yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (264)
    • medya (13)

    264. son alışverişimden sonra beni büyük hayal kırıklığına uğratmış replika parfümcü. yıllardır farklı farklı onlarca kokusunu severek kullandım, bir de bittikçe aldıklarım var; opus III, lira, cocaine, zen gibi. dolayısıyla kokuların öncesi sonrasını karşılaştırabilecek durumdayım. mesela bu tenimdeki lira'ysa öncekiler neydi, öncekiler lira'ysa bu ne? muscent'i tercih etme sebebim diğer replikalardaki gibi genzi yakan alkol kokusu olmaması, kokuların katmanlı olması, koku kalitesi vb oldu bugüne kadar ama şu an buram buram alkol kokan ve önceki performansının yanından bile geçemeyen 4 yeni 50 ml parfüme bakıp üzülüyorum. 

    30 kasım 19:55

    263. Buradan genellikle merak ettiğim parfümleri kör alış yaparak kumar oynuyorum. Milyarlar döktüm heralde bu parfümeriye. Aldığım 10 parfümden de mutlaka 5inden memnun kalmıyorum kullanılmayacak seviyede olanlar bile oluyo ve bu yüzden artık sokağa para atmak istemiyorum.

    Bugün suadiye tarafında işim vardı mağazalarına uğrayıp almayı düşündüğüm parfümlerini denemek istedim 2 tane de aldım zaten. Ponçik iki tane kız koymuşlar ama kızlar meslekten o kadar nefret ediyolar ki sadece ay sonu para gelsin diye yapıyolar sanırım.

    Müşteri diyor ki niş parfüm nedir.. adama verdikleri cevap "beymende satılan parfümler" cidden niş parfümün beymende satılan parfümler olduğunu mu sanıyosun yoksa adamı salak gördün de bu cevabı mı layık gördün.

    Glossier you var mı diyorum kızın kendi kendinr patırdanması "üff bunun da kokusu yok ki nesini beğeniyolar anlamıyorum" ve alışverişime rağmen kızın sadece 10 tane parfüm koklatabiliyorum demesi.... satış yapma niyeti sıfır. online olsa kokladığım 10 parfümü de merak ettiğim için alırdım. Almamak için oradayım zaten :D mağazalarına acilen parfümlerle ilgili olan çalışanlar bulmaları gerek

    19 kasım 16:37

    262. Lancome idole aura: bu parfümün içinde beni rahatsız eden bi tuzluluk var. Tuzlu parfüm sevemiyorum olympea da kullanamadım. Arko kreme benziyor sanki. Tom ford soleil blanc gibi biraz da. Güzel ama öyle deniz kokusu falan değil yani bence gayet agır

    212 vip rose extra: abbbbbbowwwww derhal gidin alın ve ismini kimseye söylemeyin. Ba yıl dımmmmmmmmm. İlk sıkıldığında bi kiraz kokuyor sonra mis gibi bi vanilya

    Üstteki süslünün anlatmasıyla armani sensi: çok güzel tertemiz bir çiçek kokusu. Notalarından sadece benzoin ve narenciye kısmı benzese de kurudukça daha tatlı bir prada iris gibi kokmaya başladı. Prada iris cinsiyetsiz bi çarşaf kokusu iken armani sensi kadınsı yumuşak ve çok zarif bi koku. Kesinlikle tercihim bundan yana olur

    11 kasım 21:42 12 kasım 12:28


    261. tatlı kokulara taktığım için jpg la belle deneyip duruyordum sephora'da. aşırı tatlı, sulu hatta yumuşamış bir armut kokusuyla açılan vanilya ve şeker bombası. hem orijinalini hem muscenti iki bileğimde yan yana denedim,birebir çalışılmış arada hiçbir fark yok. muscent daha çok yayılıyor bu arada. çok tatlı meyveli koku sevenler denesin bence

    4 kasım 15:02

    260. Yine ben :p evet muscent aşırı zam yaptı ama koku kalitesi olarak hâlâ diğer muadil markalarından önde benim için. Beliga, david walker, dp, bargello hepsini denemiş biri olarak muscentin verdiği hazzı bulamadım hiçbirinde. Kimisinde alkol kokusu baskın, kimisinde kalıcılık çok kötü, kimisinde benzerlik düşük. O yüzden muscentten devam ediyorum. Uzun zamandır deneyimlediğim parfümleri yine kendimce yorumlayayım çünkü ben de almadan önce sözlüğe mutlaka bakıyorum. Koku kişisel bir alan elbette ama yorumlar da illa ki işimize yarıyor. Evet başlıyorum :)

    Rolling in love; neden bilmiyorum ama bana Olympe'nın tuzsuz ve boğucu olmayan hali gibi geldi. Aşırı aşırı benzettim. Ve çok sevdim. Bu kış bol bol kullanacağım. Olympea seven (ki ben sevmiyorum ona rağmen bayıldım) bunu da sever bence.

    Burberry London; çok ama çok sevildiğini hep okuduğum için, hakkında neredeyse hiç kötü yorum görmediğim için gözümü karartıp 50 ml aldım. Ama o da ne! Bu muymuş dedim şaşkınlıkla. Ve birkaç gün içinde elimden çıkardım. Nasıl anlatsam bilemedim, çok bilindik beyaz çiçek kokusu gibi. Hani böyle gratis gibi mağazalarda pek bilinmedik markaların şişesi bembeyaz parfümleri olur, onlardan biri gibi. Çok çiçeksi bir koku, kullanımı kolay diyebilirim ama üzerimde taşımak isteyeceğim, beni etkileyen bir koku olamadı maalesef.

    Lady million; orijinalini çok severek kullanıyorum, bir 80 ml bir 50 ml iki şişe bitirecek kadar seviyorum gerçekten. Muscentten deneyince çok şaşırdım çünkü açılışından son anına kadar gerçekten birebir aynı olmuş. Hatta kalıcılığı 2 kat fazla, sweatimde tam 2 gün koktu. Eminim çoğunuz biliyorsunuzdur ama yorumlayacağım yine de, bana lüks bir koku gibi geliyor. Sanki böyle her şeyi birbiriyle uyumlu bir kadın kokusu. Kollarında gold takılar olan, olgun oturaklı bir kadın canlanıyor gözümde. Ama böyle tarif edince ağır bir koku ya da şıklık isteyen bir koku sanılmasın. Ben onu her an kullanabiliyorum bayılarak :) sadece çağrıştırdığı imaj böyle bende. Ahududulu, ballı, ama çok tatlı olmayan, iç baymayan, biraz çiçeksi biraz meyvemsi enfes bir koku. Parfüm dünyasında yıllanmış olan ve rafine kokuları ön plana çıkarmayı tercih eden insanlar lady millionı bayağı bulsa da ben aşkla kullanıyorum :)

    Mfk feminin pluriel; öncelikle şunu söyleyeyim aşşşşşırı kalıcı. İnanılmazzz kalıcı bu koku. Açılışı çok keskin gelse de 1-2 saat sonrası ve kıyafette kalan kokusu bence çok güzel. Temiz bir koku. Çiçeksi, sabunsu geliyor bana. Büyük boyunu almam ama bu 15 ml şişeyi severek kullanırım.

    Burberry her; baccarat rouge'u hiç ama hiç sevemeyen, asla pamuk şeker kokusu alamayan ben, ona çok benzetilen Burberry her'e tek kelimeyle bayıldım. Ama geriye kalan kokusu değil de açılışı çok hoşuma gittiği için ikide bir sıkıyorum :) geriye kalan koku bana şekerli geliyor, açılış ise tatlı ama şekerli değil, meyveli. Çok çok kalıcı bir parfüm bu da. Hele böyle kazak tarzı bir kumaşa sıkınca günlerce kalıyor. Sevdim valla :)

    Delina exclusif; yine kimsede duymadığım bir yorum yapıcam, oud bouquet parfümünü kokladınız mı bilmiyorum. Ben denemiştim, bir yanım çok sevse de oud'u çok baskın bulmuştum ve elden çıkarmıştım ama aklımın bir köşesinde de kalmıştı güzelliği. Delina exclusif'i koklar koklamaz dedim ki oud bouquet'nin oud'u azaltılmış gülü kremsileştirilmiş ve tütsü eklenmiş hali. Gözlerimden kalpler çıktı. Klasik delinayla gül haricinde hiçbir alakası yok. O ferah bir güllü lokum kokusu. Bu ise derinliği olan, çok çekici bir koku. Daha önce denemediğime üzüldüm. Bu kış bol bol kullanacağımı düşünüyorum. Gül, tütsü ve oud kombinasyonunu seviyorsanız mutlaka deneyin derim. Ama oud sevmiyorsanız sevmezsiniz.

    212 sexy women; çooookkk sevdiğim bir muadil oldu bu da. Şekerli ama temiz şekerli :) bayılarak kullanıyorum. 15 ml bitirip hemen 50 ml aldım. Genç, temiz, tatlı, mis gibi bir koku. Dp'den deneyip sevmemiştim, muscent çok iyi çalışıyor bence bu kokuyu.

    Bi 10 parfüm yorumu daha gelecek yakın zamanda :)

    29 ekim 23:36 31 ekim 12:32

    259. Geçen gün arkadaşıma sarıldığımda kokusuna resmen vuruldum. (PARFÜM İSMİ : giorgio armani -Sensi) oturduğumuz kafede 3 saat kaldık ve kalkıp gideceğimiz zaman arada baya bir mesafe olmasına rağmen yan masamızdaki iki hanımefendi de benim gibi kendisine kokusunun ismini sordular. buluşmadan önce 2 saat gezmiş dışarıda ve sadece bileklerine iki fıs sıkmış. Muhtemelen konuşurken ellerini kollarını sıkça savurduğundan koku yayılmış. ben açık parfümlerin tene sıkılmasını sağlık açısından uygun bulmuyorum ve kıyafette çok daha güzel kokunun kendini belli ettiğini düşünüyorum. açıkçası kokunun güzelliğine, silajının güçlü oluşuna hayran kaldım. formülasyonu değişir diye de iki şişe yedeklediğimi belirtmeliyim. benzoin ve badem kokuya aşırı iyi bir pürüzsüzlük kazandırmış. sanırım orijinali artık üretilmiyor. orijinalini deneme imkanım olmadığı için benzerliği hakkında yorum yapamam lakin bu hali bile muazzam güzel. elie saab le parfüm leau edt ve estee lauder sensous edp klasmanında. kısaca; hafif pudralı zemine oturtulmuş beyaz çiçeklerle yumuşacık bir bademin harmanlandığı genel beğeniye uygun kalıcılığı tatmin edecek feminenliği yüksek bir koku. alberto morillas parfümlerinden birini kullandıysanız illa ki seversiniz

    28 ekim 17:42 28 ekim 17:51

    258. son zamanlarda mağazasına uğrayıp bir sürü parfüm denedim, bazılarını tenime de denedim, bazılarını satın aldım. bir kez daha, izlenimlerimi aktarmaya geldim.

    fakat öncesinde; (bu girdiye sadece muscent hakkında ürün yorumu okumaya gelenler bir sonraki paragraftan devam edebilir) burada sık sık yazdıklarıma karşılık bazen enteresan çıkışlar olabildiği için arada hatırlatmakta fayda var gibi hissediyorum; yine her zamanki gibi aşağıda yazdıklarımın tek amacı, sözlük yazarı olmanın doğası gereği, yalnızca bahse konu ürünlerle ilgili kendi deneyimimi aktarmak. ben bir ürünle ilgili nasıl yorumlar okumak istersem, kendi denediklerimle ilgili de o şekilde yazmaya çalışıyorum, amaç fikir vermek. ne bu işin uzmanıyım ne de kimseyle herhangi bir çıkar ilişkim var. sadece kokuları seviyorum, çeşit çeşit kokuları denemeyi seviyorum. bu ne aşırı ciddiye aldığım bir hobi, ne de benim için bir gelir kapısı. tam tersine bir gider kapısı hatta :). bu sadece benim için basit bir keyif, onlarca ilgi alanım arasında en az yer kaplayanlardan biri. kokuları denemek de, haklarında yazmak da beni mutlu ediyor. muadiller, görece uygun fiyata sağladığı çeşitlilik nedeniyle işime geliyor. muazzam bir kalite veya orijinale yüzde yüz ikame ürünler falan beklemiyorum. nitekim orijinaline çok düşkün olduğum parfümlerin muadili beni doyurmadığı için hala, bir böbrek fiyatına yaklaşmış olmalarına rağmen, orijinal alıyorum. yıllarca orijinal parfüm dışındaki her koku ürününün bende çılgınca alerji yaratacağını sandığım için (ki çoğu öyle yapıyor) muscent ile tesadüfen tanışana dek muadil parfümlerin yakınından geçmiyordum. bu yüzden muscent'in -ve (link: https://www.suslusozluk.com/ramessa-parfüm?i=1310994 yakın zamanda tanıştığım ramessa)'nın ve (link: https://www.suslusozluk.com/parfümevi?i=1312487 parfümevi'nin)- haricindeki muadil piyasasını pek bilmiyorum. bu da bana yetiyor. yani sözün özü, hiçbir firma ile normal müşteri alışverişi harici hiçbir alakam yok, açık açık belirtmiş olayım. zaten önceki yazılarımda da gayet objektif davrandığımı, gerek bazı kokuları, gerek firmanın tavrını, gerekse izlediği politikaları yer yer destekleyip yer yer gayet sözümü sakınmadan eleştirmemden anlayabilir çok merak eden olursa.

    neyse, kamuoyu bilgilendirmemi yaptığıma göre, kokuları merak edenler için devam ediyorum.

    satın aldıklarım:

    guerlain l'instant: çok hafif çiçeksilik de barındıran, tatlı, meyvemsi pudralı bir parfüm. orijinalini yalnızca mağazalarda tester'dan denediğim kadar biliyorum, benzerlik açısından çok hassas bir değerlendirme yapamayacağım o yüzden, ama bence başarılı. pudrası daha ağır basan l'instant magic'e göre daha özgün bir parfüm gibi geldi. l'instant magic ile bunun aynı anda elde olmasına gerek yok diye düşünüyorum. çok çok hafiften de olsa dolce gabbana the one hissiyatı da yarattı bende ayrıca, ben the one'ı tercih ediyorum. 8/10

    jean paul gaultier classique: o herkesin bildiği kadın silueti biçimli şişesiyle tanınan parfümün muadili. annem uzun yıllar kullandığı için orijinalini de iyi tanıyorum. bence muscent'teki orijinaline tam benzemiyor açıkçası, ama yine de iyi bir muadil diyebilirim. son derece feminen ve sıcacık bir koku. gurmanda fazla kaymadan tatlı olan, meyveleri ve anasonu hissedilen, çiçeksi ve baharatlı bir vanilya/amber parfümü (içinde yok yok yani). mağazadaki essence versiyonu ile kıyaslama imkanım oldu, essence'ı fazla tatlı ve yoğun bulduğum için klasik olanı aldım. keşke şu dantel desenli şişesi olan vanilya ağırlıklı edp versiyonunu da üretseler, bence insanı yoracak kadar çok flankeri olan bu serinin en güzel versiyonu o. klasik classique muadili için notum ise 8/10.

