorulara cevap vermiş insan. Öncelikle ona çok kırgınım. Kırgınız... Çok öfkeliydim de ama artık değilim. Sorduğum sorulara 25 haziranda yaptığı konuşmadan farklı cevaplar vermedi. "Neden?" diye sorduğum her soruya "kaybettik. yapacak bir şey yok." vb cevaplar verdi.

Sonucu hiçbir şey değiştirmeyecek de olsa güvenim zedelendi. Umut aşılamak ile yalan söylemek arasında ince bir çizgi var. Dediğim gibi güvenimm zedelendi ama ben umut etmeyi seçiyorum. Çünkü en çok umuda ihtiyacımız var.

Sorgusuz, sualsiz güvenmeyi inanmayı hep reddettim. Artık beynim el vermiyor ülke için endişelenmeye. Güzel günler, elbet gelecek! Elbet!

7 temmuz 15:41

343. Parti kur oy verelim, alayına ayar çekelim. Aç kapıyı girelim. Niyetimiz belli

2 temmuz 02:07


342. Mitingler başlasın da, kafamda muharrem ince yazılı kafa bandı (gizlinot: adı neydi ki ) elimde atatürklü türk bayrağım o mitingten bu mitinge koşayım (gizlinot: swh ) büyük istanbul mitinginde sınavım vardı gidemedim, acısını çıkarma vakti. 500 günümüz var :) (gizlinot: başkanımız öyle diyor ) 

2 temmuz 01:55

341. seviyoruz. ne yapalım?

2 temmuz 01:48

340. siyasete olan bakis acimi degistirdi benim ya.gercekten unutamiyorum konusmasini,hareketlerini.herkese babacan tavirla,ayirmadan yaklastigini dusunuyorum.keske kazansaydi,yine de genis kitlelere iyice kendini duyurdugunu dusunuyorum.ve evet o malum klipte bende agladim yalan yok.ataturk gibi insanlar olsa keske.

29 haziran 00:54

339. sevgili (yazar: gamma ray)'in girdisinden sonra başlığa 65465.kez girdi girmiş olacağım fakat ben de biraz chp-muharrem ince arasındaki durumlar hakkında duyduğum spekülasyonlardan bahsetmek istedim. kendisiyle örtüşen bazı noktalar olduğu için yazıp yazmama konusunda tereddütüm azaldı.

dikkat! aşağıda manas destanı boyutunda bir girdi bulunmaktadır.(gizlinot: swh)

öncelikle chp'nin daha doğrusu yeni chp denilen kılıçdaroğlu ve ekibi ile muharrem ince arasındaki gerilim çok önceye dayanıyor. fakat konu seçim olduğu için ben abdullah gül'ün aday gösterilme ısrarıyla başlayan süreçten bahsetmek istiyorum.

ekmeleddin ihsanoğlu faciasından sonra yine kılıçdaroğlu tarafından bir diğer siyasal islam kökenli aday gösterme hevesinin birden fazla isimle karşımıza çıktığını gördük bu seçimde. bu isimlerden en çok göze çarpan akp'nin kurucularından abdüllatif şener - ki kendisi şuan chp'den milletvekili seçilmiştir - ve abdullah gül idi.

abdullah gül konusu chp tabanında da parti içi muhalefet diyebileceğimiz muharrem ince'nin başında olduğu kanatta da büyük bir tepkiyle karşılaştı. recep tayyip erdoğan mı abdullah gül mü gibi insanlara tabiri caizse ölümü gösterip sıtmaya razı etmek minvalinde bir seçim yaptırmak bilemiyorum nasıl bir düşüncenin ürünüdür... fakat şu kesin ki kılıçdaroğlu, akşener ve karamollaoğlu arasında yapılan görüşmelerde en çok öne çıkarılan "çatı aday" olması için garip bir şekilde ısrarcı olunan kişiydi abdullah gül. sonraları öğreniyoruz ki meral akşener çatı aday olarak gül'ü kabul etmediği gibi kendi adaylığını koymakta da ısrar ediyor. bu çatı aday meselesi de chp'nin kendi cumhurbaşkanı adaylarını açıklamada neden geç kaldıklarını açıklıyor.

