girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (125)
  • medya (0)

125. Evleneli ve evimize taşınalı neredeyse 4 sene oldu. Oturduğumuz bina 5 katlı ve ben 3. katta oturuyorum. Benim üzerimde 2 kat daha var ve burada oturan kadınlar gayet okumuş, güzel meslekleri olan ve birer çocuk sahibi olan insanlar. Anlıyorum çocuklarıyla güzel vakitler geçirmek için birşeyler öğrenmeleri adına evlerinde güzel etkinlikler yapıyorlar. Ancak neden üzerinde etkinlik yaptığın çarşafı ön balkondan silkeliyorsunuz ? Ön balkon mutfak tarafında yani silkeledikleri herşey bir rüzgarda benim mutfağıma giriyor.(gizlinot: simler, oyun hamurları ve daha anlamlandıramadığım bir sürü pislik) Halı yıkıyor (gizlinot: makinede yıkanan ince halılardan) olduğu gibi ön balkodan salıveriyor. Halıdaki bütün su damlacıkları benim balkon camımı ve çamaşır olduğu zaman üzerlerine geliyor. Dün akşam artık gerçekten sinirendim elime telefonu aldım arıyordum ki eşim bu sefer birşey deme bu sinirle. Daha sonra normal bir zamanda söylersin diye biraz sakinleştirdi beni. Normalde de çok uysal ve sabırlı bir insanımdır. Ama artık yeter..

12 temmuz 17:59

124. ayy benimki bayagı bir sıkıntılı üst komşu denen ruh hastası eşimin ailesinin akrabası, ve biz konuşmuyoruz. illetlik hallerini bütün aileden çok bütün mahalle biliyor. hanımefendi dışarıdan gayet güzel alımlı birisi olmasına rağmen terbiyesizin önde gideni. ne zaman balkonu yıkayıp evi temizlesem, ertesi gün içeride onun saçı..Nasıl mı? balkonun kapısını bir açıyorum ev havalansın diye, bir bakıyorum ki teeee antre de yumak halinde hanımefendinin saçları.. inadına yapar gibi.. balkonda ki bütün pislikler benim evimin içine doluyor. en sonunda dayanamayıp o yumak saçlarını aldım kapısının önüne koydum!

koskacaman caddede oturuyorsun, benim balkonuma gelmese aşağıdan geçen insanların kafasına düşçek. hiç olmadı çevreyi kirletiyorsun. Edep adap bilmeyen insan hakikaten bina da oturmasın. Çünkü hak etmiyor!

bir de alt komşu var ki illetlik yani. kapının önünde ayakkabılar... mümkün değil geçemezsin ayağınla ittire ittire ilerleyeceksin merdivene.. bir de o ayakkabıların leş kokusu....

12 temmuz 17:24

123. bizim eski evdeki üst kat komşumuz anneme sinir krizi geçirtirdi. pis halılarını her gün silkeler, bizim yeni temizlenmiş evimize ve yıkanmış balkonumuza olduğu gibi pislik gelirdi. annem bin kere konuştu olmadı. balkonu temizliyor ertesi gün komşu halısını sarkıtıyor. annem cinnet geçiriyor.

biz de çocuğuz o zaman, abimle üzüldük, ne yapalım dedik. abim gitti şaka dükkanından bir osuruk yağı aldı. bu halısını sarkıttığı bir akşam biz yağı güzelce sürdük. leş gibi kokmuştur...

daha o oldu, halısını falan sarkıtmadı.

12 temmuz 15:29


122. Tam komşu sayılmaz ama apartta yan evde kalan kişiler merdivende mangal yapıyor 3 gündür evet merdivende fjjsjc

12 temmuz 12:05

121. abartısız, yılın 365 günü sabaha yakın üst kattaki komşu zıplıyor ya da yürüyor, pat pat ses geliyor. gece rüyamdan uyanıp korkuyorum. kendi ses yapmıyormuş gibi kuş sesinden dolayı sürekli yöneticiye şikayet ediyor. her gün sabah 7'de evi süpürmeye başlıyor.

diğer ruh hastası, kimliği bilinmeyen komşu, posta kutumu karıştırıyor, aliexpress paketlerim kayboluyor. hep posta kutusunun kapağı açılmış şekilde buluyorum. kutu üzerindeki isim etiketini yırtıyor. apartmanda çocuk da yaşamıyor ki, koca koca insanlara yakıştıramadım.

gerçekten ev alma komşu al sözünün doğruluğunu test etmiş oldum.