    victorias secret tease rebel: bu, ne kadar güzel olduğuna şaşırarak aldığım bir koku oldu. notalarında menekşe ve deri ön planda görünüyor, ben pek deri algılamıyorum. bana havadar, ferah mı ferah, açık yeşil rengi çağrıştıran bir çiçek kokusu geliyor. öyle yepyeni orijinal karakteristik bir yanı yok, ama net bir şekilde güzel kokuyor. ofiste sınıfta kapalı yerde kokunuzla insanların burnuna füze atmadan kullanabileceğiniz bir koku. la tulipe veya pleasures ya da eclat d'arpege sevenlerin sevebileceğini tahmin ediyorum. 8,5/10

    hem kendime not diye, hem de merak edene yol gösterir belki diye denediklerimle ilgili izlenimlerimi de kısaca paylaşıyorum. sadece denediğim için yorumlarımı kısa tutacağım:

    havalar soğuyor, benim için vanilya mevsimi açılıyor, nitekim bir dizi vanilya kokusu denedim. kayali vanilla 28 bence yves rocher vanilya serisiyle aynı kokuyor. beğendim açıkçası ama vanilya parfümü olarak orchidee vanille veya cinema kullanmayı tercih ettiğim için almadım. vanille 28 ofis/okul kullanımı için fazla ağır ve gurmand bana kalırsa.

    atelier des ors lune feline denedim, güzel, sade bir vanilya kokusu. karamel gibi değil de sıcak şeker gibi bir koku da alıyorum ben. kötü diyemem asla, ama yine benim tercih ettiğim diğer vanilya kokuları kadar sevdiğim bir koku olmadı.

    xerjoff lira, dama bianca ve italica üçlüsünü denedim. italica'yı body shop'un pumpkin el kremi ile çok benzer buldum. dama bianca diğer ikisine kıyasla daha az gurmand kokuyor ama benim biraz burnumu tırmaladı. lira ise ilk önce limonlu keki anımsattı bana, sonra gurmand bir vanilya kokusuna dönüştü. içlerinde en çok lira'yı sevdim. öte yandan benzer kokular değiller ama ben turunçgil-vanilya birleşimi olarak ysl cinema'yı daha çok seviyorum, velhasıl lira'yı almadım.

    micallef ylang in gold ise güzeldi, hafif bir tropikliği var ve daha önce benzerlerini kokladığım bir koku. neden satın almadın derseniz sebebi yok, sanırım eksikliğini hissettiğim bir parfüm değildi.

    sonra geçen aylarda pür heves not ettiğim bir sürü vanilya parfümünün hayalkırıklığını yaşadım: dior vanilla diorama, jo malone vetiver golden vanilla, dior feve delicieuse, guerlain spiritieuse double vanille, serge lutens un bois vanille, roberto cavalli splendid vanilla... bunların hepsi benim için çok ama çok ağırdı, geniz yakan cinsten diyebilirim. hele double vanille resmen daha kokusuyla insanın boğazını ısıtan, kehribar rengi viski ve benzeri sert içkiler gibi, (adı üstünde "spiritueuse") içki kokuyor. un bois vanille'den çok umutluydum, basbayağı yanık şeker dışında bir koku alamadım, belki de bende bir sorun var. jo malone vetiver golden vanilla ise bence çoook garip ve hatta nahoştu. bana bebek kusmuğunu hatırlattı, ben bu kokuyu hiç ama hiç anlayamadım, vardır bir hikmeti ama beni aşıyor besbelli. benden uzak olsun.

    vanilya dışında kokular da denedim tabii.

    armani prive vert malachite ve diptyque do son birbiriyle çok benzer hisler uyandırdı bende. sanki do son aynı parfümün daha sular gibi şeffaf olanı, vert malachite ise daha tatlı ve kremsi olanı gibi. ikisinin de içindeki sümbülteber, benim burnumun içini kazıyan cinsten o ürkütücü sümbülteber değildi. ilkbaharda alabilirim ikisinden birini, ilk seçeneğim sanırım diptyque do son olacaktır.

    dior rouge trafalgar uzun süredir merak ettiğim bir diğeriydi. yves rocher narlı duş jelini biliyorsanız rouge trafalgar'ın nasıl koktuğunu çok kolay tarif ederim size, o duş jelinin daha yumuşak versiyonu gibi düşünün. lezzetli kırmızı meyveler kokuyor, yazın iyi gider gibi.

    cartier la panthere orijinalini pek iyi tanımadığım bir parfüm, ne kadar benzemiş bilemeyeceğim ama muscent versiyonu epey olgun ve klas sahibi birine yakışır gibi geldi. başka nasıl tanımlayabileceğimi bilmiyorum açıkçası.