ayrıca bu dönemde genel kurmay başkanı abdullah gül'ü ziyarete gitti(!), akp kurmayları gül'e haset çıkarma aday olma dedi vs. gibi haberler çıktı hatırlarsanız. şahsi düşüncem bunların hepsi kılıçdaroğlu ve erdoğan tarafından anlaşmalı bir şekilde çıkarılan ve gül'ün aslında erdoğan'la husumet ve rekabet içinde olduğu, ondan çekindikleri algısını yaratarak gül'ün adaylığına destek sağlamayı amaçlayan haberlerdi. böylece erdoğan rahat rahat seçilecekti.

dediğim gibi abdullah gül ismine en çok karşı çıkanların başında muharrem ince geliyor. peki nasıl oluyor da muharrem ince aday oluyor? kemal kılıçdaroğlu ile iki kez genel başkanlık için yarışmış ve kılıçdaroğlu'nun 2010 yılından beri partiye gönlünce yerleştirdiği delegeler nedeniyle iki kez yarışı kaybetmiş olan muharrem ince 2002 yılından beri milletvekili olduğu gibi grup başkanvekilliği de yapmış, partinin içinde destekçileri olan bir isim. sonra görüyoruz ki milletvekili listelerinde partide muharrem ince destekçisi olan yirmiye yakın vekilden sadece birkaçı vekil adayı olarak gösteriliyor. burada erdoğan'ın seçim yarışı sırasında söylediği şu önemli söze dikkat çekmek lazım. "bay muharrem, bay kemal seni aday göstererek harcadı."

doğruluğu yanlışlığı konusunda emin olmadığım bir bilgiye göre abdullah gül ismine hem seçmenden hem de parti içinden gelen sert tepkiler karşısında kemal kılıçdaroğlu kendi kendine vazgeçmiyor, bizzat muharrem ince ve beraberindeki elliden fazla partili tarafından zorla vazgeçiriliyor. bu konuda genel merkezde oldukça şiddetli tartışmalar hatta kavgalar yaşandığı söyleniyor.

kemal kılıçdaroğlu hem kendisine çıkan yüksek sesi bastırmak hem de erdoğan'ın dediği gibi muharrem ince'yi "harcamak için" kendisiyle bir anlaşma yapıyor. anlaşmaya göre muharrem ince başkan adayı yapılıyor ve böylelikle milletvekilliği şansını kaybediyor. kemal kılıçdaroğlu, muharrem ince'nin bu kadar halk desteği alamayacağından emin bir şekilde nasılsa cumhurbaşkanı seçilemeyeceği için hem muharrem ince'den kurtulmuş olacağını hem de parti içindeki muhalefeti susturacağını düşünüyor. muharrem ince de kılıçdaroğlu'nun yerleştirdiği delegelerin oylarıyla genel başkanlığa seçilemeyeceğini bildiği için bu riskin altına giriyor ve genel başkanlıktan çok daha büyük bir pozisyon için bir nevi kumar oynuyor.

yani muharrem ince'nin adaylığı hiç de chp'nin gönülllü bir şekilde yaptığı bir hamle değil. o yüzden hem seçimden önce hem de seçim sırasında muharrem ince'nin partisinden destek görmediği gibi engellenmeye de çalıştığından eminim. zira mitinglerde yanında şuanda vekil olmayan, tıp doktoru ceyhun irgil - kendisi ince'nin mitinglerde fenalaşanların yanına gönderdiği "ceyhun şuraya bir bakalım" dediği kişidir(gizlinot: kafasına su dökün demedi adam doktor gönderdi swh) -, seçim günü de yanında olan engin altay, zaman zaman mustafa balbay ve şuan ismini hatırlayamadığım bir iki vekil hariç kimseyi görmüyoruz.

bunun yanısıra muharrem ince "başta ikinci tura kalır bu iş diyordum ama ilk turda halledeceğiz" gibi iddialı cümleler kurarken genel başkan kılıçdaroğlu çıkıp "28-32 bandında değişen oyu var ince'nin" tarzında kampanyayı geri çeken açıklamalar yapıyor. hatta bir dönem birlikte miting yapacaklarını söylüyor fakat kılıçdaroğlu'nun faydadan çok zarar vereceğini bilen ince buna karşı çıkıyor ve kılıçdaroğlu mitinglerden bağımsız stk, dernekler gibi daha küçük çaplı organizasyonlarda muharrem ince değil de milletvekili seçimleri odaklı konuşmalar yapıyor.

