sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (2)
  • medya (0)

1. günümüz ekonomi sisteminin olmazsa olmaz sektörlerindendir reklamcılık ve sırtı yere gelmez bu sektörün. çünkü tüketim her geçen gün katlanarak artıyor. yaratıcılık, detaycılık ve iyi bir gözlem ve analiz yeteneği olmayan kişi de iyi reklamcı olamaz işte o kadar.

biz kadınlara özellikle parfüm sektöründe yansıyor etkileri. adamlar reklam konusuna öyle bir bütçe ayırıyor, öyle bir alt metin oluşturuyor ki reklamlara ben bu kadın olmak istiyorum diye kokusuna bakmadan alasımız geliyor parfümü. rakam vermek gerekirse bugün amerikada bir parfüm çıkarıyorum deseniz bunun reklam ve tanıtım giderleri ortalama 8 milyon tl imiş. bak arge yok, hammadde maliyeti yok, parfümör, lojistik hiçbiri yok.

yine parfüm sektöründen gidelim, 1950'lerin öncesinde parfüm reklamları ürünün içeriğine, notalara yönelik olurken günümüzde cinsellik, modern hayattaki rol dağılımı gibi konular üzerinden şekilenmektedir.

ukte sahibi (yazar: femme) 'ye beni gecenin şu saatinde gelen arabesk duygulardan çekip aldığı için teşekkür ederim asglhşkjl

29 aralık 2015 04:53

2. Kısmetse iki hafta sonra mezun olduğum bölüm.

4 sene bölümde, 3 seneden fazlada saha içi deneyimimden sonra benim görüşüm kesinlikle reklamcılık=algılarla oynama sanatıdır.

Bu konuda buraya sayfalarca metin yazabilirim ancak bu bölümde okumayı düşünen genç arkadaşlara kısa bir öneri niteliğinde olsun diye doldurmak istedim.

Reklamcılık bölümünde oldukça ün salmış bir üniversiteden mezun oluyorum ve rahatlıkla söyleyebilirim ki iletişim aslında kafanızda kurduğunuz o eğlenceden ibaret değil. Marka tarafında ya da ajans tarafında olmanız farketmeksizin insanların bilinçaltına girip oralara yeni kavramlar sokuyorsunuz. Uzaktan son derece eğlenceli görünen bu mesleğin onlarca teorik adımları var.

Daha somut bir örnek vermem gerekirse, basit bir çikolatayı artık rakiplerinden ayırmak için 40 takla atman lazım. Çikolatayı kim tüketiyor, önce onu araştırdın. Kadınlar. Sonra kadınların problemleri üstüne gittin. Araştırma yaptın yakalamak istediğin bir iç görü var. reklamca iç görü, gözlem her şey demektir. Ne dedi kadınlar, biz hep seks işçisi olduk, seks konusunda hep objeleştirildik dedi. Neden erkekler olmasın dedin, al sana biskolata erkekleri.

Çikolatayı mutlulukla bağdaştırıyorsun mesela ya da akıllı saatler olmadan spor yapılamayacağını anlatıyosun insanlara. Buraya kadar her şey yolunda görülebilir ama bu beni son derece rahatsız ediyor.

İnsanların kafalarına girip bunu aldığında mutlu olacaksın, sağlıklı olacaksın, güzel olacaksın diyoruz. Fiziksel şeylerle mutlu olan insanlar yığını yarattık hep birlikte, daha da acısı bunlara ulaşamayan mutsuz insanlar yığını ki o da madalyonun en acı tarafıdır bana göre. "Bu ruju sürdüğünde güzel olacaksın"ı kafasına soktuğun bir genç kızın o ruju alamadığında yaşadığı güven kırıklığından hepimiz sorumluyuz.

İşin böyle bir etik kısmı da var maalesef. Bu tamamen benim kişisel kritiğimdir, mevcut doğru diye bir şey olmadığından tartışmaya son derece açık bir konu bu. Ama ben işin eğlenceden farklı bir noktasına da dikkat çekmek istedim. Ben dört sene sonunda anladım bu durumu, başında anlasaydım her şey farklı olur muydu bilemiyorum ama doğru ve dürüst iletişimin olmadığının ve bu dünya düzeninde de uzun süre dürüst iletişimin mümkün olmayacağı görüşündeyim.

Bu yüzden akademik kariyere yönelip ölene kadar iletişimi eleştirmeyi düşünüyorum, şans dileyin. :)

5 mayıs 2017 01:05 ed.5 mayıs 2017 09:09

ilginizi çekebilecek benzer başlıklar