    uzun zamandır merak ettiğim byredo bal d'afrique ve gypsy water denedim. ikisini de tende denedim, ilk anda gypsy water daha karakteristik, hafif baharatlı, aromatik ama temiz, deodorantımsı bir koku gibiydi, bal d'afrique ise uzak diyarlardan gelen karışık aromatik bitkiler gibi geldi. sonra tende durdukça gypsy water daha erkeksileşti, bal d'afrique ise woodsage seasalt ile benzer bir hal aldı. gypsy water baştaki gibi kalsa çok keyifli kullanırdım, ama kuruyuştaki kokudan hoşlanmadım. elimde aynı havayı veren woodsage varken bal d'afrique almaksa anlamsız geldi. ikisini de almadım.

    prenses diana'nın parfümü diye meşhur olan hermes 24 faubourg da denedim, çiçeksi olmasına rağmen bence ağır ve bütün o 90'lar havasını hissettiren bir parfüm. ben hiç kullanamam ama güzel mi, güzel evet.

    narciso fleur musc gül sevenlere hitap ediyor. narcisonun for her edt'deki kullanımından çok daha neşeli bir gül hakim bu kokuya, başka nasıl tanımlayabilirim bilmiyorum.

    mfk apom pour femme de keza çiçeksi ve temiz kokuyor ama epey kuvvetli bir parfüm, portakal çiçeği fazlasıyla baskın ve bana göre fazlaca yayılıyor, güzel ama kullanmam imkansız.

    yine bir diğer güzel-ama-ağır parfüm shalimar souffle. buna hafif demek için insanın burnunun tıkalı olması lazım gibi geliyor bana, ama klasik shalimar gibi ağır parfümleri sevenler için tabii hafif kaçıyordur. diva ruhlu bir parfüm bence, benlik değil.

    denediğim diğer muscent parfümleri ile ilgili izlenimlerimi paylaştığım önceki girdilerime bakmak isteyenler, (link: https://www.suslusozluk.com/muscent-parfüm?i=1293862 buraya), (link: https://www.suslusozluk.com/muscent-parfüm?i=1300672 buraya) ve (link: https://www.suslusozluk.com/muscent-parfüm?i=1308447 buraya) göz atabilirler.

    son olarak, markanın eski editörünün bazı ürünlerini elden çıkardığını görünce gardropstan ona özel 100 ml süslü şişelerde üretilen parfümlerden aldım. ikisi de kör alıştı, biraz 100 ml şişelerinin uygun fiyata gelmesine tav olduğumu itiraf ediyorum.

    acqua di parma mandorlo di sicilia: badem vanilya falan gibi notalar görünce tamam dedim tam benlik bu, fakat beklediğimden bir nebze daha gurmand daha tatlı bir parfüm çıktı. çok güzel ama ben daha hafif kokuları seviyorum, benim için biraz iddialı bu. eğer talibi varsa uygun fiyattan satabilirim veya takas seçeneklerini görüşebiliriz. 100ml tamamen dolu, sadece iki fıs filan denedim.

    kenzo amour: bu herkesin yıllardır çok iyi bildiği ve sevdiği bir kokuymuş, ben daha ilk kez kokluyorum ne hikmetse. şişeden veya kağıttan koklayınca muazzam bir şekilde vanilya ve çiçek kokuyor ama benim tenimde iyi durmuyor, artık pirinç midir çay mıdır bilemedim, bir koku fazla baskın geliyor bana. ama enteresan şekilde insanlar bayılıyor. gelen 100ml'lik şişe sadece biraz kullanılmış, 4-5 ml filan eksik geldi. bunu da aynı şekilde uygun fiyata elden çıkarabilir veya takas düşünebilirim, bana yazmanız yeter.

    15 ekim 16:05


    257. Şubesi işyerime çok yakın olduğu için merak ettiğim iki parfümü denemeye gittim. Eğer beğenirsem alırım diye düşündüm (gizlinot: Çünkü yine kaşınıyorum, doymadım kötü tecrübeye). Neyse l'occitane neroli orchidee orijinalini kullandığım muhteşem bir koku ama kalıcılığından şikayetçiyim. İlk olarak bunu denedim, keskin olmuş orijinalindeki o tatlı yayılım yok maalesef. Koku oturdukça hafiflese de beni tatmin etmedi. Diğer denediğim ise Narciso Rodriguez for her edt (siyah) yine bunun da orijinalini kullanıyorum, muscent versiyonu gayet başarılı olmuş. İlk sıktığım andan beri güzel kokuyor diğerindeki keskinlik sertlik yok. Böylece Merakımı gidermiş oldum, almayı düşünen kişilere de faydası olur umarım.

    23 eylül 15:24

    256. buradan denediğim bütün parfümleri tek bir girdide topluyorum. bu arada bence muscent parfümleri genel olarak kalıcı fakat kendilerini çok belli etmiyorlar, yani siz alırsınız kokuyu ve dibinize giren biri alır ama yanından geçtiğiniz biri fark etmeyebilir ya da bana öyle geliyo çok bilemiyorum, muscent parfümlerime ben sormadıkça çok iltifat almıyorum çünkü swh.

