girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (25)
  • medya (0)

25. üniversitenin ilk yılında panik atak teşhisi konuldu bana. mimarlık bölümünün egosu tavan yapmış hocalardan ibaret olduğunu bilsem kapısından bile geçmezdim. günden güne aşırı eleştirilmeyi kaldıramayışıma bitmek bilmez mide krampları, mide bulantısı, ders başladığı anda kendimi dışarı atma isteği ve kalmaya zorlarsam da nefes alamama ve ağlama krizleriyle tepki verdi verdi vücudum. terapi gördüm, ilaç tedavisiyle birlikte işe yaradı. sonunda da değmez diyerek okulu bıraktım. yeniden sınava hazırlandım ve mezun oldum. boşluğa düşünce yeniden şiddetlendi. terapistim ilaç tedavisi yerine nefes egzersizlerini önerdi. kritik anlarda gerçekten işe yarıyor. panik atak kendimi değersiz, umutsuz ve depresif hissettiğim her an ortaya çıkmaya hazır bir bomba gibi. böyle hissetmemek için kendimi hiçbir şey için perişan etmiyorum. uzun yıllardır ilaç kullanmıyorum. ihtiyaç hissettiğimde kendimi telkin ediyorum. her ne kadar zaman içinde baş etmeyi öğrensem de üst üste olduğu zamanlarda dayak yemiş gibi hissettiriyor maalesef:( hissettiğim şeylerin hepsinin beynimin yaratısı olduğunu, fiziksel olarak sağlıklı olduğumu idrak edince çok korkutucu olmuyormuş aslında.

17 ekim 19:47

24. 29 yaşındayım ve ortaokulda liselere giriş sınavı zamanında teşhis konmuştu. Bende anksiyete de yaratıyor. Stresli ve sıkıntılı olduğum dönemlerde aşırı kalp çarpıntısı, karın ağrısı, titreme ve kriz geçiriyormuş gibi bir hisle geliyorum diyor ataklar. Diğer suslulerin de söylediği gibi insanın kendini sakinleştirmesi ve telkini çok önemli. Ben ilaç kullanmıyorum. Papatya ve melisa çayı beni sakinleştiriyor. Ataklar uzun sürünce zihinsel olarak çok yoruyor insanı.

16 ekim 22:58

23. 12 yıldır bu dertten muzdaribim maalesef; psikolojimin çok etkilendiği bir sağlık sorunu neticesinde tanıştık kendisiyle. İlk atak anımı hiç unutmuyorum. Ankara’nın tıklım tıklım otobüslerinden birinde nefes alamadığımı hissettim. Ölüyormuş gibi bir hisle; başımın nasıl döndüğünü düşününce hissedebiliyorum. Elim ayağım buz gibi oldu. Bir ağlama krizi ile kendimi otobüsten aşağıya zor attım. Kalkamadım. Babamı arayıp ölüyorum dediğimi hatırlıyorum. Tabi babamın gelmesi zaman aldı. Sakinleştim. Doktora gittiğimizde panik atak teşhisi koydu. Aldığım terapi ve ilaçların herhangi bir faydasını görmedim. Atağın geleceğini hissettiğimde bir odaya geçip uyumayı tercih ediyorum evdeysem. Eğer bir araçla yolculuk ediyorsam araçtan iniyorum, tek yolu kendini sakinleştirmek...

Bu bir atak geçecek ölmeyeceksin,sakinleş diyorum. Kendi kendimi sakinleştirmezsem kimse bana yardımcı olamıyor.

16 ekim 22:37


22. 8.yılımız beraber. Çoğu süslü gibi ben de üniversite sınav senemde yakalandım bu hastalığa ve lys'ye giremedim, ilk bölümden tercih yapmak zorunda kaldım. Üniversitedeyken hep bir şekilde yokladı ara ara, her stres anımda geldi. Bu sene kendiliğinden gitmemek üzere geri geldi. Artık delirmeye başladığımı düşünüp psikiyatriste gittim, evden çıkamayacak kadar etkiliyordu beni. 3 aydır psikoterapi görüyor ve ilaç kullanıyorum ancak tam olarak gitmiş değil. Bu hastalığın sanırım kesin bir çözümü yok. Aylarca yaşanmasa da herhangi bir anda gelip gafil avlıyor, mutlu anlarda bile. O anda dikkatimi başka bir şeye yoğunlaştırmak biraz rahatlatıyor beni. Bu hastalıktan tamamen kurtulan var mı merak ediyorum..

