yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (7)
    • medya (0)

    7. devlet nasıl izin veriyor anlamıyorum. Tamamen vergisiz kazanç. Hatta bazıları whatsapp grubu açıp haftalık kişi başı 200 alıyor. Düşünün grupta 10 ki var, haftada 2 bin eder. Ayda 8...

    Tanım: asla doğru bulmadığım, mesajlaşarak para kazanma şeysi

    8 kasım 23:53

    6. Ücretleri uçmuş olan diyetisyenlik çeşidi aylık 400 liradan aşağı bir beslenme uzmanı bulmak şu anda çok zor bu aralar kilo aldıgım için kendime online danısmanlık alayım dedim iletişime geçtiğim diyetisyenler anlaşmış gibi 400 tlden aşağı fiyat vermiyorlar her şeyi anlıyorum ama resmen bir senede yüzde 50 zam yapmıslar sebebini gerçekten çok merak ediyorum

    8 kasım 16:03

    5. Bir tanesiyle çalıştığım için yorumlarımı yazacağım. Öncelikle her iş profesyonelce yapılmalı, 100% hakkıyla yapılmalı ve karşılıklı saygı olmalı. Sanırım bunda herkes hemfikirdir. Karşılıklı sevgi şart değildir ancak profesyonellik şarttır. Bu da bir meslektir çünkü.

    Ben diyetisyenliği de kendimce doktorluk gibi görüyorum. Her ne kadar özellikle özel sektörün etkisinden dolayı kapitalleşmiş olsa da, bence diyetisyenlik kesinlikle çok önemli ve temel bir daldır. Çünkü beslenme ve spor aslında her şeyin başında gelir. Hele ki bunları alışkanlık haline getirmenizi sağlayabilen kişiler, baya bi değerlidir.

    Neyse gelelim benim tecrübeme. Bana belirli ücretlerde seçenekler sundu. 1 aylık her gün konuşmalı, 1 aylık haftada bir sadece haftalık rapor vermeli, vb gibi. Ben 2 aylık her gün rapor vermeli ve motive edici konuşmalar vb içeren şeklinde bir paket seçtim.

    Online diyetisyenin iki aylık programına dahil oldum. Bu süreçte başlangıçta genel kan tahlili, tartı ve vücut ölçümlerimi istedi. Sonra bana göre bir program yaptı. Program gayet iyiydi. Şöyle söyleyeyim, ekstremlik yoktu. Yok chia tohumu yok yulaf ezmesi vb. gibi abidik gubidik şeylerden bahsediyorum. Sevmediğim tek bir şey yemedim. Ama sevdiğim ya da duygusal açlıktan yediğimi fark ettiğim şeyleri direkt kestik. Zamanla, hatalarla. Burası tamam.

    Ama asıl olay şu; benim de doğru bulmadığım: 2 ayda bayramlar ve pazar günleri hariç her gün saat sabah 10 ile 9 arası kendisiyle mesajlaşabiliyordum. Sadece soru sorabiliyordum, motivasyon vb faktörü pek olmadı. İşte bunu yiyebilir miyim ya da bunun yerine ne yiyebilirim gibi. O size naptığınızı sormuyor ya da yazmazsanız size dönmüyor. 1 hafta yazmayın 2 hafta yazmayın fark etmez. Parayı en başta alıyor, olay kapanıyor. Normal muayeneye gidiyor olsam neyse, ama hem (yüksek bir miktar ciddi) para verip hem de alışkanlık değiştirmede en önemli şey olan motive olmaya destek olmazsan, en azından nasıl gidiyor nasıl hissediyorsun diye arada bir yoklamazsan, ya da sen o sormadan nasıl gittiğini söylediğinde hmm ok diye cevap verirsen bence sen o parayı hak etmezsin. Bu süreçte amaç bu alışkanlığı hayat boyu sürdürebilmek ve bu hiç de kolay bir şey değil. Başta “motive edici konuşma“ vaat edip sonrasında etmemek, ya da destek olmamak, profesyonelce değil. 

    Ayrıca, sanırım kendisinin motive etmekten anladığı şuydu; kendisi herkese sürekli canım cicim güzelim fıstığım gibi hitap etme şekline sahipti. Dürüst olayım, bana birinin canım cicim demesi kilo vermeye motive etmez. Herkesi farklı şey motive eder, o yüzden de karşıdakini azcık anlamak gerekir. 

    2 hafta ara vermek durumunda kaldım ciddi sebeplerden dolayı. Kendisi programı ertelemedi mesela. Bu bana ters geldi. Parayı veren sizsiniz, ama biraz paranızla rezil oluyorsunuz. Sonra o hitap şekilleri size hiç samimi gelmiyor.

    Neyse, kilo verdim mi, biraz verdim. Ödemdi muhtemelen, istikrarı sürmedi. Benim tecrübem iyi değildi, çok da para alıyorlar.