    zadig&voltaire - this is her (7/10) : bu tam kremamsı, tereyağımsı bir parfüm swh yani bana ağız sulandırıcı, bakery havası veren ama aynı zamanda ondan da çok uzak bir hava veriyor. akorları gurmand, tatlı, sütsü ve kremsi olarak geçiyor gerçekten de öyle. üst notaları arap Yasemini, Pembe Biber, İpek Ağacı Çiçeği, temel notaları Krem Şanti, Vanilya, Kestane ve Dip notalarıysa Sandal Ağacı, Kaşmeran olarak tanımlanmış. aşırı sık kullanmak bayabilir belki, kışın ara sıra kullanmak yeterli olacaktır. orijinaline benzerliği güzel.

    dior - pure poison (9/10) : genel olarak en sevdiğim ve muscent'ta da en sevdiğim parfümlerden biri. orijinaliyle birebir bence, ben bu parfümü 2-3 hafta kullandıktan sonra orijinalini denedim, neredeyse hiçbir fark görememiştim. sadece dediğim gibi muscent parfümleri bana kendini belli etmiyor gibi geliyor, ben biraz kokum etraftan yorum alsın belli olsun isterim. akorları çiçeksi, turunçgil ve odunsu. üst notalar bergamot, Yasemin, Mandalina, Portakal, temel notalar Gardenya, Neroli, dip notalar sandal Ağacı, Amber, Sedir Ağacı olarak verilmiş.

    dior - addict (8/10) : başta yeşilimsi, çimenimsi bir koku geliyor. sonrasında geçiyor ama. karakteristik bir koku. çimen kokusu olmasa 9,5-10 falan verirdim çok özelliği olan bir koku. tamamen kış kokusu yani isteyen yaz sıcağında da sıksın tabi ama bunalırsınız. ağır ve ağırlık da isteyen bir parfüm. önceki girdimde de demiştim ama tam bir topuklu ayakkabı, güzel bir ceket pantolon takımı ve boss lady parfümü. akorlar: çiçeksi, tatlı, pudralı denmiş ama pudra pek alamadım. üst notalar Mandalina, Portakal Çiçeği, temel notalar Arap Yasemini Absolüsü dip notalar ise Bourbon Vanilya olarak verilmiş. o yeşillik kokusu olmasa en sevdiğim parfümlerden olmaya adaydı kendisi.

    parfums de marly - delina (5/10) : ayıp olmasın diye 5 verdim, bunu hiç sevemedim. pudralı güllü bir koku beklemiştim, saçma sapan ekşimsi güllü bir koku çıktı. orijinalini çok araştırdım (hiç denemedim) ve insanlar genelde "clean pussy" olarak tanımlıyor kokuyu, gerçekten de bu kavramla oturuyor o yüzden böyle kokmak istemem açıkçası :d seven kullansın valla, bir kere denedim sonra hemen dolapta sattım, kötüydü yani. etiketler olarak siteye şunlar eklenmiş: ÇİÇEKSİ, GÜL, KAŞMERAN, LİÇİ, MEYVELİ, PETALİA, RUBARB, TATLI, VANİLYA.

    maison francis kurkdjian - baccarat rouge 540 (7/10) : 8 de verebilirim aslında, genel olarak değişik ama aynı zamanda değişik olmayan da bir koku. orijinalini de farklı yapan şeylerden biri bu bence. bi farklılığı var yani, daha oturaklı ve niş havasında bir burberry her gibi, medikal kokuyu ben de alıyordum, beni soğutan da biraz o oldu. alttan alttan o medikal, terli deri kokusunu aldım yani. o olmasa kullanılabilirdi ama ben kullanamadım. dünyanın en popüler parfümü falan ve taklidi acayip zor yani, bu kadar benzerlik bile gayet iyi bence. bunu siteden kaldırmışlar, notalarını bulamadım ama safron ve yaseminli odunsu, hafif baharatlı bir koku. orijinalini bir iki kez denedim alttan tatlı tatlı kendini belli eden bir şeker kokusu geliyor ama asla rahatsız edici bir şeker değil. bir süre sonra siz kokuyu almıyorsunuz ama arkanızda yürüyenler bile fark ediyor falan. kaç bin liralık parfümü de 150 liralık muadiliyle kıyaslamaya utanırım açıkçası o yüzden muscent versiyonu için fena değil diyip geçiyorum.

    frederic malle - iris poudre (5/10): bu parfümü ilk başta çok seviyordum, temiz bir pudra kokusu. iris yoğunluğu fazla, bir süre sonra bu rahatsız etmeye başladı o nedenle kullanamamaya başladım. annem çok beğendi deneyince sonrasında ona verdim o yüzden, burun kaşındıran temiz bir pudralı sabun kokusu, çok benlik değil o yüzden bir süre sonra sıkıldım. yazın çok güzel gidecek bir parfüm. orijinalini koklamadım, ama frederic malle kokularını çok sevemiyorum genelde. üst notalar Ylang Ylang, Karanfil, Gül Ağacı, Bergamut, Portakal, temel notalar aldehit, Menekşe, Zambak, Yasemin, Gül, Manolya ve dip notalar Süsen, Misk, Sandal Ağacı, Vetiver, Vanilya, Amber Akoru, Maun Ağacı olarak verilmiş. almam ya da önermem.

