sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (13)
    • medya (0)

    1. en sevdiğim türk şair. (gizlinot: kişiselin de kişiseli tanımlar)

    ne yazsam, nasıl anlatsam diye iki gündür üzerinde düşündüğüm adam. ne anlatırsam anlatayım yetmez onu tanıtmaya, bir giriş yapabilirim sadece.

    yaşamının büyük bölümü hapiste ve sürgünde geçen evrensel şairimiz. moskova'ya bir gün sadece nazım'ı görmek için gideceğim, adım gibi biliyorum.

    şiirlerini seçmek imkansıza yakın benim için. nasıl (gbkz: erkan oğur)'un tüm şarkılarını seviyorsam nazım'ın tüm şiirlerini de çok seviyorum. yine de kendimi çok zorlarsam -sanırım herkesle aynı- Hürriyet Kavgası, sen, Bir Cezaevinde Tecritteki Adamın Mektupları, seni düşünmek, davet, Bu Vatana Nasıl Kıydılar, bugün pazar, vera'ya, Dünyanın En Tuhaf Mahluku, kerem gibi, Ben senden önce ölmek isterim, Güneşi İçenlerin Türküsü, Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin, Gözlerin....... (gizlinot: getiremedim devamını daha fazla) (gizlinot: daha var, gerçekten var)

    bir de ben kendisini ve şiirlerini çok sevsem de maalesef şiir okumasından pek hoşlanmıyorum. şiirleri kendi ses tonundan çok daha güçlü ve etkileyici çünkü. bestelenmiş şiirlerinin de hepsi birbirinden güzel.

    içimin sızısı. seninle aynı dili konuştuğum için çok mutluyum.

    "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine,

    bu hasret bizim..."

    9 kasım 2015 18:13

    2. ...

    O mavi gözlü bir devdi.

    Minnacık bir kadın sevdi.

    Mini minnacıktı kadın.

    Rahata acıktı kadın yoruldu devin büyük yolunda.

    Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,

    girdi zengin bir cücenin kolunda bahçesinde ebruli hanımeli açan eve.

    Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,

    dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:

    bahçesinde ebruli hanımeli açan ev...

    23 aralık 2015 01:25

    3. Bugün 114. doğum günü olan vatan sevdalısı, insan, şair.

    "

    Koşuyor altı yaşında bir oğlan

    Uçurtması geçiyor ağaçlardan

    Siz de böyle koşmuştunuz bir zaman

    Çocuklara kıymayın efendiler

    "

    15 ocak 2016 15:39

    4. en sevdiğim şairlerden.Kendisi aşk şiirlerinde bile doğrusundan vazgeçmemiş bu her zaman beni çok etkilemiştir.aşk şiirlerinde bile bir mücadele görüyorum bu yüzden bana ilham veren şairlerden.

    8 mart 2016 01:58

    5. "severmişim meğer" adlı şiiri son elli yılın en güzel elli aşk şiirleri arasına alınmış şair.

    (link: http://siyasihaber3.org/nazimin-severmisim-meger-siiri-son-50-yilin-en-guzel-siiri-secildi *)

    4 mayıs 2016 12:10

    6. Bütün Dünya'nın kıymetini bildiği, bizim ise hala afaroz etmeye çalıştığımız büyük üstad. Nazım'ı kendi dilinden okuyacak kadar Şanslı olup, isminin söylenmesine tahammülü olmayan dangozlar var bu ülkede. Neyse eksik kalsınlar. Şiirleri malumunuz zaten, ben asıl tiyatrolarını, öykülerini okumanızı tavsiye ederim, eminim çok katkısı olur.

    4 mayıs 2016 12:36

    7. En sevdiğim şiiri;

    O mavi gözlü bir devdi.

    Minnacık bir kadın sevdi.

    Kadının hayali minnacık bir evdi,

    bahçesinde ebruliii

    hanımeli

    açan bir ev.

    Bir dev gibi seviyordu dev.