    Bir de mesela bazı temel konularda eksiği olduğunu düşünüyorum. Mesela en başta gastrit ve reflüm olduğunu vurgulamama rağmen sirkeli su verdi bana ve ben uyardım kendisini. 3 yemek kaşığı mısırlı salataya okey deyip, bir tencere zeytinyağlı yemeğe 1 çay kaşığı şeker koymama şok oldu. Böyle böyle yapılmayacak yanlışlar yaptı.

    Şimdi tekrardan elime para geçse, hakkaniyetli bir spor koçu tutarım, o kişi beslenmeye de destek olur, en azından yüz yüze olunca iddiasını koruyup motive de eder diye düşünüyorum.

    Benim tecrübem böyleydi. Umarım bir fikir verir size de.

    19 eylül 13:58 19 eylül 14:04

    4. "Ayyy canım bizim neslihan da senin gibiydi, sabahları iki ceviz yiyerek kiloları verdi."nin diplomayla yapılanı.

    29 temmuz 2016 11:35

    3. ben inanmıyorum şahsen, kişinin yağını, kasını, bazal metabolizması vücut yaşı bilinmeden nasıl diyet verebiliyorlar anlamış değilim. Evet kullanan ve kilo veren insanlar var ancak hepsinin kas erittiğini düşünüyorum. Diyeti bıraktıkları anda tekrar kilo alacaklar bence.

    Bilmiyorum bunların bir Hipokrat Yemini tadında bir etik kodları yok mudur? Bu nasıl bi ticaret anlaıyışı?

    29 temmuz 2016 08:30

    2. hocalarımın tasvip etmediği, diyetisyenlik mesleğinin el ayak altında olmasının sebeplerinden biri olarak gördüğü yeni moda instagram diyetisyenliği.

    bence olan kısmına gelirsek bir diyetisyen hastasıyla ulaşabileceği her mecrada iletişime geçmelidir. çünkü sağlık sektöründe hastayla en çok iletişimde bulunduğunuz mesleklerden biri diyetisyenlik.

    fakaaaat;

    biz diyetisyenler ve diyetisyen adayları yaşam koçu değiliz. ha yaşam koçu olmak istersek olur muyuz, evet olan var. sertifika programına giriyorsun, sonra mis gibi son model yaşam koçu oluyorsun. bence mesleğimizi bu kadar basite indirgemek hem mesleğimize ayıp, hem okuduğun 4 seneye, girdiğin stajlara, öğrendiğin onca tıp bilgisine yazık.

    hastayla yüz yüze bir diyaloğun yok. o senin için telefonda whatsapp'ta normal konuştuğun biri. şöyle düşünün, hasta oldunuz ve doktorunuz size kan değerlerinizin önemli olmadığını, sadece belirtilerinizi söylemenizi ve size ona göre reçete yazacağını söyledi. sizi görmeden, muayene etmeden reçete yazan bu doktorun yazdığı ilaca ve koyduğu teşhise yüzde kaç oranında inanırsınız? belki daha önemli bir hastalığınız varsa?

    tanita sonuçların yok, belki hastanın vücudunun su oranı az, belki hasta verdiği kiloyu tamamen kaslarından verdi ( ki çok da iyi olmayan bir durum), belki hastanın kas direnci var. nereden bileceksin bunu? hastanın ayrıca kan değerleri de yok. kan yağları, kolesterolü, açlık kan şekeri yüksek ve belki de diyabet sinyalleri veren bir hastan gelirse ona da normal obezite diyeti mi vereceksin?

    böyle yazılan bir diyet benim karşı komşum ayşe teyze'ye ''ayşe teyze ekmeği kes'' diyerek verdiğim tamamen kafama geldiği gibi söylediğim bu diyet önerisi gibi havada kalan ve geçerliliği olmayan bir şey olmaz mı? biz diyetisyenler zaten televizyonda orada burada çıkıp kafasına göre diyetisyencilik oynayanlara karşı bir savaş vermiyor muyuz? bizim bir olup mesleğimize sahip mi çıkmamız; daha doğru bir şekilde, olması gerektiği gibi mi mesleğimizi icra etmemiz gerekiyor yoksa kolay yoldan yaşam koçluğu işine girip mesleğimizi el ayak altına mı almamız gerekiyor?

    sonuç olarak benim de bir diyetisyen adayı olarak hocalarımdan gördüğüm gibi tasvip etmediğim bir diyetisyenlik çeşidi.

    28 temmuz 2016 14:18 28 temmuz 2016 14:20

    1. Yağ-su-kas takibi ve kan değerlerinin ölçümü yapılmayan diyet nasıl sağlıklı bir diyet oluyor diye düşündüren başlık.

    27 temmuz 2016 19:21