    yves saint laurent - baby doll (8,5/10) : aşşşırı güzel bir parfüm. çok meyveli, çiçeksi bir koku hatta tam olarak meyveli şampuanla saç yıkanmış gibi bir havası var. temiz ve risksiz yani. alışverişimin yanında hediye olarak yollanmıştı, büyüğünü almayı düşünürdüm aslında ama çok temiz-meyveli parfümleri de kullanmayı sevmiyorum. daha parfüm parfüm kokmayı sevdiğim için almam sadece, ama kesinlikle öneririm ya da elime geçerse bir şekilde kullanırım sadece özel olarak almam. etiketleri ÇİÇEKSİ, GREYFURT, GÜL, MEYVELİ, NAR ŞURUBU, ŞEFTALİ, TATLI, TAZE olarak verilmiş. fragrantica'da üst notaları Frenk Üzümü, Ananas, Portakal ve Elma; orta notaları Gül, Frezya, Kediotu ve Zambak ve dip notaları ise Vanilya, Sedir, Sandal Ağacı ve Tonka Fasulyesi olarak listelenmiş. yarısını bilmiyorum ama üst notalardan ne kadar meyveli olduğunu anlayabilirsiniz :d. tropikal bir havası da var.

    denemek istediğim kayali - vanilla, armani - si, mfk - gentle fluidity gold var. kullanan ve önerip önermediğini söyleyebilecek ya da elinden çıkarmak isteyen olursa mesaj kutuma beklerim :)

    edit: bir de micallef - ylang in gold da var, bunlardan birini elinizden çıkarmak isterseniz veya yorum yapmak isterseniz beklerim :)

    23 eylül 14:21 24 eylül 12:16

    255. buradan denemek üzere altı adet parfüm sipariş verdim. beğenip beğenmeyeceğimi bilmediğim içinse 15 ml olanlardan aldım. 15 ml minicik replika parfüme 70 lira vermek içime oturmadı değil... 50 ml almak daha mantıklı ama alıp beğenmezsem kullanamayacağım bir sürü parfüm almaktansa minik minik deneyip beğendiklerimi alayım bari diye kazıklanmaya göz yumdum. bakıyorum ilk yorumlara da küçük boyların 20-25 falan lira olduğu dönemler varmış... gerçi neye zam gelmedi ki, ama bu da biraz fazla uçuk bir fiyatlandırma politikası gibi.

    neyse dün sabah verdiğim sipariş bugün kapımdaydı, o açıdan takdir etmek isterim kendilerini. bir de minik bir tester yollamışlar siparişimin yanında. 

    aldığım kokuları kısaca yorumlamak istiyorum. önden belirteyim ki bu kokuların hiçbirinin orijinalini bilmiyorum, sipariş verirken de notalarına bakıp sevebileceğimi düşündüklerimi aldım. öte yandan parfüm gurmesi de değilim o yüzden öyle çok profesyonel bir yorum beklemeyin, sevdim sevmedim şeklinde olacak genelde yorumlarım(gizlinot: swh). bir de bayağı heyecanlandığım için tüm kokuları bir anda denedim, kimisi kafamda karıştı biraz o yüzden. günlük hayatımda kullandıkça bu gönderiyi editlerim.

    parfümlerin hepsiyle ilgili genel bir olumsuz yorumum var; kıyafette leke bırakıyorlar. formülasyon kısmını bilmediğim için bunun sebebini de bilmiyorum ama sanırım baz olarak alkol yerine yağ kullanıldığından böyle bir şey ortaya çıkıyormuş. cilt üzerinde yağlı bir his bırakmasalar da kıyafette leke yapıyor. 

    neyse, uzuuuun bir girizgahtan sonra aldığım parfümlerin yorumlarına geçiyorum.

    glossier - you (no: c005): paketten ilk denediğim parfüm buydu ve tek kelimeyle ba-yıl-dım! elimin üstüne tek fıs sıktım sadece, sıkalı üç saatten fazla olmasına ve defalarca kez el yıkamış olmama rağmen misler gibi kokuyor hala. alışverişimdeki en sevdiğim parfüm bu oldu, misk kokusunu net alabiliyorum ancak fragrantica'da powdery olarak belirtilmesine rağmen bir pudra kokusu alamadım ben bu parfümden. yine de bayıldım, tende kalıp yerleştikçe iyice doğal bir koku haline geldi. 50 ml'lik boyunu da satın alacağım bunun kesinlikle.

    atelier des ors - lune feline (no: n416): çok merak ederek aldığım bir parfümdü. siparişimdeki en sevdiğim ikinci parfüm de bu sanırım. ilk sıkıldığında vanilya kokusu inanılmaz yoğun geliyor, sonradan bu koku yerini tatlı tatlı vanilyayla amber&misk kokusuna bırakıyor. bunun yayılması you'ya kıyasla bir tık daha güçlü bence, kalıcılık konusunu çok test edemediğim için yorum yapamayacağım henüz. ama benim çok sevdiğim, özellikle sonbahar-kış döneminde rahatça kullanılabilecek bir koku oldu. fragrantica'da gece parfümü diye sınıflandırmışlar ama bilemedim, bence orantılı sıkarsanız gün içinde de gayet kullanılabilir. gerçi ben gündüz-gece, yaz-kış demeden genelde beğendiğim parfümleri her an sıkabilen biriyim, bu yüzden böyle düşünmüş de olabilirim.(gizlinot: swh)