16 ekim 20:44

21. Öyle bir hastalıktır ki çıktığınız yolculuğun türü, süresi, yeri ve zamanı fark etmeksiniz, buradayım der. Yaşarken küçük ölüm senaryoları hazırlar size durmadan; enerjinizi, sevincinizi, onu unuttuğunuz anlardaki kendinizi, yorulmadan takip eder. İlaç kullanırsınız, tedavi biter, bir yıl bazen iki yıl geçer, hastalığı atlattığınızı düşünürsünüz, gelin görün ki bu sadece panik atağın kış uykusudur...

4 eylül 22:26 7 eylül 08:14

20. Hayatimin en guzel yillarini elimden alan lanet. Yaklasik 9 aydir ilac tedavisi, son 3 aydir psiko terapi aliyorum. Bu konuda en onemli nokta destek gormek. Yillardir hayatimi zindana çevirdi, en güzel anlarımı elimden aldi. Bunlar olurken bunu ben yapiyorum dusuncesi insani sucluluk duygusunda öldürür. Simdi kurtulmaya basladim ama bu zor ve uzun bir yol. Ama attiginiz her adimda kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Deneyimli hasta olarak verebilecegim en degerli tavsiye te ra pi. Terapisiz olmuyor arkadaslar, simdi donup baktigimda niye kendime bu kadar eziyet ettim diyorum. Yardimci olabilecegim suslulerin her zaman bir mesaj uzagindayim. Unutmayin sizi asla öldürmeyecek :)

14 temmuz 01:40

19. Doğrusu için (bkz: Panik bozukluk). Aslında rahatsızlığın terimi bu fakat ortaya çıkışı ataklarla oluyor. Yani bu rahatsızlığa sahipseniz, bir başlangıç noktası olan, sonrasında zirveye ilerleyen daha sonra tekrar başlangıç noktasındaki düzeye doğru inişe geçen, genel olarak 10-30 dakika aralığında ataklara sahipsinizdir. Rahatsızlığın her bireyde ortaya çıkış şekli, semptomları, ilerleyişi hatta atakların süresi farklıdır ama doktorunuza bu semptomların en az 4 kombinasyonu ile gittiğinizde size doğru teşhisi koyar.

- boğuluyormuş hissi

- kalp çarpıntısı

- sıcak basması

- kontrolü kaybediyorum hissi

- deliriyorum hissi

-ateş basması

-vücudun herhangi bir yerinde uyuşma

- el, bacak titremeleri

-kalp krizi geçiriyorum hissi

-..... vb.gibi

Akışta anksiyete ile ilgili girdiler görünce (gizlinot: Çağrışım ) daha bugün tekrardan maruz kaldığım bir tutumu anlatmak istiyorum size. Uzun bir girdi olabilir bu yüzden durumu olmayanlar için çok özür diliyorum.

Ben panik bozukluk ile ilk karşılaştığımda elimizin altında ınternet, akıllı telefonlar yoktu. Bilgi bu kadar erişilebilir değildi. Daha henüz 15 yasındaydım. Her ne kadar bilinçli bir aileye sahip olsam da teşhisimin konulması biraz zaman aldı.

İlk atağım ve ondan sonra kendini gösteren ataklar "yutkunamama" olarak gösterdi kendisini. Sonrasında sıcak basması, çarpıntı vs. de eşlik ediyordu. Fakat en belirgini yutkunamama olunca atağı ilk geçirdiğim andan, teşhis koyulana kadar doktor doktor dolandık. Sorun yutkunamama olunca kbb, dahiliye gibi bölümlere gönderildim. Boğazıma kamera ile inildi, tahlillerim yapıldı fakat teşhis konulamadı. Uzun bir maceradan sonra bir doktor "bir de psikiyatri bölümüne gidin" demeyi akıl edebildi. Burada akıl edebildi diyorum çünkü hepsi tıp eğitimi almış bu kişilerden bazıları beyne ve onun çalışma sistemine o kadar uzaklardı ki beynin bazı hormonlardan, sistemlerden oluştuğunu göz ardı edip bana " bir şeyin yok git kurşun döktür" diyebildiler. Neyse konuyu uzatmamak ve rahatsız olduğum konuyu anlatmak adına buraları biraz hızlı geçeceğim. Teşhisim konuldu türlü tedaviler denendi vs. Tam iyileşme sağlanamasa da başarılı geçen terapilerim sonucu bazen iyi, bazen kötü 27 yaşıma kadar geldim.

Şimdi bu rahatsızlığı hafife alanlar "zengin hastalığı, amann ne değişik şeyler var" diyenler olduğu için açıklayayım. Bu beni hem sosyal hem davranışsal açıdan etkileyen bir rahatsızlık. Çünkü nerelerde atak geçireceğimi bildiğim için oralara koşulluyum. Örneğin atak ilk otobüste geldiği için yolculukların her biri benim için birer kabus. Uçağa binmek ölüm. Hele ki tekrar tetiklediyse ve tedaviye devam etmem gerekiyorsa, asla "xanax"siz yola çıkamam. Küçük bir örnek vereyim. Gece arabayla şehir içinde gidiyoruz ve yanlışlıkla çevre yoluna girdik işte o zaman benim ataklarım başlıyor ve koşul ortadan kalkana kadar devam ediyor. Tabii her zaman yolculuk olmadı bunlar. Bazen evdeyken geçirdim atak, sonrasında 1 hafta sıvı ile beslenmeye çalıştım, bazen üst katlarda yemek yiyemedim. çünkü yutkunamıyordum. Bu ataklar sırasında bırakın suyu, tükürüğümü yutamıyordum. Ne kadar kasılmış bir kas kitlesi var boğazımda o an anlatamam. Neyse işte böyle bir iyi, bir kötü 12 yıldır ben bu rahatsızlığı çekiyorum.

Şimdi asıl konumuza geliyorum. Hiç tedavi olmamışım, bu konularda hiç bilgi sahibi değilmişim, çabalamamışım gibi davranan kişilerin yaftalamalarından çok sıkıldım. Ani ataklarım dolayısıyla asla vazgeçmediğim bir ilaç var evet "xanax" çok tehlikeli bir ilaç. Evet bağımlılık yapabiliyor. Kesinlikle bilinçsiz kullanılmaması gerekiyor ve yeşil reçeteli. Ve ben bu ilacı senede en fazla 1 kez yazdırıyorum. O da olur da ani bir seyahat, umulmadık bir uçak yolculuğu çıkarsa alayım diye. Kendi doktorum dışında 4 kez bir başkasına bu ilacı yazdırmak zorunda kaldım. Ama ikisinde işte bu size bahsetmek istediğim tepki ile karşılaştım.

Birincisinde önünde benim "raporlu", onaylı ilaç geçmişim duran ve en son 8 ay önce ilacı yazdırdığımı görebilen bir doktor, bana ağza alınmayacak hakaretler etti. Ona hastalık geçmişimi sundum ve acilen uçağa binmem gerektiği için almak istediğimi söyledim. Ve bana ne dedi biliyor musunuz? "Sen bağımlısın, önce bunun için tedavi ol" xanax carrier olmuşum ben, bunu iddia ediyor. İyi de dökümler önünde, sence bağımlı olsam 8 ayda bir kutu mu bitiririm? Neyse terbiyesizlik yapmadan çıktım dışarı. Ağladım, ağladım.. ve tahmin edin ne oldu. O gün o uçağa binemedim. Tabii ki de binmezdim çünkü kendimi biliyorum. Yaşayacağım ağır atakları farkındayım. Ee tabii bütün işlerim de aksadı.

İkincisiyse bugün gerçekleşti. Yine ani bir yolculuk, uzun zamandır bende bulunmayan xanax'i yine temin etmem lazım. - ataklarım evde olunca asla xanax'a sığınmıyorum bir köşede geçmesini bekliyorum.- Neyse efendim konuya geleyim. Bugün doktorum şehir dışında olduğu için başka bir hastaneden randevu aldım ve gittim. 12 yıldır bu rahatsızlığı çektiğimi ve geçmişimi anlattım. Yine katı ve kesin bir dille bana xanax yazamayacağını ayrıca "12 yıldır aynı hastalığa sahipsem nasıl bunu kendi kendime telkinleyemediğimi, ilk başlarda olsa korkabileceğimi ama bu kadar senede buna alışmış olmam gerektiğini söyledi. Yahu hiçbir açıklama yapamadım biliyor musunuz? Siz psikiyatrsınız, sempatik sinir sistemi? Hormonlar? Vs. Diyemedim. Evet haklısınız dedim ve yarım saat nasihat dinleyip çıktım. İlacı alıp alamamam umurumda değil ama aralarında neden bu kadar istisna var? Ben belli ki tedavi olamamışım, ayrıca en basit aktarımı ile üzerinden kaç yıl geçerse geçsin "beynim bana bir oyun oynuyor" yahu panik bozukluğun telkinle geçtiği nerede görülmüş? Evet kısmi zamanlı düzelmelerim oldu ama tetikleniyor demek ki. Ben çok mu meraklıyım o ilacı alıp ağzımdan sular aka aka yolculuk yapmaya?