gelelim seçim günü ne oldu? seçim günü muharrem ince'yi oy kullanırken gayet neşeli, şu 50 günde bol bol gördüğümüz güzel gülüşüyle oy kullanırken görüyoruz önce. daha sonra gördüğümüzde ise engin altay ile birlikte ysk'ya çok yakın bir noktada televizyon kanallarına kısa bir açıklama yapıyor. "herkes sandıklara sahip çıksın" temalı ama içinde "sonuçlara karşı bir taşkınlık istemiyorum" gibi cümleler bulunduran son derece keyifsiz ve asık suratlı bir açıklama yapıyor. daha sonra meşhur "adam kazandı" mesajına kadar muharrem ince'den anadolu ajansının manipülasyon yapacağını söyleyen bir tweet hariç haber almıyoruz.

muharrem ince'yi görmediğimiz sürede toplamda üç kez bülent tezcan - ki kendisi kılıçdaroğlu'nun partideki vazgeçilmezlerindendir - kameralar karşısına çıkıyor ve bunların ilk ikisinde "seçimi ikinci tura taşıyoruz" diyor hatta "bizdeki verilerde erdoğan 44-48 arasında ince de 40" gibi yüzdeler verip anadolu ajansının spekülasyon yaptığını söylüyor. fakat bu noktada ben amacın halka açıklama yapmak olduğunu düşünmüyorum. ikinci açıklama sıralarında dışarıda arabalar yavaş yavaş gövde gösterisi yapmaya, silah atışları duyulmaya başlıyor. a haber, trt gibi kanallarda huber köşkü'nün önündeki kalabalık çekilmeye, erdoğan'ın konuşma yapmaya hazırlandığı haberi verilmeye başlanıyor.

fakat sonra ne oluyorsa adil seçim çöküyor, anadolu ajansı'nın açılan sandık sayısı yavaşlıyor yavaşlıyor duruyor. ve sonra görüyoruz ki bülent tezcan çıkıp "taşkınlık yapılmaması" için bir açıklama yapıp gazetecilerin "bu mağlubiyeti kabul ettiğiniz anlamına mı geliyor" sorularına yuvarlak cevaplar veriyor.

gelelim bu sırada muharrem ince nerede? muharrem ince'nin genel merkeze geldiğini söyleyen mi dersin, orada kılıçdaroğlu'yla tartışıp gittiğini söyleyen mi dersin, yoksa ysk'ya yakın bir noktada sonuçları takip ederken gelen bir telefonla bağırış çağırış içinde 15-20 dakika konuşup "bu iş bitti" diyerek çekip gittiğini söyleyen mi dersin, birçok söylenti var ortada. benim şahsi fikrim ise öncelikle kendisinin de söylediği gibi ysk'ya yakın bir noktada - bir ofis ya da bir otel olduğu söyleniyor - oylamayı takip ediyordu ve kendisine gönderilen sonuçlar gerçekten de ikinci turu gösterir bir vaziyetteyken birden bire değişen atmosfer, kilitlendiği söylenen bir sistem, sokağa dökülen akp seçmeni, atılan silahlar sonucunda genel merkezle bir kavgaya tutuştuğu yönünde. o sırada parti binasındaki insanların "nerede muharrem ince" ısrarlarına karşın "şoför evine götürdü, dinlenmek istiyormuş(?)" gibi kimsenin inanasının gelmediği bir açıklama yapıldı.

yani bir şekilde muharrem ince partisinin oyununa getirildi. o da biliyordu insanların 10 milyon oy çalındığından değil seçimi ikinci tura götürecek kadar oyun çalındığından bahsettiğini fakat kazandın algısı yaratıldı ve sonrasında işin aslında öyle olmadığı görüldü. muharrem ince'nin "adam kazandı" mesajını kendisinin atmadığına inandığımı yazmıştım, fakat screenshot vs. deniliyor belli ki kendi atmış ama o mesaj basit bir mağlubiyet ifadesi değil çok daha fazla şey ifade ediyordu. bir kısım seçmenin kendisine olan "canıyla oyları koruyacak bu adam" güvenini ciddi şekilde sarsıp akp seçmeninin gözünde "adam kazandı yaaa bay muharrem" gibi son derece alay edici bir cümleye dönüştü. ben basın toplantısında muharrem ince'nin bu konuyu konuşurkenki ifadesinden ne kadar üzüldüğünü ve aslında başka şeyler söylemek isteyip söyleyemediğini çıkardım. parti içindeki konular hakkında hiçbir şey konuşmayacağını da sık sık tekrarladı konuşmasında.

bu sırada akp cephesinde de enteresan şeyler yaşandı. erdoğan önce huber köşkü'nün önündeki kalabalığa son derece ruhsuz bir konuşma yapıp balkon konuşmasını sonra yapacağını çünkü bir çocuğun ayağının sıkıştığını(?) söyleyerek alttan alta seçmeninin evlerine dağılmalarını istedi. sonra chp'de tüm bunlar yaşanırken balkon konuşması önce iptal edildi, sonra yarın yapılacak denildi, en son da erdoğan ankara'ya gidiyor konuşma yapılacak dendi. tabii bu balkon konuşması haberi enteresan bir şekilde tweet olarak atıldı hem de ince'nin yarın 12'de açıklama yapacağını belirten tweetle tamı tamına aynı anda. bunlar bana asla tesadüf gelmiyor fakat belki de ben delirmişimdir.(gizlinot: swh)

28 haziran 04:59 28 haziran 05:06


338. seçim gecesi whatsapp mesajını ismail küçükkaya'ya kasıtlı olarak attığını düşünüyorum. ama amacı küçükkaya'nın kuyusunu kazmak değildi. şöyle ki:

-seçim gecesi olanları düşündüğümde bence her şey o mesajda düğümleniyor. (gbkz: siyasetçiler) kendilerinin aday olduğu ve (gbkz: devlet başkanı) olmak için yarıştıkları bir gecede "arkadaş olarak paylaşmayacaklarını umdukları için" (gbkz: whatsapp) üzerinden herkesin merakla yana yakıla beklediği (gbkz: seçim sonucu)nu aaaaa-ç-ııııııık-laaaaaaa-maaaaaz. benim aklım buna inanamıyor. artık açıklama vakti geldiyse açıklarsın. yok böyle bir şey.

-mesajın atılmasına giden sürece ve sonrasına bakalım. bülent tezcan daha yarım saat önce yayına bağlanıp 2. tura kaldık müjdesini vermiş. sonrasında o mesajı ince'nin atmadığına dair bilgiler geldi.

-spekülasyonlar ve teoriler devam ediyor, ancak kesin olan bir şey var ki o gece chp merkezi (kk ve ekibi) ve ince (ve ekibi) arasında bir anlaşmazlık var. teorilerine daha sonra gireceğim.

-kk ekibi diyor ki seçimi kazandık, bunun üstüne ince o mesajı atıyor, sonra chp kaynakları hemen yalanlıyor, sonra da mesajın doğru olduğu anlaşılıyor.

-ince mesaj hakkında 'gazeteci kimliğini unutarak attığım bir mesajdı, yayınlayacağını düşünmedim' diyor. ama aynı anlarda (şu an isimlerini unuttuğum) 2 farklı gazeteciye de kaybettik diye mesaj atıyor.

-kaybettiğini fark edip arkadaşlarıyla paylaşmak isteyen bir insan, o gece gazeteci olanları şöyle bi' kenara ayırır. onlarla paylaşmaz.

-önemli bir diğer nokta da ismail küçükkaya'nın kimliği. muhalif ama değil, yükselme hırsı var, seçim gecesi muhalefetin göbeğindeki bir kanalda canlı yayın yapıyor. kimin ne olduğunu -özellikle gazeteciler arasında kimin ne olduğunu- siyasetçiler bizden daha iyi bilir. kim ne kadar güvenilir, kim rating için çiğ tavuk bile yer, kimin ağzı sıkıdır... ohooo biz 1 biliyorsak onlar 10 biliyor. ben bu noktada küçükkaya'nın pek güvenilir bir profile sahip olmadığını, heyecanlı bir kişilik yapısında olduğunu tee buradan görüyorum. ince görmüyor mu?

-ben ekran görüntüsü gördüğüme eminim, ama şimdi arayınca bulamadım. küçükkaya önce inceye "vekilim durum nedir" diyor, altını çize çize söylüyorum, ennn az *******1 - 1.5 saat sonra******** ince, "adam kazandı" diyor. yani telefon elindeyken yeni gelmiş de hemen bakayım, en üstte duran mesaj buymuş, o yüzden cevapladım gibi bir dalgınlık anı söz konusu olamaz.

-ince'nin mesaj attığı diğer 2 kişi de bunu etik bulmadıklarından kimseyle paylaşmadıklarını söylüyorlar.

