yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (21)
    • medya (1)

    21. öncelikşe şunu tekrar vurgulayım ki bunu düzelten hiçbir ilaç yok.

    ilaçlar sadece stresinizi azaltıp kontrolü iyice kaybetmemenizi sağlar.

    obsesis kompulsif bozukluğun tek ve en kalıcı çözümü maruz kalmaktır.

    sizi en çok korkutan şeye maruz kalmalısınız. mesela yüzeylerle temas edip sürekli ellerini yıkıyorsan, duş filan alıyorsan gidip klozeti temizleyeceksin. bu işe girişme fikri seni çıldırtabilir ancak inan yaptıktan sonra tam manasıyla beyninde bir şartel inecek. yani obsesyona verdiğin cevapları değiştireceksin. yapmayacaksın.

    benzer şekilde her tür obsesyonda tek çözüm maruz kalmak. beyninizin bunu yaşaması lazım. o zaman diyecek ki "hımm tamam o kadar da kötü değilmiş." ve bu sayede sizi tekrarlara sürükleyen döngüyü kırabileceksiniz. zaten bütün terapilerin hedefi de sizi bunları yapacak seviyeye ulaştırmaktır. haliyle eninde sonunda terapistiniz bunları yapmanızı isteyecek. eğer kendi başınıza mücadele edemiyorsanız hiç geçiştirmeden kesinlikle terapi almanızı tavsiye ediyorum. ama "benim farkındalığım yüksek ve çabalıyorum" diyorsan al eline kalemi kağıdı tek tek seni korkutan şeyleri yaz ve gündelik hayatta obsesyonlara karşılık olarak yaptıklarını yapmamaya çalış.

    1 ağustos 15:05

    20. nerdeyse 6.siniftan beri muzdarip olduğum hastalık. ben şanslıyım çünkü en azından erken( üniversite 1.sinif) teşhis konuldu. ayrica "obsesif kompulsif bozukluk" denildiğinde 'temizlik hastası' algısının ortadan kalktığını gördüğümüz zaman bence ruh sağlığı için önemli bir adım atmış olacağız...

    28 temmuz 14:58

    19. gidip tedavi olmadıkları için dünyayı kendilerine ve çevrelerine dar eden kişiler. çocukları için çok üzülürüm.

    28 temmuz 14:01


    18. İnsan aylarca tek bir şeyi düşünerek sadece düşünerek kaygı ve suçluluk içinde günlerini geçirebiliyor. Gece yatarken aynı şey sabah gözlerimi açar açmaz aynı şey ve sanki gece boyunca hiç uyumamışım da sürekli yine aynı yerde takılı kalmışım gibi. Hiçbir işe başlamadan yorgun, bitkin hissetmek. Her aklından geçeni "ben yanlış bir şey yaptım ve bunu saklayamam" hissiyatıyla sevdiğin kişiye anlatmak. Onun bunun önemli olmadığını söylemesine rağmen "peki ya şöyle olursa, ya gerçekten böyle bir şey düşündüysem ama kendimden de saklıyorsam" gibi binbir türlü cümleyle olmayan sorunun çözümünü aramak. Konular, düşünceler ve kişiler hep değişiyor ama yine aynı kaygı, utanç ve suçluluk. Her seferinde "bu sefer önceki gibi değil gerçekten..." diyerek karşımdakini de ikna etmeye çalışıyorum söyleyip kurtulmak için ama dillendirdikçe çoğalıyor. Herkes benden bıktı ben de dahil herkes.

    28 temmuz 01:15

    17. Sadece Düşünce boyutunda olanı varki allah düşmanımın başına vermesin türünden. Hani klasik kapıyı ocağı kontrol etmek gibi değil bu obsesyonlar. Kelimelere döküp anlatamayacağım, mantıktan çok uzak şeyler. Çocukluğunu da içine alıp hayatını bununla geçirmiş biri olarak artık neyin obsesyon neyin kendi düşüncem olduğunu karıştırdığım zamanlarım oldu. Ama ailem hariç kimseyle paylaşmadım bu durumu nedeni ise apaçık ortada Farklı olunca tüm oklar size çevriliyor ve bu tepki ile ezilir oluyorsunuz. Ucundan çıtlattığınızda bile geri dönüşü kötü olunca siz de kapalı bir kutuya dönüşüveriyorsunuz. Ne gariptir ki böyle psikolojik sorunlar yaşayınca insan daha anlayışlı, daha esnek oluyor çevreye karşı Çevrenin aksine.

    5 aralık 2020 00:24

    16. üniversitedeyken bir arkadaşım ile aramızda geçen dialog:

    a: bana okb teşhisi kondu.

    p: ben biliyordum zaten. bana sorsaydın söylerdim.

    a: nasıl yani? sen nerden anladın ki?

    p: kızım bi insan hiç şam fıstığını rengini beğenmediği için yememezlik yapar mı?

    yani öyle tuhaf huyları vardı işte. şam fıstığı ya. karışık kuruyemiş tabağında en önce tükenen kuruyemiş bu. rengi çok yeşil diye yenilmez mi?

    not: burayı okuyorsan selam olsun. seni seviyorum. (gizlinot: swh)