12 temmuz 04:00 ed.12 temmuz 10:58

120. dikkat bu uzun girdi ağır sinir içerir. elim ayağım titriyor.

bizde var çünkü bunlardan. üstelik türedi.

alttaki komşu tam bir manyak. 4 yıl önce taşındık buraya. taşınma heyecanı şu bu derken, balkon temizliğini yapıyordu annem. tabii kadın yorgunluktan görememiş, balkon korkulukları birleşik değil. su dökerken balkona, abartmıyorum mendille silinebilecek 2 damla su düştü diye balkonunun mermerine direk yukarıya çıktı.

hayırlı olsun bile demeden kirletiyorsunuz balkonumu diye laf yapmış anneme. annemde saf, üzgünüm göremedim buyrun içeri bir çay için falan demiş. nerden bilsin problemli. sonra bu kadın yine dünyanın en saçma şeyi yüzünden yine yukarı çıktı. rahatsız ediyor periyodik aralarla böyle. bizlik bir şey yok komik tarafı. dayanamadı en son annem ve kadına ''rahatsız oluyorum, bir daha böyle şeyler için gelmeyin'' dedi, şutladı kadını. e iyi güzel tamam, olayların koptuğu nokta burda başlıyor.

bu kadın dün kocasını alıp dadandı kapıya. bakın anlamış uğraşamayacağını annemle, kocasını alıp geliyor. anneme bağırıp çağıran kadın dün sus pus, mıymıy konuşuyor eşinin yanında. vay efendim siz üst kattan kola, şekerli bir şey dökmüşsünüz. o da bizim nevresimi mahvetmiş. bakıyoruz nevresime basbaya öbek öbek ıslanmış. balkonları camlarla kapalı, yani üst kattan atsak imkansız öyle bir ıslanma. direk yere akar, sıçrama payı bile o camlardan içeri geçip dökülme tipi ıslatamaz nevresimi. bunu düşünemeyecek kadar sıkıntılılar işte. e tabii normal olarak kıyamet kopuyor. bizim eve 3 yıldır ne kola girmiş ne toz şeker. karşı binaya baktık, bayağı yakın çünkü binalar, tam karşı komşunun balkonunda koyu kahve lekeler. anladık karşıdaki kadının küçük çocuğu fırlatmış. gayet olabilitesi var.

akşam oldu balkondalar tabii karşı komşular, yeni taşınmışlardı belki 1 ay olmuştur. ilk kez konuştuk. biz pek komşuluk seven insanlar değiliz böyle tiplerle hep karşılaştığımız için. sesimiz çıkmaz, kimseyi rahatsız etmeyiz, kimseden bir şey de istemeyiz, kendi yağımızda kavrulup gidiyoruz anlayacağınız. annem nazikçe iyi akşamlar öncelikle hayırlı olsundan başladı, düzgün düzgün olayı anlattı. bir özür dileyin isterseniz dedi. kadın da hala ben görmedim görmedim diyor, balkonu yapış yapış kola içinde. en sonunda idrak etti balkonunu temizledi, iyi tamam dilerim dedi. kapandı konu.

bu sabah bir baktım sesler çıkıyor, meğersem karşıdaki komşu dedikodumuzu yapıyormuş alttaki akıl hastasıyla. vay efendim yeni taşındım, bir hayırlı olsun demediler, bir konuşmadılar sohbet etmediler bizimle, saygısızlık bu, bir tuhaflar.

bizim balkon kapısı kapalı ya, evde yok zannetti. açtım balkonu yüzüne baktım sinirli sinirli. bir sus pus oldu hııı tmm özr dilerrzzz iiii gnlllerrr dedi aşağıdakine direk kaçtı içeri. daha neler demiştir de, ben duymamışımdır. hala reddediyor bir de ben görmedim diye oğlunun attığını.

şimdi bu ne ya? hayır sanki benim birilerine olan saygım, ona hayırlı olsun dememle ya da her gördüğümde balkondan balkona sohbet etmemle belirleniyor. ben sevmiyorum komşuluk ilişkilerini. benim hoşuma gitmiyor balkondan balkona her seni gördüğümde sohbet etmek. anlamıyorum ki, sen neden benim arkamdan saygısız diyorsun. çıktım balkona, alttaki de hala tünemiş balkona, oturuyor. bağıra bağıra telefonda ''görüyo musun kaypaklığı'' dedim içeri girdim. bi baktım yukarı doğru bakıyor hahah. bir sinir krizi yaşadı orda bizim karşı komşuya seslendi, devam konuşmaya. ben içeride dinliyorum. karşıdaki kadın saçmalıyor tabii ''ayy yüz yüze bakıyoruz biiiz olur mu öyle şey, işte ciddi bir şey buuuu'' hala balkondan balkona sohbet bakın, duyuyorum.

evet yüz yüze bakıyoruz. sen insanlara seninle konuşmadıkları için saygısız de, benim problem yaşadığımı bildiğin alt komşumla dedikodumu yap, gevşek gevşek konuş, balkonun kola içinde olmasına rağmen hala minik oğluşuna toz kondurama, iki özür dilemek zorunda kaldın diye beni aşağıla orada. sen hiç kaypak değilsin yani. tanımadığın insanlara, yine tanımadığın başka insanları saygısız olarak lanse et. alttaki zaten baştan iptal, oraya buraya saldırmaya yer arıyor sıkıntıdan. iğrenç. bu yüzden komşuluk ilişkilerini sevmiyorum, istemiyorum.