    Ve elleri öyle büyük işler için

    hazırlanmıştı ki devin,

    yapamazdı yapısını,

    çalamazdı kapısını

    bahçesinde ebruliiii

    hanımeli

    açan evin.

    O mavi gözlü bir devdi.

    Minnacık bir kadın sevdi.

    Mini minnacıktı kadın.

    Rahata acıktı kadın

    yoruldu devin büyük yolunda.

    Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,

    girdi zengin bir cücenin kolunda

    bahçesinde ebruliiii

    hanımeli

    açan eve.

    Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,

    dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:

    bahçesinde ebruliiiii

    hanımeli

    açan ev..

    5 mayıs 2016 10:13

    8. ondan daha iyi yazabilecek değilim, kendi dizeleriyle otobiyografisini bırakayım buraya bu 3 haziranda.

    1902'de doğdum

    doğduğum şehre dönmedim bir daha

    geriye dönmeyi sevmem

    üç yaşımda halep'te paşa torunluğu ettim

    on dokuzumda moskova'da komünist üniversite öğrenciliği

    kırk dokuzumda yine moskova'da tseka-parti konukluğu

    ve on dördümden beri şairlik ederim

    kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir

    ben ayrılıkların

    kimi insan ezbere sayar yıldızların adını

    ben hasretlerin

    hapislerde de yattım büyük otellerde de

    açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

    otuzumda asılmamı istediler

    kırk sekizimde barış madalyasının bana verilmesini

    verdiler de

    otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu

    elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum pırağ'dan havana'ya

    lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de

    961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır

    partimden koparmağa yeltendiler beni

    sökmedi

    yıkılan putların altında da ezilmedim

    951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün

    52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

    sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım

    şu kadarcık haset etmedim şarlo'ya bile

    aldattım kadınlarımı

    konuşmadım arkasından dostlarımın

    içtim ama akşamcı olmadım

    hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

    başkasının hesabına utandım yalan söyledim

    yalan söyledim başkasını üzmemek için

    ama durup dururken de yalan söyledim

    bindim tirene uçağa otomobile

    çoğunluk binemiyor

    operaya gittim

    çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın

    çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri

    camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye

    ama kahve falıma baktırdığım oldu

    yazılarım otuz kırk dilde basılır

    türkiye'mde türkçemle yasak

    kansere yakalanmadım daha

    yakalanmam da şart değil

    başbakan filân olacağım yok

    meraklısı da değilim bu işin

    bir de harbe girmedim

    sığınaklara da inmedim gece yarıları

    yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında

    ama sevdalandım altmışıma yakın

    sözün kısası yoldaşlar

    bugün berlin'de kederden gebermekte olsam da

    insanca yaşadım diyebilirim

    ve daha ne kadar yaşarım

    başımdan neler geçer daha

    kim bilir...

    11 eylül 1961 / doğu berlin

    3 haziran 2016 09:41

    9. Bugün doğum günü olan, sadece türkiyenin değil dünyanın da en özel şairlerinden biri. Kendisini o kadar çok seviyorum ki doğum gününü sahip olduğum tüm sosyal mecralarda kutlayacağım :d İyi ki doğdunuz beyefendi! Ha bu arada, yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine...

    15 ocak 2017 12:12 15 ocak 2017 12:13

    10. Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,

    bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte

    yani yürekte.

    Mesela bir barikatta dövüşerek

    mesela kuzey kutbunu keşfe giderken

    mesela denerken damarlarında bir serumu

    ölmek ayıp olur mu?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    Seversin dünyayı doludizgin

    ama o bunun farkında değildir

    ayrılmak istemezsin dünyadan

    ama o senden ayrılacak

    yani sen elmayı seviyorsun diye

    elmanın da seni sevmesi şart mı?

    Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık

    yahut hiç sevmeseydi

    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    ne zaman bu şiiri aklıma gelse yüzümde tuhaf bir tebessüm, ruhumu da derin bir huzurun kaplamasına neden olan şair. iyi ki bu dünyadan bir nazım hikmet geçmiş.

    15 ocak 2017 15:17 15 ocak 2017 15:18