    profumum roma - soavissima (no: n386): ben bu parfümü araştırırken bir youtuber'dan en iyi pudra parfümü vs vs gibi bir yorum sonrasında inanılmaz heyecanlanarak sepetime ekledim. şişeyi açtığınızda burnunuza buram buram gül kokusu geliyor, hayır notalarında gül de yok? hadi bakalım ne çıkacak diye sıktığımda yoğun bir pudra kokusu (gülümsü koku buymuş meğerse) ve çözemediğim bir çiçek kokusu karşıladı beni. notaları arasında süsen (iris) olduğu yazıyor ama bu karışımda süsen kokusu farklı göstermiş kendini. yalnızca bir fıs sıktım bundan, dört saate yakın olmasına rağmen hala deli gibi yayılıyor kokusu. o çözemediğim çiçek kokusu ve pudra birleşimi iki-iki buçuk saat kadar devam etti, şu an ise tam bir bebek pudrası kokusu var sadece. dediğim gibi, bayağı yoğun ve denediğim tüm parfümlerin üzerine çıkan bir yayılması var bu kokunun. kolumun içine sıkmıştım, kolumu oynattıkça bebek bakım odası gibi her yere pudra kokusu yayıp duruyorum. bence güzel bir koku, özellikle tende kaldıkça daha da güzelleşiyor. ama tam anlamıyla bir bebek gibi kokmak istemiyorsanız tavsiye etmem, şu an johnson&johnson bebe pudrası gibiyim çünkü.(gizlinot: swh) ama ben kullanırım bunu, seviyorum o tarz kokuları çünkü.

    amouage - honour woman (no: n028): bu tam anlamıyla bir çiçek bahçesi kokusu. bunu da sıkalı üç saat kadar oldu, yayılımı fazla değil ama kokusu kalıcı gibi duruyor. tek fıs sıkmıştım bunu da, fazla sıksam belki yayılırdı. tam olarak nasıl yorumlayabilirim bilmiyorum, dediğim gibi beyaz çiçek kokuyor bu sadece. base note'larında deri, tütsü falan var yazıyor fragrantica'da ama ben aşırı baskın çiçek kokusu dışında hiçbir şey alamıyorum. kötü bir koku değil ama exceptional bir yanı da yok, düz bir çiçek parfümü gibi. çiçekli parfüm sevenler severek bunu da kullanır diye düşünüyorum.

    amouage - opus iii (no: n029): pudralı ve çiçekli bir şeyler denemiş olmak için aldığım bu koku beni şoka uğrattı çünkü bu direkt yumoş kokuyor??? ilk sıktığınızda makineden çıkardığınız ıslak çamaşırların koktuğu yumuşatıcı kokusu direkt burnunuza çarpıyor. açıkçası ilk sıktığım bir yarım saat kadar bana çok keskin bir koku gibi geldi ve beğenmedim. üstünden iki üç saat geçtikten sonra ise şu an yıkanmış kurutulmuş çamaşırlar üzerinde olan güzel bir temizlik kokusu haline döndü. hafif pudramsı bir yanı da bulunuyor, ama yoğunluklu olarak çiçekli yumuşatıcı kokusuna benziyor diyebilirim. kalıcılığı konusunda net bir yorum yapamıyorum yine, ancak yayılımı güçlü değil bunu söyleyebilirim. yine tek fıs sıkarak denedim, biraz daha fazla sıkarak belki yayılımı da arttırabilirsiniz tabii. temiz çiçeksi kokuları sevenler hoşlanacaktır bence bu parfümden. ama o hafifletilmiş yumuşatıcı kokusuna ulaşana dek birkaç saat beklenmesi gerekiyor, en başta daha yoğun bir koku var. kullanılabilir, ama ben bir daha alır mıyım bilmiyorum.

    tom ford - velvet orchid (no: n017): ben bunu çok büyük beklentilerle almıştım ve tamamen hayal kırıklığı oldu benim için. bir kere aşırı sentetik ve yoğun bir kokusu var. tepe notasında rom, bal falan varmış güya, hiç alamadım o kokuyu. direkt yoğun bir portakal ve çiçek kokusuyla açılıyor, ama bu koku dediğim gibi yapay bir koku bayağı. kalıcılık konusunda da en başarısızı, üç saat olmadan silindi gitti kolumdan. yayılımı da güçlü değil. kalbim kırıldı cidden bu parfümün böyle çıkmasına. orijinali koklamadığım için kıyaslama yapamıyorum ama böyle kokmuyordur diye düşünüyorum. böyle kokuyorsa bu koku nasıl bu kadar övülmüş asla anlayamam çünkü. oda kokusu gibi sıkarak kullanmayı planlıyorum.

    tester olarak gönderilen koku da xerjoff'un mefisto'suydu. bir erkek parfümü zaten ama kokladığımda beğenmedim ben. erkek kardeşim de hoşlanmadı kokudan. bizim için sınıfta kaldı o koku diyebilirim.

    20 eylül 17:10