girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (19)
  • medya (6)

19. Buradaki yorumlari okuyup tirsmistim ilk basta. Fakat az once izledim nedense beni de o kadar etkilemedi ya. Tamam cok guzel bir film ona asla lafim yok iyi ki izlemisim diyorum ama bunalimlara sokacak kadar carpmadi beni. (gizlinot: duygusallik bazinda cag atlamis bir insanim. )

2 mart 2017 00:23

18. zihnimde "congratulations you won" sahnesini en çok canlandıran, sarsıcı bir aronofsky filmi.

..................................spoiler..........................................spoiler.........................................................

televizyon bağımlısı sara goldfarb'ın emeklilik hayatı reklamlı telefon numarası sağlayan yayınları sürekli izleyerek geçmektedir. bir gün en çok izlediği programın sunucusu arayıp "tebrikler kazandınız" deyince ona hayata bağlanması için sihirli sözcükleri vermiş olur. televizyona çıkma heyecanıyla oğlu harry'nin mezuniyetinde giydiği kırmızı elbiseye sığma hırsı, komşusunun kilo vermesi için ona başka bir bağımlılığı verecek olan hapları alıp gerçek dünyadan iyice kopmasına sebep olacaktır. harry durumu fark edip onu uyarır ama sara kocasının en favori elbisesinin içine sığmayı ve televizyona çıkmayı ona yaşaması için bir sebep olarak amaç edinmiştir bile. "tebrikler kazandınız", nur topu gibi bir bağımlılığınız oldu.

..................................spoiler..........................................spoiler.........................................................bitti.

27 ağustos 2016 12:13

17. yorumları okuyunca bende dayanamadım izledim. film (yazar: susluyesil)'e hissetirdiklerinin aynısını banada hissettirdi. hiç etkilenmedim. belkide çok fazla aynı konuda film/dizi izlediğim içindir, bilemiyorum. yorumlar inanılmaz bir beklenti oluşturmuştu bende, beklentim karşılanmadı.

bu filme dair beğendiğim tek şey sara'nın oyunculuğuydu. öyle gidipte herkese mutlaka izleyin bu filmi diyemeyeceğim maalesef.

14 ağustos 2016 00:06


16. Yorumları okuduktan sonra hassas bünyemide işe katarak izleyip izlememe konusunda 3-4 kere düşündüm. Sonunda bi çılgınlık yapıp izledim ama inanır mısınız gram etkilenmedim. Ben ki artık ülkemizde normal karşılanan dilenci annelerinin kucağında yatan bebekleri görünce eve gider gitmez salya sümük ağlarım, şu film beni hiç sarsmadı. Sarsmayı bırak etkilenmedim bile. Zaman kaybı oldu bi nevi.

14 ağustos 2016 00:00

15. iki kelimeyle özetle deseler kamu spotu derdim.

gerçekten de çok ağır bir film birkaç gün durup durup düşünmüştüm filmi ancak orada yaşananları yaşamamak için her şeyi yapabilirimi de vermişti o açıdan kamu spotu diyorum zaten

jared leto aşkımın katlanmasını sağlamıştı ancak filmin yıldızı ki zaten oscar alan oyuncusu da o diye biliyorum ellen burstyn idi.

son olarak asla bir daha izlemem zaten şu meşhur (link: https://www.youtube.com/watch?v=yVIRcnlRKF8 müziği) de nerede duysam kaçıyorum gerilip yıllarca birçok haberin fonunda dinledik şaka maka o da ayrı.

12 ağustos 2016 20:28

14. birkaç yıl önce izledim bu filmi.

aslında güzel bir film,konusu güzel ve etkileyici hatta çok etkileyici işlenmiş.

hassas bünyelerde ağır travma yaratabilir.

ben izlediğim gece hiç uyuyamadım,çok büyük bir rahatsızlık hissetmiştim,içimi inanılmaz bir huzursuzluk kaplamıştı ve takip eden üç gün boyunca o huzursuzluk gitmedi,durup durup ağladım.

unutması,aklımdan çıkarması zor oldu gerçekten.

izlemeyenlere not : eğer hassas,duygusal biriyseniz izlemenizi tavsiye etmem,psikolojiniz bozulabilir.

ekleme: bir aralar atv haber bülteninde soundtrack ını kullanıyordu,her duyduğumda tüylerim ürperir,boğazıma bir yumruk otururdu.