çünkü çok zor ''sanırım oğlum sizin balkonunuza kola fırlatmış, daha dikkatli oluruz, iyi günler'' deyip kapatmak konuyu. illa orda saçma saçma arkamızdan muhabbetimizi edeceksiniz.

oh be, içimi döktüm.

11 temmuz 14:09

119. Bizim üst kattakilerin çocukları.... geçen hafta bizim balkona 4 5 parça sabun atmışlardı. (gizlinot: Balkonu da yıkamıştım halbuki nasıl bir mesaj vermek istedi acaba ? )Dün de sabahın 7sinde bir tanesi bilgisayarın şarj kablosunu odamın penceresinin ordan sarkıtıp eheöhe yılaaan tsssss kssss filan diyordu. Bazen de bahçedeki kedilere tuz, cips, jelibon, kraker fırlattığını sanıyor ama hepsi odamın penceresininden içeri giriyor (gizlinot: Iyi niyet var ama :D)

7 temmuz 20:31


118. Ne yaparsa yapsın asla diğerlerine rahatsızlık verip vermediğini umursamayan, sanki köy yerinde anlaşan dedelerimiz gibi hüloooğğğ napıyosun babooo diye bağırarak iletişim kuran, gürültü yapmanın yanlışlığını asla kabul etmeyen ve etmediği gibi sen bunu söylediğinde sanki anormallik sendeymişcesine dışlamaya çalışan, gecenin kaçı olursa olsun yaptığına dikkat etmeyen, tepende at besliyormuşcasına koşturan çocuğuna dur demeyen, sana her gün ayrı bir buhran geçirendir ruh hastası komşu. En kötüsü de, seni ruh hastası eder ama kendisi öyle olduğunu kabul etmez, sonunda yine sen tahammül etmek için kullanırsın o sinir hastası ilaçlarını.

7 temmuz 12:10

117. Benim. Yani bundan sonra benim. Ama neden benim çünkü kendimi mecbur hissediyorum. 

Geçenlerde sabah koşmaya çıkacaktım, şıngır şıngır anahtarı sokacak yerim yok diye binanın giriş kapısındaki demiri ayarlayıp açık bıraktım. Zaten sürekli o şekilde duruyor ilk defa açık kalmayacak yani. Evin anahtarını da ayakkabımı kapının dışına koyup içine koydum kskabsjs çünkü onu da sokacak yerim yok koşarken. Zaten 1 saate falan dönücem dış kapıyı aynı şekilde bulurum heralde diye koşmaya gittim. sonra eve döndüm ki kapıyı kapatmışlar. Görüştüğümüz 2 komşu var ikisinin de ziline bastım evde yoklar, başka kimseyle görüşmediğimiz için başka zile basmadım ne de olsa yol geçen hanı gibi apartman birazdan biri girer çıkar diye beklemeye başladım ve o yorgunlukla tam 45 dakika kapıda kaldım. 45! Başka zaman aman kimseyle karşılaşmadan şurdan çıkayım desem tek tek 9 dairenin hepsinde 9 kişiyle karşılaşıyorum. Kapıda kalınca bina sus pus oldu bir allahın kulu girip çıkmaz mı ya? Başka zaman olsa kapıda giriş kuyruğu olur ben sokakta kalınca herkes deliğine girdi, allah kahretmesin sizi. Zaten çok yorgun gelmişim, o kapıyı kim kapattıysa ettiğim küfürlerin haddi hesabı yok. Ben de girip çıkarken aynı şekilde kapının açık bırakıldığını çok görüyorum demek ki biri markete falan gitti hemen geri dönecek ya da eşya falan taşıyacaklar uğraşmamak için açık bırakmışlar diye hiç kapatmıyorum. İlk kez işim düştü ve kapıyı kapatmışlar. İlk kez ya ilk kez, kaç senedir ilk kez. Ben de o an 45 dakika kapıda dikilmenin siniriyle orda şerefim ve namusum üstüne:d o kapıyı bir daha asla açık komamaya yemin ettim. Hepinizi sokakta bırakıcam, hepinizi. Az önce elim kolum poşet dolu binaya girdim kapıyı yine aralık bırakmışlar. Üşenmedim poşetlerimi düşürmeden akrobatik hareketlerle zor da olsa yere eğildim o demiri kaldırdım ve kapıyı kapattım. Giremezsiniz! Girmeyeceksiniz! Bu kapıdan öyle kolayca kimseyi sokmam! 

20 nisan 18:25

116. 4 dairelik bir apartmanda yaşıyorum. apartmanda zil yok. ilk taşındığımda zil yaptıralım diyince herkes “yok biz zilsiz iyiyiz” dediler. “ben iyi değilim ama” diyip kendime kablosuz zil aldım. pişman oldum süslüler. apartmana her gelen zile basıyor, hele o yemek siparişleri yok mu beni çılgınlıklara sürükleyen...... genelde kimseye kapıyı açmıyorum ama o ses beni delirtiyor. bir gün zili eze eze parçalıcam ama gelecek kargolarımın hatrına ses çıkarmıyorum.

o kadar sinirleniyorum ki aha yine dışardan yiyor diye bile kuruluyorum. 

18 nisan 02:40