sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (45)
    • medya (0)

    1. her arkadaş grubunda rastlanabilecek, enerji düşüren, durduk yerde mutsuz eden, 10 dakika vakit geçirseniz bile üstünüze öküz oturmuş gibi hissetmenizi sağlayan arkadaş modeli. 26 yaşındayım, bu zamana kadar bu tanıma uyan 4 adet arkadaşım olmuş. 

    genel (gizlinot: kendi çevredekilerden) gözlemlerimi bir kaç maddede sıralıyorum şimdi;

    -bu insanlar kendine güvensizlerdir ve aşağılık kompleksleri vardır. 

    -bencillerdir, lafı kendilerine getirmenin yolunu mutlaka bulurlar. 

    -geçmişte yaşadıkları büyük travmalar yoktur, acının ne olduğunu tam anlamıyla bilmez, yaşadıkları küçük olaylardan büyük trajediler yaratır, kendilerine ve etraflarındakilere kan kustururlar. 

    -kendi problemleri daima sizinkinden büyüktür, bir salaklık edip de dert anlatacak olursanız direkt kendi sıkıntılarından örnekler verir, sizinkini küçümserler. Kendi sıkıntısı objektif bakıldığında sizinkine kıyasla devede kulak kalsa bile. 

    -birilerinin mutlu olmasına tahammülleri yoktur pek, hemen o mutlu kişinin hayatında giden kötü şeyleri sıralar, hevesini kursağında bırakırlar. 

    -o kadar alınganlardır ki, laf anlatamaz, dürüst davranamazsınız. 

    -ağır paranoyaktırlar. Kafalarında felaket senaryoları yazmaya bayılırlar. 

    -bu insanlarla sevgili olan insanları, düşmüş omuzlarından ve gözünün feri gitmiş bakışlarından tanıyabilirsiniz. Bahsettiğim 4 kadının da sevgilisinin, ilişkiye başladıktan bir kaç ay sonraki genel görüntüsü buydu. 

    -dünyanın en güzel olayında bile negatif yan bulabilirler. 

    -çok beğendiğiniz birşeyi alırsınız örneğin, “sana yakışmamış” derler. ucuz birşey alırsınız “ıy o ne öyle pazar malı gibi” derler. Pahalı birşey alırsınız “ya kızım salak mısın aynısı pazarda var niye o kadar para veriyorsun” derler. 

    -kronik tatminsizlik atasporlarıdır. 

    -ayrıyetten (gbkz: inside out) isimli animasyon filmindeki mavi renkli “sadness” karakterinin vücut bulmuş halilerdir. 

    Son olarak eğer etrafınızda, buluşacak olma fikri bile içinize fenalıklar getiren insanlar varsa tebrikler, sizin de bir ruh emiciniz var!

    Siz yine de Çok emdirmeyin arkadaşlar, insanın yaşama Sevinci kalmıyor. 

    nickine hasta olduğum sevgili (yazar: rains of castamere) uktesiymiş. 

    24 ekim 2017 17:51

    2. Sizi sünger gibi emiyor.. Hayattan da öğreneceğini öğreniyor, sonra çekiliyor köşesine. En bencil haliyle hayatını istediği gibi yaşayıp işi düşünce sizi arıyor..

    24 ekim 2017 19:01

    3. eğer enerjimi emdiğini hissediyorsam çıkarıyorum hayatımdan. daha fazla zarar görmeden ilişiği kesmek en güzeli. risk almaya ne gerek var. hisler yalan söylemez...

    24 ekim 2017 23:40

    4. siz bir sorununuzu anlatırken birden ona üzülmeye başladığınız bir konuşmaya dönüyorsa

    sürekli size kötülediği insanlarla vıcık vıcık canımlar cicimler konuşmalara şahit oluyorsanız

    durmadan sizinle diilde kendisi ile ilgili herşeyi ön plana çıkartmaya çalışıyorsa

    sadece onun en önemli olduğu asla sizin bir değerinizin olmadığını hissettiriyorsa

    sevgili yapınca anında sizi satışa çıkartıyorsa

    ona söylediğiniz şeyleri tutup başkalarına anlatıyorsa özel kalması gereken

    zaten çektirip gitsin bir zahmet

    yeminle bir kaç ay öncesine kadar öyle agresif günler geçiriyordumki hiç alakasız erkek arkadaşıma bile sarıyordum

