yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1)
    • medya (0)

    1. bir problem çözme prensibi, bugün de başıma gelen şey.

    bilgisayardan anlamam ancak interneti nasıl kullanacağımı bilirim. "şu bilgisayara baksana bir, nete girmiyor" sorusunun yanıtını arıyorsanız, google'a sorunun içeriğini yazarak bulmak oldukça kolaydır ve genelde işe yarar. internetin bu konuda sağlayacağı yardıma güvenip, sıkıntılı bir makineye sahip arkadaşımın bu konudaki yardım önerisini kabul ettim bugün. sorun olmayan kendi bilgisayarımdan da soruna dair araştırma yapmaya başladım.

    saatlerce uğraşıp kafamı kaldırdığımda proxy sunucusu, bilgisayarın ip'sini değiştirme gibi anlamını bilmediğim şeylere dair bilgi sahibiydim (gizlinot: yalan, hala bir şey anlamıyorum). eğer sistemdeki bilgisayarların tümü internete giremiyor olsaydı, modem ağırlıklı sorunlara yoğunlaşacaktım ancak sorun sadece tek bir bilgisayarda var olmaktaydı. öyleyse "sorun sende değil, bende" diyen makine ile uğraşmaya başladım.

    nette tarif edilen düzgün çalışan ayarları uyguladığımda dahi sorun devam ediyordu, üstelik modem ayarlarına ulaşılmasını sağlayan kontrol panelinin ip adresine bile giremiyordum. pes edip "format lazım galiba" gibi herkesin yargılamadan kabul ettiği o politik yanıtı vermek üzereydim ki, minicik bir fikir geldi aklıma. kendi makinemin internet kablosu ile sorunlu bilgisayarın kablosunu değiştirdim. voila saç boyası! sorunlu bilgisayarda internet açılmıştı, google neşeli bir şekilde göz kırpıyordu bana. en başından beri temassızlık eden bir çift tel yüzünden saatlerimi harcamıştım.

    bu problem çözme prensibinin en başından beri haykırdığı şeydi doğru yanıt. "en basit olan seçenek, genelde en doğru olandır."

    hayatımıza ve insan ilişkilerimize baktığımızda occam'ın keskin usturası yeterli olmayabiliyor tabii, hele ki devreye kadınlar giriyorsa. Ama genellikle bu keskin yanıtı da insan ilişkilerine uygulamak lazım. "eğer iki seçenek varsa, basit olanı seç."

    yani "beni aramıyor, demek ki sevmiyor, demek ki aşkımız yalanmış, demek ki benimle sadece oyun oynamak istemiş..." gibi paranoyak yanıtlara sarılan biz kadınlar, aslında biraz sakince düşünüp "sanırım işi çıktı" diye düşünebiliriz ve genellikle doğru olur bu. "o gün seslendiğimde bana bakmadı iş arkadaşım, duymazdan geldi, zaten beni kıskanıyor" diye alınganlık yapmayı severiz genelde ama yanıt çok basit olabilir, yani iş arkadaşınız o gün gerçekten de seslenişinizi duymamıştır.

    bunu hayata aktarıp, yaşanan her şeye hayatın basit yönünden bakınca, yaşamak da daha kolay oluyor sanki.

    not: "halsizlik, burun akıntısı, hafif ateş, öksürük" gibi belirtileri google'a girince "kansersiniz ve öleceksiniz" diyen google sonuçlarına aldanmayın mesela, basit tanı olan grip genellikle daha doğrudur. (gizlinot: yine de doktora görünmeyi unutmayın)

    29 eylül 2014 19:54 29 eylül 2014 20:22

    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar