yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1)
    • medya (0)

    1. sevgili (yazar: batuhanjenner) tarafından bahsedilen 'dolmuşta seslenememe' durumuyla (gizlinot: lütfen bağıra bağıra seslensin kendisi çünkü ne kadar güçlü olduğunu o zaman fark edecek) aklıma gelmiş teoridir kendisi. aradım fakat kuramla ilgili açıklama bulamadım kendi alanımla açıklamaya çalışacağım biraz umarım benden daha donanımlı yazarlarımız katkıda bulunurlar.

    Queer theory; kimliklerin kurgulanmış ve gerçekten öte başkaları tarafından belirlenmiş tanımlamalara sıkıştırılmaya çalışıldığını iddia eder. Cinsel kimliğin bireylerin kendi iç dünyalarında kendilerini nasıl tanımladıklarını vurguladığı yadsınamaz. Burada ele alınması gereken kadın ve erkek, eşcinsel ve düzcinsel gibi ikili kavramların tanımlamada yetersiz kaldıkları kişilerin ırk, yaşayış, sosyoekonomik durum, eğitim, eğilim, cinsel yönelim ve tavırlarının devre dışı bırakıldığıdır.

    Kuir kuramına (gizlinot: bazen böyle türkçeleştirmek iyi olyor.) daha somut veriler elde edilmesi amacıyla yapılmış kimi çalışmalar dilsel verilerle sağlanmıştır : ‘kuir dilbilim’ fonolojik farklılıkları öncelerden sadece kadın ve erkek olarak sınıflandıran çalışmaların sınırlandırmalarda yetersiz, heteronormatif, maskülen bir tavır içerisinde davrandığını iddia eder.

    genel kanı eşcinsel sesinin bir seçim ya da taklit olduğu düşüncesidir. Bir başka önyargı ise geç ergenlikte ortaya çıktığı düşüncesidir. Fakat eşcinsel sesin erken çocukluk döneminde oluştuğu kanıtlanmıştır. Bilindiği gibi kimi fizyolojik farklılıklardan dolayı kadın ve erkek sesi birbirinden ayrılır. Erkek konuşucuların ses perdelerinin daha düşük olması gibi. Bu gibi sebeplerle eşcinsel erkek bireylerin sesi kadın sesine daha yakın görülüyor fakat yapılan laboratuvar çalışmalarında düzcinsel ve eşcinsel erkeklerin formant değerleri arasında belirleyici bir fark ortaya konulamıyor. Bu sebeple kadın sesine yakın olduğu iddiası doğru değil. Eşcinsel erkek bireylerin seslerinin kadın gibi algılanması, kadın ve erkek seslerini ayırt eden frekanslardan değil eşcinsel bireylerin daha dağınık ve alışılmışın dışında bir ses alanı kullanmalarından kaynaklıdır. Yalnız bu da eşcinsellerin belirli ve ortak bir aksanla konuştuğu anlamına gelmez.

    Yani toparlandığında eşcinsel bireylerin fiziksel ses ölçümlerinde düzcinsel bireylerden farklı olmadığı sadece belli ton, durak ve ezgi gibi özelliklerle bazı farklılıklar oluşturdukları görünmektedir. Buradan kuir kuramının aslında çeşitlemeler konusunda ne kadar yetersiz kaldığımızı doğruladığı gözüküyor.

    12 mayıs 2017 17:03 12 mayıs 2017 17:08