sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (357)
  • medya (1)

357. Dip boyası. Ne kadar pahalı olabilir ki dedim ve yüzün üzerinde fiyatlar aldım. Arkadaş dümdüz kumral renk olacak bir de, öyle sarı falan da değil. Hani açma işlemi yok, bir şey yok. Yarım paket boya ile çözülebilecek bir iş sonuçta. Sonuç olarak tıpış tıpış gidip market boyası aldım ve dip boyamı kendim yaptım.

10 şubat 09:40

356. gözlük çerçevesi

donut

makyaj fırçaları

resmi evrak fotokopisi (gizlinot: siyah beyaz olmasına rağmen 1 tl alıyorlar, normal sayfa fiyatı 10 kuruş olmasına rağmen)

ped (gizlinot: bu şey biraz naylon, pamuk ve yapışkandan oluşmuyor mu, lüks bir şey de değil ama pahalı)

kutu (gizlinot: evet bildiğimiz kutu, teneke veya plastik olsun ortalama bir koli boyutundaki kutular neden 60-100 tl arasında? )

10 şubat 09:30 10 şubat 09:31

355. kavrulmamış kuru yemiş. eğer her gün tüketiyorsanız, aylık olarak şöyle bir hesapladığınızda, ciddi bir gider kalemi oluşturuyor.

işlem görmemiş, tuzlanmamış ve çiğ bir ürün sonuçta. neden bu kadar pahalı ki?! tuzlu, kavrulmuş, sağlıksız alternatifleri bundan daha ucuz niyeyse. bir ürünün maliyeti, normal şartlarda, işlendikçe artmaz mı?!

hayret ediyorum.

bir de yetişmesi o kadar zor bir şey olmamalı. fındık, fıstık, ceviz, badem... tarım konusunda pek bilgim yok ama ülkemizin iklimi bunlar için uygun diye biliyorum.

tarım politikaları yüzünden yerli üretim çöktü, belki ondan. belki de kriz yüzünden... ama krizden önce de yüksekti. krizle beraber iyice arşa yükseldi fiyatlar.

10 şubat 07:48 10 şubat 08:08

354. ilk sırada kıyafet var. yurtdışında pazar malı ayarındaki markalara üç haneli sayılar vermek gerçekten çok absürt gelmeye başladı. tasarımları güncel olsa da kumaşları kesinlikle kaliteli değil, zara ve mangodan aldığım kısa kollu tişörtler birkaç yıkamadan sonra ev tişörtü haline geliyor.

kozmetik. asgari ücretin 1500 euro olduğu ülkelerde 40 euro olan high end fondöten, cilt bakım ürünü gibi şeylerin, asgari ücretin iki ay önce 1600 lira olduğu ülkemizde 250 lira olması çok can yakıyor ve buna karşın asla alım gücümüzle orantılı kaliteli bir yerli marka da yok. 

üçüncü olarak da yeni nesil sağlıklı gıdalar, atıştırmalıklar. çok çok fahiş fiyatlarda.

son olarak aklıma gelen de kahve. evde yapılan değil dışardakilerden bahsediyorum. kahve+su bileşiminin her yerde 10 lira olması nedir gerçekten. yemekle kahveyi karşılaştırdığımda cidden fiyatlandırma politikasını çok çok saçma buluyorum ve eğer işiniz, okulunuz dolayısıyla dışarda çok vakit geçiren bir insansanız illa ki günde en az bir kere bir yere oturup tükettiğiniz bir şey. böyle düşününce ayda 300 dışarda sadece kahve içmeye harcıyoruz diyebiliriz.

9 şubat 23:54

353. Caps lock açık; 

Pasaport 

(Dünyanın en pahalı pasaportlarından birine sahibiz)

9 şubat 21:13

352. Kimse de dememiş: büyük harflerle patlıcan sjskdslk

9 şubat 21:02

351. deodorant! aktardan alıp şap mı sürsün bu insanlar kol altlarına anlamıyorum ki. hijyen gerçekten çok zor bu ülkede..

9 şubat 19:42

350. her şeyi geçtim, deodorant fiyatlarına dikkat çekmek istiyorum ben.

ne yazık ki ülkemizde halen deodorantın ne olduğunu, ne amaçla ve nasıl kullanıldığını bilmeyen ve 90'lardaki çocukluğundan çıkamadığı için pazar akşamından pazar akşamına yıkanan ve hatta daha da kötüsü banyo yapmayı birliktelik sonrası abdest alacağı zaman hatırlayan zavallılar var.

bunca insan zaten bu kadar bilinçsiz ve umutsuz vaka iken bir de deodarant fiyatlarının uçması, 15 liraya neredeyse sabitlenmiş bu ürünlerin indirimlerde dahi 20ye çekilip yine 15ten satılması durumu daha da kötüleştiriyor.

açıkçası her gün sokakta yürürken dahi ölü köpek gibi kokan insanlara denk geldiğimde tek hayalim ülkenin istisnasız her meydanında, caddesinde hatta sokakbaşında dev standlar kurup "tamamen ücretsiz" deodorat, roll-on dağıtmak istiyorum. hatta bazen o kadar çileden çıkaracak boyutta kokulara maruz kalıyorum ki, stand kurmakla vakit harcamadan kamyon kasalarından kucak dolusu atmak istiyorum ürünleri. "alın anasını satayım yeter ki kokmayın. hepinizden tiksiniyorum" diye bağırmak da isterdim hatta.

yalvarıyorum biri el koysun bu duruma. televizyonlarda saatlerce kim kimi öpmüş , hangi başrol kimle bar çıkışında yakalanmış gibi son derece lüzumsuz programlar yapılacağına gerekirse saat başı deodorant kullanımı, efendime söyleyeyim beden temizliğinin önemi, suya sabuna değmenin erkekliğe zeval getirmediğini, polyester giysinin her ne kadar ucuz olsa da berbat kokuya sebep olduğunu, her zaman pamuklu giysinin tercih edilmesi gerektiği, iç çamaşırı ve çorabın günde 2 kez değiştirilmesi gerektiği vs anlatan içerikler yayınlansın, n'olur.

9 şubat 19:29 9 şubat 19:30

349. Kafelerdeki kahvenin neden bu kadar pahalı olduğunu anlamıyorum. French pressle evde yaptığım kahvenin maaliyeti 1₺. Kahveyi, satın aldığım kahve zincirinden alırsam 10₺. Bence kahve biraz daha ucuz olmalı. En azından filtre kahve.

9 şubat 00:24

348. Oreo ve oreo çeşitleri

8 şubat 03:01