    şimdi sinirli bile olsam en fazla 1 saat içinde sakinleşiyorum daha net görüyorum herşeyi

    gitsin şimdi emicek başka insanlar bulsun, böyle kişilere acıdığımız için ruhlarımızı emiyor günümüzün içine ediyorlar

    acımayın asla acıdıkça sizin değerinizi kendinizde kaybettiriyorlar

    25 ekim 2017 12:15

    5. bu kategori derdi olunca negatif enerjisini yayan arkadaş demek değil benim için. ama tabiki hayatı ters gidince derdi olunca insanın ne kadar yakın olursa olsun bi yere kadar karşısına yansıtmalı diye düşünüyorum.

    benim için ruh emici arkadaş; seni arayıp sanki halini hatrını soracakmış gibi başlayıp kendi derdini sana gık dedirtmeden anlatıp telefonu kapatan, yani stresini negativitesini üstüne boşaltıp kaçan insandır. herhangi kolay bir işinde bile aaa bunu sen bilirsin diyip araştırmadan zart diye işi sana (altını çiziyorum) yüklemeye çalışandır. yani canım cicim bebeğim diyip, yalnız kalmamak için seni bir şekilde kullanan arkadaştır. ama bu tip insanlar çok iyi arkadaş gibi görünürler. vardı biri etrafımda, tam olarak kesip atamam ilişkimi, arkadaş grubunda diye, ama gerekli mesafeyi koydum, kafam çok rahat.

    25 ekim 2017 14:04

    6. arkadaşlığın tekrar bir gözden geçirilmesi gereken kişidir. yok yine olmuyorsa ruhumuzu emen biriyle niye arkadaş kalalım ki? arada paylaşım olmadığı gibi, üstelik bütün enerjimizi de alıp götürecek biriyle.

    25 ekim 2017 14:20

    7. belki de bunlardan biri sizsiniz? herkes karsisindakinden bahsetmis ama acaba oz elestiri yapiyor muyuz? ben mesela bu sekilde olmamak icin arkadaslarimi sadece uzgun ve sikintili donemim de degil her zaman aramaya bulusmaya ve vakit gecirmeye calisiyorum. mutluluklarina ortak olmaya cabaliyorum. bir ara hep streslerimden bahsettigimi farkettim, kimse bir sey demiyordu ama ruhlarini kesin emdim. farkindalik baska bir sey canim (gizlinot: swh)

    25 ekim 2017 14:38

    8. Son entryye katılıyorum, çoğu zaman bizzat ben olabiliyorum bu ne yazık ki. Üstelik dertlerimi detaylıca anlatmayı (her şeyi gözümde daha bir somut hale getirip ağırlaştırdığından) genelde pek tercih etmediğim halde. Nasıl mı oluyor? Mesela ruh halimden dolayı sürekli kendimi gömmeye meyilli olabiliyorum, karşımdaki de beni sevdiğinden hayır öyle değilsin derken yoruluyor. Ya da pesimistliğim ruhlarını emiyor, kesin olmayacak, başaramayacağımlar havada uçuşuyor. Bu ve bunun gibi şeyler işte.

    Benimle yüzeysel arkadaşlık en iyisi galiba, ipin ucu kaçınca olmuyor, bir şekilde karşımdakine rahatsızlık vermeyi başarıyormuşum gibi hissediyorum. En kötüsü de ben bile kendimi anlayamazken fazla beklentiye girip sonra da atarlanan sevgili gibi davranabilmem. Bu girdi bile ruhunuzu emdi di mi? Biliyordum.(gizlinot: swh)

    25 ekim 2017 15:03

    9. hepiniz hayatınızdan bu insanları çıkarın yazmışsınız, bende diyorum ya niye bi anda yalnızlaştım, alacağınız olsun (gizlinot: swh)

    25 ekim 2017 15:06

    10. 3 yılımı verdim kendisine. Bilerek isteyerek dinledim dertlerini çözüm üretmeye çalıştım. Sonunda kazık yiyip bitirdim arkadaşlığımızı. Öyle ah vah etmeyeceğim. Sonu belliydi çünkü bir taraf diğerinden çok verici durumdaysa o ilişkiden hayır gelmez. Tam aksine zarar gelir. 

    O dönem onun problemleriyle uğraşmak kendiminkilerden kaçmamı sağladığı için iyi hissettiriyordu bana kendimi.

    26 ekim 2017 10:19