nazım hikmet

girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (12)
  • medya (0)

12. romantik devrimci olarak tanınır. vazgeçisi, aşkı en iyi anlatan şairlerdendir. mavi gözlü devdir kendisi, güzel yüzlü şair de derler. 

en sevdiğim şair.

12 ocak 15:07

11. Doğum günün kutlu (link: https://m.youtube.com/watch?v=xjxGFV1Dm4Q Olsun.)

15 ocak 2017 23:42

10. Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,

bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte

yani yürekte.

Mesela bir barikatta dövüşerek

mesela kuzey kutbunu keşfe giderken

mesela denerken damarlarında bir serumu

ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin

ama o bunun farkında değildir

ayrılmak istemezsin dünyadan

ama o senden ayrılacak

yani sen elmayı seviyorsun diye

elmanın da seni sevmesi şart mı?

Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık

yahut hiç sevmeseydi

Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

ne zaman bu şiiri aklıma gelse yüzümde tuhaf bir tebessüm, ruhumu da derin bir huzurun kaplamasına neden olan şair. iyi ki bu dünyadan bir nazım hikmet geçmiş.

15 ocak 2017 15:17 15 ocak 2017 15:18

9. Bugün doğum günü olan, sadece türkiyenin değil dünyanın da en özel şairlerinden biri. Kendisini o kadar çok seviyorum ki doğum gününü sahip olduğum tüm sosyal mecralarda kutlayacağım :d İyi ki doğdunuz beyefendi! Ha bu arada, yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine...

15 ocak 2017 12:12 15 ocak 2017 12:13


8. ondan daha iyi yazabilecek değilim, kendi dizeleriyle otobiyografisini bırakayım buraya bu 3 haziranda.

1902'de doğdum

doğduğum şehre dönmedim bir daha

geriye dönmeyi sevmem

üç yaşımda halep'te paşa torunluğu ettim

on dokuzumda moskova'da komünist üniversite öğrenciliği

kırk dokuzumda yine moskova'da tseka-parti konukluğu

ve on dördümden beri şairlik ederim

kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir

ben ayrılıkların

kimi insan ezbere sayar yıldızların adını

ben hasretlerin

hapislerde de yattım büyük otellerde de

açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

otuzumda asılmamı istediler

kırk sekizimde barış madalyasının bana verilmesini

verdiler de

otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu

elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum pırağ'dan havana'ya

lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de

961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır

partimden koparmağa yeltendiler beni

sökmedi

yıkılan putların altında da ezilmedim

951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün

52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım

şu kadarcık haset etmedim şarlo'ya bile

aldattım kadınlarımı

konuşmadım arkasından dostlarımın

içtim ama akşamcı olmadım

hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

başkasının hesabına utandım yalan söyledim

yalan söyledim başkasını üzmemek için

ama durup dururken de yalan söyledim

bindim tirene uçağa otomobile

çoğunluk binemiyor

operaya gittim

çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın

çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri

camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye

ama kahve falıma baktırdığım oldu

yazılarım otuz kırk dilde basılır

türkiye'mde türkçemle yasak

kansere yakalanmadım daha

yakalanmam da şart değil

başbakan filân olacağım yok

meraklısı da değilim bu işin

bir de harbe girmedim

sığınaklara da inmedim gece yarıları

yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında

ama sevdalandım altmışıma yakın

sözün kısası yoldaşlar

bugün berlin'de kederden gebermekte olsam da

insanca yaşadım diyebilirim

ve daha ne kadar yaşarım

başımdan neler geçer daha

kim bilir...

11 eylül 1961 / doğu berlin

3 haziran 2016 09:41

7. En sevdiğim şiiri;

O mavi gözlü bir devdi.

Minnacık bir kadın sevdi.

Kadının hayali minnacık bir evdi,

bahçesinde ebruliii

hanımeli

açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.

Ve elleri öyle büyük işler için

hazırlanmıştı ki devin,

yapamazdı yapısını,

çalamazdı kapısını

bahçesinde ebruliiii

hanımeli

açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.

Minnacık bir kadın sevdi.

Mini minnacıktı kadın.

Rahata acıktı kadın

yoruldu devin büyük yolunda.

Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,

girdi zengin bir cücenin kolunda

bahçesinde ebruliiii

hanımeli

açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,

dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:

bahçesinde ebruliiiii

hanımeli

açan ev..

5 mayıs 2016 10:13

6. Bütün Dünya'nın kıymetini bildiği, bizim ise hala afaroz etmeye çalıştığımız büyük üstad. Nazım'ı kendi dilinden okuyacak kadar Şanslı olup, isminin söylenmesine tahammülü olmayan dangozlar var bu ülkede. Neyse eksik kalsınlar. Şiirleri malumunuz zaten, ben asıl tiyatrolarını, öykülerini okumanızı tavsiye ederim, eminim çok katkısı olur.

4 mayıs 2016 12:36

5. "severmişim meğer" adlı şiiri son elli yılın en güzel elli aşk şiirleri arasına alınmış şair.

(link: http://siyasihaber3.org/nazimin-severmisim-meger-siiri-son-50-yilin-en-guzel-siiri-secildi *)

4 mayıs 2016 12:10

4. en sevdiğim şairlerden.Kendisi aşk şiirlerinde bile doğrusundan vazgeçmemiş bu her zaman beni çok etkilemiştir.aşk şiirlerinde bile bir mücadele görüyorum bu yüzden bana ilham veren şairlerden.

8 mart 2016 01:58

3. Bugün 114. doğum günü olan vatan sevdalısı, insan, şair.

"

Koşuyor altı yaşında bir oğlan

Uçurtması geçiyor ağaçlardan

Siz de böyle koşmuştunuz bir zaman

Çocuklara kıymayın efendiler

"

15 ocak 2016 15:39