Off neyse çok gerildim. Umarım bu yazıda belirttiklerim birilerini hedef gösteriyormuşum gibi algılanmaz. Çünkü çok ilgili doktorlarla da karşılaştım. İlacı verip vermemesi de değil mesele. Vermesin, yazmıyorum desin ama benim zekamla alay eder gibi bunları söylemesi.. Sanki içimde ikna etmem gereken bir çocuk varmış da ben susturamıyormuşum gibi beni suçlaması.. bilemiyorum..

Aynı dertten muzdarip bir arkadaşımın semptomlarına da bir doktor " ama bu çok saçma, böyle bir şey fizyolojik olarak mümkün değil ki" demişti.

Neyse şaşırıyorum sadece. Bu ve buna benzer rahatsızlıklara çok rererö diyen yakınlarıma da bir şey diyemiyorum. Evet beyin bağlantılı hastalıklar -epilepsi,şizofreni gibi- çok gereksiz popodan uydurma, telkinle aşılabilecek küçük şımarıklıklar, haklısınız.

Edit: tekrar okuyunca uzun girdi giriyorum diye kendinden geçen cümlelerimi ve imlayı düzeltmem gerektiğini fark ettim.

25 ocak 00:31 29 temmuz 15:36


18. 2 senelik hasretten sonra gümbür gümbür geliyor gönlümün efendisi. tam da zamanı gerçekten. murphy’ciğim o kanunları “bir gün giggle diye bir anksiyete topu doğar da başına gelebilecek tüm aksilikler gelirse benden bilsin” diyerek yazmış adeta. 

finaller geliyor, aşırı yoğunum, evde yalnızım. 

sıçtı Cafer bez getir, cıvık sıçtı tez getir. 

14 aralık 2017 19:22

17. Liseye giriş sınavına girdiğim yıldan bugüne kadar peşimi bırakmayan kabusum.ilk önce,türkiye'deki sınav sisteminin 14 yaşındaki bir öğrenciye psikolojik olarak nasıl zarar verebileceğini gösteren bir örnek olduğumu söylemek isterim.hırsım yüzünden,sınav senem hayatımım en berbat senesi oldu.her geve 2 saat uyudum,onun dışında hep ders çalıştım.derhanede herkes yemekhanede yemek yerken ben sınıfa gidip ya uyudum,ya test çözdüm.başarılı olamadığım sınavlardan sonra kendimi aç bıraktım.ve bu aşırı yoğun tempo+başarısızlık korkusu,bana panik atak ve yeme bozuklukları olarak geri döndü.benim panik atak konusunda yaptığım belki de en büyük hata,anne babamın "çok streslisin,normal böyle şeyler,psikoloğa gerek yok" sözlerini dinlemek oldu.gitseydim,kesinlikle işler daha kolay bir hal alırdı.bende panik atak,genellikle nefes alamıyormuş gibi hissetme,gözlerimin kararması,dengemin kaybolması,kendimi atak sırasında çok umutsuz ve intihara eğimli düşünceler şeklinde kendini gösteriyor.özellikle nefes alamıyormuş gibi hissetmek en kötü kısmı.bir de,bende zaten var olan klastrofobiyi açığa çıkardı bu hastalık.küçük yerlerde asla kalamaz oldum,asansöre girdiğimde resmen kriz geçirdiğim için yıllardır asansör kullanamıyorum,xanax olmadan uçağa binemiyorum.kısacası,kabustur resmen.

19 temmuz 2017 11:24

16. Neredeyse bir buçuk yıl aradan sonra ikincisini geçirdiğim şey

Bu defa dışarıda yakaladı

Stres seviyem maksimum düzeydeydi ama gafil avlanma sebebim kesinlikle hareket halinde araç ve karanlık oldu

Nefes alamama, ellerde, ayaklarda ve yüzde karıncalanma, uyuşma

Bende her defasında ölüm değil de felç korkusu oluşturuyor

İyi olduğunuza kendinizi, daha doğrusu beyninizi inandırmanız gerekiyor

Patolojik hiçbir sorununuz yokken beynin vücuda yaptırabildikleri dehşet verici

17 temmuz 2017 13:27