15 ocak 2016 13:28 15 ocak 2016 13:30

13. Benim jenerasyonumda bu filmi izlemeyeni dövüyorlardı. Ben de bir arkadasımla izledim. Acikcasi defalarca tekrarlanan ayni sahnelerden sıkıldığımı hatirliyorum. Bir de asıl amacı madde bagimliligina karsi bir algi yaratmaksa da ben de sadece bir iğrenme yaratmisti hele ki o son sahnesi. Hic begenmedigimi hatirliyorum.

15 ocak 2016 11:19


12. 2000 yapımı bir Darren Aronofsky filmi. sanırım en güzel kitap ve film adlarından birine sahiptir.

genel olarak film boyunca tüm bağımlılıkları anlatıyor ancak çekim efektleri, kullanılan mekanlar, o kostümler, kadın oyunculara yapılan makyajlar ve başlı başına müziği ile bile eşsiz bir film. dram yönü insana o kadar ağır geliyor ki gerçekten sinema keyfi için oturup izlenebilecek türden bir film değil. bir film hem rüya gibi görünüp hemde nasıl bu kadar gerçekçi olabilir?

sinematik açıdan eşsiz, inanılmaz yaratıcı sahneler barındırıyor. sadece bir sokak sahnesi yada basit bir ev sahnesi bile endüstride ikon haline gelmiş.

jared leto'ya ne denebilir gerçekten bilemiyorum. yeteneğin doğuştan geldiğinin canlı kanıtı gibi bir şey. o kadar genç yaşta ve asıl mesleğin oyunculuk bile değilken, eğitimin bile yokken nasıl bu kadar iyi olabilirsin? jennifer connelly'nin ise hayatının performansıydı. kendisi insanı hem etkileyip hemde ne güzel kadın ya diye düşündürten biri. filmde 19 yaşında gösterirken aslında film çekimi sırasında 30 yaşındaymış. filmdeki ombreli saçı da efsanedir. Ellen Burstyn ise filmin asıl yıldızı. beni en çok etkileyen sahnelerin asıl sorumlusu. gerçekten rahatsız edici ve etkileyici bir film. bu konuda bu filmin üzerine de zaten daha film çekilmedi.

sinematik anlamda bu filmin yakın çekim tekniği ve ışıklandırması bir çok filmde ve hatta bizim muhteşem yüzyıl'da bile görülebilir. muhteşem yüzyıl'ın son sezonundaki bir sahne bu filmin tekniği ile çekilmişti.

filmin bu kadar etkileyici olmasını sağlayan kişilerden biri de clint mansell'dır. o müziği nasıl besteledi, nasıl bir ruh haline sahipti hiç bir fikrim yok ama efsane iş çıkarmış. müziğin filmin önüne geçtiğini söylemeye bile gerek yok. çok cesurca çekilmiş bir film ve çıktığı dönemde çok güzel başka filmler de olduğu için değeri anlaşılmasa da şu son yıllarda hollywood'dan çıkan tırt filmleri görünce anlaşılmış ve listelere girmeye başlamıştır.

film ile ilgili birkaç bilgi;

- ellen burstyn senaryoyu ilk okuduğunda dehşete kapıldı ve rolü reddetti.

- jared leto film için kilo verdi ve brooklyn sokaklarında gerçekten eroin aradı.

- eroin sözcüğü filmde hiç kullanılmadı.

- 25 en tehlikeli film arasında gösterildi.

- harry ve marion'un telefon sahnesinde aynı set içinde gerçekten birbirine bağlı iki telefonla çekim yapılmış, böylece verdikleri gerçek tepkiler kullanılmış.

- film boyunca kırmızı renk sadece elbisede kullanılıyor.

- film aslında Hubert Selby'nin aynı adlı romanından uyarlanmıştır.

- başrol oyuncularının son sahnelerinde durdukları pozisyonları aynıdır.

- yönetmen bağımlılığı anlamaları için jared leto ve jennifer connelly'den 30 gün boyunca seks yapmamalarını ve şeker kullanmamalarını istemiş.

- film bir çok ülkede gösterime girdiği gibi kaldırıldı.

- imdb'nin top rated listesinin 80.sırasında bulunur.

15 ocak 2016 02:17

11. rahatsız edici olduğunu unutmadan izlemenizi öneririm

bunun dışında düşüneceğiniz herşey size kalmış. Eğer yaşınız küçükse biraz daha bekleyin çünkü yıkıma itebilecek bir film.

8 kasım 2015 13:02

10. Ölmeden önce izlenmesi gereken efsane filmler kuşağından olan filmlerdendir. Güzel bir dramdır. Hayatın biraz da arka sokaklarını görmemizi sağlar. Bitince "Adam tam bir pislik çıktı Rıza Baba

!" dedirtir.

7 kasım 2015 23:59 8 kasım 2015 00:01