    4 aralık 2020 22:33

    15. Bir gecede 20-25 kere ocakları kontrol etmeme, evden çıkınca yol boyunca sürekli çantamı açıp cüzdanımı ve anahtarımı kontrol etmeme sebep olan hastalıklır. Telefonum sürekli gözümün önünde olmalıdır, çantamda bile taşıyamam. Daima elimde taşırım. Dönem dönem farklı tiklerim oluyor. Şu aralar dişlerimi birbirine vurmadan duramıyorum. Çocukluğumdan 20li yaşlarıma kadar ellerimde yaralar açar, onlarla oynardım. Oynamayınca kötü bir şey olacakmış gibi hissediyordum. Hala yapıyorum ama eskisi kadar değil. Ayrıca yaygın anksiyete bozukluğundan muzdaribim. Açıkçası anksiyete hayatımı daha zor hale getiriyor ama 20 kere kontrol ettiğim ocağın açık olduğunu düşünerek uyumak da kolay değil. Paxera, sayfren ve xanax kullanıyorum. İlaçlar ilk başladığımda ağır gelmişti ama 2 ay gibi bir süre içinde alıştım. Sanırım ilaçlara başlayalı 4 ay oldu. Henüz bir gelişme yok. Bu hastalık kişinin çevresine rahatsızlık vermiyor, içten içe kişiyi yiyip bitiriyor. Ben manyak gibi ocakları kontrol ettiğimi söyleyene kadar ailem farkında bile değildi. Çünkü onlara göstermeden yapıyordum. Muzdaribi olan süslülere tedavilerinde başarılar dilerim.

    3 aralık 2020 23:51


    14. bundan muzdarip birileri varsa hayatınızda alay etmeyin. geçiştirmeyin. yokmuş gibi davranmayın. yardım edin. hele ki aile bireylerinde filan varsa emin olun sizin desteğiniz o kadar önemli ki...

    yaptığın şeyin mantıksız olduğunu bile bile yapmak kadar acı veren bir şey olamaz. düşünün, siz gerçeği bilirken beyniniz "öyle değil ama" diye tekrar ediyor. bunun ne kadar acı verebileceğini tahmin bile edemiyorum.

    ilaçlar ise bir yere kadar yol arkadaşlığı yapar. ondan sonra bilinç kontrolü yapmanız gerekiyor. beyin bir makina aslında. eğer takıntılara sürekli yanıt verirseniz "haa o zaman dış dünya böyle çalışıyor" diye otomatiğe bağlıyor. sonra size sürekli olarak yanlış sinyaller gönderiyor. bundan kurtulmanın tek yolu beyni eğitmek. bunun için dışarıdan, güvendiğiniz birileri anneniz-kardeşiniz-sevgiliniz bir süre size destek olmalı. örneğin lavaboda sürekli el yıkanıyorsa birisinin rehberlik yapması o kadar önemli ki. yani hastalığın ciddiyet boyutunu bilmeyenler için sarsıcı olabilir bu ama birisinin "elini yıkadın ve temiz" demesinin değerini bir tek hasta olan bilir... o yüzden varsa birileri ve yardım etme olasılığınız varsa hiç durmayın ve destek olmaya başlayın. bu hastalık müdehale edilmedikçe derinleşiyor. bir süre hiç kendini belli etmese de stresli bir dönemde birden ortaya çıkıp kişinin dünyasını yerle bir edebilecek güce sahip. sonuçta beynin karar verme mekanizması bozuluyor. o bozuk olunca da yaşamak mümkün değil. toplumdan uzaklaşıp kendi içine kapanarak yaşamak yani belli bir konfor alanı yaratma eğiliminde oluyorlar.

    eğer bunu okuyan bir hasta ise şunu unutmasın: etrafındaki insanlar kafanın içinden geçenlerden, kurduğun detaylı düşünce bağlantılarından filan habersizler. sende dehşet uyandıran şeyler onlar için gayet sıradan. bu yüzden hiç utanmadan ve sıkılmadan "hastayım" de ve otur en yakındaki kişilerle bunu paylaş ve yardım iste. öncelike hasta olduğunu kabullen ve bunu sürekli tekrar et kendine. beynin sana yanlış sinyaller gönderiyor.

    28 ekim 2019 01:47 28 ekim 2019 01:47

    13. Evimde baktığım bir canlı varken peak yapan -camları, prizleri, muslukları kontrol etmek, yerde yutabileceği bir şey olmadığından emin olmak, suyunu-mamasını birkaç saat sonra değil de günler sonra dönecekmiş gibi yedeklemek-, yalnızken en fazla yaklaşık bir saniye önce kilitlediğim kapıyı kilitlediğimden emin olamadığım için açıp tekrar kilitlememe sebep olan şey. Tabii benimki minimum düzeyde. Hayatı etkileyen boyutlarda kesinlikle profesyonel yardım alınması gereken bir hastalık.

    ilgili medya:
    1
    30 mart 2019 19:47

    12. Temizlik obsesyonuydu bende ki. Hem de çok ağır olanından. Çok ağladığım zamanlar oldu kendime çok yüklendiğim etrafımdakileri çok bıktırdığım hatta bu sebepten okulu bırakmam en uç noktamdı sanırım. Ben başardım kızlar biliyorum çok az bi yolum kaldı. O kadar şey okudum ki bununla ilgili asla tam olarak geçmeyecegini düşünüyordum ama artık tam tersini söylüyorum. Varsa eger aranızda bu illetle ugrasan bilin ki geçiyor ben asla başaramayacağmı ömür boyu böyle yaşayacağımı düşünürken şimdi her gün biraz daha kendimi zorluyorum bunu yenmek için. Elbetteki yardım alıyorum ve bunun etkisini yabana atamam. Kullandığım ilaç gerçekten iyi geldi ancak önemli olan şu ki ben de iyileşmeyi normal biri olmayı gönülden istedim. Dedim ya çok az bi yolum kaldı ama şu an ki durumum bile 6 ay öncesine bakarak hayal edemeyeceğim noktada 🤗

    23 ocak 2019 12:36