-kk'nın ekibinden nedenini şimdilik spekülasyonlarla açıklayabildiğimiz bir sebepten ötürü kamuoyunda "kazanıyoruz" algısı ısrarla yaratıldı. ama kaybettiğimiz daha o saatlerde kendi sistemimiz dedikleri adil seçimde bilw belliydi. 

vardığım sonuç şu: ince gayet aklı başında bir şekilde bu mesajı kasıtlı olarak ***seçtiği*** insanlara attı. küçükkaya'nın yayınlayacağını, diğerlerinin susacağını bal gibi biliyordu. bir nevi chp leaks yaptı. kamuoyuna karşı "yhaa paylaşacağı aklımdan uçmuş, benim hatam" dedi. özellikle yayınlamayacak diğer insanlara da attı, çünkü küçükkaya'yı hedefe koymuş gibi gözükmek istemedi. küçükkaya'nın tepki çekmesinin sebebi tamamen kendi suçu. ince'nin söylediklerini aynen tekrarlasa, bu kadar tepki çekmeyecekti.

neden attı? merkezden gelen sebebini bilmediğimiz bir kazandık algısına dur demenin en acısız yolu buydu. açıklamayı "ay elimden kaçtı" şeklinde yaparak, merkezin hatasının kendi üstüne yıkılmasını önledi, sanki olaylar "merkez kazandık derken kazanıyoduk, sonra anladık ki kaybediyoruz, ben de anın heyecanıyla yazmış bulundum, ama kesinleşince bildirmek niyetindeydim" şeklinde gelişmiş gibi lanse etti. halbuki gerçekte merkezin gerçekten kazandığına dair kendisini kandırdığını, adil seçim sisteminin bloke edildiğini ve ince'nin güya oyları takip ediliyoruz diye kandırılarak oyların peşine düşemeyeceği ana kadar oyalandığını düşünüyorum. kandırıldığını ve kaybettiğini anladığı anda kavga büyüdü, ilk fırsatta da bizimle paylaştı. bunlarla ilgili teoriler de bir başka girdinin konusu olsun.

28 haziran 02:04

337. bu böyle yarım kalmayacak videosunu izledikten sonra hüngür hüngür ağladım... çok anlam içeren bir videoydu. kemal kılıçdaroğlu açıklama yapmadan önce kesin istifa edecek ve genel başkanlığı muharrem inceye bırakacağını düşündüm. koltuk sevdalılarının bu partide yeri yoktur dedi bir koltuk sevdalısı. 8 seçim kaybeden muharrem incenin aldığı oyu yıllardır alamayan birisi. şimdi merak edilen muharrem incenin ne yapacağı. bence ayrı bir parti kurmalı. 3 kuşaktan beri chp ye oy veren bir ailede olmama rağmen babam bile bu konuşmadan sonra bir daha oy vermeyeceğini söyledi. hem bazı zihniyetler muharrem inceyi ne kadar beğenirse beğensin anti chp tutumundan dolayı oy vermeyecekler. fakat başka parti kursa başına geçse şansı çok daha fazla olacaktır. sen yeterki yürümeye devam et vekilim biz arkanızdayız.

27 haziran 16:08

336. ben yeni bir parti kurmasını istiyorum, chp'ye geçmesini değil. chp'nin içindeki pislikler, çalışmayan, chp'yi aşağı çeken rantçılar temizlenemedi çünkü. chp kendi içerisinde bile demokratik değil. en son delege seçiminde bakırköy'de büyük mahallelerden birinde oyumuzu kullandık. ben oyumu kullanıp çıktım, eşim bekledi. oy kullanma saati dolmasına rağmen bekletip birkaç kişiye daha oy kullandırmışlar. itirazları dinlememişler bildiklerini yapmışlar, kavga gürültü çıkmış. bunlar olurken dışarıda eli silahlı bir araba dolusu kişi gelmiş. polis çağırınca tüymüşler. ve 1 oy farkla yine eski tas eski hamam aynı tarafın, usülsüzlük yapan tarafın delegeleri seçildi. chp içerisinde gerekli yerlere şikayet edilmesine rağmen sonuç alınamadı. güvenlik kamera kaydı bile vardı.

ayrıca 1 oy, 1 oydur diye boşuna söylemiyoruz.

27 haziran 12:19 27 haziran 12:25